25 Ocak 2015 Pazar

SA1113/ÇY4-DB34: ABD Senatosu'nun CIA İşkence Raporu 4

 “Yöntemler, tümüyle ve nihai olarak âdildir” 
Dick Cheney, CIA İşkence Programı'na onay veren ABD Devlet Başkanı George Bush’un yardımcısı 

"CIA yetkililerinin büyük bir çoğunluğu kurallara uygun hareket etti. Onlar, uluslarına hizmet kapsamında ne yapmaları gerektiğini söylenilenleri yaptılar" John Brennan, CIA Direktörü, 12 Aralık 2014

"Bunlar, Amerika’nın dünyadaki duruşuna da ciddi zarar verdi. Bu nedenle, bu yöntemlere bir daha asla başvurmamamız için Başkan olarak yetkilerimi kullanmaya devam edeceğim." ABD Başkanı Barack Obama, 9 Aralık 2014

“CIA tarafından 11 Eylül sonrasındaki yıllarda kullanılan acımasız sorgulama teknikleri esasen yararsız ve gizli servisin Kongre’ye ve kamuoyuna söylediği gaddarlıktan çok daha fazla” CIA İşkence Raporu'ndan

USA Senate CIA Torture Report 4
ABD İstihbarat Senato Seçme Komitesi
Merkezi İstihbarat Biriminin Tutuklama ve Sorgulama Programı Komite Çalışması

Komite aşağıdaki bilgilere ve bulgulara ulaşmıştır.

Birbirlerinin sorgulama tekniklerinin etkililiği ve güvenliği konusunda sorgulayıcılar arasındaki gerginlikler artmıştır. CIA üst düzey gözaltı ve sorgulama görevlerine hiç bir geçerli deneyimi ve eğitimi olmayan kişileri yerleştirmiş ve CIA tutuklularını etkili bir şekilde sorgulamak için çok cüzi bir istihbaratla sonuçlanan yetersiz dilsel ve analitik destek sağlamıştır. CIA Genel Müfettişinin “devam eden problem” şeklinde belirttiği CIA personelinin tutukluları sorgulamadaki eksikliği program boyunca devam etmiştir. 

SA1112/ KY4-FM22: Samimi Şakirdân’a Açık Mektup

"Ey kardeşim çevrene bak! Senin sözcülüğüne soyunmuşlar arasında ünsiyet kurabileceğin bir tek kişi var mı?"


Ey kardeşim! 

Ey kendini “Şakirdân” diye tanımlayan kardeşim artık ses ver! Bu kere ses ver!

Hatırla ki, dün de sana içinde bulunduğun grubun üst yapısıyla ilgili kuşkularımı dile getirirdim. Sen hep bir açıklama bulurdun. O açıklamalar senin akıl süzgecinden mı çıkandı, kulağına fısıldananlar mıydı bilemiyorum.

Ve fakat bu gün ferasetine güvenmek istiyorum. Bugün olsun ferasetli davranmanı bekliyorum. Çektiğin çilelerden habersiz olmadığımı bilirsin. Elinde avucunda olanı hiç tereddüt etmeden paylaştığını bilirim. Paylaşırdın.

24 Ocak 2015 Cumartesi

SA1111/KY22-AB4: Krallar ve Charlie’ler

"Sağdan gel, solda dur, ortada topla da; bari adam gibi park et!"


Suudi Arabistan Kralı Abdullah dün (23 Ocak 2015) 91 yaşında vefat etti. İngiltere Krallığına göbeğinden bağlı olan krallık için üzülen varmış gibi de ülkede bir günlük yas ilan edildi.

İşin trajik tarafı şudur ki; bu sabah iki haftadır Charlie için yas tutanlar ve basınlarında ağıtlar yakanlar bu duruma çok bozulmuşlar.

Peki, Charlie Hepdo için basınında ve sosyal medya ağlarında ağıtlar yakanlar, yürüyüş yapanlar, hepsi bir günde Charlie olanların beklentileri nedir?

