9 Şubat 2015 Pazartesi

SA1148/TG94: SwissLeaks: Banka Devi HSBC, Diktatörlerin ve Silah Tüccarlarının Kara Parasını Koruyor

"Farklı 45 ülkeden gazetecilerin yapmış olduğu takım çalışması, suçlular, kaçakçılar, vergi kaçakçıları, politikacılar ve meşhurlar adına açılmış gizli banka hesaplarını ortaya çıkardı."

Image: Tim Meko / Shutterstock
Temel Bulgular:

HSBC (İsviçre) Birleşmiş Milletler tarafından, mahkeme belgelerinde ve medyada adı silah trafiği, kanlı elmas ve rüşvetle bağlantılı olarak anılan müşterilerine hizmet vermeye devam etmiştir.

Mısır’da eski Mübarek rejimi, eski Tunus başkanı Ben Ali ve şu an Suriye başkanı olan Beşar el-Esed gibi şaibeli rejimler ile bağlantıları bulunan şahıslara HSBC tarafından hizmet verilmiştir.

İsviçre’de banka hesabı bulunan müşteriler arasında İngiltere, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Kenya, Romanya, Hindistan,  Lihtenştayn, Meksika, Lübnan, Tunus, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Zimbabve, Ruanda, Paraguay, Cibuti, Senegal, Filipinler ve Cezayir’den eski politikacılar ve aktif politikacılar yer almaktadır.  

SA1147/SD217: 1 Mart 2003 Tezkere'nin Reddi; Denklik ve Bağımsızlığa Giden Yol

Dışişleri sözcüsü Richard Boucher Oval Ofis’e girip haberi verdiği zaman Bush elindeki dosyayı yere düşürdü:
“Türkler ne yaptı dedin sen?” (The Turks have done what?)


1 Mart Tezkeresi bir milat olarak kabul edildiğinde, bağımsızlık ve denklik yolunda atılmış adımlar daha da anlam kazanmaktadır.

Bu analiz Ak Parti'nin İngiltere, ABD ve İsrail'in bir projesi olduğunu iddia edenlerin hangi projenin ürünü olduğunu soran dostlara ithaf edilmiştir.  Seçkin Deniz, 09.02.2015

Türkiye'nin Amerika ile ilişkilerinde bir denklik mücadelesi arayışı içinde olduğunu söylemek giderek daha da kolaylaşıyor. Üstelik bu arayış yaşanan taze gelişmeler dikkate alınarak değerlendirildiğinde Türkiye'nin Mart 2003'ten önce başlayan "derin ve çok boyutlu diploması savaşında" ciddi sayılabilecek kadar yol aldığını gösteriyor. 

SA1146/TG93: Amerika'nın Ortasında Bir Çin Kanalı: Grand Inter-Oceanic Canal

Çin ABD'nin Çalışma Alanları'nda aktifleşiyor. 
Sonsuz Ark, 09.02.2015


Can Chinese billionaire Wang Jing overcome fierce opposition to build a canal across Nicaragua?

Orta Amerika’dan geçecek ve dünya kargo trafik geçişi için Panama Kanalı’na rakip olacak, 50 Milyar $ değerinde ve Büyük Okyanuslararası Kanal (Grand Inter-Oceanic Canal) adını taşıyacak bir kanal planı, Çinli bir milyarder tarafından gerçekleştirilecek. Nikaragua’da bulunan bazı çevreler ise bu planı durdurmak için hayatlarının mücadelesini vermeye hazırlanıyor. 

