Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
"Hepimiz sustuk; ateş düştüğü her yeri yakıyordu; aklımız, yüreğimiz, bedenimiz, ruhumuz... yangın yerine dönmüştük her yerimizle üç yüz yıldır."
Banach’ın West Point resmi sitesinde yayınlanan analizi çok uzun bir metin olarak çıkmıştı ortaya. Ben de Fırtına için çıkardığım kopyayı elime aldım ve gençlere aynı anda kısa aralıklarla okuduktan sonra birlikte değerlendirmenin daha hızlı ve yararlı sonuçlar çıkarmamızı sağlayabileceğini düşündüğümü söyledim.
Okumaya başlamıştık kaldığımız yerden. Biraz sonra Meraklı gözlüğünü yukarı kaldırarak ışıltılı gözlerle metin üzerinden yorumlar yapmaya başladı:
‘Yine Soğuk Savaş mantığı ile kotarılmış bu metin!’ dedi alaycı bir dille. ‘Sovyetlerin yerini Çin almış; Albay, Sanal Savaşı aynı temellerden yürüterek başarılı olacağını sanıyor. Neredeyse yüz yıl önceki gibi, kutuplar evreninde anlattıkları şeylere bu çağın insanlarının inanacaklarını sanıyor olmaları gerçekten çok komik. Açık bir geri kafalılık, bağnazlık. Amerikan Ordusuna subay yetiştiren bir kurumda bu seviyede algı oluşturuluyorsa Amerika Birleşik devletleri yenilmeye mahkûmdur, demektir.'
Gözlerimiz metinde, Meraklı’nın bazı paragrafları atlayarak okuduğu yerleri birlikte dinliyorduk:
"Rise of the Machines: A Cybernetic History (Makinelerin Yükselişi: Bir Sibernetik Tarih) kitabının yazarı Thomas Rid'in şu sözleri ortaya çıkan çerçeveyi anlamamıza yardım edebilir: Modern toplumlar, yavaş yavaş kontrolden çıkarak, tehlikeli, cesur yeni bir dünyaya mı açılacaklar?”
'Korkuyorlar!’ dedi Meraklı hemen, neşeli bir şekilde. ‘Bugüne kadar olduğu gibi bütün toplumları istedikleri şekilde kontrol edememekten korkuyorlar. Makineler, Sosyal Medya ve Yapay Zeka, toplumları kontrol etmeye devam edebilmeleri için var; klasik medya can çekişiyor çünkü!’
‘Bilgi Çağı!’ dedi Sakallı gülümseyerek. ‘Bilgi eğer onların ürettiği değilse de onların egemenliği için Tehdit Çağı!’
Meraklı, metni soğukkanlı bir şekilde okumaya devam etti:
“ABD liderliği iş yapar ve haber çevrimleri ve seçim döngüleri içinde önemli kararlar alır. Başkan Xi Jinping, nesiller ve yüzyıllar boyunca yaşamış olan bir kültürü temsil ediyor. Xi, ABD ile fiziksel bir savaşla savaşmak niyetinde değil. ABD'nin ve diğer küresel teknolojilerin çalınması yoluyla dolaylı yollarla ABD ve dünyanın geri kalanı üzerinde sosyal kontrol sağlamayı umuyor. Çin, Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı fiziksel savaşa kalkışsaydı, tarihin en yakın rakipleri arasındaki en kısa savaş olurdu. Çin, sonuç önceden belirlendikten sonra, ABD ile yalnızca kinetik savaşı yürütecek. Çin, Birleşik Devletler'i ve çıkarlarımızı, dolaylı yöntem ve teknikleri kullanarak, ateş etmeksizin kontrol etmeyi çok daha fazla tercih ediyor.”
‘Çin’e karşı fiziksel savaşta üstün geleceklerini söylüyor, ama eğer Çin’le ortak çalışmadıklarını kabul edersek, Sanal Savaş’ı kaybetme korkuları da çok büyük Amerikalıların!’ dedi kuşkuyla, okumasına ara vererek. ‘Sovyetler Birliği’nde olduğu gibi, Çin’deki Kültür Devrimi de Batı’daki şeytanî dönüşüme paralel olarak ilerledi. Sanırım Çin burada Amerikalıları ve Amerika etkisindeki Avrupa ve Doğu Asya ülkelerini kontrol altında tutmak için kullanılıyor, tıpkı Çin’de de Amerikan Emperyalizminin bir buçuk milyar Çinli'nin kontrol altında tutmak için kullanılması gibi!’
Kolağası sakin bir sesle Meraklı’ya, ‘Hiçbir insan gerçekten inanmaz bu tür saçmalıklara!’ dedi. ‘Korku imparatorluğu bu ve her insan korkar, sahip olduklarını kaybetmekten korkar; bundan dolayı inanıyormuş gibi görünür!’
