Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
Yaşlı Yazar, benim bir şey söylememe fırsat vermeden, ‘Kendini kusursuz sanan ahmaklar dünyasında arızalı olma onurunu benimle paylaştığın için sana müteşekkirim, Evladım!’ dedi heyecanla.
Sesindeki alaycı ruh, tekrar mangala koyduğu bakır cezveden göğe doğru uzanan dumanlara karışıp gitmişti sanki... Simli fincanları ikinci turda ağzına kadar doldurdu; köpükler oluşmuştu bir ânda. ‘Kahve yapmayı bilmiyor insanlar!’ dedi alaycı ruhun sesine geri dönüşünü kutlarmış gibi. ‘Köpük kahveden ayrılırsa kahvenin tadı kaçar!’
‘Yenge burada olsaydı keşke, İhtiyar!’ dedi dürten bir sesle Avukat. ‘Daha iyi anlardık haklı olup olmadığını.’
Hafifçe gülümsedi Yaşlı Yazar, ‘Erkekle kadın kahve ile köpük gibidir, Avukat!’ dedi. ‘Kadını ayırıyorlar önce, erkeğin uzağına koyuyorlar, sonra da üstüne ekleyerek iyi bir evlilik olsun diye bekliyorlar ahmaklar! O iş öyle olmaz, olmadığını ikimiz de çok iyi biliyoruz!’
‘Galiba ben de biliyorum!’ dedim sesimdeki bozuk gitar uğultusunu geri çekmeye çalışırken. ‘Ergenlik biter bitmez evlenmeli gençler!’
Gülen gözlerle baktı bana yaşlı çocuk, ‘Senin akıllı biri olduğunu biliyorum, Evladım!’ dedi. ‘Ama işte kahveyi yanlış yaptıkları gibi çocuklarını da yanlış yetiştiriyorlar insanlar, ödedikleri bedelleri hiç düşünmeden. Hayatın tadı da kalmıyor, kahve gibi!’
‘Uyarmak lazım sanırım, tiksinseniz bile!’ dedim. ‘Bilenlerin uyarıcı olarak asla vazgeçmemeleri şart!’
Kahvesinden uzun bir yudum aldı Yaşlı Adam, acı bir tebessümle, kaldığı yerden devam etti sözlerine:
'Uyarıcı olsun ya da olmasın insan özgür iradesinin karar verme yeteneği ile donatılmış olarak yaratıldı, ancak 'uyarıcı' doğru karar vermesi için 'sadece' ona yardımcı olabilecek bir etkendir, zorunluluk değildir' sonucu bana daha gerçeğe yakın gibi duruyor!’ dedi. ‘Çok uzun zamandır kendimi ve kendim dışındaki birçok insanı uyarıyorum, uyarmak için yazıyorum; ancak (kendim dahil) insanların birçoğunun bu uyarıları çok çabuk unuttuğunu görüyorum. Bir kısmı da uyarılarımı ciddiye alıyorlar ve hiç unutmuyorlar, maalesef bunun sonucunda onlar da sürekli bir 'uyarıcı-uyaran' bekliyorlar ve bir süre sonra bu durum onlarda büyük bir zaaf haline geliyor... böylece, istemediğim halde, yanlışı temel alan uyarıcılar-uyaranlar için verimli bir alan hazırlamış oluyorum!’
‘Döngüsel travmalar!’ dedim onu destekleyerek. ‘Kaçınılmaz alışkanlıklar!’
‘Bu çocuk gerçekten iyi, Avukat!’ dedi Yaşlı Adam kahvesinin tadını çıkarmaya çalışan Avukata dönerek.. ‘Bu topraklarda yetişmişe benzemiyor, söylediklerimi kökünden yakalıyor, netleştiriyor!’
‘Adana çocuğu o!’ dedi soğuk bir sesle Avukat. ‘Ama çoğunlukla herkes onu uzaylı sanıyor!’
Bana baktı ve ‘Adana!’ dedi güven dolu bir sesle. ‘Birçok kez gittim, orada hiç görmediğim tek şey riyakârlıktı, en çok gördüğüm şey ise cömertlik. Ama bu delikanlı gibisine rastlamadım!’
Avukat’a seslendim hafif kızgın bir sesle:
‘Beni övmesi için tembihledin mi Amcayı?’
Avukat keyifle gülümsüyordu. Yaşlı Adam heyecanla atıldı, ‘Hiç kimse beni tembihleyemez, Evladım!’ dedi. ‘Şu gördüğün tıfıl bile!’
Kahvemi yudumladım susarak.