Charlie olarak kalarak, kralların Ortadoğu’ya sahip çıkmasını beklemek mi?

SA1110/SD208: "korku paradoksu - eklektik zincir" /28.07.2006/ 525. patika


...her bir korku ilerleyeceği her yolda insana mâni olurken...
...her mâni bir korkuya dönüşürken...
...insan, neden cehennem azabından korkarak günahlardan uzakta kalmaya çalışmaz?...
...Allah'tan korkarak, kendinden veya başkalarından türeyen kötülüklere mâni olmaz?...
...insan yakın ve uzak menfaatlere göre korkularını anlarına taşır...
...korkularının tümünü sıraya koyar ve onlardan uzakta yaşamayı seçer...
...hayatın getirip de önüne diktiği korkuları ise, saklanarak, kaçarak ve inkâr ederek anlarından itmeye çalışır...
...bunu her yaptığında ise, kazandığı şeyler daha da büyüyen yeni korkulardır...
...korkulardan bağımsız yeni durumlar değil...
...insan korkular üretir...
...başkalarının korkularından beslenerek kendisine ait yeni ve eşsiz korkular doğurur...

SA1109/KY5-PT42: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ A-Nazarî Tasavvuf- Dinlerin Birliği

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Dinlerin Birliği

Tasavvufçular yüce Allah'ın yaratıkların bizzat kendisi olduğuna inanırlar. Bu vahdet-i vücut hurafesi tasavvufçularda ister istemez dinlerin birliği inancını doğurmuştur. Bunlar ister heves ve işkembe mahsulü mitolojik dinler olsun, ister yüce Allah'ın insanlara vahyettiği dinler olsun, tasavvufçular hepsinin birliğine inanırlar. Onun için selefi ve halefi ile tasavvufçular iman ile tevhidin şirk ve küfrün aynısı olduğunu kabul etmişlerdir. Bütün hidayeti ve kutsallığı ile İslâm'ın, bütün çirkeflik ve sapıklığıyla Mecusiliğin aynısı olduğuna inanmışlardır.

İbn-i Arabî’nin Dini Yaşayanın delil ile yaşaması ve helak olanın da delil ile helak olması için daha önce yaptığımız gibi burada da tasavvufçuların dinlerin birliği konusunda uydurdukları hurafeleri yine kendi sözlerinden sergilemeye çalışacağız.

23 Ocak 2015 Cuma

SA1108/KY1-CÇ96: Yargılama

"Hiç kimse ne annesinin ne babasının beşiğini tıngır-mıngır salladı! Su katılmış yalan bu! Saf bir yalan bile değil yani! Ne altı ay gündüz gidildi, ne altı ay gece.. düpedüz yalan. "


“Saran kimdir?”

İşte böyle şaşırırsınız!

“Bakındı şuna! Memuriyetin erken dönemlerindeki taze hevestir bu bayım!” dediğinizi duyar gibiyim. Gerçekten! Şimdi buradaydı ve hatta imzasını bile atmıştı ve acemiliğine verilmesi isteniyordu. Fakat soruşturma açılacaktı. Bürokrasi bunu gerektiriyordu ve anlamsızlığın pençesine düşmek üzereydi ve fakat teselli verecek olanlar nerede?

Kulaklarında en son kalan bir telefon konuşmasıydı. Bu on adımlık penceresiz demir kapılı odada ayaklarının karıncalanmasını gidermek için yürürken konuşmayı mırıldandı aklında kaldığı kadarıyla:

22 Ocak 2015 Perşembe

SA1107/SD207: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 39 (06-10 Şubat 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

06-10 Şubat 2012 (360 Tweet)

Numan KURTULMUŞ @NumanKurtulmus
10 Şubat 2012
15955. Bu, sonuçta sivil iktidara ve siyasete yapılmış yargısal müdahaledir ve niteliği itibariyle siyasetin alanını daraltan bir tavırdır.

