28 Mart 2026 Cumartesi

SA11922/SD3764: Sıkıntı (Roman); 14. Bölüm-Su 17

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

 "Yokluğumda gündüzler Fırtına’ya aitti; geceler Kolağası’na. Gece ekibinin mesaisi sürüyordu, o da şirketteydi. Onu aradım ve Aşçı Sultan’dan kahvesini alıp odama gelmesini söyledim."


Şirkete geldiğimde henüz gündüz ekibi gelmemişti, gece ekibi çalışıyordu. Aşçı Sultan beni her zamanki sıcak tebessümü ile karşılamış ve birkaç dakika içerisinde de kahvemi ve bir bardak soğuk suyu çalışma masamın üstüne koymuştu.

‘Gül lokumu ister misiniz, kahvenin yanında?’ diye sormuştu sonra. ‘Isparta’dan hediye geldi, size de getirdim!’

Teşekkür etmiş ve olumlu cevap vermiştim. Biraz sonra da küçük bir cam kaseye koyduğu küçük lokumları kahvenin yanına bırakmıştı.

Bir lokum, arkasından bir yudum kahve. Çok lezzetliydi doğal yöntemlerle üretilmiş olan gül lokumu. Onu da tarihe gömmüştük kıymet bilmeyen bir toplum olarak. Adana’daki pamuk tarlaları gibi Isparta’daki gül tarlaları da yok olmuştu; mis gibi gül lokumunun yerini, içerisinde yüzlerce endüstriyel katkı maddesi olan çikolatalar almıştı.

‘Bir kahve daha yapar mısın?’ demiştim Aşçı Sultan kapıdan çıkarken. ‘Kolağası alıp gelecek!’

‘Elbette yaparım!’ demişti o da gülümseyerek kapıyı kapatırken.

Yaptığı her işi sıkı bir animasyon çalışması olmadan sisteme sokmayan bir mühendisimiz vardı Fırtına’dan sonra yetkili olduğunu bile bilmeyen bir yetki sahibi olarak; animasyonlarını bilgisayar tabanlı 3D modelleme tekniği ile hazırlıyor, test çıktılarını alıyor, kontrol ediyor, geliştiriyor, programın en son durumunu bana onaylatarak iş kurgumuzu güçlendiriyor ve akıştaki insan katkısını en az düzeye indiriyordu. Ona ‘3D Kolağası’ diyorduk; bazen de kısaca ‘Kolağası’. 

Ankara’daki iyi bir üniversiteden mezun olmuş, stajını da bizde yapmış, yan dal olarak da yönetim bilişim sistemleri eğitimi alan bir bilgisayar mühendisiydi.

Şirket dışı iş yükünün çoğunu ben üstlendiğimden ona ve Fırtına’ya işi sırtlayacak herhangi bir fırsat düşmemişti. Yokluğumda gündüzler Fırtına’ya aitti; geceler Kolağası’na. 

Gece ekibinin mesaisi sürüyordu, o da şirketteydi. Onu aradım ve Aşçı Sultan’dan kahvesini alıp odama gelmesini söyledim.

Güzel bir hava vardı yirmi ikinci günün sabahında; pencereler açıktı. Kolağası odama girdiğinde de şirketin iş akışını kontrol ediyordum.

‘Selamünaleyküm, hoş geldin, Abi!’ demişti Kolağası elinde kahvesiyle içeri girerken.

‘Aleykümselam Kolağası, hoş buldum!’ demiştim ben de ayağa kalkarak.

Tokalaşmış ve kahvelerimizi de alarak odamın pencereye yakın köşesine koyduğumuz koltuk takımına oturmuştuk karşılıklı olarak. Oraya oturduğumuzda rutin olmayan bir gelişme olduğunu ve uzun bir görüşme olacağını şirketteki herkes çok iyi biliyordu. Yüz yüze rutin iş görüşmelerimiz genellikle beş veya on dakika sürüyordu çünkü.

‘Kovuluyor muyum, Abi?!’ demişti Kolağası gülerek. ‘Çok uzun bir süre oldu burada karşılıklı oturmayalı!’

