Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk
- Seçkin Deniz
- Mustafa Tamer
- Arif Şahin
- Eyüp Kaan
- Ahmet Faruk
- Mustafa Ekici
- Naif Karabatak
- Ata Atun
- Hakkı Aslan
- Cemal Çalık
- Tamer Güner
- Mustafa Ege
- Yaşlı Bilge
- Ahmet Haydar
- Alper Selçuk
- Faruk Tamer
- Doğa Toprak
- Khorto Bâri
- Mustafa Eyyüboğlu
- Âkil Ağazâde
- Biz Kimiz?
- Yıllık Sonsuz Ark Yayın Raporları
- Sonsuz Ark Manifestosu
5 Nisan 2015 Pazar
SA1250/SD234: "aranızdaki fark" /26.06.2006/ 513. patika
...dışarıdan görünen sen...
...ne kadar çirkin, ne kadar güzel olursan ol...
...ne çirkinlik ne de güzellik senin değildir...
...çirkinliğine kızdığında, harâbettiğin kendin ile güzelliğiyle harâbolmuş diğerine bak...
...gözleriniz aynı yerden alır ışığı...
...aynı karanlıktan beslenir hüzünler...
...güzel olan da çirkin olan da insandır sonunda; yer, içer ve taşıdıklarının kendisine kazandırdıklarıyla kaybettirdiklerini çok iyi bilir...
...sonuç, daima eşdeğer olduğunuz gerçeğini bağırır kulaklarınıza...
...sen ne kadar güzelliğinle baş köşedeysen, o kadar hırpalanırsın...
...sen ne kadar çirkinliğinle itilip kakılmışsan, o kadar kendinlesin...
Labels:
Deneme
,
Pürüzsüz Patikalar
,
Seçkin Deniz
4 Nisan 2015 Cumartesi
SA1249/KY9-NK55: Özgürlük ve Afrika Menekşesi
"Gerçek bu davadan bir köle gibi kovuluyor, yoksul ve perişan bırakılıyor gerçek...Davanın konusu insan tabiatının en yüce duygusu... "
"Amistad" filminden sonra aşık oldum Afrika Menekşeleri'ne ve birkaç gündür artık benim de bir Afrika Menekşem var.
Labels:
Konuk Yazar
,
Neşe Kutlutaş
,
Sonsuz Ark
,
Tiffany'de Kahvaltı
3 Nisan 2015 Cuma
SA1248/TG107: P5+1-İran; Lozan Ortak Kapsamlı Aksiyon Planı Parametreleri
İran İslam Cumhuriyeti Nükleer Programı’na İlişkin Ortak Kapsamlı Aksiyon Planı Parametreleri
Aşağıda İsviçre/Lozan'da İran İslam Cumhuriyeti nükleer programı ile alakalı, kararı alınan Ortak Kapsamlı Aksiyon Planı’na (OKAP) dair temel parametreler yer almaktadır. Bu temel ilkeler, şu andan itibaren 30 Haziran’a kadar yazılacak olan OKAP nihai metninin esasını oluşturmakta ve P5+1, Avrupa Birliği ve İran arasında gerçekleşen görüşmelerde kaydedilen önemli ilerlemeleri yansıtmaktadır.
Konuyla ilgili önemli uygulama detayları hala müzakere konusudur ve tüm konularda anlaşma sağlanana kadar herhangi bir anlaşma söz konusu değildir. İlerleyen aylarda bu parametrelere bağlı olarak OKAP’ın son şeklini alması için çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Labels:
Çeviri
,
Çeviri-İnceleme
,
Çevirmen Yazar
,
İran
,
Lozan
,
Nükleer
,
P5+1
,
Stratejik Araştırmalar
,
Tamer Güner
SA1247/ ÇY4-DB41: Soros'un Yeni Siyasi Para Makinesi: SIX
Soros Yeni Siyasi Para Makinesi Oluşturmak İçin 9 Milyon $ dan Fazla Harcadı
Üç yenilikçi grup Devlet Yenilikçi Borsası‘na dahil oluyor.Üç liberal grup, George Soros’tan gelen toplam 9.200.000 $’lık bir kaynak parayla tabandan gelen farklı sol-kanat siyasi kampanyalara huni görevi görmesi umulan bir süper-ağ oluşturmak için liberallerle güçlerini birleştirdi. Bu yatırımlar pano kullanan ideologlar için düşük saatli ücretler üzerinden sinir bozucu postaları ve otomatik aramalarla (robocalls)(*) demokratların mesajlaşmasını finanse edecek.
