8 Mart 2020 Pazar

SA8415/SD1634: ABD Donanması'nın Yaşlı Sealift Filosu, Amerika'nın Avrasya'daki Yeni Savaşını Nasıl Kaybedebilir?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Georgetown Üniversitesi Güvenlik Araştırmaları Programı eski Direktör Yardımcısı, savunma harcamalarının stratejik, ekonomik ve ticari sonuçlarına yönelik araştırmalar yapan, ABD savaş sanayi devlerinden Boeing, Lockheed Martin, Raytheon ve United Technologies gibi şirketlerden fon alan Lexington Enstitüsü'nün Baş İşletme Sorumlusu ve Kaynak İştirakler Genel Müdürü Loren Thompson'a aittir ve ABD donanmasının uzak mesafelere ağır askerî araç taşıyan Sealift gemilerinin yetersizliğine odaklanmaktadır. Analiz, ABD'nin hemen her alanda yaşadığı finansal kaynaklı çöküşün detaylarını vermesi açısından önemlidir ve savaş endüstrisi tarafından fonlanmıştır. Türkiye'nin Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi TCG ANADOLU gibi, her türlü savaş gemisine yaptığı yatırım bu anlamda ABD ve Rusya'ya karşı bir avantaja dönüşmektedir. (Lütfen,  10 Mart 2020 tarihli 'SA8418/SD1636: ABD Donanması'nın Üç Büyük Fikirsel Zorluğu' başlıklı yayınımızı okuyunuz)
Seçkin Deniz, 08.03.2020


How The U.S. Navy’s Aging Sealift Fleet Could Lose America’s Next War In Eurasia

ABD tarihinin çoğunda, Amerika'yı Avrupa ve Asya'dan ayıran geniş okyanuslar, ülkeyi yabancı düşmanların saldırısına karşı korudu. Bugün, bu okyanuslar bir avantaj kadar engeldir de. Amerika ordusu defalarca denizaşırı rakipleri yenmek için göreve çağrıldı ve savaşa girerken her zaman büyük bir lojistik zorluk yaşadı.

Askeri mekanizmanın sadece bir kısmının ileriye yerleştirilmesi, planlamacıların yenilgiyi önlemek için peyderpey uzak savaş bölgelerine asker ve ekipman yerleştirmesinin bir yolu olmalıdır. Amerika'nın düşmanları genellikle ülkelerine yakın savaşırken, ABD kuvvetleri ihtiyaç duydukları her şeyi binlerce milden fazla uzaktan taşımak zorundadır.

SA8414/KY69-EY520: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


7 Mart 2020 Cumartesi

SA8413/SD1633: ABD-Avrupa Ayrışmasına Karşı 'Eisenhower Operasyonu'

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız, Berlin Politika Dergisi, Mart-Nisan 2020 sayısında yer alacak olan analiz, ABD Dışişleri Bakanlığı'nda Politika Planlama Personeli olarak Rusya/Ukrayna portföyünü (2014-2016 yılları arasında) yöneten Amerika Katolik Üniversitesi tarih profesörü 'Michael Kimmage'a aittir ve Trump sonrası bozulan ABD-Avrupa ilişkilerine odaklanmaktadır. Atlantikçi bir perspektife sahip olan Analiz'in, Batı'nın toplu çöküşünden kaçınmak isteyen Trump liderliğindeki ABD'nin Avrupa'dan kopuşunun tarihsel altyapısına odaklanarak -Avrupa'ya belirsiz bir bağlılık ve Avrupa'nın ABD'nin ekonomik ve stratejik çıkarları karşısındaki yeri konusunda netlik eksikliği, Avrupa ile ilişkilerin kolayca kurban edilebileceği Amerikan siyasetindeki aşırı partizanlık ve Atlantik ötesi ilişkinin kültürel temelinin dönüştürülmesi- eski argümanların artık işe yaramadığını tespit etmesi, Avrupalılara Demokrat ya da Cumhuriyetçi olduklarına bakılmaksızın 'Muhafazakarlar'a ulaşmalarını ve ABD-Avrupa birlikteliğinin sürmesi için çaba sarf etmelerini önermesi Avrupa kibri için ciddi bir hakaret sayılabilir. Anlaşılacağı üzere, Batı bütünlüğünü kaybetmiştir ve 1945 sonrası NATO ve Marshall Fonu ile ABD'nin üstlendiği 'Satanist Hegamonik Rol' sona ermiştir. Türkiye, Erdoğan liderliğindeki halkın ve vatansever güvenlik güçlerinin durdurduğu 15 Temmuz 2016 ABD-AB-NATO askeri darbesi sonrası Batı karşısında elde ettiği psikolojik, sosyolojik, ekonomik, politik ve stratejik üstünlüğünü koruyarak ve Rusya ile Suriye ve Libya gibi sorun alanlarında (27-28 Şubat 2020'de başlayan Bahar Kalkanı Harekatı sonrası, 5 Mart 2020'de Moskova'da Erdoğan ve Putin tarafından imzalanan İdlib Ateşkesi mutabakatı gibi) herhangi bir somut çatışma/savaş üretilmesine fırsat vermeden Dünya'nın geleceğini kurgulamaya devam etmelidir. Bahar Kalkanı Harekâtı'nın başlamasına neden olan Esat Rejiminin saldırıları karşısında Türkiye tarafından test edilen ABD-AB-NATO ittifakı Türkiye'ye istediği desteği vermeyerek bu testten başarısızlıkla çıkmış ve küresel anlamda müttefiklik kavramının çürüdüğünü kanıtlamıştır.
Seçkin Deniz, 07.03.2020

