24 Ocak 2015 Cumartesi

SA1110/SD208: "korku paradoksu - eklektik zincir" /28.07.2006/ 525. patika


...her bir korku ilerleyeceği her yolda insana mâni olurken...
...her mâni bir korkuya dönüşürken...
...insan, neden cehennem azabından korkarak günahlardan uzakta kalmaya çalışmaz?...
...Allah'tan korkarak, kendinden veya başkalarından türeyen kötülüklere mâni olmaz?...
...insan yakın ve uzak menfaatlere göre korkularını anlarına taşır...
...korkularının tümünü sıraya koyar ve onlardan uzakta yaşamayı seçer...
...hayatın getirip de önüne diktiği korkuları ise, saklanarak, kaçarak ve inkâr ederek anlarından itmeye çalışır...
...bunu her yaptığında ise, kazandığı şeyler daha da büyüyen yeni korkulardır...
...korkulardan bağımsız yeni durumlar değil...
...insan korkular üretir...
...başkalarının korkularından beslenerek kendisine ait yeni ve eşsiz korkular doğurur...
...onun korkularla ilişkisi, korkuların birbirini harekete geçirmesiyle sürekli genişleyen ve çeşitlenen bir ilişki biçimidir...
...düşünceler ve duygular insanın korkularla ilişkilerinde daima bir diğerine baskı yapar...
...korku, bir duygudur sadece...
...ancak düşünceler, o basit duyguyu insan hayatının temel çelişkilerinin ortaya çıkışı sürecinde işler, durur...
...nihâyetinde, düşüncelerin tıkanması ve duyguların tümünün korku tarafından boğulması gibi bir son karşılar insanı...
...insanın çıkarlarıyla ilişkilenen varlıkların tümü yitirileceklerin listesine dâhildir...
...yitirilecekler listesi ne kadar uzunsa korku çeşitleri o kadar fazla olur...
...kuşkusuz, korku listesinin uzun oluşu insanların korkularının işe yarayacağı anlamını taşımaz; aksine liste uzadıkça yitirilenler de artacaktır...
...korkunun bu değerlendirmede kazandıracağı hiç bir şey yoktur...
...gerçek anlamda korku, sâhip olunanlar ve sâhip olunacaklarla ilgilidir...
...sâhip olunanlara endekslenen izâfî mutluluklar, sâhip olunamayanlarla istiflenen mutsuzluklara dönüşmektedir...
...insanlar korkularının kendi özgül ağırlıklarını zaafa uğrattıklarını fark edemiyorlar...
...sâhip olma tamahkârlığının insanda husûle getirdiği en önemli duygu, korkular bileşimidir...
...yine korkulardan dolayı yaşanılan başarısızlıklar ortadadır...
...bu kesin, dar ve sınırları çizilmiş olan bir paradokstur...
...insanın kaybetmemek için korkması, korktuğu için kaybetmesi...
...korkuları kaygılardan ayıran temel özellik, kaygıların kontrol edilebilirliğidir...
...korkuları başarıyla dezenfekte eden bir insan, kendi özgül ağırlığını korur...
...korkuları kaygılara dönüştürebilir...
...kaygılar, kaybetmekte etkili iseler de kazanmakta da etkilidirler...
...korku kaynaklarının insana ve evrendeki diğer varlıklara dayanıyor olması, ayrı bir vâkıadır...
...zira korkulan varlık başka varlıklardan korkabilmektedir...
...aslında korkuyu besleyen yaratılmışların tümü korkuya mahkûmdurlar...
...o hâlde korkuya mahkûm olan bir varlığın korkutucu olması anlamsızdır...
...insan korku zincirinden bağımsız olan bir/tek varlığı öğrenmek zorundadır...
...sırf ve sadece o'ndan korkulduğu zaman edinilmiş diğer korkuların anlamsız olduğunu farketmelidir...
...zira; Allah'tan korkan insanın başka diğer şeylerden korkması imkansızdır...
...sâhip olunanı kaybetmek riski insanı korkutamayacaktır...
...insan asla herhangi bir varlığa sâhip olamayacağını öğrenecektir...
...korkusunu eğitecektir...

seçkin deniz

pürüzsüz patikalar

Seçkin Deniz Yazıları



Seçkin Deniz Twitter Akışı