Labels:
Çeviri
,
Çevirmen Yazar
,
Derya Beyaz
,
Sonsuz Ark
,
Soros
SA1246/TG106: Breaking the Silence - Sessizliği Kırmak: İsrailli Askerlerin İtirafları/ El-Halil 2005-2007/1. Bölüm
“Bizimle gönül birliği bulunan, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te Eylül 2000 tarihinden itibaren görev yapmış askerlerin itiraflarını topluyor ve yayınlıyoruz.”
Taciz, Yağma, Aşağılama, Dayak, İşkence, Öldürme, Yaralama, Sûikastler, Özel Mülklere Verilen Zararlar…
“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”
Askerler görev başında başlarından geçenleri anlatıyor:
İtiraf-1El-Halil’den hatırladığınız başka şeyler var mı?
Askerlerin çoğu için orada hayat-şöyle söyleyeyim, yanlış şeyler yaptıklarını hepsi hissedebiliyordu. Hepsi umutsuz durumdaydı. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki orada elinizde olağanüstü bir güç bulunuyor. Çünkü silahlı olarak sizden nefret eden bir sürü insanının arasında dolaşıyorsunuz, aynı zamanda onarın evlerine giriyorsunuz. Evlere giriyorsunuz. Her zaman bir provokasyon ortamında bulunduğunuzu hissediyorsunuz. Evin birine arama yapmak için giriyorsunuz, binaların içerisine, işte böyle. Oradan anlatacaklarım bu kadar.
2 Nisan 2015 Perşembe
SA1245/ÇY5-DÇ15: Gezi Rönesans, Çarşı da Michelangelo'su mu?
"Zulüm 1453’te başladı diye duvarlara yazılar yazan eylemcilerimiz, kafalarını üç kere o duvara vurduktan sonra Michelangelo’ya selam söylesin."
"DAVAYA YENİ HAKİM BAKTI"
Davanın hakimi Metin Tamirci, 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne atanınca Fenerbahçe ve Çarşı Davası'na bakan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başına Ahmet Civelek atanmıştı.
İkinci başlıkta polislerin ilginç ifadeleri ve eylemcilerle işbirliği yaptıkları hissi uyandıran ifadeler yer alıyor.
Labels:
Çırak Yazar
,
Duru Çağlayan
,
Gündem
,
Sonsuz Ark
SA1244/KY22-AB7: Magazin Şeriatının Kestiği El Acımaz
Not:
Konu tamamen psikoloji ve sosyoloji içeren bir mevzu olduğundan, sizlerden ricamız şudur. Dikkat edin, çocuklarınız duymasın. Bu yazıyı da lütfen, mutfakta okuyun!
Eskiler “Şeriatın kestiği el acımaz derlerdi”, meğer doğruymuş; ancak bu mevzu günümüzde şeriatın cinsine ve çeşidine bağlı olarak şekil değiştiriyormuş, bilmiyordum.
Birden kafanız karıştı anlıyorum. Hemen sadede geçiyorum.
Terör olayları ile içimizin ve aklımızın kavrulduğu şu günlerde, teröre terör bile diyemeyen medyanın absürt haberleri takılıyor gözümüze. Kafamız iyice dumanlıyken gözümüze ilişen haberlerden birisi geçtiğimiz yıllarda okullarda başörtüsünü istemeyen, evrensel düşünceye sahip karakter oyuncumuz Pınar Altuğ’a ait. Kendisi ile bir sorunumuz yok. Kişisel beyanıdır, saygılarımızı sunarız. Problem kendisini konu alan medya haberleridir. Kendi bedenini linç eden yorumlar, haberler ve bunlara verdiği tepkiler.