Operation Eisenhower
"Avrupa hala Atlantik ötesi ilişkinin etrafında dönebilir; ancak Donald Trump'ın zihninin arka planındaki tarihsel kalıpları tanıması ve ABD'ye yaklaşımını yeniden düşünmesi gerekiyor."

Donald Trump'ın 2016 yılında seçilmesinden bu yana, transatlantik ilişki ciddi şekilde sarsıldı. 1945 yılına dayanan diplomatik ve güvenlik yapıları aniden çökme tehlikesi yaşıyor.

SA8412/KY69-EY519: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


6 Mart 2020 Cuma

SA8411/TG281: ABD'nin Rejim Değiştirme Operasyonları'nın Başarısızlığı-II

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Cato Entstitüsü analisti Benjamin Denison'a aittir ve ABD'nin ikinci dünya savaşı sonrası rejim değişikliği operasyonlarına duyulmakta olan güvenin yanlış olduğunu göstermek için akademik literatür incelenmesine odaklanmaktadır. Analiz'in hemen her cümlesi ABD'nin dünyanın hemen her ülkesi için kurduğu 'özel' komploların 'kesin birer gerçek' olarak tanımlanışını görmemizi sağlamaktadır. Analist, "Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana, hemen hemen her (ABD) başkanlık yönetiminin, büyük ölçüde demokrasiyi genişletme ve yayma üzerine kurulu olan bir dış politikası bulunmaktadır." derken dünyanın bütün masum insanlarının çektiği acıların kaynağının ABD olduğunu göstermekte ve somut örnekler verirken, 15 Temmuz 2016'da terör örgütü FETÖ üyesi askerler eliyle yaptırmaya çalıştığı son askerî darbeden bahsetmekten 'başka yerlerde' diyerek bilinçli bir şekilde kaçınmaktadır: "ABD, Panama, Haiti, Sırbistan, Afganistan, Irak, Libya ve başka yerlerde yeni rejimler getirmek adına güç kullanmaya istekli olduğunu göstermiştir. Yerli rejimleri devirmek ve ülkelerin başına yeni liderler yerleştirmek amacıyla, silahlı kuvvetlerin ya da güç tehdidinin kullanımı da dâhil olmak üzere rejim değişikliği operasyonu savunuculuğu yapanlar, bu yöntemi, Amerikan güvenliğinin ve dış politika çıkarlarının artırılmasına yönelik hayati bir araç olarak görmektedir. Halkına karşı daha sorumlu olan demokratik rejimlerin Amerikan güvenliğine zarar verme ihtimali daha düşüktür." Türkiye ABD'nin rejim değişikliği operasyonlarının başarısız olabileceğini gösteren tek büyük örnek olarak Dünya tarihine geçerken, Venezüela da bu temel örnekle direnebilmiştir; ancak Sudan'daki askerî darbe geleneksel darbelere göre askıda kalsa da yapılmıştır. "Rejim değişikliği, Amerikan dış politikası tarafından kullanılan değerli bir araçsa, bu tür görevlerin spesifik ve olumlu hedeflere ulaşabileceğine dair daha fazla kanıt olmalıdır. Ne yazık ki, akademik literatürün gözden geçirilmesi bu hedeflere nadiren ulaşılabilindiğini göstermektedir" diyen Benjamin Denison başka halkların yaşama