...aşılandın oğul...
...bebeliğinin son karma aşısıyla iğnelendi sol kolun...
...onlar bedenini aşıladılar...
...endişeliyiz...
...biz de ruhunu hastalıklara karşı aşılayabilecek miyiz?...
...ateşin vardı, yarı ölü mikroplara karşı savaşırken sen...
...onları tanıyacaktın...
...onlarla çok sonra savaşmayı şimdiden öğrenmek için...
...yine biz, ruhunda olanlarla savaşabilmen için, sana gerekli olanları verebilecek miyiz?...
...karşılaşacağın meselelerle nasıl başa çıkacağına dair zihninde sağlıklı bir iz kalacak mı?...
...bitkindin...
...gelecekte ne kadar bitkin olacağına dair bir fikrin yok, şimdi...
Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
- Seçkin Deniz
- Mustafa Tamer
- Arif Şahin
- Eyüp Kaan
- Ahmet Faruk
- Mustafa Ekici
- Naif Karabatak
- Ata Atun
- Hakkı Aslan
- Cemal Çalık
- Tamer Güner
- Mustafa Ege
- Yaşlı Bilge
- Ahmet Haydar
- Alper Selçuk
- Faruk Tamer
- Doğa Toprak
- Khorto Bâri
- Mustafa Eyyüboğlu
- Âkil Ağazâde
- Biz Kimiz?
- Yıllık Sonsuz Ark Yayın Raporları
- Sonsuz Ark Manifestosu
3 Şubat 2015 Salı
2 Şubat 2015 Pazartesi
SA1132/KY20-MEK11: Rishi'ye Ne Oldu?
"Akıl
almaz acılar içinde Kongo’nun derelerinde, çamurlu sazlıklarında saygısızca ve
daha canları bile çıkmadan ölüme savrulan Rishi... Rishi ve 20 milyon Kongolu akranı, akrabası,
arkadaşı..."
Bizim
kuşak için kölelik kavramı nispeten canlı bir kavramdır. Televizyonun henüz tek
kanal olduğu yıllarda, 1977 yapımı The ROOTS Türkiye’de Kökler adı ile
yayınlandı. Neredeyse soluksuz izlediğimiz o dizide Kunta Kinte kahramanımızdı.
Batılı beyaz adamın sınır tanımaz ahlaksızlığı, vahşeti ve zulmü o dizi
sayesinde adeta bizim kuşağın zihnine kazındı.
İnsanların
davarlar gibi alınıp satılabileceği, doğurdukları çocuklar dahil her şeyleri
ile sahiplerinin malları oldukları, sahipleri isterse uzuvlarını kesip
kadınlarına tecavüz haklarının olduğu akıl dışı bir dünyadan bahsediyorum.
Ontolojik olarak modern insanın köleyi kavrayabileceğinden gerçekten
kuşkuluyum.
Labels:
Belçika
,
Kongo
,
Konuk Yazar
,
Mustafa Ekici
,
Sonsuz Ark
,
Sömürgeciler
,
Zaman'ın Uçları'ndan
1 Şubat 2015 Pazar
SA1131/KY18-ABK3: Bir Cehalet Çatışması
"Görünen o ki, bugün ortalama bir Avrupalı'nın, hatta kimi Müslümanlar'ın, İslam'ın bugünkü Avrupa'nın yükselmesinde oynadığı roller hakkında hiçbir fikirleri bulunmamaktadır."
Geçtiğimiz Ekim (2014) İspanya, Endülüs'teydim. Hayatımdaki en güzel tecrübelerden biri olarak sayabileceğim bu seyahatimin detaylarını Daily Sabah okurları ile paylaşmak için sabırsızlanıyordum. Fakat bir türlü kağıda dökmeyi başaramadım. Ta ki eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yapılan saldırı hakkında fikir beyan edene dek.
Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Charlie Hebdo saldırısını 'medeniyete karşı ilan edilmiş bir savaş' olarak nitelendirdi. Ancak bu bir 'medeniyetler çatışması' değil, aslında gayr-i meşru bir terörizm ve şiddet vasıtasıyla tecrübe ettiğimiz bir cehalet çatışmasıdır.