Labels:
Azize Bahtiyar
,
Gündem
,
Konuk Yazar
,
Sonsuz Ark
1 Nisan 2015 Çarşamba
SA1243/AŞ62: Berkin'in Ailesi Kaos Oyunu'ndan Çıktı: "Biz Yokuz Artık"
"Hainler asla kazanamadı, sadece kazanır göründüler. Çünkü
tarihte ilelebet egemen olmuş bir tek hain yoktur; bundan sonra da olmayacak."
Vazgeçmiyorlar, vazgeçmeyecekler de. Türkiye 13 yıldır ellerinden
kayıyor, kaybetmemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar, yapacaklar.
Peki başarılı oldular mı, olacaklar mı? Kesinlikle hayır; bugüne dek yaptıkları
Erdoğan'a ve Ak Parti'ye desteği büyüttü; büyütmeye de devam edecek. Bugün
sokaktaki her insan, organize şebekelerden bağımsız her insan bunların
getireceği şeyin kaos olduğunun net olarak farkında. Bu yüzden başarılı
olamıyorlar, olamayacaklar.
31 Mayıs, 17-25 Aralık, 30 Mart, 10 Ağustos kaos organizasyonlarıyla
geçti gitti, ezildiler, halk onları ezdi, ama vazgeçmediler. MHP-CHP-HDP-SP-Ergenekon-Cemaat
ve diğer irili ufaklı yapılar, örgütler aktif hale getirildi, insanlar
öldürüldü; başarılı olamadılar.
Labels:
Arif Şahin
,
Sonsuz Ark
,
Şaşkınların Tarihi
30 Mart 2015 Pazartesi
SA1242/TG105: Bir Neocon-Brookings Analizi: İsrail ve Değişen Orta Doğu II
Sonsuz Ark'ın Notu:
İsrail'e ve İsrail ile birlikte ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, Çin, Suudi Hanedanı ve Katar dışındaki Körfez Emirlikleri'nin birlikte çalışmasıyla kan gölüne dönen Orta Doğu'ya dair neocon bir perspektifle yapılan aşağıdaki çeviri (analiz), İsrail, Türkiye ve Orta Doğu'ya yönelik gelecek projeksiyonları için önemli neocon ipuçları içermektedir.
Seçkin Deniz, 30.03.2015
Yeni Bir Stratejik Ortam
Kuruluşunun ilk elli senesinde İsrail’in temel ulusal güvenlik endişesi konvansiyonel savaştı: Konvansiyonel savaşlara karşı caydırma, riski minimize etme ve kazanma.
Günümüzde ve öngörülebilir gelecekte İsrail konvansiyonel bir savaş tehdidiyle karşı karşıya değildir. Mısır ve Ürdün ile barış halindedir, Suriye ve Irak orduları yerel gelişmeler ve 2003’te Amerika’nın Irak işgali nedeniyle büyük darbe almıştır. Fakat konvansiyonel tehdidin yerine üst ve alt konvansiyonel seviyedeki çatışmalar geçmiştir. Üst-konvansiyonel tehdit iki katmanlıdır.
29 Mart 2015 Pazar
SA1241/KY1-CÇ113: Anakronik Sergüzeşt; Nargile ve Çay-3
-3-
Hidayet'i Bağdat Şifâhanesi'nde, bizzat Ali İbn-i Abbas’a
teslim edip, Kahire'ye doğru yola çıktım. İçim kan ağlıyordu. Bağdat’ı kan
gölüne döndürmüşler, Fırat bile kıp kızıl akmıştı. Kabil’in soyu Moğollar ne
insana ne kütüphanelere saygı göstermişti. Fırat kah kan kırmızı aktı, kah
masmavi mürekkep. Neyse ki yiğit ve sebatlı insanlar vardı. Yeniden inşa
etmişlerdi. İnşa edeceklerdi.
Kabil’in soyu oldum olası Bağdat’a düşmandı.