10 Şubat 2012
15954. "Artık Yeter!" Bu kez iki Süper Güce...Söyleyen Davutoğlu...

10 Şubat 2012
15953. Gece... kiri saklamazsın bilirim, sen hiçbir şey saklamazsın onu da bilirim... ama yine de senin arkana saklanır her kötü şey...

10 Şubat 2012
15952. Yunanistan’a giden, Almanya ve Fransa’ya silah parası olarak dönüyor ekonomi.milliyet.com.tr/yunanistan-a-g…

21 Ocak 2015 Çarşamba

SA1106/KY23-NN3: Nehir Nil Mısır'da; Kahire & Piramitler

''Eski Mısır ile ilgili bildikleriniz arttıkça, bilmediklerinizin de arttığını hissedersiniz.''


Tüm Mısır tarihi meraklılarının ortak düşüncesi böyledir. Okudukça, tarihin bir masal kimliğine, firavunların da (ama iyi ama kötü), birer masal kahramanına büründüğü hissine kapılırsınız.. Masalların aslında gerçek olduğunu da, Mısır ziyaretinde anlarsınız.

Onlarca kez gittiğim bu ülkeyle ilgili her şey, hatta şu yazıyı yazmak bile beni çok heyecanlandırıyor. Mısır benim için farklıdır, torpillidir... Kendi ülkeme yaptığım gibi, en ağır eleştiriyi de yaparım, bir Mısırlı gibi o ülkeye de sahip çıkarım.

Bu ilgi sadece antik tarihinden kaynaklanmıyor. İnsanı, kaosu, müziği, çölü, Kızıldeniz'i, Nil'i, Osmanlı mirası... Hepsi benim kalbimde, bir kitap kalınlığındaki ayrıntılardır.

SA1105/TG87: İslam'da Reform'un Haritası-Bir Al-Monitor Analizi: Sufizm Selefiliği Nasıl Dengeleyebilir?

"Fas’tan Hindistan’a kadar geniş bir bölgedeki halklar tarafından Sufizm hala yaygın bir yaşam biçimi olarak görülmektedir. Aşırılıkçılığa karşı mücadelede İslam dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu şey olan dini reformun gerçekleşmesi aşamasında bu durum önemli bir rol oynayacaktır."


Sonsuz Ark'ın Notu:

Sufizmin ülkemizde ve Dünya'da aşırı bir şekilde öne çıkarılmasının temelinde hangi saikler var? İslam'ın esas kaynakları olan Kur'an ve sünnetten kesin delillere sahip olmayan ve itikadî sistematiği, ritüelleri ile tamamen İslam dışı bir taban üzerinde inşa edilen Sufizm, İslam'da Reform haykırışları adı altında açık-alenî bir şekilde devletlerin desteği ile yaygınlaştırılmaktadır. (Kurucusu ve sahipleri ABD ile ilişkileri açıkça bilinen Al Monitor sitesinin Lübnan’daki kadrosu ve Lübnan yazarlarının tamamı Hizbullah yanlısı gazete ve televizyonlardan seçilmiş isimler, Yıldıray Oğur) En son Mısır'ın darbeci devlet başkanı Sisi de İslam'da Reform yapılması gerektiğini iddia etmişti. Aşağıdaki yazı, bu türden reform söylemlerinin operasyonel iztaşlarını sergilemektedir. Seçkin Deniz, 21.01.2015
***
İslam tarihini takip edenler, yaygın Sufi İslam ile yine geniş bir alana yayılmış Selefi İslam arasındaki değişimi gördüklerinde şaşıracaklardır. Bununla birlikte Sufizm, doğası gereği aşırılıkçılığı reddettiği için dini aşırılıkçılığın yükselişinin bilişsel değişimle çatıştığını fark ettiklerinde şaşkınlıkları daha az olacaktır. Selefi ideoloji genellikle dindarlığını aşırılıkçılık üzerine inşa eder.