‘Sonuçta bu şeytanlar amaçlarına ulaşırlar, ama!’ dedi Sakallı. ‘Kontrol altına alınmış insanlar ve kontrol altına alınmış toplumlar böyle oluşturulur!’
Berrak sesiyle metinde geziniyordu Meraklı:
“ABD ordusuna katılan her ordu-hizmet üyesi, sağ elini kaldırır ve, hem yabancı hem de yerli tüm düşmanlara karşı ABD Anayasasını desteklemek ve savunmak için yemin eder. Şunu söylemek gerekirse, ABD insanlık tarafından bilinen her düşmana musallat olur. Uyuşturucu kartellerinin, suç çetelerinin, teröristlerin, hackerların, yabancı casusların ve yerli aktörlerin, Amerika'nın her köşesinde ve hükûmet aygıtlarımızda kendilerini sakladığını görüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri hem fiziksel alanda hem de sanal alanda saldırı altındadır ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasası'na karşı dış ve iç tehdit olan düşmanların saldırısına uğruyoruz. ABD hükümetinin bu gerçeği ele almak için yeni bir güvenlik politikasına ihtiyacı var ve DoD (Pentagon) sadece savaş alanlarında savaşmak için değil, savaşları kazanmak için yeni bir strateji ve doktrin oluşturmalıdır.”
‘Tehdit, saldırı, düşman ve düşman gruplar tanımı o kadar geniş ki Albay’ın!’ dedi Sakallı tok sesini yükselterek. ‘Kendi vatandaşlarını da istedikleri ân bu düşman gruplardan herhangi birine dahil ederek tutuklayabilir veya yok edebilirler. Amerikan ordusunda subay görev yapacak olan gençlerin beyinlerini yıkamaktan başka bir şey değil bu!’
‘Hiçbir savaş adanmış bir ordu olmadan kazanılamaz, Arkadaşlar!’ dedim uzaklara dokunan bir sesle. ‘Hiçbir ordu da adanmış subayları olmadan ordu sayılamaz! Ordular tarihteki ilk makinelerdir, bu tarihin sonuna dek değişmeyecek. İdeolojiler, insanları sürükleyebildikleri kadar orduları da sürüklerler, ancak hakikate hizmet etmeyen ideolojilerin uzun ömürlü olmaları beklenemez. Sosyalist Sovyetler yenildi, ABD liderliğindeki kapitalist-liberal Batı yenildi, komünist Çin de Kültür Devriminden vazgeçerek yenildi. Türkiye’de de Atatürk’ü öldürenlerin Atatürk üzerinden yürüttüğü Jakoben Faşizm yenildi. Görüyoruz ki 2002 öncesi Türkiye’de olduğu gibi dünyanın her yerinde önce ordular kontrol altına alındı, sonra toplumlar. FETÖ, 15 Temmuz’da ordudaki beyni yıkanmış mensupları aracılığıyla askerî darbe yapmaya kalkmadı mı?’
‘15 Temmuz!’ dedi ve ansızın sustu Sakallı.
Sesi titremişti; vatansever bir subay olan amcasının oğlu o gece FETÖ teröristleri tarafından şehit edilmişti. Karısı dul, orta okulda ve lisede okuyan iki çocuğu da yetim kalmıştı. Aradan 3 yıl geçmesine rağmen annesi sinir krizleri geçirmeye devam ediyordu. Babası ise susmuştu, oğlunun şehadet haberini aldığı andan sonra.
Odamda kahır dolu bir sessizlik vardı; ateş düştüğü her yeri cayır cayır yakıyordu; aklımız, yüreğimiz, bedenimiz, ruhumuz... yangın yerine dönmüştük her yerimizle üç yüz yıldır.
Meraklı, ‘Bütün şehitlerimizin ruhları için El-Fatiha!’ dedi gözlüğünü düzeltirken.
Ben sesli okumak istedim Fatiha’yı ve okudum, onlar da sessizce katıldılar bana.
O geceyi unutamazdım; o güzel şehitlerin sonradan anlatılan destansı hikayelerini dinlerken içimde filizlenen umuda tutunduğumu hatırlıyordum her seferinde.
“Umut, coşku ve adanmışlıktır Şehadet!’ dedim o geceyi yeniden yaşarcasına. ‘Ne güzeldi o insanlar, geride kalanlara mükemmel Mü’min örnekler olarak. En değerli varlıklarını, canlarını feda ettiler. Allah onlardan ve ailelerinden razı olsun!’
Sıkıntı
Takip et: @SonsuzArk
- Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.
- Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
- Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
- Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.
