10 Mart 2019 Pazar

SA7497/SD1312: Vahşi Liberal Demokratlar Öfkeli: "Demokrasi Cızırtıları; Baskı Altında İyi Yönetişim"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin,1977'de, Gütersloh-Almanya'da, babası bir Hitler-SS destekçisi olan Reinhard Mohn (Forbes'in Mart 2009 listesine göre dünyanın en zengin 261. ailesi olan Mohn ve ailesi 2,5 milyar dolarlık servete sahip; Amerikan kitap kulübü, İspanya'da 1962'de Círculo de Lectores (Okuyucu Dairesi) Bantam Books, Doubleday ve Random House; Arista Records  ve Alman RTL Televizyonu ve İngiliz Canal5 radyo ve televizyon zincirleri sahibi; 3 Ekim 2009'da 88 yaşında öldü) tarafından kurulan Bertelsmann Foundation-Bertelsmann Stiftung-Bertelsmann Vakfı'nın Sürdürülebilir Yönetişim Göstergeleri (SGI) projesinin proje yöneticisi, Potsdam Politika ve Yönetim Merkezi üyesi Christof Schiller'a aittir ve küresel olarak bütün değerleri yok ettiği için yok olan Liberal Demokrasi merkezli eleştiriler yapmakta ve Bertelsmann Vakfı'nın OECD ve Avrupa Birliği üyesi 41 ülkede yaptığı 2018 araştırmasında elde ettiğini iddia ettiği "Demokrasi standartlarının aşındırılması ve artan politik kutuplaşma, sürdürülebilir reformların uygulanmasını ciddi şekilde engellemektedir." bulgusuna odaklanarak, "Rapor, birçok batılı sanayi ülkesinde demokrasinin kalitesinin azaldığını, ankete katılan ülkelerin 26'sındaki demokratik standartların, dört yıl öncesine ait benzer verilerle karşılaştırıldığında azaldığını gösteriyor."  demesine rağmen ABD, Polonya, Meksika, Macaristan ve Türkiye'ye yönelik eleştirileri belirginleştirmekte ve üç ülkeyi suçlamaktadır: "ABD, Macaristan ve Türkiye gibi ülkelerdeki hükümetler, fikir birliği yapmak yerine kasten sosyal gerilimleri teşvik ediyorlar."  Christof Schiller, ABD, Macaristan ve Türkiye hükümetlerini kendileri ile işbirliği yapmamakla suçlarken bu hükümetleri destekleyen halkları da aşağılamaya devam etmektedir: "Polonya, Macaristan ve Türkiye gibi ülkelerde, örneğin, demokratik standartlar düşerken bile vatandaşların hükümetlerine olan güvenleri arttı. Dolayısıyla, temel demokratik değerler, nüfusun politik bilincine yeterince bağlı görünmemektedir."  Christof Schiller, Liberal Demokrasi maskesinin altında vahşi kapitalizmin, ultra zenginlerin dünyanın bütün insanlarına karşı yürüttüğü Vahşi Faşizm'in artık tepkiyle karşılandığını görmezden gelerek, Masonik-Satanist Eski Dünya Düzeni'nin köleleştirici, değersizleştirici stratejilerinin sürdürülemez olduğunu gördüğü için öfkelenmekte ve asıl kaygısının ne olduğunu açıkça ifade etmektedir: "Macaristan, Polonya veya Türkiye'de, örneğin iktidarda olanların, yasal olarak belirlenmiş danışma prosedürlerini kasıtlı olarak engellediğini veya karar alma sürecindeki kilit aktörleri hariç tuttuğunu göstermektedir." 