20 Ocak 2015 Salı

SA1104/KY23-NN2: Kredi Derecelendirme Şirketleri Dünyayı Nasıl Yönetiyorlar?

"Bilerek ya da bilmeyerek, riski maskelemek, banka krizine zemin hazırlamıştır."
Alexandra Ouroussoff, 
Wall Street at War: The Secret Struggle for the Global Economy- Wall Street Savaş'ta: Küresel Ekonomi için Gizli Mücadele'nin  yazarı 


Britanya'nın kredi durumu, Moody's in ülke ekonomisi için yaptığı 'negatif görüntü' tanımlamasıyla, ağır bir yara aldı. Peki ülkelerden ticari şirketlere, kendi kendine derecelendirmeler yapan bu gizemli şirketler kimlerdir ve yönlendirme yetkisine nereden alıyorlar?

"Moody's'i aradığınız için teşekkür ederiz" dedi kayıtlı ses. "Kalite standartları gereği görüşmeniz kayıt altına alınacaktır. Eğer bir derecelendirme istiyorsanız lütfen 1'e basınız."

Ben de 1'e bastım. Kısa bir müzik faslından sonra başka bir ses, 'Merhaba Moody's, ne derecelendirmesi istiyorsunuz?' diye sordu. Sizin de anlayacağınız gibi, Moody's Derecelendirme Kururmu'nu aramıştım.

SA1103/ KY6-SK38: TTIP ve AB-ABD Ticaretinde Kaygılar

"Protestocular demokrasinin piyasa güdümlü olduğunu vurgulayan pankartlar taşıdılar."


Demokrasilerde protestolar son derece önemli. Barışçıl protestolar elbette. Halkların taleplerinin, siyasiler aracılığıyla, global devlerce dikkate alınma ihtimali ile demokrasi paralel gidiyor.

Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen tarımcılar ve tüketici hakları aktivistleri, TTIP (Transatlantik Trade and Investment Partnership) olarak bilinen Transatlantik Ticaret ve Yatırım ortaklığı projesini, 17 Aralık'ta Berlin'de protesto etti. Avrupa ile Amerika arasında söz konusu anlaşmalar, genetiği değiştirilmiş tarım ürünleri ile onaylanmayan tarım teknoloji ürünlerinin dolaşımını da kapsıyor.

19 Ocak 2015 Pazartesi

SA1102/KY20-MEK8: İnsan olmak ve İnsan Kalmak Üzerine

"Batı veya Doğu, dünyanın neresinde yaşıyorsa, nasıl bir kültürel zeminde inşa edilmişse, İNSAN gerçekten bir tek ailedir."


Geliyorlar Taranta - Babu, seni öldürmeğe geliyorlar.
Karnını deşip
Barsaklarının kumun üstünde aç yılanlar gibi kıvrandıklarını görmeğe geliyorlar.
Seni öldürmeğe geliyorlar
Taranta - Babu,
seni ve keçilerini. Oysaki, ne onlar seni tanır ne onları sen..
Ve ne keçilerin atlamıştır onların çitlerinden.
Geliyorlar Taranta - Babu.
Kimi Napoli'den, Tirol'den kimi.
Kimi doyulmamış bir bakıştan
yumuşak ve sıcak bir elden kimi...
Onları ordu ordu
tabur tabur
bölük bölük
fakat teker teker

18 Ocak 2015 Pazar

SA1101/KY9-NK43: Hayatım Bir Film Şeridi Gibi...

"Şu an benim yaptığımda o galiba; hatıralara tutunmak…"


Atila ile birlikte seyrettiğimiz Dr.House’un bir bölümünde Dr. House ölmekte olan bir hastasının söylediklerinden yola çıkarak “Hayatım film gibi gözümün önünden geçiyor” klişesinin tam da doğru bir şey olduğunu keşfediyordu.