haklarına sahip çıkmaktan ziyade başarısız darbe girişimleri serisinin devam edebilme ihtimalinin yüksek oluşundan dolayı endişelenmektedir ve kendince izlenmesi gereken yolu şöyle tarif etmektedir: "Silah zoruyla rejim inşası, uygun bir strateji uygulanması ve yerel halkın yeni lideri Amerikan menfaatlerine hizmet eden biri olarak görmemesi durumunda; diğer bir deyişle ve paradoksal olarak- sadece, rejim değişikliği müdahalenin birincil hedefi olmadığında başarılı bir şekilde sonuçlanabilir." 17 Temmuz 2018 Salı günü yayınladığımız 'Distopya'dan Çıkış; 15 Temmuz'un Stratejik Değeri ve Tehditlerle Mücadele Etme Bilinci' başlıklı analizde, aşağıdaki analizde de itiraf edildiği gibi 2. Dünya Savaşı sonrası ABD-Rusya arasında sıkıştırılarak yönetilen ve her türlü terör, kaos, istikrarsızlık, iç savaş ve askerî darbelerle dizayn edilen Türkiye gerçeğinin değiştiği vurgulanmıştır: "Yeni Türkiye, yeni stratejilerle güçlenmedikçe herhangi bir tehdit geçmiş değildir ve gelecekteki tehditlere karşı hazırlanmış sayılmaz, bizim sorumluluğumuz da bu konuda herhangi bir gaflete karşı herkesi uyarmaktır. Tehditlerle mücadele bilincinin devlet eliyle eksiksiz bir şekilde tasarlanması ve hazırlanacak programların titizlikle uygulanması sağlanmalıdır."  Yine 5 Haziran 2018 Salı günü yayınladığımız 'Türkiye'nin Taarruz Stratejisi Amerika'yı Tutarlı Olmaya Zorluyor' başlıklı analizde, ABD'nin rejim değişikliği operasyonlarına karşı mücadele eden Türkiye'nin yeni pozisyonu değerlendirilmiştir: "Türkiye'nin saldırı-taarruz stratejisi, dünyanın geri kalan tüm ülkeleri tarafından dikkatle izlenmiş ve gelinen noktada bir cesaret örneği olarak, Avrupa Birliği gibi ABD'nin tüm stratejilerine koşulsuz uymak zorunda kalan ülkelerde ABD karşıtı söylemlere temel oluşturmuştur."  ABD'nin gücünü kaybetmekte olduğu günümüzde bu tür sorgulamalar da ayrıca bu dönemin birer belgeleri olarak tarihe geçecektir. (Lütfen, masonik-satanist çetelerin kontrolündeki ABD'nin ürettiği Küresel Distopya'dan çıkış için yayınlanmış olan Distopya'dan Çıkış etiketli yayınlarımıza bakınız.)
Seçkin Deniz, 06.03.2020


The More Things Change, the More They Stay the Same: The Failure of Regime‐Change Operations-II
Ne Kadar Fazla Değişim Olursa, O Kadar Fazla Şey Değişmez Kalır: Rejim Değiştirme Operasyonlarının Başarısızlığı

Gizliye Karşı Açık

Rejim değişikliğine yönelik daha az kaba kuvvet içeren yaklaşımların kaynak yoğunluklu seçeneklerden daha başarılı olması mümkündür. Örneğin istihbarat operasyonları ve seçim müdahalesi yoluyla gizli rejim değişikliği girişimleri, açık bir şekilde gerçekleşen silahlı müdahalelerden daha etkili olabilir. Ancak ne yazık ki, son araştırmalar bunun tersini doğrulamaktadır.