Bahsi geçen kanal güzergâhında büyükbaş hayvan çiftçiliği yapmakta olan Roonel Carrillo şöyle diyor: “Nikaragua kadar fakir bir ülke için bu son derece büyük bir risktir”

8 Şubat 2015 Pazar

SA1145/KY5-PT45: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ A-Nazarî Tasavvuf - Kutup ve Yardımcıları

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Kutup ve Yardımcıları

Mitolojik bir masal! Yüce Allah'ı rububiyet ve ulûhiyetten soyutlama ve felsefede "aklıevvel", Hıristiyanlıkta "kelime" ve tasavvufta "kutup" olarak adlandırılan batıl bir kuruntuya giydirmeye yönelik bir uydurma! Bu masala göre kutup ferdiyet makamına oturan en mükemmel insan yahut yeryüzünde her zaman Allah'ın nazargâhı olup bütün varlıkların işlerinin elinde meydana geldiği tek kişidir. Açık ve gizli yardımcılarıyla birlikte ruhun vücutta yayılması gibi bütün kâinatta sirayet eder, ulvi ve süfli âlem üzerine hayat ruhunu saçar. Darda kalan kişilerin kendisine sığınması ve ondan imdat istemesinden dolayı gavs olarak da adlandırılır.

SA1144/ÇY5-DÇ13: Birinci ve İkinci Dünya Savaşları'nın Gölgesinde Temizlik Sektörü/ Birinci Bölüm

"Gençlerimizin ve bizlerin Dünya'yı ve Dünya Tarihi'ni doğru okuyabilmesi ve anlayabilmesi için ülkemizde Tarih dersleri Buluşlar Tarihi, Ekonomi Tarihi ve Sosyoloji Tarihi adlı başlıklarla ayrı ayrı olarak okutulmalıdır."

Henkel - Unilever - Procter&Gamble 

Birinci ve İkinci Dünya savaşları sırasında, Sanayi Devrimi'nin etkisi ile gelişen sektörler arasında yaşanan çıkar çatışmaları sonrası firmalar kılıçlarını kuşanarak kendi aralarında büyük bir mücadelenin içine girdiler. Dünyaya ekonomik olarak egemen olmayı amaçlayan iki büyük dünya savaşında göz ardı edilen en büyük gerçek, firmalar arasında yaşanan bu mücadelelerdir. Elbette ki büyük savaşlara sebep olan diğer unsurların göz ardı edilmemesi gerekir, ancak tarihsel sürecin anlatımında bu şirketlerin rekabet mücadelesinin sıradan insanlardan saklandığı kanaatindeyim.

7 Şubat 2015 Cumartesi

SA1143/SD216: "içteki direnç merkezleri" /24.07.2006/ 522. patika

...insanın içinde emiş gücü yüksek direnç merkezleri olmasa...
...insan bütün sıkıntılarını başından nasıl savabilir ki?...
...başının içine girmiş olan her şey, orada direnç merkezlerini hırpalar durur...
...didikler gelmişini, geçmişini...
...portatif tabureler üstünde kalakalmış bir aklın, sıkıntıdan zihinlerinin duvarlarını tekmelediğini duyar insanlar...
...sebzeliklerden düşen giyinik bir sarmısak tanesi bile, çok kötü kokar o vakitlerde...
...insanların, insana, bilerek veya bilmeyerek verdiklerine bir bak...

6 Şubat 2015 Cuma

SA1142/TG92: Breaking the Silence - Sessizliği Kırmak: İsrailli Askerlerin İtirafları/ El-Halil 2001-2004/14. Bölüm

     “Bizimle gönül birliği bulunan, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te Eylül 2000 tarihinden itibaren görev yapmış askerlerin itiraflarını topluyor ve yayınlıyoruz.” 
Taciz, Yağma, Aşağılama, Dayak, İşkence, Öldürme, Yaralama, Sûikastler, Özel Mülklere Verilen Zararlar…

“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”

Askerler görev başında başlarından geçenleri anlatıyor:

Bir defasında, devriye görevimiz sırasında müfreze komutanımız, ben ve diğer iki askerden, polisin bir Filistinlinin evini aramasına eşlik etmemiz istenmişti. Uyuşturucu arıyorlardı. Bu evin içinde uyuşturucu bulunduğuna dair bazı ihbarlar alınmıştı, biz de evin içerisinde ve dışarıyı kollayarak polise eşlik ettik. X ve ben eve girdik, ben bir şahsa ait odada uyuşturucu arayan bir polisle beraberdim.