"Hayatı bitmekte olan insanın yaşamak için son çabası hatıralara tutunmaktır, beyin güzel hatıralara tutunarak var gücüyle son bir atak yapar ve güzel hatıraları bir bir insanın gözünün önüne serer." mealinde çok etkileyici bir şeyler söylemişti.

SA1100/ME31: Döngü Teorisi

"Daha çok döngü, daha çok  doğru bilgi gerektiriyor. Her döngü, doğru bir dolanım tamamlandığında insana çok daha büyük bir bakış açısı kazandırıyor."


Onu bir kalabalıkta gördüm. Bir ağaca yaslanmıştı. Gözleriyle her yere bakıyor gibiydi; üzerinde siyah bir deri mont, montun içinde koyu-açık gri çizgili bir gömlek, siyah bir kot pantolon ve siyah bir deri bot giymişti. Montun yakaları kalkıktı. Gözlük camları organikti ve güneşten kararmışlardı. Hafif kırlaşmış ve azalmış saçları simsiyahtı ve dalgalıydı. Hava biraz soğuktu ve gün akşama doğru hızla yol alıyordu.

Bu adamın düşlerini de bilmek istediğimi fark ettim, ama şimdilik düşüncelerini merak etmem yeterliydi. Yaslandığı ağacın dallarına doğru süzüldüm ve ağaca yaslandığı yerin az yukarısında kulaklarımı zihnine dayadım... O kadar çok hızlı düşünüyordu ki... Anlatıyorum hatırladıklarımı...

Şöyle diyordu kendine:

17 Ocak 2015 Cumartesi

SA1099/ KY4-FM21: Charlie Hepdo, C-C vesaire; Düşsel Bir Telefon Görüşmesi

"Benim sözüm üstüne söz olmaz. Buna şakirdan iman etmiştir. Ama gördüğüm kadarıyla senin bana imanında şüpheler yer etmeye başlamış."


Dumansız- Efendim çaresiz kaldık! Yeni bir şeyler de olmuyor.. ne yapmamızı önerirsiniz?

Ağlayan Vaiz- Kartopu oynayanları işleyin.. bunca kar yağmasının esbab-ı mucibesi gayretullaha dokunulmuş olmasıdır. Kar yağmış çoluk çocuk herkes kardan adam yapıp günaha girsin diye.. bunu işleyin..

Dumansız- Efendim bizim çocuklarda şimdi bahçede kartopu oynuyorlar..

SA1098/SD206: "ölüler duyacaklar"/ 29.07.2006/ 526. patika

...ölülerin dirileri duyacağını biliyor musunuz?...
...ölülerin kulakları, cesetleri varken var, cesetleri tozlaşmışken yoktur...
...ama cesetleri var olsun veya olmasın ölülerin beden kulakları, duymak için işe yaramaz...
...onlar, ruh bedenden ayrıldığı için sesi ruha iletemezler...
...ölüler duyacaklarsa, duymalarının ölü kulaklarla bir ilgisi yok, demektir...
...ölüler duyacaklar...
...bu ne kadar ilginç bir hâl değil mi?...
...ölülerinizin arkasından konuşurken, düşünün...
...düşünsenize, siz onlardan bahsettiğinizde onların sizi duyamayacağını sanarken ...

16 Ocak 2015 Cuma

SA1097/ KY6-SK37: İfade Özgürlüğü ve Tehditler...

"Vox'un aldığı tehditler de gösteriyor ki ifade özgürlüğünün önünde, radikal islamcı terör kadar anti islamcılar da engeldir."


Vox, Fransız Dergi Charlie Hebdo'da yayınlanan ve müslümanlarca rahatsız edici bulunan karikatürleri yayınladı.

Milyonlarca müslüman takipçileri olduğu için, aynı Cumhuriyet gazetesi gibi, uzun müzakereler ile, riskleri tartarak yayınlamaya karar vermişler.