Düşmandır. Bağdat’ı yakıp yıkmaktan adeta haz duyar bu azgın güruh. Daha kaç
kez yakılacaktır, daha kaç kez yıkılacaktır, diye iç geçirerek yürüyordum.
Meramım İbn-i Heysem hocamı ziyaret etmekti. Uzun zamandır görüşmemiştik.
Gençlik çağında Basra’da çokça karşılaşmış, birdir bir, kolla çelik oynayan
bizlere aldırış etmeden “Biz onlara iç ve dış alemdeki ayetlerimizi
göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabb'inin
her şeye şahit olması yetmez mi?” ( Fussilet; 53) ayetini okur dururdu.
SA1240/KY20-MEK19: Acıdan Merhamet Devşirmek
"Acıların köpürtülmesi üzerinden siyasa inşâsı; bir zayıflık, bir marazî hâl, sapkın bir hastalıktır."
Bosna savaşı sırasında Müslüman askerler Aliya İzzetbegoviç’e gelip “Onlar (Sırplar) bizim kadınlarımıza tecavüz ediyorlar, onlar kadınlarımızı, yaşlılarımızı ve çocuklarımızı öldürüyorlar. Buna bigane kalmamalıyız, misli ile cevap vermeliyiz” dediğinde, Aliya şöyle bir cevap verir: “Sırplar bizim öğretmenimiz mi ki onlara uyalım. Sırplardan sadece ne yapmamamız gerektiğini öğrenebiliriz.”
Acıların köpürtülmesi üzerinden siyasa inşâsı; bir zayıflık, bir marazî hâl, sapkın bir hastalıktır. Mazlumluk, gadre uğramışlık insanlık alemi gibi bir soyutlamada mağduru haklı kılsa da mağduriyet üzerine inşâ edilen siyasayı hemen her zaman acınası sefaletler veya zaman içinde iğrenilesi şımarıklıklara evrilen bir son bekler.
Labels:
Fikir
,
Konuk Yazar
,
Mustafa Ekici
,
Sonsuz Ark
,
Zaman'ın Uçları'ndan
SA1239/PZ25: Hısım-Akraba Rahmettir, Berekettir
"Şimdilerde ise
herkes hısım-akrabasından uzağa kaçıyor; halbuki böyle yapa yapa herkes yalnız
kalıyor, kimsenin haberi yok."
İnsana hısım-akraba
lâzım, insan yalnız olmaz. Allah insanı aile efradı ile yaratmıştır, insan
insanı doğurtur, onu gömer; onun hastalığına şifa arar, sıkıntısına derman
olur. Velhasıl yalnızlık Allah'a mahsustur, bunu bilmek insanı hem Allah'a hem
insana muhtaç kılmış olan Allah'ı hakkı ile bilmenin yollarını açar. Fakat
hısım-akraba dedin mi orada durmak da lâzım.
Sene 70'te, baktım
köyde artık bize rahat yok buradan da gideceğiz. Hısım-akraba rahat vermedi, memleketimizden çıktık, geldik bu köye yerleştik, rızkımızın, huzurumuzun peşinde çalıştık, durduk. Fakat işte
insanoğlu, rahat durmuyor. Bizim hanımın akrabaları da memleketten çıkıp
gelmişler bizim köye, Mihmandar'a, burada yerleşecekler; fakat gel gör ki,
köyde benden başka doğulu yok, köylü ne ev veriyor kiralık ne de satıyor. Hepsi
yörük. Bana da mülk satmıyorlar, hasbelkader kiralık, topraktan, yağmurda damı akan bir ev vermişler
oturuyoruz. Bir avluda birkaç hane var, çoluk çocuk herkes bir arada.