SA8410/KY13-AO343: Suriye'de ABD-Rusya'nın Hesapları ve Rusya ile İdlip'te Ateşkes Anlaşması

"Her iki emperyal blok da, sünni özelliklere sahip Erdoğan iktidarının o nedenle 'Laik Sünnilik'ten, 'Radikal Sünniliğe' kadar geniş bir alanda etkili olabileceğini düşünüyor ve bu durumu her tür 'Sünni Yayılmacılık' için toparlayıcı bir anahtar olarak görüyor."

"Görelim Mevlâ neyler,
Neylerse güzel eyler."

Rusya ile İdlip konusunda anlaşma, uzlaşma olabilecek mi? 
Günlerdir merak edilen bu konu hakkında birkaç şey söylemek istiyorum;

Gerek AB(D), gerekse Rusya Erdoğan iktidarını Atatürk Türkiye’sinin dokularıyla uzlaşabilen ancak 'İslâmcı' özelliğini önceleyen bir iktidar olarak görüyor.

SA8409/KY69-EY518: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


5 Mart 2020 Perşembe

SA8408/SD1632: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 553 (06-10 Nisan 2019)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, her günün tweetlerini aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Nisan 2019)  (Nisan 2019: 5.941  Tweet+Önceki Toplam: 357.811+5.941 = 363.752 Tweet

06 Nisan 2019
RT @trthaber: 601 şüpheli parmak izinden tespit edildi.

Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığına bağlı Parmak İzi İnceleme Timi, 2017'den bu y…

SA8407/KY69-EY517: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


4 Mart 2020 Çarşamba

SA8406/Sonsuz Ark-DD5: Hizbullah'ın ilk Genel Sekreteri Subhi al-Tufeyli: "Hizbullah İsrail İçin Pratik Bir Araç"

"Suriye'ye savaşmaya giden Hizbullah mensupları cehenneme gidecek"



Hizbullah'ın ilk Genel Sekreteri Subhi al-Tufeyli, örgüte yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Tufeyli, Lübnan'da yayın yapan MTV televizyonunda katıldığı bir programda, "Suriye'ye savaşmaya giden Hizbullah mesuplarının cehenneme gideceğini, çünkü Müslümanların katledilmesine ortak olduklarını" söyledi.

SA8405/Sonsuz Ark-YD195: Göbek Bağının Hemen Kesilmesi Olumsuz Sonuçlar Doğuruyor

"Doğum sırasında, bebeğin kanının ortalama üçte biri plasentada bulunur. Eğer göbek bağının kesilmesi çabucak yapılırsa, bu önemli miktarda kan plasentada kalıp çöpe gider. Fakat eğer kesme işlemi en az üç dakika sonraya bırakılırsa (ki bu süreyi bebek yabancı eller tarafından giydirilmeye çalışılarak değil, annesinin vücut sıcaklığını tensel temas ile alarak geçirmelidir), plasentadaki kanın büyük bölümü çocuğa aktarılabilir."


İsveç Uppsala Üniversitesi araştırmacıları tarafından Nepal’de yapılan bir araştırmada, yeni doğan bebeğin göbek bağının kesilmesi (klempleme/klampaj) geciktirildiğinde, 6 aya kadar demir eksikliğinin önüne geçilebildiği ortaya kondu. Çalışmanın ayrıntıları JAMA Pediatrics dergisinde yayımlandı.

SA8404/KY69-EY516: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


3 Mart 2020 Salı

SA8403/SD1631: Distopya'dan Çıkış; Türkiye'nin 'Hard Power' Dış Politikası, Yankıları ve Bahar Kalkanı Harekâtı

"ABD, Avrupa Birliği ve Rusya, 'Bağımsız Politikalar' uygulamamızı ve Türkiye'nin çıkarlarını korumamızı istemiyorlar."




Rusya, hiç ara vermediği ancak Şubat 2020 sonlarına doğru arttırdığı vahşi saldırılarda katil Esat rejimine destek vererek İdlib'de sivilleri katletti ve yüz binlerce insanı Türkiye'ye doğru sürdü. Türkiye, ısrarla Astana-Soçi süreçlerini ve varılan mutabakatları hatırlatarak bu katliamın durdurulmasını istedi. Putin ve Hamaney Türkiye'nin uyarılarını umursamadı. 