Labels:
Ayşe Betül Kayahan
,
Charlie Hepdo
,
Endülüs
,
Konuk Yazar
,
Medeniyetler Çatışması
,
Sonsuz Ark
SA1130/ ÇY4-DB36: ABD Senatosu'nun CIA İşkence Raporu 5
“Yöntemler, tümüyle ve nihai olarak âdildir”
Dick Cheney, CIA İşkence Programı'na onay veren ABD Devlet Başkanı George Bush’un yardımcısı
"CIA yetkililerinin büyük bir çoğunluğu kurallara uygun hareket etti. Onlar, uluslarına hizmet kapsamında ne yapmaları gerektiğini söylenilenleri yaptılar" John Brennan, CIA Direktörü, 12 Aralık 2014
"Bunlar, Amerika’nın dünyadaki duruşuna da ciddi zarar verdi. Bu nedenle, bu yöntemlere bir daha asla başvurmamamız için Başkan olarak yetkilerimi kullanmaya devam edeceğim." ABD Başkanı Barack Obama, 9 Aralık 2014
“CIA tarafından 11 Eylül sonrasındaki yıllarda kullanılan acımasız sorgulama teknikleri esasen yararsız ve gizli servisin Kongre’ye ve kamuoyuna söylediği gaddarlıktan çok daha fazla” CIA İşkence Raporu'ndan
USA Senate CIA Torture Report 5
ABD İstihbarat Senato Seçme Komitesi
Merkezi İstihbarat Biriminin Tutuklama ve Sorgulama Programı Komite Çalışması
Komite aşağıdaki bilgilere ve bulgulara ulaşmıştır.
#17: CIA
personelini ciddi ve belirgin ihlaller, uygunsuz faaliyetler, sistemik ve
bireysel yönetim başarısızlıkları konusunda nadiren sorumlu tuttu ve
cezalandırdı.
CIA
politikalarını ihlal eden veya kötü performans gösteren CIA görevlileri ve
sözleşmeli personel yaptıklarından nadiren sorumlu tutulmuş ve nadiren
pozisyonları değiştirilmiştir. CIA tutuklularının yaralanması ve ölümü,
kişilerin yasal standartlara uymadığı halde tutulması, CIA tutuklularına yetki
alınmadan sorgulama teknikleri uygulanması ve CIA’in program konusunda yanlış bilgiler
vermesi gibi belirli olaylar uygun,etkili veya iyileştirici eylemlerle
sonuçlanmamıştır.
Labels:
ABD
,
CIA
,
CIA İşkence Raporu
,
Çevirmen Yazar
,
Derya Beyaz
,
Sonsuz Ark
SA1129/TG90: Eski Batılı Seçkin Asker Koalisyonu: IŞİD'ın Sonradan Müslüman Olmuş Emirleri
"En
çok endişe verici olan şey IŞİD'in içinde Fransa'nın seçkin Birinci Deniz
Piyade Paraşüt Alayı'ndan eski askerlerin bulunmasıdır" The Telegraph
Sonsuz Ark'ın Notu:
Suriye ve Irak'ı kana bulayan, İslam'ın umut vaat eden profilini vahşice kesilen kafalarla, insafsız infazlarla dolduran, müslümanları ve İslam'ı şiddete entegre etmeye çalışan bir planın parçası olarak IŞİD'in liderleri çoğunlukla eski(!) Fransız, İngiliz, Amerikalı, Kanadalı, Yeni Zellandalı, Avusturalyalı profesyonel paralı askerlerden oluşmaktadır. Bu paralı askerler, söz konusu ülkelerin oluşturduğu savaş koalisyonunun Irak ve Afganistan'daki müslüman katliamlarında yer alan, psikolojik çöküntüler yaşayan ve çoğunlukla uyuşturucu müptelası olan eski askerleridir. Batı, her biri kendi ülkeleri için yürüyen canlı bomba olan bu eski askerleri ve yerel unsurları kullanarak müslüman toprakları kan gölüne çevirmiş ve üretilen algı stratejileriyle tüm dünyada müslümanlara yönelik cadı avı başlatılmasını sağlamıştır. Aşağıdaki haber ve bu haberin içeriğine benzer haberler Batılı ülkelerce görmezden gelinmekte ve neredeyse inkar edilmektedir. Bu haber kirli stratejinin fotoğrafının artık saklanamadığını göstermektedir. Seçkin Deniz, 01.02.2015
***
IŞID'in
İçindeki Fransız Askerleri
A dozen
French soldiers joined ISIS: ministry
Fransa'nın
savunma kaynaklarınca yapılan açıklamaya göre IŞİD için savaşan yüzlerce
Fransız radikalin arasında yer alan 10 civarında eski Fransız askeri, ayrılıkçı
grubun saflarına katıldı.