Labels:
Akraba
,
Hayat
,
Piro Zaza
,
Sonsuz Ark
,
Üç Günlük Dünya
28 Mart 2015 Cumartesi
SA1238/KY1-CÇ112: Sebat Üstüne Bir Deneme
"yol için ayrılmış sular kadar olsun
aşinalığı terk edişinizin"
ödünç alınmış yaşantılardır
içime açılan pencerelerden sızan
ki ince bir buluş
katledilen sükun içre yakılan ağıtlar
Labels:
Cemal Çalık
,
Gönül Metamorfozları
,
Konuk Yazar
,
Sonsuz Ark
,
şiir
27 Mart 2015 Cuma
SA1237/KY5-PT53: Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü/ B- Amelî Tasavvuf- Tasavvufçular'ın Evlenmekten Yüz Çevirmeleri
بسم الله الرحمن الرحيم
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahim
“Tasavvuf” İslâm dünyasına hicri II. asırdan itibaren girmeye başlamış bir “düşünce virüsü"dür.
***
Tasavvufçular'ın Evlenmekten Yüz Çevirmeleri
Tasavvufçuların çoğu evlenmeyi kendilerini Allah'a ibadetten ve zikirden alıkoyan bir ayak bağı olarak görür. Onu arzulara karşı mücadele, şehvet ve lezzetleri terk etme çabalarına aykırı dünyevi lezzetlerden biri olarak sayarlar.
İbrahim İbn Edhem, "Kadın bacaklarına alışan kişi felah bulmaz" derdi. Ebu Süleyman ed-Darani de, "Kim evlenirse, dünyaya yönelmiş olur" demiştir. Tasavvufçuların piri olarak adlandırdıkları Cüneyt el-Bağdadî de şöyle diyor: "Yeni başlayan kişinin şu üç şeyle kalbini meşgul etmemesi iyi olur. Aksi halde durumu değişir. Bunlar mal kazanmak, hadis öğrenmek, evlenmektir. Sofunun okuyup yazmaması gerekir. Çünkü bu, himmetini toplamak için daha iyidir."
Labels:
Ezoterizm
,
Felsefe
,
İslam
,
Konuk Yazar
,
Puran Tilmiz
,
Sufizm
,
Tasavvuf
,
Tasavvuf; Bir Düşünce Virüsü
26 Mart 2015 Perşembe
SA1236/TG104: Esed-İsrail-İran İttifakı'nın ÖSO Güney Cephesi'ne Yönelik Suikast Girişimi
"ÖSO bayrağını yükseltmeye devam edeceğiz. Kim yaşarsa yaşasın veya ölsün, savaşmaya devam edeceğiz."
Abu Osama al-Jolani (Sağdaki), ÖSO Birinci Ordu Komutanı
Sonsuz Ark'ın Notu:
İsrail, kendisine itaat etmeyen ÖSO yerine kuzeyinde Esed'i tercih ediyor, ama İran'ı da istemiyor. İsrail'in Esed'le ve dolaylı olarak İran'la işbirliği yaptığı birçok operasyon vardır. Esed Rejimi'nin ÖSO komutanlarına yönelik olarak planladığı ve uyguladığı bu saldırıda her üç ülkenin çıkarları örtüşmektedir. Seçkin Deniz, 26.03.2015
***
Labels:
Çeviri
,
Çeviri-İnceleme
,
İran
,
İsrail
,
Konuk Yazar
,
ÖSO
,
Sonsuz Ark
,
Stratejik Araştırmalar
,
Suriye
,
Tamer Güner
25 Mart 2015 Çarşamba
SA1235/SD233: "süsbiberi çekirdeği" /03.07.2006/ 514. patika
...ince, yassı, minik bir tekerlek gibi...
...bir süsbiberi çekirdeği...
...kurumuş iki yüzünde dalgalı bir derinlik var; ipince...
...hem yuvarlak değil tamamen, hem de dümdüz...
...öylesine sıradan ve öylesine eski...
...içinde neler taşıdığını bilmeyen o varlık insana hizmet eder...
...neden süsbiberi çekirdeği?...
...bir süsbiberi çekirdeği...
...kurumuş iki yüzünde dalgalı bir derinlik var; ipince...
...hem yuvarlak değil tamamen, hem de dümdüz...
...öylesine sıradan ve öylesine eski...
...içinde neler taşıdığını bilmeyen o varlık insana hizmet eder...
...neden süsbiberi çekirdeği?...