'Danışma prosedürlerinden ve karar alma süreçlerindeki kilit aktörler'den neyi ve kimi kastettiğini, Küresel düzenin vakıflar-dernekler aracılığı ile hükümetler üzerinde kurduğu baskının işe yaramadığını net bir şekilde anladığımız günümüz dünyasında, Liberal Demokrasi vaizlerinin ürettiği demokratik standartlarda seçilmiş olan, ancak küresel düzene itaat etmeyen ve halkının çıkarlarını öne çıkaran her liderin ve onu seçen halkın hedefe konduğu, terör, askeri-bürokratik-yargısal darbe, ekonomik ambargo gibi ahlak dışı saldırılara maruz kaldığı (Türkiye, Brezilya, Arjantin, Mısır, Venezuela, Pakistan, vs) ve yine Liberal Demokrasi pazarlamacıları olarak tanınan bu vakıfların kendilerine itaat eden asker-sivil diktatörlere (Sisi, Esat, Muhammed Bin Selman, Hamaney, Obama, Merkel, Macron, Putin) yönelik hiçbir eleştiri getirmedikleri, aksine onlar için kırmızı halılı karşılama törenleri düzenledikleri görülmektedir. Bertelsmann Vakfı'nın Küresel Düzen'in etkin bir tetikçisi olarak (karar alma süreçlerindeki kilit aktörler) 15 Temmuz 2016'da Türkiye'de askerî darbe yapan  ve halen saldırılarına Avrupa Birliği'nin ve ABD'nin desteği ile devam eden FETÖ ile ilişkisine birçok örnek verilebilir. 15 Temmuzdan yaklaşık iki buçuk ay önce 4 Mayıs 2016'da yayınlanan Milliyet haberi: "Kilis Valisi Süleyman Tapsız, Alman Bertelsmann Vakfı Ortadoğu Masası Başkanı ve aynı zamanda Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Danışmanı Christian-Peter Hanelt’i makamında kabul etti."  17.01.2017 tarihli Sputnik haberi: "Kilisli İşadamları Derneği (KİADER) Genel Sekreteri Hasan Ayaz, dönemin Kilis Valisi olan ve halen Karaman Valisi olarak görevde bulunan Süleyman Tapsız’a Fethullah Gülen’in takke hediye ettiğini öne sürdü. Savcılık, 35 şüpheliye ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan dava açtı." FETÖ ile mücadeleye öfkelenen Alman Bertelsmann Vakfı'nın açıklamasının yer aldığı 09.10 2018 tarihli Sputnik haberi: "Alman Bertelsmann Vakfı: Demokrasi kalitesinde Türkiye son sırada."  Bütün bunlar açık bir şekilde göstermektedir ki; 'Liberal Demokrasi' maskesi altında satanist-masonik dünya düzeninin kaygıları pazarlanmaktadır ve bu kaygılara hizmet eden özgürlük düşmanı her türlü terör örgütü, vakıf-dernek, sivil, askerî kuruluş, kurum ya da hükümet değerli ve anlamlı olarak korunmakta ve yüceltilmekte, buna karşılık halkının ve ülkesinin çıkarlarını gözeten, bireysel ve demokratik özgürlüklere 'gerçekten' önem veren her tür kişi ve kurum değersiz ve anlamsız bulunarak aşağılanmakta, itirbarsızlaştırılmakta veya yok edilmektedir. Bu bir savaştır ve Türkiye bu savaşta şeytanın ve kölelerinin karşısında konumlanmıştır. Aşağıdaki metni bu perspektifle okuduğunuzda daha iyi anlayacağınızı düşünüyoruz. Bu nedenle başlığa 'Vahşi Liberal Demokratlar Öfkeli' eki yapma gereği hissettik.
Seçkin Deniz, 10.03.2019

