10 Ekim 2026 Cumartesi

SA12185/SD3906: Sıkıntı (Roman); 16. Bölüm-Ateş 13

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Gazali, bana göre de Kur’an’dan uzaklaşan Müslümanların Şeytan’a kurban verdiği önemli düşünürlerden biriydi."


Ruhları hasta olan yazarların yazdığı kitapları okuyarak sapasağlam yaratılmış olan ruhlarını hasta etmeyi öğrenen insanlar ve insan toplulukları entelektüel olmuyorlardı, aksine hasta oluyorlardı; ruhlarında kaynağı Şeytan’a kadar uzanan Samirîlerin ektiği tohumlar yeşeriyor ve insan iradelerini zayıflatan şiddetli dalgalanmalar ortaya çıkıyordu.

Son iki yüzyıldır Müslüman topraklarda okumuş, ruhları hasta cahillerin artmasının temel sebebi de devletleri yönetenlerin ve basılı yayınları okuyanların, Batılı ruh hastalarının kitaplarını okuyarak aydınlanmanın mümkün olduğuna iman etmeleriydi. 

Şeytan, yazarların ruhlarından kitapların ruhlarına oradan da o kitapları okuyan insanların ruhlarına akıyordu. Bu bir varsayım değildi; Batılı insanın ya da Batı’yı aydınlanmanın kaynağı olarak gören diğer insanın günümüzde bütün olarak ortaya koyduğu ‘hasta kendisi’ kanıt olarak duruyordu karşımızda.

Elbette Samirîler tarihte de benzer sonuçlar elde etmişlerdi:

“Tarihteki ilk dalgalı örneklerden biri Gazali’dir.” diyordu ‘Ateş Yazarı’. “Gazali’nin ekzotermik ilk dönemi, endotermik ikinci dönemini doğurduğunda zihnindeki baskın arayış kodları, insan zihninin ürettiği gerginliklerden beslenmişti. Gazali, kendi yetkin aklını tecrit etmeye çalışan inisiyatik/ mistik çevrenin yaydığı ve gittikçe güçlenen gerginliklere karşı mücadelesinde başarısız olduğunda, haklı bir şekilde elde ettiği düşünsel yetkinliği sorgulamış ve bunu bir kibir karesi olarak tasnif etmişse de, maddî/ somut doygunlukların manevî/ soyut doygunluklarla yer değiştirmesi gerektiğini düşünerek sonsuz dinginlik arayışına çıkmış, tasavvufun dogmalarına kapılanmış; ancak tasavvufun kanatlarının altına girip çıktıktan sonra yeniden medresedeki yetkinlik alanına dönmüştür.”

Gazali, bana göre de Kur’an’dan uzaklaşan Müslümanların Şeytan’a kurban verdiği önemli düşünürlerden biriydi:

“Gazali’nin bu serüvende ruhu dinginleşmemiştir, çünkü; inisiyatik tasavvuf ürettiği sürekli ve sınırlı gerginliklerle onu tekrar geldiği yere gitmeye zorlamıştır. Gazali yaşadığı arayışı tanımlayamamış, dışarıda inisiyatik yolla aradığı sıcaklığı, içine dönerek, içinden üreyen gerginliklere karşı tatmin edici bulmamış ve zihni, yaşadığı derin dalgalanmalarla denge noktasını kaybetmiştir.”

Okumuş cahillerin kendilerini önemli ve değerli hissetmeleri adına, farkına vardıkları ruhlarındaki hastalıkları anlamlı kılan yansıma ve anlam arayışları asla bitmemişti. Müslüman ülkelerin çoğunda olduğu gibi Türkiye’de de epeyce hayran kitlesi bulunan Fransız ruh hastası René Guénon’a da temas etmişti ‘Bekçi’:

“Yakın tarihteki etkin isimlerden biri de matematik ve felsefe eğitimi alan Fransız René Guénon’dur. Geniş dil bilgisiyle klasik mistik literatürleri kaynağından okuyan, metafizikten geleneksel bilimlere ve modern dünyanın eleştirisine kadar geniş bir alanda sorgulayıcı eserler veren René Guénon, dünyanın çeşitli gelenekleriyle modern dünya arasındaki tezatlıktan bahseder; Modern Batı'yı geleneksel medeniyetlerden sapma, bir ‘anomali’ olarak nitelendirir. İyileşmenin tek yolunun Doğu'daki geleneksel öğretilerin temelinde yer alan hakikatlerin yeniden keşfi olduğunu ileri sürer.”