Labels:
Deneme
,
Pürüzsüz Patikalar
,
Seçkin Deniz
SA1234/KY9-NK54: Hayat
"Hayat da tıpkı kanser gibi bir şey, her şeyiyle yaşamanız gereken... Savaşmanız gereken değil ama…"
Gecenin bu vakti biraz toparlanmaya çalışıp King Crimson'ın müthiş parçası Epitaph'ı dinliyorum... Aklımda bin bir düşünce; geçmiş, gelecek, vs. Okul hayatım, iş hayatım, evlilik hayatım... Ne çok hayatım olmuş yahu... ve ne çok kaçırdığım an...
Okul hayatım apayrı bir macera, ele avuca sığmaz bir kızdım, onu sonra yazarım galiba... İş hayatım ise bambaşka bir macera. Geçenlerde Afak "Sen bir cv yazsan ne komik olur değil mi? Şuradan atıldı, buradan kovuldu, oradan sürüldü şeklinde devam eden bir cv. ama çok samimi olur ha" dedi güldük...
Labels:
Konuk Yazar
,
Neşe Kutlutaş
,
Sonsuz Ark
,
Tiffany'de Kahvaltı
24 Mart 2015 Salı
SA1233/SD232: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 44 (01-05 Mart 2012)
“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)
01-05 Mart 2012 (663 Tweet)
5
Mart 2012
18782. @hdag77
pragmatik olan...
5 Mart
2012
18781. @HurAyse
@ertugrul_aydin @NilgunOVEN @AkyolMustafa @nibenka İnsan 13, Fussilet 16 , Sâd
42 , soğuktan bahseder
5
Mart 2012
18780. @hdag77
Platon aklı ise o devletin aklı, metaller efsanesi üretir...
Labels:
Seçkin Deniz
,
Sonsuz Ark
,
Twitter Günlükleri
SA1232/KY1-CÇ111: Kızıma Mektuplar III
Kızlarından Uzakta Olanlara Adanmış Sözler
Seni sevdiğimi söylediğimde bir şey söylemiş olmuyorum. Sevmek dokunmak ise ki, dokunmaktır, sana dokunamıyorum. Sarıp sarmalayamıyorum. Seni kucaklayamıyorum. Sözden başka bir şey bulamıyorum. Sözden ötesine geçemiyorum. Söz! Sözcükler!
Labels:
Cemal Çalık
,
Kızıma Mektuplar
,
Konuk Yazar
,
Sonsuz Ark
23 Mart 2015 Pazartesi
SA1231/AŞ61: Ankara'da Karanlık Geceler; Ak Parti'yi Kim Dizayn Edecek?
"Davutoğlu bu işi çözmeli... Erdoğan'la sıkı işbirliği
yaparak... Biz duymasak da olur."
Akıp giden hayatın derinliklerinde neler oluyor? Bilmek mi daha
iyi bilmemek mi? Bilimle iştigal edenlerin hayatın maddeye, maddenin özüne,
zamana ve evrene dair kısmına yönelik derinliklerinde heyecanlı keşifler
yaptığını düşünüyorum. Peki, hayatın maddeye dair olmayan kısmında, insana dair
olan kısmında, derinliklerinde neler oluyor, bu işlerle iştigal edenlerin
yaptığı keşifler heyecan verici mi? Karamsarlaştırıcı mı?
İnsana yaklaştıkça, büyüsü bozulan bir ruhla tanışıyorsunuz,
toplumlarla beraber yaşadıkça da karmaşık ruhlarla temas ediyorsunuz. Peki ya
hem insana hem de toplumlara yönelik dizayn etme-yönetme kaygısı olanların
işlerine yaklaştıkça, o işlerin derinliklerine vakıf oldukça heyecan duyuyor
musunuz? Ben duymuyorum, aksine bütün ilişkilerin nereye vardığını görünce
karamsarlığım canlanıyor, heyecanlarım azalıyor.
Labels:
Arif Şahin
,
Sonsuz Ark
,
Şaşkınların Tarihi
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
