Democracy splutters—good governance under pressure

"Siyasi kutuplaşma ve azalan demokratik standartlar arasında OECD ve AB ülkeleri, küreselleşme, sosyal eşitsizlik ve iklim bozulma talebi gibi iyi yönetişim zorluklarını devam ettirebilir mi?"

Demokrasi standartlarının aşındırılması ve artan politik kutuplaşma, sürdürülebilir reformların uygulanmasını ciddi şekilde engellemektedir. Bu, Bertelsmann Vakfı tarafından Sürdürülebilir Yönetişim Göstergeleri (SGI) 2018 çalışmasındaki ana bulgulardan biridir.

9 Mart 2019 Cumartesi

SA7496/AŞ100: Erdoğan 10 Mart'ta Adana'ya Vaatlerle Gelmeli

"Aklın yolu bir.. Erdoğan Adana'da miting yapmaya karar vermişse eli boş gelmeyecektir."


10 Ocak 2019 tarihli, 'Cumhur İttifakı Adana'da Nasıl İntihar Ediyor?' başlıklı yazımda: "Cumhur İttifakı %46,03, Millet İttifakı %39,79 ve bunların üvey müttefiki HDP %13.41 oy aldı." demiş ve eklemiştim:

"20 Aralık 2018'de “Zeydan Bey sadece CHP’nin değil İYİ Parti’nin de adayıdır” diyen İP Adana il Başkanına göre İP ve CHP'nin ortak Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Zeydan Karalar %26,18 ile %12.33'ün  yani % 38.51'in adayı. Tabi buna HDP'nin %13.41'ini eklerseniz %51.92'yi bulabilirsiniz... Ki CHP-HDP-İP hemen her yerde ittifak yapıyor; başlarında profesyonel bir patronla sessizce yol alıyorlar, ancak Adana'da Başkanlık ceplerinde keklik değil..."

SA7495/KY1-CÇ601: Fikrin Zamparası Olmak da Zor İş

'Ben sende kimim?' sorusunun yanıtı 'Ben sende neyim?' sorusunu gereksiz kılmaz.


Her tanım tanımlayanı bağlar, tanımlananı değil. Fikrin fahişeleri, zamparaları burunlarından kıl aldırmaz oldular.. eskiden böyleleri az da olsa utanırlardı.. şimdi utanmıyorlar da.. utanmazlıkta da zirveler.

İslâm kavramı kök olarak sadece teslim olmak, boyun eğmek anlamında mıymış? Biz fikir zamparası alleme olmadığımız için lûgata bakalım: "İslâm kelimesinin türediği ‘esleme’ fiili şu manalara gelir: 1- Barışa girmek, barış yapmak, 2- Boyun eğmek, itaat etmek, kabullenmek, 3- İslâm'ı din olarak seçmek, İslâm'a girmek, 4- Allah’a teslim olmak, Allah’a bağlanmak, 5- İhlâslı ve samimi olmak, 6- Selem alış verişi yapmak, parayı peşin verip veresiye mal almak." 

SA7494/SD1311: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 461 (26-31 Aralık 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-31 Aralık 2017)  (Aralık 2017: 4.660  Tweet+Önceki Toplam: 290.256 +4.660 = 294.916 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Onursuz NYT yine sahnede... twitter.com/nytimesworld/s…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Sebebi bilmiyorsan yapacak bir şey yok.... twitter.com/aysebekoglu/st…

8 Mart 2019 Cuma

SA7493/KY28-ATA398: Rumların Doğalgaz Hikayesi

"Neyse ki, Türkiye’nin eşzamanlı olarak Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de gerçekleştirdiği “Mavi Vatan” tatbikatı Rumları pembe hayallerinden uyandırmış durumda. Tatbikatın ardından ani bir aydınlanma gelmiş, ABD, AB ve doğal gazla ilgili diğer ülkelerde de aynı farkındalık oluşmuş gibi." 


Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs adasının Kuzey yarısında yaşamlarını sürdüren Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’yi yok sayarak tek taraflı ilan ettikleri egemenlikleriyle, tek başlarına anlaşmalar yapmakta, ittifaklar imzalamakta. Tabi burada önemli olan Rumların ne yaptığı değil, üst akılların bölgedeki girişimleri.

SA7492/KY13-AO232: Kapitalizm Ahlakı ve İhtiras

"Bu alem içinde bir yabancı gibi ömür tüketmek oldukça zor. Nereye gidiyorsan aynı manzara. Sadece adresler değişik."


İnsan, ihtiras ettikçe sürekli tempoyu artırarak daha yukarılara tırmanmaya çalışır. Bunun için devreye yalanlar, türlü entrikalar girer. Bireysel ihtirasların artmasıyla toplum ihtiraslıların belirlediği bir alana dönüşür ve böylece hastalık tüm topluma yayılır.

Toplum içinde çoğunluk bireyler beklentilerine karşılık bulmak için artık büyük egolara teslim ederler kendilerini. Böylece hem iç dünyalarını tatmin edecek bir söylem diline kavuşurlar, hem de onlar üzerinden bir fırsat yakalamaya çalışırlar..

SA4791/KY1-CÇ600: Dışarda

"Tanık olmak bile ne kadar güzel olur. Evet, evet bir tanık olmak bile harika bir şey." 