SA1141/SD215: Para ve USD

"Para'nın Seyri, bu zamanda Dolar'ın Seyri demektir."


Para büyük bir güç, bazılarına göre "Tanrı" olmanın vazgeçilmezi; ama "Tanrı" değil.

Para'dan bahsetmek zordur. Para'nın yerel ve küresel bir enstrüman olarak itibârının resmini çizmek, onu ve mâceralarını gözlenebilir/ anlaşılabilir hâle getirmek -neredeyse-insana, toplumlara, ülkelere, dinlere, geleneklere, ticarete ve bilime dâir her türlü bilgiye vâkıf olmayı gerektiriyor. Hiçbir abartı içermiyor bu değerlendirme.

Para'yı kullanan insanın parayla ilgili tüm iç hesaplarını kendi psikolojik tabanı üzerinde yaptığını biliyoruz -zaten bu nedenle parayla ilgilenen ve paranın işleyişinden kazanç elde eden kurum ve kuruluşlar, reklamları önemsiyor, insanları etkileyici ayrıntıları özenle seçiyor-. 

SA1140/KY9-NK46: Dr. House...

Dr. House


Evet, karar verdim Türkiye'de Dr. House'a benzer bir doktor varsa, benim o doktoru bulmam lazım; İngiliz artist Hugh Laurie'nin canlandırdığı Dr. House son derece kaprisli, son derece hırçın, agresif ve bir o kadar da idealist bir doktor.

Ve sebebi bilinemeyen hastalıkları o zehir gibi kafasıyla son anda da olsa çözmeye başarıyor.

Sanırım bir doktor için en mükemmel dizilerden birisi Dr. House.

SA1139/TG91: Bir Neocon- Brookings Analizi: İsrail ve Değişen Orta Doğu I

Sonsuz Ark'ın Notu:
İsrail'e ve İsrail ile birlikte ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, Çin, Suudi Hanedanı ve  Katar dışındaki Körfez Emirlikleri'nin birlikte çalışmasıyla kan gölüne dönen Orta Doğu'ya dair neocon bir perspektifle yapılan aşağıdaki çeviri (analiz), İsrail, Türkiye ve Orta Doğu'ya yönelik gelecek projeksiyonları için önemli neocon ipuçları içermektedir. 
Seçkin Deniz, 06.02.2015


İsrail’in Orta Doğu ortamındaki ilişkilerinde karmaşa ve belirsizlik hâkimdir. İsrail’in milli güvenlik gündemini Arap ve Müslüman dünyadan kendisine yönelen düşmanlık belirler. Geçen 66 yıllık süre zarfında İsrail, iki Arap komşusuyla barış tesis etmek ve birkaç Arap devleti ile normale yakın ilişkiler kurma noktasında Arap düşmanlığı ile örülmüş duvarı yıkmayı başarmıştır. Fakat Arap-İsrail çatışması ve özelde Filistin meselesi hala varlığını korumakta ve bu çatışmaya güçlü ve kararlı bir muhalif olan İran da dâhil olmuş bulunmaktadır.

Ülkenin kimliği, bölgedeki yeri ve sahip olduğu rol, Batı Şeria’nın geleceği ile ilgili daha özel meseleler ve İsrail’in Filistinliler ile arasındaki ilişkiler üzerine süre gelen tartışmalar, İsrail’in politikalarını ve ulusal söylemini belirleyen faktörlerdir. 2015 Mart ayında gerçekleşecek olan İsrail seçimleri öncelikli olarak temel sorunlara yönelik bir referandum olarak görülmektedir.

5 Şubat 2015 Perşembe

SA1138/KY23-NN6: Nehir Nil Mısır'da: Ölüler Şehri Luksor, Nil Gezisi ve Aswan

"Seyahât etmenin bana kazandırdığı en büyük nimet, empati kurabilmek ve Allah'ın 'Rahman' sıfatını daha iyi anlamış olmak."