SA8402/SD1630: "onlar şoklanmış tanrı edindiklerinde" /03.10.2004/ 257. patika



...kendilerine tapanları tanır mısınız, bilmem...
...hani, hep kendi minik bireysel hedefleri vardır...
...en iyi, en bağımsız, en güçlü, en bilgili velhasıl 'bilumum en' olacaklardır...
...vakitleri varken ve akılları, kendilerince kendileri tarafından yönlendirilmişken,o kadar kuralsız ve o kadar katı fikirli olurlar ki...
...kendileri dışında mevcut olan herkes, her şey, onlara göre mertebe zaafı yaşamaktadır...
...küçümserler...
...özellikle inançlara dair tüm argümanları 'istihzâ' ile terennüm ederler...
...kendi oyuncakçılık dayanaklarına alet ederler...
...ve hele kendileri, kendi tanrılarını yaratınca -o tanrı onların oyuncağıdır zaten- onlardan huzurlusu yoktur...
...üstelik o tanrı'yı arkadaş edinirler, diledikleri zaman onu kovar, yalnızlıklarından sıkıldıkları zaman onu çağırırlar -azcık deli saçması aldanmışlığı ve serabı yani-...

SA8401/SD1629: Pentagon Muhasebe Kayıtlarında 35 Trilyon Dolarlık Kara Delik

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Bloomberg News savunma muhabiri Anthony Capaccio'ya aittir ve ABD Savunma Bakanlığı (DoD) Pentagon'un muhasebe kayıtlarındaki tutarsızlıklara odaklanmaktadır. Anthony Capaccio'ya göre, "Pentagon, 2018'de ilk denetiminde başarısız oldu, sonra geçen yıl yine, 2,7 trilyon dolarlık varlığı ve 2,6 trilyon dolarlık borcu incelediğinde başarısız olduğunu kabul etti."  Pentagon'un genel müfettiş sözcüsü Dwrena Allen'in "DoD'ın düzeltme ihtiyacını veya miktarını destekleyecek belgelere sahip olmadan muhasebe kayıtlarında ayarlamalar yaptığı anlamına geliyor" şeklindeki açıklamalarına yer veren Anthony Capaccio, Pentagon'un çöken Amerikan ekonomisi için nasıl büyük bir karadeliğe dönüştüğünü şu şekilde tasvir ediyor: "Hava saldırıları, asker konuşlandırmaları, cinsel saldırı istatistikleri veya büyük silah programları ile karşılaştırıldığında kamuoyunun dikkatini çekmesine rağmen, Pentagon'un mali beyanının güvenilirliği, ordunun ihtiyari harcamaların yarısından fazlasını aldığını düşünerek kaynaklarını ne kadar etkili bir şekilde yönettiğinin bir göstergesidir." Analiz Amerikan halkının vergilerinin silah-savunma sanayi şirketleri tarafından nasıl 'çalındığını' kanıtlamaktadır.
Seçkin Deniz, 03.03.2020

Pentagon Racks Up $35 Trillion in Accounting Changes in One Year
  • Para, hesaplar arasında hareket ettikçe iki veya üç katına çıkıyor.
  • Düzenlemeler Savunma Bakanlığı sistemlerindeki zayıflığın altını çiziyor.
Pentagon, geçen yıl sadece 35 trilyon dolarlık muhasebe düzenlemeleri yaptı; bu toplam ABD ekonomisinin tamamından daha büyük ve Savunma Bakanlığı'nın kitaplarını dengelemede devam eden zorluğunun altını çiziyor.

2 Mart 2020 Pazartesi

SA8400/SD1628: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 22

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Batı'dan bize doğru akan her bir akıntı, maalesef devleti idare eden yetkililerin büyük bir kaygı ile 'doğru ve iyi' şeyler olarak tanımladıkları çoğunlukla insan zihninin safralarından ibaret olan 'yanlış ve kötü' şeylerle doluydu."


Türkiye insanının yaşadıklarını dünyanın, özellikle Avrupa ülkeleri ile ABD'nin yaşadıklarından bağımsız düşünmek mümkün değildi. Dünyanın geri kalanı ile çok fazla benzer olmayan bu çalkantılı dönemde Batı ile iki yüzyıldan fazla bir süredir entegre olmuş zihnimizin sağlıklı bir şekilde işlemesini beklemek de doğru değildi. 