Gidiyorum. Nereye gittiğimi bilmeden. Bir hışımla çıktım evden. Yok, öncesi de var. Balkonda oturuyordum. ‘Çayını soğutma!’ ihtarıyla elim çaya gitmiş, çoktan soğumuş çayı bir yudumda içmiştim. Daha dikkatli olsaydım ‘Çayını soğutma!’ ihtarının arkasından gelecekler hakkında bir takım öndeyilerim olurdu. Dikkatsizdim. Hep dikkatsizimdir zaten. Kuşların sesleriyle, derinden gelen –hangi evden geliyorsa artık- tatlı melodiler –kanun, ney, tambur, udla icra edilen peşrevler- müzikle kendimden geçmiştim. Harika bir gündü. Mutlu bir halde uyanmıştım. Coşkuyla çay demlemiş balkona çıkmış uyanan günün neşesine ortak olmayı ummuştum. Kulaklarımı tırmalayan sesler de yok değildi hani. Arada bir kuşların, derinden gelen müziğin sesini bastıran greyder sesleri, hilti sesleri de ulaşıyordu kulağıma. Bu sesler huzurumun, neşemin uzun sürmeyeceğini sezdirse de inadım inattı, kuş seslerine, derinden gelen müziğe kendimi vermenin yolunu buluyordum. Ta ki ‘Çayını soğutma!’ ihtarına kadar. Yaklaşmakta olan yaklaşacak, beni içine alacaktı elbet. Yine de tatlı bir umursamazlığın kucağına kendimi bırakmada bir sakınca görmüyordum. 

7 Mart 2019 Perşembe

SA7490/SD1310: Çin'in Dış Politikası Nereye Gidiyor?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, ChinaFile'da yayınlanan yedi yazarın Çin Dış politikası ile ilgili görüşlerini içermektedir... İlginç içeriği ile bakış açılarınıza farklı parametreler taşıyacağını düşündüğümüz bu analizleri dikkatle incelemenizi ve analizlerdeki 'Çin', sözcüğünün yerine 'Türkiye' yazdığınızda nelerin nasıl anlaşılacağını düşünmenizi öneriyoruz.
Seçkin Deniz, 07.03.2019

Where Is China’s Foreign Policy Headed?

ChinaFile Sohbeti:
"ChinaFile Sohbeti, dünyanın önde gelen Çin uzmanlarından oluşan bir grubun Çin ile ilgili haberleri haftalık, gerçek zamanlı bir tartışmasıdır."

"Ulusal İstihbarat Senatosu Seçme Komitesi'nin önceki haftaki açıklamasında Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats, “Çin'in eylemlerinin küresel üstünlüğü elde etmek için uzun vadeli bir stratejiyi yansıttığını” söyledi. Çin’in küresel etkisini ve Washington ile Pekin arasındaki gerilimin artmasını, Çin'in kendini dünyada nasıl öngördüğünü anlamanın en iyi yolu nedir? Bazıları Çin liderlerinin küresel öncelik kazanmak istediğini; diğerleri, esas olarak Çin’in Asya-Pasifik içindeki baskın konumunu geri kazanmaya odaklandığını; ve başka diğerleri,Çin'in yurtdışındaki angajmanlarının hâlâ öncelikli olarak yerel zorunlulukları yerine getirmeye dayandığını gösteriyor. Hangi sonuç doğrudur? Gözlemciler, kararlarını verirken hangi belgelere, ifadelere ve eylemlere dikkat etmelidir?" ChineFile Editörleri

SA7489/SD1309: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 460 (21-25 Aralık 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25  Aralık 2017)  (Aralık 2017: 4.660  Tweet+Önceki Toplam: 290.256 +4.660 = 294.916 Tweet

Ertugrul 4YDIN @ertugrul_aydin
Guatemala'yı 400 bin kişinin öldüğü iç savaşla teslim aldılar. Halkın algılarını kolayca manipüle edebilecek tüm kaldıraçlara sahipler.
@Seckin_Deniz retweetledi

Ertugrul 4YDIN @ertugrul_aydin
Yolsuzluk iddiasıyla meşru yönetimleri hasımları deviriyor, soytarılarını başa geçirmeyi başarıyorlar.Guatemala halkı "ne yolsuz ne hırsız" diyerek onu başkan seçmiş
@Seckin_Deniz retweetledi