 Abu Simbel

Necip Mahfuz'un güzel bir sözü vardır, 'Korku ölümü değil, yaşamayı engeller' diye.. İnsanoğlu hayatı boyunca uğraştığı korkuların belki de en derini, ölüm korkusudur. Bu yüzden binlerce yıldır hangi inanca mensup olurlarsa olsunlar, 'diğer taraf' korkusuyla ölüme hep bir hazırlık içinde olmuşlardır, hayata olan bağlılıklarını bu ölüm korkusu gölgelemiştir.

İbadetler ve dualar, o beklenen anın ve sonrasının sorunsuz atlatılması için yapılagelmiştir. Ölümü gerçek bir son olarak gören en kıdemli ateistin bile, içinde ölüm ve sonrasının tasasının olduğuna eminim. Çünkü vücudun bir ceset kimliğine büründüğü andan itibaren kapanan hayat kapısının ardındaki olası sürpriz, en inançsız insan için bile bir soru işaretidir.

SA1137/KY1-CÇ98: Hayıflanma

"gergin vakitlere erdik 
hayıflanacak ne var"


gecenin en ücra noktasında
rüzgârları soymak için
balkonlara tüneyen yıldızlar gördüm
bardak kırmacasına
yenilenirken akitler
***
saklanırdı içimde hayret 
içimin kelimelerinde ölümü çağıran kim

4 Şubat 2015 Çarşamba

SA1136/SD214: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 41 (16-20 Şubat 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)


16-20 Şubat 2012  (620 Tweet)

20 Şubat 2012
17177. @ertugrul_aydin bu tür adamlara özel uzun ömür veriyor Allah...

20 Şubat 2012
17176. gece... bir eski koku sinmişti bu gece sesine... buğuluydu gözlerin...söyler misin gece... bu hüzünlü hece?

20 Şubat 2012
17175. @ertugrul_aydin hala yaşıyor mu o?

20 Şubat 2012
17174. @ahboyraz şu an Hakan Fidan neden hedefte ise İran o yüzden hedefte...

SA1135/KY5-PT44: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ A-Nazarî Tasavvuf- Keramet Çeşitleri

 بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim

“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür. 

***

Keramet Çeşitleri:

Ölüleri diriltmek 

Abdurrauf el-Münavî, el-Kevakibu'd-Dürriyye kitabında tasavvufçuların üç türlü kerameti olduğunu söyledikten sonra Ölüleri diriltme kerametlerini şöyle anlatır: 

Kerametlerin en üstünü budur. Buna örnek olarak şu kerametleri gösterebiliriz. Ebu Ubeydillah el-Yusri savaşa gitmiş, ama yanındaki biniti ölmüş, Allah'tan diriltmesini istemiş, hemen kulaklarını sallayarak hayvan kalkmıştır.

3 Şubat 2015 Salı

SA1134/SD213: Ailelerin Dramı, Bireylerin Çözülüşü; Can Çekişen Ruhlar

"Ama şimdi, konuşmasını bilmeyenler konuşmayı, düşünmesini bilmeyenler düşünmesini öğretiyorlar..."


Evlerin içinde, sokaklarda, okullarda, iş yerlerinde ve daha birçok yerde insanların arasında büyük bir çatışma var; büyük bir depremden önce yerin derinliklerinden gelen o dehşet verici uğultu gibi bir uğultu kol gezmekte bu ülkede. İnsanların diğer insanlardan duydukları sesler, hiç kimsenin isteklerini anlatmıyor; istekler karınlardan yükselemeyen seslerde kilitlenmiş; onların zıddı ulaşıyor kulaklara.

İnsanlar konuşamıyor ve anlaşamıyorlar; sürekli itiyorlar birbirlerini, incittiklerini dahi düşünmeden. Geçen her gün dışlanmış, aşağılanmış duygular birikiyor. Olumsuzlukları görmekten, onları konuşmaktan ve birbirleriyle didişmekten başkaca şey yapmayan insanların ruhları yavaş yavaş ölüyor. Ruhların ölürken topluca çıkardıkları o dehşet verici uğultu bebelerin kulaklarını zehirliyor; asıl depremi bebelerin sebepsiz haykırışları haber veriyor; onların masum ruhları canhıraş feryat ediyor..

