26 Ocak 2015 Pazartesi

SA1115/KY20-MEK9: Biji Serok Ahmet

           "Kürt yiğitlerle, Zaza yiğitlerle birlikte burada zılgıt çekmekten feci mutluyum!"

Ahmet Davutoğlu, Başbakan, Ak Parti Genel Başkanı  
Diyarbakır İl Kongresi, Ocak 2015
Diyarbakır’dayız.

Bilindik ve algılarımıza yüklenmiş bütün o Diyarbakır görüntülerinden uzak.

Diyarbakır denince aklımıza gelsin diye uzun uzun işlenmiş bütün kriminal, terör, şiddet, kontrolsüz sokaklar ve abartılı güvenlik önlemlerinden epeyce uzakta, makul düzeyde heyecanlı bir kitlenin doldurduğu büyük stadyumda, Ak Parti il kongresindeyiz.

Hemen bütün parti kongrelerinde gördüğümüz düzeyin ne altında ne üstünde, rengarenk insan manzaraları, makul düzeyde süslenmiş bir salon ve bölgenin siyasi önde gelenleri, akil adamları, gençler, kadınlar…

Salona ilk hitap eden siyasi; Gıda ve Hayvancılık bakanı Mehdi Eker Bey, şair kişiliği ile, Kürd’e has buğulu ve duygulu sesiyle, şiir tadında konuştu.

Uzun uzun kardeşlik, Dicle, Fırat, Bölge, Ortadoğu ve diğer bölgesel dinamiklerden söz etti.

Kısa bir süre sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu anons edildi.

Salonda belirgin düzeyde artan bir heyecan, yüksek bir hüsnü Kabul, candan tezahüratlar...

Salonda alışık olmadığımız bir şey var;

Meşhur Kiziroğlu Mustafa Bey şarkısı Kürtçe olarak okunuyor.

Kendisi bir Zaza olan sanatçı Züleyha’nın seslendirdiği Kürtçe parça salona ayrı bir heyecan katıyor.

Başbakan Davutoğlu konuşmasına Diyarbekir’in neye tekabül ettiğini ifade ederek başladı. Dostluk ve kardeşlik, ortak bir tarih bilinci ve tarihdaşlık, İslam’ı merkeze alan bir toplumsal bilinç üzerine kurarak;

Artuklular, Mervaniler, Sezai Karakoç gibi simge bir isim ve diğer İslami simgeler; Ertuğrul, Selahaddin Eyyubi ve diğerleri.

Sonra Başbakan Davutoğlu Kürtçe sözcükler ile devam ediyor, "Hebuna we Hebuna meye (varlığınız varlığımızdır)" diyor, "(Hun xer hatıne, ser seran ser çawan hatıne), "Kürt yiğitlerle, Zaza yiğitlerle birlikte burada zılgıt çekmekten feci mutluyum" diyor.

***

Çözüm Süreci' Konjonktürel Bir Süreç Değildir.

Konuşmasının bir yerinde, sözü çözüm sürecine giriyor Sn. Başbakan, 2013’de Öcalan’ın yaptığı Nevruz açıklamasına göndermede bulundu: 

‘O dönemde yaptığım konuşma ile Nevruz mesajını teyit ettim. Bütün komplolara, bütün boşa çıkarma girişimlerine rağmen burada ilan ediyorum; çözüm süreci konjonktürel bir süreç değil, bu milletin istikbalidir, çözüm süreci milletin malıdır, Milletin kararıdır. Kürt gençler ve Türk Gençler dağlarda karşı karşıya gelmesinler, barış sofralarında karşılıklı otursunlar diye var barış süreci. Her defasında sabote edilen bu süreç en son Kobani ve Cizre olayları ile yeniden engellenmek istendi, Kobani bahane edilerek, sanki bu ülke Kobani`ye bigane kalabilirmiş gibi bir tezviratla onlarca vatandaşımız katledildi. Ama biz Kobani’den 3 gün içinde yüz altmış bin insanımızı içeri aldık, çünkü Kobani bize tarihin bir emanetidir. Kobani`ye, orada yaşayanlara selam olsun, biz Kobani`yi Bayır Bucak’tan, Halep’ten asla ayırmadık, ayırmayacağız."

***

Çözüm Sürecinin Üç Dinamiği

"Çözüm sürecinin üç dinamiği var" dedi Başbakan, 'Stratejik Derinlik' kitabında vaz ettiği, sınırları topraklarda değil, gönüllere, zihinlere kurulu, bir neslin kanını coşturan bu kadim vatan fikrini heyecanlı kitleye açtıkça, kitleden umulmadık bir destek geliyor. Birden sınır aşan sloganlar geliyor, konuşma Türkiye`den çıkıp Suriye`ye, Irak`a, Kudüs`e, Halep`e evriliveriyor.

Başbakanın üç dinamik dediği;

Tarihdaşlık;
Eşit vatandaşlık,
Kardeş/ yeni bir Ortadoğu.

Bu üç dinamiğin her biri adeta Hoca’nın zihninin içini resmeder.

Tarihdaşlık derken, Türk baasçıları ve Kürt baasçılarının soy kütüklerini ısrarla İslâm öncesi tarihlere görtürmelerine vurgu yaptı. Ama dedi Davutoğlu ‘Bu milletin mayası Tevhid’dir, Türkün de Kürd’ün de mayası tevhiddir’ diyerek büyük ortaklaşmalara ufuk açtı.

Eşit vatandaşlık derken, modern anlamda bir demokratik standarttan bahsetti, ve ‘Fırsat bulursam güzel kürtçemizi de öğrenmeye çalışacağım’ diyerek salonun gönlünü fetheden şirin ve kırık Kürtçe sözcükler sıralıyor: ‘Hebuna we hebuna meye’

Ve Ortadoğu... Bitmez derdimiz, aşkımız, yüreğimizi yakan bütün acıların temerküz ettiği coğrafyalar; Ortadoğu'yu daha çok ortaklaştırarak, daha çok kardeş kılarak, daha çok birleştirerek çıkacağız bu yarmadan. Ortadoğu’nun dostluğu; kürdü, arabı, şiiyi, sünniyi sorun değil dost kılacak işin adıdır.

***

Serok Ahmed Davutoğlu

Salondaki heyecan, konuşmanın sonlarına doğru yükseldikçe yükseliyor ve salon işin adını koyuyor;

İki ayrı ve birbirini bütünleyen slogan ile:

Ümmetin oğlu...
Ahmet Davutoğlu...
Bıji Serok Ahmet!
Fazla söze gerek yok.
Millet Müslümanca ve Kürtçe işin adını koymuştur:
Ümmetin oğlu Ahmet Davutoğlu...
Biji Serok Ahmet!


Mustafa Ekici, 25.01.2015, Sonsuz Ark, Konuk Yazar 


Seçkin Deniz Twitter Akışı