Labels:
Çeviri
,
Çeviri-İnceleme
,
Çevirmen Yazar
,
IŞİD
,
Sonsuz Ark
,
Stratejik Araştırmalar
,
Tamer Güner
31 Ocak 2015 Cumartesi
SA1128/AŞ58: Erdoğan'ın Sırtındaki Vebal
"Erdoğan'ın sırtındaki vebal hem gücünü arttırıyor hem de
zayıflatıyor, Erdoğan bunu asla unutmamalı..."
Söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Her kaotik problemi
aştığımızda biraz daha serinkanlı bakarız olaylara diye ummuş olmamın verdiği
bir sıkıntı mı, bilmiyorum. Ne Gezi Terörü'nde bu kadar sıkıldım, Ne 17-25
Aralık Darbe Girişimi'nde. 30 Mart Yerel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı
Seçimleri beni zerre kadar tedirgin etmemişti. Türkiye onurlu bir yolculuk
yapıyordu ve bu onurlu yolculuğun kesintiye uğramasını ya da sona ermesini
isteyen yerli-yabancı saldırganlar vardı. Farkındaydım ve bu farkındalığın
verdiği özgüvenle sonraki günlere dair iyimserlik biriktiriyordum. Ama şimdi,
şimdi ciddi bir şekilde tedirginim.
Nasıl tedirgin olmayacağım ki? Eleştirilerin dosdoğru
algılanmadığı bu derin ayrışma ve karmaşa zamanlarında söylediğim, söyleyeceğim
her sözün önünü, arkasını tek tek izah etmek zorunda kalıyorum. Doğru sözlü olmak zorunda olan, hüsn-ü zanna odaklanmış bir müslüman zihninin üreteceği eleştirileri, "Ben
tasnif dışındayım, eleştirilerim hepimizin hayrınadır" diyerek izah etmek
zorunda kalması kadar kötü bir ahvâl olabilir mi?
Labels:
Arif Şahin
,
Sonsuz Ark
,
Şaşkınların Tarihi
SA1127/KY1-CÇ97: Hesaplaşma
"Şu anki gözyaşlarının anlamını bile bilmiyordu. Bir el, görünmeyen bir el gırtlağına sarılmıştı sanki."
(Lütfen öyküyü okurken kısık sesle dinleyiniz)
Derinden
Münir Nurettin Selçuk’un sesi geliyordu:
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul”
Demek Mahir bey içerdeydi. Ve kapıyı çaldığını duymamıştı. Bir daha var gücüyle asıldı tokmağa. Ve kuş sesli zilin tuşuna uzun uzun bastı. Ya uyuyordu ya da duymazlıktan geliyordu. Sık sık yapardı Mahir bunu.
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul”
Demek Mahir bey içerdeydi. Ve kapıyı çaldığını duymamıştı. Bir daha var gücüyle asıldı tokmağa. Ve kuş sesli zilin tuşuna uzun uzun bastı. Ya uyuyordu ya da duymazlıktan geliyordu. Sık sık yapardı Mahir bunu.
Öfkeliydi
İlhan. Mahir’i severdi. Pek severdi hem de. Birlikte büyümüşlerdi. Taa ilk
okuldan lise sona kadar aynı sınıfta okumuşlardı. Ve her sabah –cumartesi Pazar
hariç- bu eve gelir Mahir’i uyandırır okula götürürdü. Kendisi okula gitmediği
gün Mahir’de gitmezdi. Bu da pek ender olmuştu.
Labels:
Cemal Çalık
,
Hekat
,
Konuk Yazar
,
Öykü
,
Sonsuz Ark
SA1126/KY9-NK45: Geldiler...
"Ben
başkalarını ararken annemle babam aradı İstanbul'dan: "Çocuklar döndü ama
biz şimdi onlara nazar değmesin diye okumaya devam ediyoruz" dediler."
Çok
şükür neredeyse iki aydır beklediğimiz kardeşlerimiz Suriye'deki esaretlerinden
kurtuldular ve vatanlarına kavuştular; insan olanlar, vicdan sahibi olanlar,
göğüs boşluğunda gerçekten bir kalp taşıyanlar çok ama çok sevindiler. Ben,
Atila ve Afak'da bu kalp taşıyanlar arasındayız elbette:)) Ayrıca çocuklardan
iyi haber aldığımda ağrılarımın da biraz geçtiğini hissediyorum baştan beri...
Sevinçten
kimi arayayım, kiminle konuşayım şaşırdım doğrusu. En doğrusu merak eden
herkese telefon açmak diye düşünüp aklıma gelen bütün dostlarımızı aradım.
Saliha'yı aradığımda ilk önce cevap vermemişti. Meğer Hamit için tişört almaya
çıkmışlar:)) Harika!
Labels:
Konuk Yazar
,
Neşe Kutlutaş
,
Sonsuz Ark
,
Tiffany'de Kahvaltı
30 Ocak 2015 Cuma
SA1125/KY23-NN5: Nehir Nil Suriye'de; Savaş Kurbanı Bir Tarih
"Kendimi bir
Suriyelinin yerine koyuyorum. Ya bir ülkede mültecisin, ya ülkende kafana her
an yağacak bombaları bekliyorsun, ya
mezardasın veya mezarsız yok olup gitmişsin."
Şam Emevi Câmii
Aslında
bu yazımda size Kahire yazımın devamı olarak Yukarı Mısır, Nil Nehri ve
Kızıldeniz'i anlatacaktım. Ama gelin görün ki; gördüğüm yıkık dökük bir Halep
resmi beni darmadağın etti ve birden içimden Mısır'ı bırakıp, Suriye'yi
anlatmak geldi.
Duygunuzu
katacağınızı hissettiğiniz yazılara başlamak ve bitirmek çok daha kolay oluyor.
Tıpkı Mısır gibi Suriye için de anlatacak bir dolu anım var aslında.
Suriye..
Bizim bahtsız komşumuz... Önceleri, yıllarca Hafız Esad denen bir tiranın
ayakları altında ezildin. Sonra tam her şey düzeldi derken alçak bir iç savaşa
seni halkından söküp aldı. Birbirimize bu kadar yakınken, politika denen illet
ne kadar da uzak tuttu seni bizden. Ve evet tam yakınlaşmışken, yine ansızın
mazide yok olup gittin. Allah bizlere, emanetin olan halkına en iyi şekilde ev
sahipliği yapacak maddi ve manevi gücü verir inşallah. Tünelin ucu henüz
görünmese de, Allah'tan ümidimizi kesmiyoruz elbet... Dualarımız daima
seninle...
Labels:
Gezi Notları
,
Konuk Yazar
,
Nehir Nil
,
Sonsuz Ark
,
Suriye
SA1124/TG89: ABD’nin Gizli Terörist İzleme Sistemi- II
"Kasım 2013 itibarıyla Terör Gözlem Veri tabanında yaklaşık 700.000 kişi bulunmaktadır."
BARACK OBAMA’S SECRET TERRORIST-TRACKING SYSTEM, BY THE NUMBERS
Sayılarla
Gözlem Listeleri
Belgelerde,
hükümetin “TIDE sistemine ulusun teröre karşı mücadelesi için sadece gerekli
olduğu kadar kişiyi ekleme” amacını güttüğü vurgulanmaktadır. Listeye her gün
yüzlerce isim eklenmesi sebebiyle gözlem listesi ile ilgili rakamlar ancak
anlık bir veri anlamını taşımaktadır.
Ulusal
Terörle Mücadele Merkezi tarafından Ağustos 2013’te hazırlanan ve “Rakamlarla
TIDE” başlığını taşıyan bir slaytta, Obama yönetimi gözlem listesinin kapsam ve
amaçlarından bahsedilmektedir. “Yaklaşık” rakamların kullanıldığı belirtilen
belgede 680.000 kişinin gözlem listesinde bulunduğu ve daha geniş bir TIDE veri
tabanında yer alan 320.000 kişinin de izlendiği ifade edilmektedir. Ağustos
2013 tarihi itibariyle 5000 Amerikalı gözlem listesinde yer alırken 15.800 kişi
ise TIDE sistemi kapsamındadır.
SA1123/ ÇY4-DB35: Breaking the Silence - Sessizliği Kırmak: İsrailli Kadın Askerlerin İtirafları - İtiraf 22-23
“Bizimle gönül birliği bulunan, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te Eylül 2000 tarihinden itibaren görev yapmış askerlerin itiraflarını topluyor ve yayınlıyoruz.”
Taciz, Yağma, Aşağılama, Dayak, İşkence, Özel Mülklere Verilen Zararlar…
“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”
“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”
İtiraf 22
İsim: *** | Rütbe: Çavuş| Birim:
Sachlav | Bölge: Hebron
Bizim
kızlar yelpazenin her iki tarafında, oldukça kutuplaşmıştı. Bazıları : “Yeter
artık, ben savaşçı değilim, sekreter olmaya daha uygunum.” diyerek açıkça bunu söylüyorlardı ve
oldukları şey de buydu. Şoför olarak tekrar atanmış bir tanesi vardı, bölüğün
jipini sürüyordu. Nöbet tutmuyordu, kimse de ona karışmıyordu, sürekli jipin
içinde komutanlarla birlikteydi. Diğerleri psikopata bağlamıştı, hatta
erkeklerden daha sert, daha kötü olmuşlardı.
29 Ocak 2015 Perşembe
SA1122/SD211: "aklın derin mavilikleri" /27.07.2006/ 524. patika
...zekâ'nın çekip yücelttiği insanlar...
...aklın derin maviliklerinde gezindiklerinde...
...nefsin keskin karanlıklarından kurtulmuş değildirler...
...kendi dairelerinde, kendi bilgileriyle kendi zekâlarını sürükleyenlerle aynı çarka tabi oldukları hâlde, onlar diğerlerinden farklıdırlar...
...zekâ'nın dürttüğü aklın, sonsuz evren ile sonsuz bilgi içinde insanı yüceltmesi ne kadar kesinse, yücelmeyle doğru orantılı olarak nefsin karanlıklarının o denli net ve acımasız olduğu da kesindir...
...o insan ki; yüceldikçe nefsinin en suflî istekleriyle basitleşir...
...ortalama ömrü, ortalama değerler ve eylemler arasında geçip giden bir insanın, nefsinin keskin karanlıklardan ziyâde, grilerle resimlendiği bellidir...
Labels:
Deneme
,
Pürüzsüz Patikalar
,
Seçkin Deniz
SA1121/KY5-PT43: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ A-Nazarî Tasavvuf- Tasavvuf Şeyhleri ve Kerametleri
بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahim
“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür.
***
Şeyhleri Tanrılaştırma ve Onlara Kulluk Etme:
Tasavvufçuların İslâm'dan en fazla saptığı
konulardan biri de, şeyhlerini Allah'tan başka tanrı gibi görmeleri veya
göstermeye çalışmalarıdır. Müridin şeyhin karşısında zelil, dilini yutmuş,
iradesiz, düşüncesiz ve gassalin elindeki cenaze gibi olmasını şart koşmuştur.
Bu alçaltıcı kulluğu da, müridin şeyhine bağlılığı, sevgisi, itaati ve Kutsi
makamlara yükselişinin açık alameti saymıştır. Şeyhine karşı bu şekilde yaşayan
ölü gibi olmayan müritlerin helak olacağını ve manevi makamlarda
yükselemeyeceğini söylemiştir.
Bakınız,
Tayfur (Ebu Yezid) el-Bistami bunu nasıl dile getiriyor:
"Üstadı (şeyhi)
olmayanın imamı şeytandır."
Labels:
Ezoterizm
,
Felsefe
,
İslam
,
Konuk Yazar
,
Puran Tilmiz
,
Sufizm
,
Tasavvuf
,
Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü
28 Ocak 2015 Çarşamba
SA1120/KY20-MEK10: Sana Saygı Duymuyorum
"Bir
zamanlar beyazların dostu idik, ama sizler dalavereleriniz ile, sonu gelmez
yalanlarınız ve hesaplarınız ile kendinizden uzaklaştırdınız, şimdi yine aynı
topluluklarda oturmuş birbirinizi atlatmaya dair kötü planlar yapıyorsunuz,
neden dobraca konuşmuyorsunuz; anlamıyorum."
Motovato
(Kara Kazan) Cheyenne Reislerinden.(*)
Toprağa saygın yok senin.
Toprağa ve ağaca, ne de sığıra, Antilop’a,
Ekmeğe, suya saygın yok senin,
İçinde ruhların yıkandığı nehire, dağa, ovaya saygın yok,
Kutsala saygın yok senin, ruha, bedene,
Senin insana saygın yok, ne de Tanrı’ya, peygambere.
Toprağa ve ağaca, ne de sığıra, Antilop’a,
Ekmeğe, suya saygın yok senin,
İçinde ruhların yıkandığı nehire, dağa, ovaya saygın yok,
Kutsala saygın yok senin, ruha, bedene,
Senin insana saygın yok, ne de Tanrı’ya, peygambere.
***
Sen
insan tarihinde bir sapmasın. İnsanın ürettiği her değeri tecimleştirip,
üzerinde tepinen, hak etmediği meşruiyetler içinde insana kanlı ellerin ve
günahkar yüzünle özgürlük buyuran sapkınlıksın sen.
Labels:
Konuk Yazar
,
Mustafa Ekici
,
Sonsuz Ark
,
Söylev
,
Zaman'ın Uçları'ndan
SA1119/SD210: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 40 (11-15 Şubat 2012)
“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)
11-15 Şubat 2012 (602 Tweet)
Fatih
Akalan @fatihakalan
15
Şubat 2012
16557.
KCK'nın şehirlerde daha düne kadar Türk bayraklarını indirdiğini mahkemeler
kurduğunu vergi topladığını infaz yaptığını ne çabuk unuttuk.
15
Şubat 2012
16556.
aşk dediğin çıkar ilişkisidir... gönle koydu isen onu, para ikinci bir çıkar
olarak oraya sığamaz...
15
Şubat 2012
16555.
@fthcakmak çelişki var da...gönül bir çıkar ilişkisini kaldırır, ikincisini
kaldıramaz:)
15
Şubat 2012
16554.
@bahriyeyemeniCi biliyorum..demek ki; prim vermeleri değerlerini de
netleştirdi...
Labels:
Seçkin Deniz
,
Sonsuz Ark
,
Twitter Günlükleri
27 Ocak 2015 Salı
SA1118/SD209: Köşe Yazarları ve Okuyucuları
"Gazete okuyucularının derin aldatılmışlık hislerinin aslında gazeteciyle doğrudan ilişkisi yoktur; gazetecinin kimler tarafından kullanıldığıyla ilgisi vardır..."
Yazılarını okuyan herkesi etkilemeyi ve yönlendirmeyi, kesin ve kaskatı iddialarla sürekli iz belirleyici olmayı vazgeçilmezleri arasında kabul eden yazarlar ile diktatörler arasındaki tek fark fiziksel güç kullanımında ortaya çıkar... Yazarlar zihinleri etkilemeyi ve kontrol altına almayı tercih ederler ve zihinleri ışıklandırmaktan ziyade kısırlaştırmaktan başka gaye edinemezler... Diktatörlerin ise söylenmemişlerle ilgisi yoktur; sadece zihinle değil, bedenle de uğraşırlar...
Labels:
Medya
,
Seçkin Deniz
,
Sistematik Analizler
,
Sonsuz Ark
SA1117/TG88: Rothschild Hanedanına ait BlackRock Aralık 2013 ve Ocak 2014'te Halkbank'tan Ne Kadar Hisse Aldı?
"Rothschild
hanedanına ait BlackRock 16- 23 Aralık 2013 ve 24 Ocak 2014'te yaptığı
alımlarla Halkbank'taki Hisselerini %5 sınırının üzerine çıkardı"
Dünyanın
en büyük yatırım yöneticisi BlackRock Inc. (BLK) ve milyarder Dan Loeb’in Third
Point LLC şirketi, Türkiye’de işadamları ve politikacılar aleyhinde açılan
yolsuzluk soruşturmaları sonucunda düşen hisse senetleri sebebiyle zarara
uğrayan yatırımcılar arasında yerini aldı.
BlackRock
şirketinin 3.9 milyar dolar değerinde hisse satın almasından bir gün sonra
Türkiye Halk Bankası A.Ş (HALKB) hisseleri, genel müdürünün soruşturma
kapsamında tutuklanmasıyla %13 değer kaybetti. Third Point şirketinin geçen ay
yaptığı 150 milyon dolar değerindeki yatırımın ardından Türkiye’nin en büyük
gayrimenkul müteahhitlik şirketi olan Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı
A.Ş iki gün içerisinde %12 değer kaybına uğradı.
