23 Aralık 2019 Pazartesi

SA8230/KY1-CÇ695: İkimiz de Biliyoruz

"Yeter kendini gamla yeis arasında heder ettiğin!"



Göçmekte olan bir kuşağız. Sızlanıyoruz. ‘Eskiden böyle değildi!’ virdimiz oldu. Olması da doğal. Virdimiz olması doğal. Olan da doğal. Yeni gelen, yeni kuşak kendi değerlerini egemen kılmanın -ki kendi varoluşunu böyle gerçekleştirecek, başka türlüsü nâmümkün- uğraşında. Biz -gitmekte olan kuşak- bizim bilmediğimiz, anlamadığımız, anlayamayacağımız bu değerler, bu yargılar karşısında gayr-i tabii davranıyoruz. Zira olan biten bize gayr-i tabii geliyor. Tıpkı bizim egemen kılmaya çalıştığımız değerlerin bizden öncekilere gayr-i tabi gelmesi gibi. 

Bir tür gabavet mi? Bir unutkanlığın aksülameli mi? Bilemiyorum. Bizden önceki kuşağın direnişi, gabaveti ne denli anlamlıysa bizim halimiz de o denli anlamlı. Hiç kuşkum yok ki kendi zamanını oluşturmaya çalışan kuşak bizden de bir şeyler aldı. Tıpkı bizim bizden öncekilerden ayrımında olmadan aldığımız gibi. Bu bir bayrak yarışı ve fakat biz -gitmekte olan her kuşak gibi- bunu kabullenemiyoruz. Bayrağı teslim etmek istemiyoruz. Geçip gitmekte olduğumuzu kabullenemiyoruz. Ölümü kabullenemiyoruz. Gelen kuşak bizi yaşasın, bizi yaşatsın istiyoruz. Kendileri olmaları gerektiği üzerine en ufacık bir düşüncemiz, akıl yürütmemiz, çözümlemelerimiz yok. 

Sızlanıyoruz. ‘Bizim zamanımızda!’ Baban da senin için, babam da benim için ‘Bizim zamanımızda!’ derdi. Ne çabuk unuttun! Ne çabuk unuttum! Bayrağı teslim et. Bırak bu gabaveti. Bizde iyi olan, bize özgü olmayıp da her devirde, her çağda iyi olan onların heybelerindedir. Biz -gitmekte olan kuşak- bize ait iyi olanı her döneme ait iyi olan sanısına kapıldığımız için gelen kuşağın iyilerine burun kıvırmaktayız. Bize garip gelmekte. Aykırı olarak görmekteyiz. 

Yaşayan ölüler mi olsunlar? Bizi yaşamalarını istemek kendilerini öldürmelerini istemekten farksızdır. Kendileri olsunlar. Bizden önceki kuşak kendilerini yaşamamız için neler yapmadı ki? Ne kıyımlar, ne baskılar, ne zulümler işlediler. Kendi değerlerini egemen kılmak için bizi öldürmekten beter ettiler. Aynını bizim yapmamız reva mı? Bir bayrak yarışı bu. 

Var olan, yeryüzüne gelen her insan -etten kemikten olan insan- kendini yaşamak, kendini var etmekle sorumlu. Yükümlü. Onun yolunu kesmek onu öldürmekten farklı değil. Madem öldürecektin ne diye dünyaya gelmesi için uğraştın, didindin? Bayrağı teslim etmeyecek idiysen ne diye koşup buralara geldin? Bırak şu ‘Bizim zamanımızda!’ sızlanmasını. İkimiz de biliyoruz bizim zamanımızın ne olup olmadığını. Genç kuşak bilmese de ikimiz de biliyoruz ‘öksüz düzen alayları’nı. 

Yeter kendini gamla yeis arasında heder ettiğin! 



Cemal Çalık, 23.12.2019,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Deneme, Sözcüklerin Düş Hâli


Facebook 



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı