14 Nisan 2015 Salı

SA1263/KY1-CÇ115: Kızıma Mektuplar V

Kızlarından Uzakta Olanlara Adanmış Sözler
-V-


Yar kızım, yaran kızım, can kızım canan kızım! Öğüt vermeyi sevmediğimi bilirsin. Öğüt vermekten kaçındığıma tanıklık edersin. “Ağaç yaş iken eğilir!” önermesine nasıl karşı çıktığıma da. Kaç kez “Niye eğip büküyorsunuz zavallı ağacı? Bırakın dosdoğru kendi bildiği gibi büyüsün!” sözlerim yankılanmıştır kulağında. Yine bu çıkışa bağlı kalmakla beraber kılavuzluk yapmak istiyorum bu seslenişimde. 

Kılavuzluk öğüt vermek değildir ballı kızım. Kılavuzu olmayan yolcu yaşama acemisi olur. Yaşama acemisi olan çoğu zaman telef olur. Telef olmayıp, çölde kaybolmayan vahaya ulaşan daha bir diri olmuştur elbet. Daha bir dayanıklı olur elbet. Ve fakat kaybettiği zamanı telafi etmesi zordur. Ve hatta hiç telafi edemeyecektir kaybettiği zamanı. Kimi zaman bu kaybı için içinde derin acılar duyacaktır, sızlayacaktır içinde bir yerler. Öyle ise yola çıkan bir kılavuz bulmalıdır. Yaşama acemisi olmaktan kurtulmanın yolu, zaman kaybetmekten kurtulmanın yolu iyi bir kılavuzla yola çıkmaktır.

13 Nisan 2015 Pazartesi

SA1262/KY5-PT55: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ B- Amelî Tasavvuf- Tasavvufçuların İbadeti

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Tasavvufçuların İbadeti

Züht ve zikir alanında tasavvufun ne olduğunu gördük. Acaba tasavvufta ibadet nasıldır? 

Kalbin katılımı bulunmayan, vücudun iştiraki olmayan, Allah için bir tek düşünce taşımayan, huşu ile yönelen bir şuur ve yalvaran bir dua içermeyen bu rükû ve secdeler midir? 

Çünkü gördüğümüz bu ibadet şekli kabir putlarına karşı yapılan sücut ve tespihler, sağır taşlarına bir ubudiyet olup onlara karşı son derece korku ve takva ile yapılmakta, onlara sığınılmakta ve tam bir mahviyet içinde yapılmaktadır. 

12 Nisan 2015 Pazar

SA1261/KY20-MEK20: Bir Misyon Kanalı Olarak TRT KURDÎ

"Şimdi Kürt toplumu açıkça görmektedir ki, baskı ve zulüm ile meşruiyet kazandırılmaya çalışılan terör sürecinin devamı için canhıraş bir şekilde çabalayanlar emperyalist ülke ve odakların ta kendileridirler."


Kürt Sorunu olarak kavramsallaştırılan olgu, sanıldığının aksine sadece Türkiye’nin değil, bölgedeki ülkelerin ve yansımaları ile uzak/yakın çevre ülke ve halklarının tümüne emperyalizmin var edip beslediği, acılar ve zulümler üzerinden ateşini sürekli harlayıp, bölge ülkelerinin kendi aralarındaki rekabet ve çekişmelere malzeme kılarak sürekli canlı tuttuğu, küresel yansımaları da olan bölgesel bir sorundur. Dolayısı ile Kürt meselesindeki her gelişme, sadece Türkiye’yi değil, içinde Irak, İran, Suriye, Ermenistan, Avrupa, Arap/İslam âleminin bulunduğu geniş bir coğrafyanın tümünü az ya da çok etkileyen sonuçlar doğurmaktadır.

Türkiye’nin başlattığı Çözüm Süreci bu nedenle Türkiye içinde etkileri olan bir güvenlik meselesinin halli, Türkiye toplumunu huzursuz eden bir sosyal ve siyasal meselenin halli anlamına gelmiyor sadece, Kürt meselesinin yapısı Türkiye sınırları içinde başlayıp biten bir niteliğin çok ötesinde olduğundan, çözüme dair atılan adımlar da bütün bölgeye sirayet edecek bir niteliğe kendiliğinden bürünmektedir.

11 Nisan 2015 Cumartesi

SA1260/SD237: "onyedi aylık bir bebek/çocuk olsak" /24.06.2006/ 512. patika


...on yedi aylık bir bebek/çocuk olsak...

...herhangi bir parkta, sokakta, çarşıda dilediğimiz yere gitsek, dilediğimiz insanlarla konuşsak, dilediklerimize de gidip sadece baksak...
...yemyeşil bir okul bahçesinde, yerlere konup/kalkan serçelerin peşinden koşsak, onları yakalayacağımızı sanarak...
...ve bir de kuru bir yaprak, yerde rüzgarla oynaşırken, onu canlı sansak; merakla baksak...
...sonra yorgunluktan bitap düşmüş bir hâlde, sımsıcak bir kucakta uyuyakalsak...
...onyedi aylık bir bebek/çocuk olmak...
...yeni öğrenilen bir sözcüğü telaffuz etmeye çalışmaktır, bir nevi...
...hiç korkmadan tırmanmak ve kaybolmayı umursamadan çekip gitmek, bilinmezliklerin peşinde, kendisini çeken her şeyi, kendi deneyimlerine dönüşen yönleriyle araştırmaktır...

SA1259/KY9-NK56: Hayat Dersleri, Ağrı Dersleri

"Hayat devam ediyor ve biz de ölünceye kadar bir şeyler öğrenmeye..."


20 Haziran Hakan ve Emira'nın çok çok sevdiğim kızı Fatma'nın doğum günüydü. Davet ettikleri oldukça kalabalık bir arkadaş grubuyla birlikte biz de Atila ile oradaydık. Fatma'nın sevinci görülmeye değerdi; hediyelerini açtıkça o güzel yüzü daha bir aydınlanıyordu. Birçok dostu aynı anda görebilmek beni de çok sevindirdi elbette. Ama o geceden bana kalan, daha doğrusu payıma düşen çokça hüzün ve acı bir hayat dersi oldu.

Şunu anladım ki kimi zaman dostlarınıza yardım etmek istediğiniz de bile yanlış anlaşılabiliyor ve hatta bundan dolayı yargılanabiliyorsunuz. İyi niyetleriniz, emekleriniz bir anda berhava olabiliyor. Olsun...O gece bundan da bir hayat dersi çıkardım; içimi acıtsa da, kalbimi yaralasa da Allah'ın c.c daha ellerimi bırakmadığını Rabb İsmi ile beni terbiye etmeye devam ettiğini anladım ve öyle de umuyorum...

10 Nisan 2015 Cuma

SA1258/SD236: Kutsal Metin Uzmanları/Mühendisleri ya da Kifayetsiz Muhterisler

"Siz kendi hâkimiyet tarlalarınızda şeksiz-şüphesiz köleler istiyorsunuz. Kutsal metin mühendisliği derdinizin temelinde sadece bu var. Allah rızası yok!"


Türkiye ve Dünya değişiyor, ama insanlığın alışkanlıkları değişmiyor. Kişilerin 'Kutsal Metinler' üzerinde yaptıkları yorumlarda kendilerini haklı çıkarmak gayesiyle planladıkları tahrifatla Tevrat'ı, Zebur'u ve İncil'i hükümsüz kıldığını bilen Müslümanların, neden aynı yolda ilerlediğini anlamak artık güç değil.

Şükür ki; Kur'an'ın mahfuz kimliğinde tahrifat yapamıyorlar. Yaptıkları sadece meâller üzerinden savaşmak. O mealler üzerinde diledikleri gibi tahrifat yapabilen insanların, insanlar üzerinde egemen olmak gibi bir amaçları olduğu açık değil midir?

9 Nisan 2015 Perşembe

SA1257/ÇY4-DB42: Obama'yı Yok Saymak: Dünya Bankası'ndan Asya Altyapı Yatırım Bankası'na Destek

American boss of World Bank ignores Obama, welcomes new Chinese bank

Dünya Bankası Başkanı Kore asıllı ABD vatandaşı Jim Yong Kim

Dünya Bankası'nın Amerikalı patronu, Obama’yı yok saydı; yeni Çin Bankası'nı sıcak karşıladı.

Asya'da altyapı projelerini finanse etmek için Çin-sponsorluğunda yeni ve büyük bir kalkınma bankası oluşturulmasını memnuniyetle karşılayan Dünya Bankası'nın Amerikalı başkanını, Obama yönetiminin kaygılarını görmezden gelen önemli oyunculardan biri olarak sayabiliriz.

Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim Salı sabahı Washington toplantısında bu konudaki ihtiyacın bir kurumun karşılayabileceğinden daha fazla olduğunu belirterek Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB)’nı, Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası gibi mevcut kurumlara bir rakip olarak görmediğini söyledi.

SA1256/TG109: IŞİD’in Ele Geçirdiği Yermuk’ta Durum: “Korkunç”

“Catastrophe” in Yarmouk as ISIS Seizes Camp

Bir UNRWA fotoğrafı, 2014, Yermuk Kampı 

Suriye’nin başkenti Şam’ın güneyinde yer alan Yermuk Kampı'nda bulunan 18.000 sivilin güvenliğinden duyulan korku, Filistin mülteci kampının büyük bir bölümünün IŞİD tarafından ele geçirildiği yönünde gelen raporların ardından gittikçe artıyor.

İslam Devleti olarak da bilinen ve Suriye ve Irak’ta rehin aldığı insanları vahşi bir şekilde infaz etmesiyle adını duyuran IŞİD, 1 Nisan tarihi itibarıyla kampa girmiş bulunuyor. Bu tarihten itibaren kampta bulunan rejim karşıtı ve Filistinli Hamas grubu ile ittifak halindeki Eknaf Beyt el Makdis’in, IŞİD’i ve el-Kaide’ye bağlı el-Nusra Cephesi’ni geri püskürtmeye çalışmasıyla şiddetli çatışmaların patlak verdiği bildiriliyor. 

7 Nisan 2015 Salı

SA1254/TG108: Yemen’in Şifrelerini Çözmek: "Düşmanının Düşmanı Aynı Zamanda Senin de Düşmanındır"

"Suudiler Fuller'in Mitler halinde bahsettiği her şeyi ve sahip oldukları 'paranoya'yı tamamen ABD ile kurdukları asimetrik ilişkiye borçludurlar..."
Seçkin Deniz

                                         Graham E. Fuller: Müslüman coğrafyanın en büyük katili

Sonsuz Ark'ın Notu: Suriye ve Irak Pentagon'un stratejik hamleleri ve İran Devrim Muhafızları'nın, IŞİD'in, Esed'in, Maliki'nin, Körfez emirliklerinin, Suudi Arabistan'ın, Nasrallah'ın ve İsrail'in büyük emekleriyle şii-sünni savaşlarıyla kan gölüne döndükten sonra sıra Yemen'deydi. Charlie Hepdo Tiyatrosu sonrası, katil tüm parmakların Yemen'i işaret ettiğini, Charlie Hepdo saldırısını yapanların Yemen El Kaide'si olduğu yalanını uydurduklarında anlamıştık. Netanyahu ve İsrail Charlie Hepdo saldırısının sorumluları olarak suçlandılar birkaç batılı isim tarafından, ancak ısrarla suçluların büyük batılı koalisyonun İsrail'le birlikte bu işin ana sorumlusu olduğunu söylemiştik. Bugün Irak ve Suriye'de olduğu gibi büyük Pentagon planı Yemen'de de devrede. Graham Fuller'in aşağıdaki analizi, büyük ABD Müttefiki Suudi Hanedanı'nın artık gözden çıkarıldığını tescil etmektedir. 

SA1253/KY1-CÇ114: Kızıma Mektuplar IV

Kızlarından Uzakta Olanlara Adanmış Sözler
-IV-


Cemre düştü diyorlar. Üçüncü cemre de toprağa düşmüş, öyle diyorlar. Yani bahar gelmiş diyorlar. Ağaçlar tomurcuğa durmuş, çiçekler açma telaşındaymış. Mişli geçmiş zamanda anlatmamı anlıyorsundur. Bütün bunların ayrımında olmadığımı anlıyorsundur. Belki “sıktı ama!”, diyeceksin ve fakat evet tekrar tekrar söylemekten bıkmayacağım; bütün bu olan bitenlerin bir anlamı yok. Çünkü sen yoksun! 

Sensiz tomurcuklanan ağacın, gülün, sümbülün kokusu bana gelebilir mi? Senin kokun sinmemiş hiç birine artık eskisi gibi kokabilirler mi? Onların sevincini gözlerim görebilir mi? Bu diriliş türküsüne dilim katılabilir mi? 

6 Nisan 2015 Pazartesi

SA1252/KY5-PT54: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ B- Amelî Tasavvuf- Tasavvufçuların Zikri Bir Yahudi Bid'ati'dir

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Tasavvufçuların Zikri Bir Yahudi Bid'ati'dir

149. Mezmur'da şunları okuyoruz: "Siyon oğulları hükümdarlıklarına sevinsinler, tef ve ud ile dansederek adını tesbih etsinler, terennüm etsinler. Tehlil getirin, kutsallığında (Kudüs'de) Allah'ı tesbih edin. Rebab ve ud ile tesbih edin. Tef ve dans ile tesbih edin. Sazlar ve zurnalarla tesbih edin. Türlü naralarla tesbih edin." 

Tasavvufçular da aynı bu şekilde zikir yaparlar. Yahudi cahiliyye bid'atı ile tasavvufçuların zikri arasında sıkı ilişkiyi ve benzerliği görmek için bir zikir meclisini müşahade etmek yeterlidir. Bu apaçık bir gerçek iken, Abdulaziz ed-Debbağ'ın şu sözlerini görüyoruz: "Zikredenler sağa sola sallanırlar, çünkü kutuplar meleklerin böyle yaptığını görmüşlerdir." 

5 Nisan 2015 Pazar

SA1251/SD235: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 45 (06-10 Mart 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

06-10 Mart 2012  (380 Tweet)

10 Mart 2012
19162. gece... kaldır kanatlarını... onların altına sığınacak o kadar zavallı var ki... dinlensinler sadece gündüze dek... onlara acı...

10 Mart 2012
19161. @ahboyraz est... Ahmedinejad bu döngüden kurtulması için tek fırsatıydı İran'ın...ama olmadı...

10 Mart 2012
19160. @ahboyraz hem de nasıl... 20 yıl önce İstanbul'da gördüm iranlıları...

SA1250/SD234: "aranızdaki fark" /26.06.2006/ 513. patika


...dışarıdan görünen sen...
...ne kadar çirkin, ne kadar güzel olursan ol...
...ne çirkinlik ne de güzellik senin değildir...
...çirkinliğine kızdığında, harâbettiğin kendin ile güzelliğiyle harâbolmuş diğerine bak...
...gözleriniz aynı yerden alır ışığı...
...aynı karanlıktan beslenir hüzünler...
...güzel olan da çirkin olan da insandır sonunda; yer, içer ve taşıdıklarının kendisine kazandırdıklarıyla kaybettirdiklerini çok iyi bilir...
...sonuç, daima eşdeğer olduğunuz gerçeğini bağırır kulaklarınıza...
...sen ne kadar güzelliğinle baş köşedeysen, o kadar hırpalanırsın...
...sen ne kadar çirkinliğinle itilip kakılmışsan, o kadar kendinlesin...