SA1133/SD212: "karma aşı" /25.07.2006/ 523. patika

...aşılandın oğul...
...bebeliğinin son karma aşısıyla iğnelendi sol kolun...
...onlar bedenini aşıladılar...
...endişeliyiz...
...biz de ruhunu hastalıklara karşı aşılayabilecek miyiz?...
...ateşin vardı, yarı ölü mikroplara karşı savaşırken sen...
...onları tanıyacaktın...
...onlarla çok sonra savaşmayı şimdiden öğrenmek için...
...yine biz, ruhunda olanlarla savaşabilmen için, sana gerekli olanları verebilecek miyiz?...
...karşılaşacağın meselelerle nasıl başa çıkacağına dair zihninde sağlıklı bir iz kalacak mı?...
...bitkindin...
...gelecekte ne kadar bitkin olacağına dair bir fikrin yok, şimdi...

2 Şubat 2015 Pazartesi

SA1132/KY20-MEK11: Rishi'ye Ne Oldu?

"Akıl almaz acılar içinde Kongo’nun derelerinde, çamurlu sazlıklarında saygısızca ve daha canları bile çıkmadan ölüme savrulan Rishi...  Rishi ve 20 milyon Kongolu akranı, akrabası, arkadaşı..."


Bizim kuşak için kölelik kavramı nispeten canlı bir kavramdır. Televizyonun henüz tek kanal olduğu yıllarda, 1977 yapımı The ROOTS Türkiye’de Kökler adı ile yayınlandı. Neredeyse soluksuz izlediğimiz o dizide Kunta Kinte kahramanımızdı. Batılı beyaz adamın sınır tanımaz ahlaksızlığı, vahşeti ve zulmü o dizi sayesinde adeta bizim kuşağın zihnine kazındı.

İnsanların davarlar gibi alınıp satılabileceği, doğurdukları çocuklar dahil her şeyleri ile sahiplerinin malları oldukları, sahipleri isterse uzuvlarını kesip kadınlarına tecavüz haklarının olduğu akıl dışı bir dünyadan bahsediyorum. Ontolojik olarak modern insanın köleyi kavrayabileceğinden gerçekten kuşkuluyum.

1 Şubat 2015 Pazar

SA1131/KY18-ABK3: Bir Cehalet Çatışması

"Görünen o ki, bugün ortalama bir Avrupalı'nın, hatta kimi Müslümanlar'ın, İslam'ın bugünkü Avrupa'nın yükselmesinde oynadığı roller hakkında hiçbir fikirleri bulunmamaktadır."


Geçtiğimiz Ekim (2014) İspanya, Endülüs'teydim. Hayatımdaki en güzel tecrübelerden biri olarak sayabileceğim bu seyahatimin detaylarını Daily Sabah okurları ile paylaşmak için sabırsızlanıyordum. Fakat bir türlü kağıda dökmeyi başaramadım. Ta ki eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yapılan saldırı hakkında fikir beyan edene dek. 


Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Charlie Hebdo saldırısını 'medeniyete karşı ilan edilmiş bir savaş' olarak nitelendirdi. Ancak bu bir 'medeniyetler çatışması' değil, aslında gayr-i meşru bir terörizm ve şiddet vasıtasıyla tecrübe ettiğimiz bir cehalet çatışmasıdır.