SA8399/KY13-AO342: Bahar Kalkanı Harekâtı ve İran'ın Körlüğü

"Süper güçlerin ve siyonistlerin planlarına çomak sokmak Anadolu’ya sıkışmış ve her tür hainlikle karşılaşmış olan ülkemize kalmıştır."


Türkiye’nin 1 Mart 2020'de başlayan Suriye İdlib/ Bahar Kalkanı Harekâtı sadece Suriye’nin değil, İran’ın da bütünlüğünü, hatta bölgemizdeki devletlerin bütünlüğünü de korumaya yöneliktir. İran devleti bu açık durumu göremeyecek kadar kör..


Eğer Suriye’de Esed rejimi kalırsa Suriye’nin bölünmesi tıpkı Irak gibi kaçınılmaz olacaktır. Sonrasında ise sadece Türkiye değil İran da bölünmeyle karşı karşıya kalacaktır.

SA8398/KY69-EY515: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


1 Mart 2020 Pazar

SA8397/SD1627: İsrail ve Hamas Gizli İlişkilerini Halka Açmalı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Kudüs İbrani Üniversitesi Leonard Davis Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde doktora sonrası araştırmacı, İsrail Bölgesel Dış Politikalar Enstitüsü - Mitvim İsrail-Filistin Barışçılığı Programı Direktörü Lior Lehrs'a aittir ve İsrail'in Hamas'la yürüttüğü gizli ilişkilerin amacına ve muhtevasına odaklanmaktadır. Analiz, İsrail hükümetlerinin Batı Şeria'daki FKÖ yönetimi ile Gazze Şeridi'ndeki Hamas'ın ayrık ve karşıt kalmasını istediğini ve böylece Batı Şeria dahil diğer alanlarda işgal bölgelerini genişletmeyi başardıklarını görmemizi sağlamaktadır. 23 Şubat 2020 tarihli bir habere göre, "İsrail eski Genelkurmay Başkanı Avigdor Liberman, İsrail istihbarat servisi Mossad'ın Başkanı Yossi Cohen'in Katar'a giderek bu ülkeden abluka altındaki Gazze Şeridi'ne yaptığı maddi yardımlara devam etmesini istediğini iddia etti."  Liberman'ın 'teröristlere yardım' olarak tanımladığı Katar'ın Hamas'a yaptığı maddi yardımlar, gerçekte Netanyahu'nun Hamas ile FKÖ arasındaki bağın mümkün olduğu kadar uzun süre kopuk kalmasını sağlamak için gerekli ve şarttır; aşağıdaki analizde de görüleceği üzere Netanyahu'nun işgal planlarını gerçekleştirmek Katar'ın Hamas'a yardımlarını sürdürmesine bağlıdır: "Netanyahu Gazze ile Judea ve Samiriye arasında bölünmeyi başardı ve aslında bu iki alanda kurulacak olan bir Filistin devleti vizyonunu ezdi." Siyonist aklın tezgahında basit bir piyona dönüşen ve İran'ın açık bir kuklası haline gelen Hamas'ın Filistin için artık umut olmak gibi bir sıfata sahip olmadığı net bir şekilde görülmektedir.
Seçkin Deniz, 01.03.2020

Israel and Hamas Should Take Their Clandestine Relationship Public
"İsrail, birkaç yıldır Hamas ile sessiz, dolaylı, pragmatik bir diyalog yürütüyor. Ancak gizlilik uzun vadeli bir dış politika olamaz. İsrail halkı daha fazlasını bilmeyi hak ediyor."

İsrail Hamas'la nasıl bir ilişki kurmalı? Gazze üzerindeki egemenliği, kendisini Filistin-İsrail çatışmasının sona ermesine yönelik müzakerelerde anahtar oyuncu yapan, ancak Trump'ın Ortadoğu planında "İsrail'in yok edilmesine adanmış bir terörist grup" olarak tanımlanan bir örgütle nasıl doğrudan ilgilenmeli? Bu İsrail'in resmi duruşunu yansıtıyor mu? İsrail'in Hamas ile sessiz, dolaylı, pragmatik diyalogu nasıl anlaşılmalıdır? İsrail'in Hamas'la kamuoyu teması üzerine tabuyu kırma zamanı gelmedi mi?

SA8396/KY69-EY514: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


Seçkin Deniz Twitter Akışı