Yaşlı Yazar, ‘Sevincimi kesme, Evladım!’ dedi bana. ‘Çok uzunca bir süredir insana olan tiksintimi gideren biri ile karşılaşıyorum, dur tadını çıkarayım. Şu tıfıl bütün iyiliği ile beni o tiksintiden uzaklaştıramadı, tam tersi oldu hatta; o da benim gibi her şeyden tiksinmeye başladı. Şunun suratına bak; kendini yiyip bitiriyor, yeryüzündeki bütün kötülüklerin sorumlusu o sanki!’
‘Burası da sıcak, İhtiyar!’ dedi Avukat. ‘Ağustos artık boğaza bakarken de çekilmiyor, hele senin şu yargıç tavırların hiç çekilecek gibi değil!’
Yaşlı Yazar’ın alaycı sesi eğildi sanki biraz:
'Haklı olabilirsin, Tıfıl!’ dedi. ‘İnsan, boyutlarını ölçmekte âciz kaldığım bir olgu; somut bir ölçüden bahsetmiyorum, düzensiz bir karar mekanizması olan bir mükemmel varlıktan söz ediyorum. Ölüme daha çok yaklaştığımı hissettiğim bu zamanda, insana ve insanı anlamaya odaklanmanın diğer insanlara çok fazla bir şey kazandırmadığını görüyorum. Her insan gerek duyduğu kadar diğerini önemsiyor, benim, o ve diğeri hakkındaki çıkarımlarım sadece benim çıkarımlarım olarak benim hayatımda yer alıyor, eğer ben yeterince kararlı bir yargıç olabilirsem; aksi halde de bende de durmuyorlar!’
‘Ne yapalım yani, düşünmeyelim mi İhtiyar!’ dedi Avukat, ayağa kalkarak.
‘Bu kıyasın sonucu 'düşünmeyelim mi, araştırmayalım mı?' sorusunu sordurmak değil!’ dedi Yaşlı Adam, dengeli bir yük sardığı sesiyle. ‘Düşünelim, araştıralım ama bunun evrenin standart doğrularını üretebileceğimiz bir alan olduğu yanılgısına düşmeden, kesin ve apaçık bir uyarıcı olmak gibi bir kimlik edinme kaygısı taşımadan yapalım yapacaklarımızı... kesin, doğru ve apaçık uyarıcılar ancak Allah'ın elçileridirler... "
Fâtır Suresinin 23. ayetini Arapça okudum neredeyse fısıltıyla:
“Sen sadece bir uyarıcısın."
Yaşlı Adam bana daha dikkatle bakmaya başladı, ‘Sen!’ dedi sevinçle. ‘Arapça biliyorsun, Kur’an’ı biliyorsun!’
‘O Arapça bilen bir hâfız, İhtiyar!’ dedi soğuk bir sesle. ‘Bir tek sen mi biliyorsun yani, Arapça’yı, Kur’an’ı?’
‘İyi ki getirdin arkadaşını, Tıfıl!’ dedi sevincini gizleme gereği bile duymadan. ‘Yarından tezi yok yengen artık hep burada kalacak. Dünyadaki tek arızalı ben değilmişim. Kendimi cezalandırmama gerek kalmadı!’
Avukat elleri cebinde dolaşıyordu geniş balkonda, bana seslendi gülerek:
‘Sen de arızalı çıktın, Mühendis!’
Yaşlı Yazar, benim bir şey söylememe fırsat vermeden, ‘Kendini kusursuz sanan ahmaklar dünyasında arızalı olma onurunu benimle paylaştığın için sana müteşekkirim, Evladım!’ dedi heyecanla.
Sonra Avukat’a döndü:
‘Senin anlayacağın şekilde anlatayım, Tıfıl!’ dedi. ‘İnsanın biyolojisi, fiziksel yapısı bilinebilir ve bu alanlarda standart bilgi tabanı oluşturulabilir, ama insanın ruhu için böyle bir şey mümkün değildir; orası başka bir insan için bilinmezdir ve bilinmez kalacaktır; bilindiği sanıldığı anda da tüm çıkarımları hükümsüz kılacak istisna sonuçlar ortaya çıkacaktır. Bu, Mühendis’in dediği gibi, döngüsel bir yaratılıştır ve her yaratılan yeni insan için bu yeniden başlayan, başlatılan bir özgün varoluş güftesidir, her insanın yaşarken yazdığı beste eşliğinde ortaya çıkan bir özgürlük şarkısıdır!’
Sıkıntı
Takip et: @SonsuzArk
- Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.
- Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
- Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
- Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.