Doğu’nun, Batı’nın sapkın ve ruh hastası olduğu gerçeğini keşfetmesi tedirgin etmiştir Samirîleri:

“Guénon, bu fikrini de değiştirecektir; Doğu’yu sınırlayacaktır. Hinduizmin doğuştan hindu olanlara açık olduğunu söyler, Hristiyanlığın ise inisiyatik niteliğini yitirdiğini, Yahudiliğin de ırki bir nitelik sergilediğini iddia eder ve kendisine inisiyatik bir yol olarak modern dünyada inisiyatik niteliğini koruduğunu düşündüğü Tasavvufu seçer.”

Gazali’yi aldatan tasavvuf René Guénon’u da mı aldatmıştır, yoksa hastalıklarının kaynağını keşfetmeye başlayan insanlara karanlık kuyuyu huzurun kaynağı olarak göstererek, Batı’yı insan çölüne dönüştüren Kabala’nın şeytanî karakterini mi gizlemeye çalışmıştır René Guénon?

‘Ateş Yazarı’ bize uzattığı meşalelerle yürüyordu:

“Guénon, tradisyonelizmin ve arayış psikolojisinin en iyi örneklerinden biridir. Papus (Dr.Gerard Encausse) tarafından yönetilen okült hareketin öncüsü olan Ecole Hermetique'in kurslarına katılan, Papus tarafından kontrol edilen tüm organizasyonlara kabul edilen, daha sonra Papus'un ruhçuluk, reenkarnasyon gibi bazı inançlarını reddeden ve okültizmle ilişkisini kesen bir karakterdir. Arayışı bitmez; Catharism’in otantik bir yeniden inşası olduğunu iddia eden Eglise Gnostique'a katılır; Piskoposluk unvanını kazanır ve Palingenius adını alır. Bu kilisenin patriği olan Synesius'un inisiyatifinde La Gnose dergisini çıkarır.”

Türkiye’deki Müslüman entelektüellerin yaşadıkları şaşkınlığı resmetmek gerekseydi, aklıma Kur’an’ın Bakara Suresinin 17-21. ayetlerinde tasvir ettiği o muhteşem fotoğraf gelirdi kuşkusuz:

“Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık dönecek de değillerdir.. Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır. Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız.”

Nur Suresinin 39-40. ayetlerinin, Kur’an ayetlerinden rahatsız olan, ancak Batılı herhangi birinin yazdığı kitapları kutsayan ve inkarcı olduklarını düşünceleri ve davranışları ile kanıtlayan Müslüman kılıklı entelektüellerin yaşadıkları şaşkınlıkları ve dalgalanmaları elle tutulacak şekilde anlattıklarını düşünürdüm hep:

“İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. Ancak Allah’ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir. Yahut (inkârcıların hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. Onu üst üste dalgalar, dalgaların üstünde de bulutlar örter. Karanlıklar üstüne karanlıklar (yığılmıştır). İnsan elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Allah kime nur vermezse, onun için hiçbir nur yoktur.”

Belki de bir itirafçı olarak tanımlamamız gerekirdi René Guénon’u; bütün tradisyonların ana kaynağı olan Kabala’nın, insanı Allah’ın dosdoğru yolundan uzaklaştırdığını herkesin görmesini de sağlayabilirdi:

“Mısır’da bir şeyhe intisap ederek orada kalan Guénon, eserlerindeki ifadelerin dinlerin birleştirilmesi, sentezi vs. şeklinde anlaşılmaması gerektiğini söylemek zorunda kalacaktır:

"Gariptir ki tüm tradisyonel doktrinlerin temeldeki birliğini doğruladığımızda bazıları bizim farklı tradisyonların birbirleri içinde eritilmesinden (fusion) söz ettiğimizi sanabilmektedirler." (René Guénon, Orient et Occident, Guy Trédaniel, 1987, s.192)

René Guénon, Kur’an’ın inisiyatik olmayan, aksine her aklı kendi özgür hikâyesinin kahramanı yapan bir okumaya davet eden yapısından değil, tasavvufun kendisinden önceki tüm tradisyonel birikiminin inisiyatik yapısından etkilenmiştir. Yaptığı açıklama da bunu kanıtlamaktadır.” 


<<Önceki                      Sonraki>>


[03.10.2026, 16/27 (1184)]


Seçkin Deniz, 10.10.2026, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı




Takip et: Next Sosyal @seckin_deniz

Takip et: Next Sosyal @sonsuzark



Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

  

Seçkin Deniz Twitter Akışı