SA1130/ ÇY4-DB36: ABD Senatosu'nun CIA İşkence Raporu 5

 “Yöntemler, tümüyle ve nihai olarak âdildir” 
Dick Cheney, CIA İşkence Programı'na onay veren ABD Devlet Başkanı George Bush’un yardımcısı 

"CIA yetkililerinin büyük bir çoğunluğu kurallara uygun hareket etti. Onlar, uluslarına hizmet kapsamında ne yapmaları gerektiğini söylenilenleri yaptılar" John Brennan, CIA Direktörü, 12 Aralık 2014

"Bunlar, Amerika’nın dünyadaki duruşuna da ciddi zarar verdi. Bu nedenle, bu yöntemlere bir daha asla başvurmamamız için Başkan olarak yetkilerimi kullanmaya devam edeceğim." ABD Başkanı Barack Obama, 9 Aralık 2014

“CIA tarafından 11 Eylül sonrasındaki yıllarda kullanılan acımasız sorgulama teknikleri esasen yararsız ve gizli servisin Kongre’ye ve kamuoyuna söylediği gaddarlıktan çok daha fazla” CIA İşkence Raporu'ndan

USA Senate CIA Torture Report 5
ABD İstihbarat Senato Seçme Komitesi
Merkezi İstihbarat Biriminin Tutuklama ve Sorgulama Programı Komite Çalışması

Komite aşağıdaki bilgilere ve bulgulara ulaşmıştır.

#17: CIA personelini ciddi ve belirgin ihlaller, uygunsuz faaliyetler, sistemik ve bireysel yönetim başarısızlıkları konusunda nadiren sorumlu tuttu ve cezalandırdı.

CIA politikalarını ihlal eden veya kötü performans gösteren CIA görevlileri ve sözleşmeli personel yaptıklarından nadiren sorumlu tutulmuş ve nadiren pozisyonları değiştirilmiştir. CIA tutuklularının yaralanması ve ölümü, kişilerin yasal standartlara uymadığı halde tutulması, CIA tutuklularına yetki alınmadan sorgulama teknikleri uygulanması ve CIA’in program konusunda yanlış bilgiler vermesi gibi belirli olaylar uygun,etkili veya iyileştirici eylemlerle sonuçlanmamıştır.

SA1129/TG90: Eski Batılı Seçkin Asker Koalisyonu: IŞİD'ın Sonradan Müslüman Olmuş Emirleri

"En çok endişe verici olan şey IŞİD'in içinde Fransa'nın seçkin Birinci Deniz Piyade Paraşüt Alayı'ndan eski askerlerin bulunmasıdır" The Telegraph


Sonsuz Ark'ın Notu: 
Suriye ve Irak'ı kana bulayan, İslam'ın umut vaat eden profilini vahşice kesilen kafalarla, insafsız infazlarla dolduran, müslümanları ve İslam'ı şiddete entegre etmeye çalışan bir planın parçası olarak IŞİD'in liderleri çoğunlukla eski(!) Fransız, İngiliz, Amerikalı, Kanadalı, Yeni Zellandalı, Avusturalyalı profesyonel paralı askerlerden oluşmaktadır. Bu paralı askerler, söz konusu ülkelerin oluşturduğu savaş koalisyonunun Irak ve Afganistan'daki müslüman katliamlarında  yer alan, psikolojik çöküntüler yaşayan ve çoğunlukla uyuşturucu müptelası olan eski askerleridir. Batı, her biri kendi ülkeleri için yürüyen canlı bomba olan bu eski askerleri ve yerel unsurları kullanarak müslüman toprakları kan gölüne çevirmiş ve üretilen algı stratejileriyle tüm dünyada müslümanlara yönelik cadı avı başlatılmasını sağlamıştır. Aşağıdaki haber ve bu haberin içeriğine benzer haberler  Batılı ülkelerce görmezden gelinmekte ve neredeyse inkar edilmektedir. Bu haber kirli stratejinin fotoğrafının artık saklanamadığını göstermektedir. Seçkin Deniz, 01.02.2015
***
IŞID'in İçindeki Fransız Askerleri
A dozen French soldiers joined ISIS: ministry

Fransa'nın savunma kaynaklarınca yapılan açıklamaya göre IŞİD için savaşan yüzlerce Fransız radikalin arasında yer alan 10 civarında eski Fransız askeri, ayrılıkçı grubun saflarına katıldı.

Seçkin Deniz Twitter Akışı