Labels:
17-25 Aralık
,
Çeviri
,
Çeviri-İnceleme
,
Çevirmen Yazar
,
Ekonomi
,
Sonsuz Ark
,
Stratejik Araştırmalar
,
Tamer Güner
26 Ocak 2015 Pazartesi
SA1116/KY23-NN4: Bank of America, Merill Lynch ve Capital Analyst, SYRIZA'nın Ekonomik Programı Hakkında Ne Düşünüyor?
"Basına
sızan e-mail'e göre 'Herkes Yunanistan'daki her şeyi satmak' istiyordu ve 'SYZRIA'ın
programı Komünizm'den beter'di"
Milios-Stathakis
Capital
fon analisti Joerg Sponer, Londra'da SYRIZA parlamenterleri Giorgos Stathakis
ve Yiannis Millos ve 35 uluslararası banka ve yatırım foncusuyla buluştuktan
sonra SYRIZA'nın ekonomik planlamasının 'şaka gibi' olduğunu söyledi..
Bank of
America/ Merill Lynch da SYRIZA'nın ekonomik stratejisine olumsuz bir reaksiyon
verdi.
Yiannis
Milios ise, yabancı fonlarınıın SYRIZA'ya olan davranışlarının değiştiğini,
bunun da SYRIZA'nın Yunanistan'ın yeni hükümetini oluşturacağını bilmelerinden
kaynaklandığını söyledi.
Labels:
Çeviri
,
Ekonomi
,
Konuk Yazar
,
Nehir Nil
,
Sonsuz Ark
,
SYRIZA
SA1115/KY20-MEK9: Biji Serok Ahmet
"Kürt yiğitlerle, Zaza yiğitlerle birlikte burada zılgıt çekmekten feci mutluyum!"
Ahmet Davutoğlu, Başbakan, Ak Parti Genel Başkanı
Diyarbakır İl Kongresi, Ocak 2015
Diyarbakır’dayız.
Bilindik ve algılarımıza yüklenmiş bütün o Diyarbakır görüntülerinden uzak.
Diyarbakır denince aklımıza gelsin diye uzun uzun işlenmiş bütün kriminal, terör, şiddet, kontrolsüz sokaklar ve abartılı güvenlik önlemlerinden epeyce uzakta, makul düzeyde heyecanlı bir kitlenin doldurduğu büyük stadyumda, Ak Parti il kongresindeyiz.
Hemen bütün parti kongrelerinde gördüğümüz düzeyin ne altında ne üstünde, rengarenk insan manzaraları, makul düzeyde süslenmiş bir salon ve bölgenin siyasi önde gelenleri, akil adamları, gençler, kadınlar…
Labels:
Çözüm Süreci
,
Gündem
,
Konuk Yazar
,
Mustafa Ekici
,
Sonsuz Ark
,
Zaman'ın Uçları'ndan
SA1114/KY9-NK44: Bugünkü Durum...
"Şu anda
kendimi kandırılmaya hazır bir kanser hastası olarak görüyorum, ne garip... "
Bugün
bir parça daha iyi başladım güne, ama moralim çok iyi değil, sanki kanser bir
yerde sıkı bir şekilde saklanmıştı da şimdi bazı işaretlerle gitmediğini ve
hatta her an yeniden beni ziyaret edeceğini belli etmek için elinden geleni
yapıyor...
Dr.
Şükran'ın o güzel vurgusuyla söylediği gibi "Yapcak bi şey yok"
galiba... ne kadarsa ömrümüz böyle yaşamaya devam edeceğiz herhalde...
Üç gün
önce İHH'dan Başkan Bülent Yıldırım ve İzzet Şahin'in Suriye'de nihayet
bulabildikleri Adem ve Hamit'in ilk görüntülerini gözyaşları ile izledim,
eminim birçok kişi de aynı şekilde izlemiştir. O kadar sevindim ki her işi
bırakıp twitter'dan durmadan #teşekkürlerİHH twiti attım, binlerce insan aynı
anda aynı sevinci paylaşıyorduk ve bir anda #teşekkürlerİHH TT oluverdi...harika
bir duyguydu.
Labels:
Konuk Yazar
,
Neşe Kutlutaş
,
Sonsuz Ark
,
Tiffany'de Kahvaltı
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)


