4 Nisan 2015 Cumartesi

SA1249/KY9-NK55: Özgürlük ve Afrika Menekşesi

"Gerçek bu davadan bir köle gibi kovuluyor, yoksul ve perişan bırakılıyor gerçek...Davanın konusu insan tabiatının en yüce duygusu... "


Yukarıdaki fotoğrafta iki fesleğen ve bir Afrika menekşesi var. Fesleğenlerin soldaki benim, sağdaki de Atila'nın; sevgili Dilşad geçen gelişinde getirmişti bizim için, gözümüz gibi bakıyoruz fesleğenlerimize... Afrika Menekşesini ise Atila almıştı benim için...Onun da bambaşka bir manası var...

"Amistad" filminden sonra aşık oldum Afrika Menekşeleri'ne ve birkaç gündür artık benim de bir Afrika Menekşem var. 

3 Nisan 2015 Cuma

SA1248/TG107: P5+1-İran; Lozan Ortak Kapsamlı Aksiyon Planı Parametreleri

İran İslam Cumhuriyeti Nükleer Programı’na İlişkin Ortak Kapsamlı Aksiyon Planı Parametreleri


Aşağıda  İsviçre/Lozan'da İran İslam Cumhuriyeti nükleer programı ile alakalı, kararı alınan Ortak Kapsamlı Aksiyon Planı’na  (OKAP) dair temel parametreler yer almaktadır. Bu temel ilkeler, şu andan itibaren 30 Haziran’a kadar yazılacak olan OKAP nihai metninin esasını oluşturmakta ve P5+1, Avrupa Birliği ve İran arasında gerçekleşen görüşmelerde kaydedilen önemli ilerlemeleri yansıtmaktadır. 

Konuyla ilgili önemli uygulama detayları hala müzakere konusudur ve tüm konularda anlaşma sağlanana kadar herhangi bir anlaşma söz konusu değildir. İlerleyen aylarda bu parametrelere bağlı olarak OKAP’ın son şeklini alması için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

SA1247/ ÇY4-DB41: Soros'un Yeni Siyasi Para Makinesi: SIX

Soros Yeni Siyasi Para Makinesi Oluşturmak İçin 9 Milyon $ dan Fazla Harcadı

Üç yenilikçi grup Devlet Yenilikçi Borsası‘na dahil oluyor.

Üç liberal grup, George Soros’tan gelen toplam 9.200.000 $’lık bir kaynak parayla tabandan gelen farklı sol-kanat siyasi kampanyalara huni görevi görmesi umulan bir süper-ağ oluşturmak için liberallerle güçlerini birleştirdi. Bu yatırımlar pano kullanan ideologlar için düşük saatli ücretler üzerinden sinir bozucu postaları ve otomatik aramalarla (robocalls)(*) demokratların mesajlaşmasını finanse edecek.

SA1246/TG106: Breaking the Silence - Sessizliği Kırmak: İsrailli Askerlerin İtirafları/ El-Halil 2005-2007/1. Bölüm

     “Bizimle gönül birliği bulunan, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te Eylül 2000 tarihinden itibaren görev yapmış askerlerin itiraflarını topluyor ve yayınlıyoruz.” 
Taciz, Yağma, Aşağılama, Dayak, İşkence, Öldürme, Yaralama, Sûikastler, Özel Mülklere Verilen Zararlar…

“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”

Askerler görev başında başlarından geçenleri anlatıyor:

İtiraf-1

El-Halil’den hatırladığınız başka şeyler var mı?

Askerlerin çoğu için orada hayat-şöyle söyleyeyim, yanlış şeyler yaptıklarını hepsi hissedebiliyordu. Hepsi umutsuz durumdaydı.  Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki orada elinizde olağanüstü bir güç bulunuyor. Çünkü silahlı olarak sizden nefret eden bir sürü insanının arasında dolaşıyorsunuz, aynı zamanda onarın evlerine giriyorsunuz. Evlere giriyorsunuz. Her zaman bir provokasyon ortamında bulunduğunuzu hissediyorsunuz. Evin birine arama yapmak için giriyorsunuz, binaların içerisine, işte böyle. Oradan anlatacaklarım bu kadar.