Beyaz tenliydi, kısa kesilmiş koyu siyah saçları vardı Kolağası’nın; yüzü her zamanki gibi sinek kaydı tıraşlıydı, hafta sonları kesinlikle Çukurova Üniversitesinin spor alanlarında basketbol oynar ve abone olduğu havuzlarda yüzerdi. Bol bol zamanı vardı bekar olduğu için.

‘Üç yıl oldu mu, Kolağası?’ demiştim ben de ciddî bir yüz ifadesiyle. ‘Mezun olduğun günü hatırlıyorum, heyecanla beni aramış ve ‘seninle çalışabilir miyim, Abi?’ demiştin!’

‘İki yıl, dokuz ay, on gün oldu, Abi!’ demişti heyecanla.

‘Yerine birini hazırla, Kolağası!’ demiştim. soğukkanlı bir sesle. ‘Tam olarak bir ayın var şu andan sonra. Bir ay bittiğinde görevini ona devredeceksin; o arkadaşımız da gece-gündüz bütün iş döngülerini öğrenecek!’

Yüzüne bakıyordum, kahve fincanını dudaklarıma götürürken.

‘Tamam, Abi!’ demişti kıpkırmızı olmuş yüzüyle. ‘Bir kusurum mu oldu?’

‘Kahveni soğutma!’ demiştim yine soğukkanlı bir sesle. ‘Kusursuz kim var ki, Kolağası?’

Omuzları çökmüştü kahve fincanına elini uzatırken.

‘Evini aldın, spor arabanı da aldın, Kolağası!’ demiştim sesimi daha da sertleştirerek. ‘Bitmez tükenmez enerjin ve iş ahlakınla şirkete çok şey kattın!’

‘Sağ ol, Abi!’ demişti hüzünlü bir sesle. ‘Allah razı olsun!’

Hiçbir insanın üzülmesini izlemeye tahammül edemezdim, fazla uzatmayacaktım bu tavrımı. Şu kısacık süre zarfında aklına binlerce şey gelmişti muhtemelen.

‘Şimdi de altı ay içerisinde askerliğini yapacak ve evleneceksin, Kolağası!’ demiştim sesime subay kamuflajı giydirmiş olarak. ‘Artık bekar başıboşluğu yasak; çünkü bundan sonra şirketteki üçüncü adam sen olacaksın!’

Kahve fincanı elinde öylece bakakalmıştı Kolağası’nın.

‘Abi, ailemde kalp krizi geçmişi var!’ demişti heyecandan ayağa fırlayarak. ‘Deminden beri ‘kusurum neydi’, deyip duruyordu zihnimdeki ses!’

Tabi olan olmuştu o ara. Kolağası elindeki fincanla ayağa fırlayınca, fincandaki kahve havada süzülerek açık gri gömleğimin üstüne sıçramış ve göğsümde sanatsal bir alan açmıştı kendisine.

Kolağası özür üstüne özür dilerken, ben kurguladığım senaryonun bedelini ödüyor olmanın keyfiyle gülümsüyor ve onu teselli ediyordum.

Aşçı Sultan gürültüye koşturmuş, gömleğimi  ve Kolağası’nı o halde görünce de bir ân duralamış, sonra o da kendisini tutamamış, sağ elini gizlemek için dudaklarına götürerek sessizce gülmüştü.

Şirkette her zaman yedek kıyafetlerimiz vardı hepimizin. Gömleğimi değiştirmiştim arka odada. Ayşe Sultan da kahveye tuval olan gömleğimi temizlemek üzere almak için bekliyordu.

Kolağası, gömleği kendisine hediye etmemi istemişti; onu günün hatırası olarak saklayacaktı.

‘Çerçeveletip odama asacağım Abi, izin verirsen?’ demişti utangaç bir şekilde.

Ben de onu kırmamış, ‘transfer ücretin olsun’ diyerek gömleği ona vermiştim. 


<<Önceki                      Sonraki>>


[26.03.2026, 14/35 (1070))]


Seçkin Deniz, 28.03.2026, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı




Takip et: Next Sosyal @seckin_deniz

Takip et: Next Sosyal @sonsuzark



Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

 

Seçkin Deniz Twitter Akışı