Vox, Peygamber Muhammed'e yönelik karikatür yayınlarından dolayı müslümanlardan şiddet içeren tehdit almadıklarını açıkladı. İslam karşıtlığı artmışken bu cesur bir açıklama.

SA1096/TG86: Breaking the Silence - Sessizliği Kırmak: İsrailli Askerlerin İtirafları/ El-Halil 2001-2004/13. Bölüm

     “Bizimle gönül birliği bulunan, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te Eylül 2000 tarihinden itibaren görev yapmış askerlerin itiraflarını topluyor ve yayınlıyoruz.” 
Taciz, Yağma, Aşağılama, Dayak, İşkence, Öldürme, Yaralama, Sûikastler, Özel Mülklere Verilen Zararlar…

“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”

Askerler görev başında başlarından geçenleri anlatıyor:

Macerayı seven bir bölük komutan yardımcımız vardı, başka nasıl söylenir bilmiyorum. Şok bombaları kullanarak bir sürü garip işler yapardı. Örneğin; X noktasında nöbet tuttuğumuz her defasında garip sesler duyardık, bu durumda karşıdakini korkutmaya yönelik bir önlem olarak bir şok bombası atmamıza veya boşluğa doğru ateş etmemize izin verilirdi. Yine bir seferinde bazı sesler duyarak ürktük ve ateş açtık, sonradan bir kedinin bizim kamuflaj ağına takılmış olduğu anlaşıldı.

Bahsettiğim bölük komutan yardımcısı kendi başına aklına gelen her şeyi yapardı. Bir keresinde kontrol noktalarından birine bir tuzak kurmuştu. Bunu yaparken iki tane emniyet mandalı olmayan şok bombası kullanmıştı. Böylece oradan her kim geçerse bombaların düşerek patlamasına neden olacaktı.

15 Ocak 2015 Perşembe

SA1095/KY5-PT41: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ A-Nazarî Tasavvuf- Hakikat-i Muhammediyye

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Hakikât-i Muhammediyye

Tasavvufçular onu şöyle tanımlarlar:"İlk taayyünle beraber olan zattır. Esmau'l-Hüsna'sı vardır ve Allah'ın ismi azamıdır." Tasavvufçuların Muhammed'i, beşer (insan) ve resul değil, en üstün mertebelerinde ilahi zatın kendisidir.

Ed-Demirtaşî de şöyle der: "Hakikatlerin hakikati bütün mertebeleri kapsayan ilahi kemalli insani mertebedir. Hazratu'l-Cem', Ehadiyyetu'l-Cem' diye isimlendirilir. Daire onunla tamamlanır. Zatın yokluğunda (gaybinde) taayyun eden ilk mertebedir ve o Hakikat-i Muhammediyye'dir."

Yine Gümüşhanevi şöyle diyor: "Hakkın suretleri Muhammed'in kendisidir. Çünkü ehadiyyet ve vahdaniyyet hakikati ile taayyun etmiştir."

Görüldüğü gibi tasavvufçulara göre Muhammed İsm-i Âzamdır. İsm-i Âzam nedir? "Bütün isimleri kapsayandır yahut mutlak ilahi zatın ismidir" diye tanımlamışlardır.

SA1094/KY1-CÇ95: Çocukluk

"Siz hiç Aydede'ye yetişebildiniz mi?"


“Çocukluk işte. Ço-cuk-luk!”

“Kulaklarını şöyle çekiverdin mi.. çocukluk-mocukluk kalmaz.. göz yummaların yoldan çıkaracak. Bu çocuk senin yüzünden serseri olacak.”

“Ana yüreği işte!”

“Boş versene sen de.. ana yüreğiymiş.. ya düşüp kolunu-ayağını kırsa.. maazallah.. sakat kalır hanım.. sakat kalır! O zaman ana yüreğini görürüz. Merhametten maraz doğar demiş büyükler. ”

Seçkin Deniz Twitter Akışı