2 Nisan 2015 Perşembe

SA1245/ÇY5-DÇ15: Gezi Rönesans, Çarşı da Michelangelo'su mu?

"Zulüm 1453’te başladı diye duvarlara yazılar yazan eylemcilerimiz, kafalarını üç kere o duvara vurduktan sonra Michelangelo’ya selam söylesin."


Bugün, kamuoyunda 'Çarşı Davası' olarak bilinen, ‘Hükümeti devirmeye teşebbüs' ettikleri iddiasıyla suçlanan 35 sanığın yargılanmasına İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Yaklaşık 2 saat süren davada ilginç gelişmeler yaşanıyor. Ve tabi ki; haberi veren medyada. Birinci başlıkta neden gerek görüyorlarsa, bu davaya bakan Hakim Beyi önce medyaya tanıtıyorlar.

"DAVAYA YENİ HAKİM BAKTI"

Davanın hakimi Metin Tamirci, 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne atanınca Fenerbahçe ve Çarşı Davası'na bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başına Ahmet Civelek atanmıştı.
İkinci başlıkta polislerin ilginç ifadeleri ve eylemcilerle işbirliği yaptıkları hissi uyandıran ifadeler yer alıyor.

SA1244/KY22-AB7: Magazin Şeriatının Kestiği El Acımaz

Not: 
Konu tamamen psikoloji ve sosyoloji içeren bir mevzu olduğundan, sizlerden ricamız şudur. Dikkat edin, çocuklarınız duymasın. Bu yazıyı da lütfen, mutfakta okuyun!


Eskiler “Şeriatın kestiği el acımaz derlerdi”, meğer doğruymuş; ancak bu mevzu günümüzde şeriatın cinsine ve çeşidine bağlı olarak şekil değiştiriyormuş, bilmiyordum.

Birden kafanız karıştı anlıyorum. Hemen sadede geçiyorum.

Terör olayları ile içimizin ve aklımızın kavrulduğu şu günlerde, teröre terör bile diyemeyen medyanın absürt haberleri takılıyor gözümüze. Kafamız iyice dumanlıyken gözümüze ilişen haberlerden birisi geçtiğimiz yıllarda okullarda başörtüsünü istemeyen, evrensel düşünceye sahip karakter oyuncumuz Pınar Altuğ’a ait. Kendisi ile bir sorunumuz yok. Kişisel beyanıdır, saygılarımızı sunarız. Problem kendisini konu alan medya haberleridir. Kendi bedenini linç eden yorumlar, haberler ve bunlara verdiği tepkiler.

1 Nisan 2015 Çarşamba

SA1243/AŞ62: Berkin'in Ailesi Kaos Oyunu'ndan Çıktı: "Biz Yokuz Artık"

"Hainler asla kazanamadı, sadece kazanır göründüler. Çünkü tarihte ilelebet egemen olmuş bir tek hain yoktur; bundan sonra da olmayacak."


Vazgeçmiyorlar, vazgeçmeyecekler de. Türkiye 13 yıldır ellerinden kayıyor, kaybetmemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar, yapacaklar. Peki başarılı oldular mı, olacaklar mı? Kesinlikle hayır; bugüne dek yaptıkları Erdoğan'a ve Ak Parti'ye desteği büyüttü; büyütmeye de devam edecek. Bugün sokaktaki her insan, organize şebekelerden bağımsız her insan bunların getireceği şeyin kaos olduğunun net olarak farkında. Bu yüzden başarılı olamıyorlar, olamayacaklar.

31 Mayıs, 17-25 Aralık, 30 Mart, 10 Ağustos kaos organizasyonlarıyla geçti gitti, ezildiler, halk onları ezdi, ama vazgeçmediler. MHP-CHP-HDP-SP-Ergenekon-Cemaat ve diğer irili ufaklı yapılar, örgütler aktif hale getirildi, insanlar öldürüldü; başarılı olamadılar.

Seçkin Deniz Twitter Akışı