6 Mart 2019 Çarşamba

SA7488/Sonsuz Ark-YD143: Ahlâki İhlâller, Tiksinti ve Öfkeye Sebep Oluyor

"Genel olarak, bulgular, birisini; “kötü bir kişi” olarak değerlendirdiğimizde daha fazla tiksinti hissetmek eğilimindeyiz, ancak birinin “kötü eylemlerini” değerlendirdiğimizde ise daha fazla öfke duymaya eğilimi gösterdiğimizi ortaya koyuyor."


Ahlâki suçlar; vücut atıkları, böcekler ya da çürümüş yiyecekler gibi bizi iğrendiren türde şeyler içermediği halde neden onları iğrenç ve rahatsız edici buluruz? Ahlâki anlamda iğrenme davranışımıza neden olan şey nedir?

Psychological Science‘da yayımlanan araştırmada1, ahlaki ihlallere ilişkin değerlendirmelerimize özgü duygusal tepkiler uyandığı bulgusuna ulaşıldı: Öfke ve tiksinti.

5 Mart 2019 Salı

SA7487/SD1308: Sonsuz Ark Sohbetleri 35

"Şu anda bizi kuşatan ve bize ait olmaktan çıkan kültürümüz görüntümüzle birlikte bizi Batı'nın köksüz, özelliksiz ve ruhsuz basit bir mukallidi olmaktan koruyacak bir güce sahip değil."


Yaklaşık yüz yıldır Kuzey-Batı yörüngesinde Dünya büyük bir değişim içinde ve Türkiye de bu değişimi Batı'ya entegre kültürü ve algısı ile birlikte ruhunun bütün zerrelerine kadar yaşıyor. Ne yazık ki bu değişim değerler almaşığında iyiye doğru gelişmiyor. 

Türkiye, Batı'ya rağmen, Batı'nın akış çizgisinden ayrışsa da, kültürünü ve inancıyla kültürü arasındaki bağı korumak konusunda kararlı bir tutuma sahip değil. Felsefemiz, bilimimiz, edebiyatımız, görsel ve işitsel sanatlarımız gibi gündelik yaşantımız, giyim-kuşamımız, evlerimiz, eşyalarımız, beslenme alışkanlıklarımız , 'moda' saplantısı içinde, ne yazık ki kendi doğal akışının dışında bir baskı altında kendi özelliklerini yitirmeye devam ediyor. Şu anda bizi kuşatan ve bize ait olmaktan çıkan kültürümüz görüntümüzle birlikte bizi Batı'nın köksüz, özelliksiz ve ruhsuz basit bir mukallidi olmaktan koruyacak bir güce sahip değil. 

SA7486/SD1307: Brexit; AB Ne İstiyor?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, İngiliz Muhafazakar yazarlardan -The Conservative Home- Paul Goodman'a aittir ve Brexit görüşmelerinin Hükümet veya Başbakan May yerine Avam Kamarası tarafından sürdürülmesi gerektiğini, AB'nin bunu istemediğini, Başbakan May ile müzakere yürütmenin AB için daha tercih edilebilir olduğunu ve böylece İngiltere'nin yaşam destek ünitesinde kendisine bağlı kalmasını istediğini, süreç içerisinde de AB yetkililerinin İngiltere aleyhine açıklamalar yaparak neyi amaçladığını sorgulamaktadır. Analist aynı zamanda İngiltere basınındaki kültürel kısıtlamalara karşı AB basının daha özgür olduğunu ancak buna karşı Almanya'nın Brexit'le ilgili kime ne söylediğinin bilinmediğini vurgulamakta ve Brexit konusundaki haberlere uygulanan ambargoya işaret etmektedir. Bugün herkesin gözü önünde yaşanan bu gelişmeler, bir zamanlar 'üzerinde güneş batmayan Britanya İmparatorluğu'nun, AB-Almanya'ya karşı düştüğü sefaleti ve belirsizliği net bir şekilde resmetmektedir. Brexit konusunda Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili alması gereken büyük dersler vardır ve Türkiye üyelik dışındaki AB tekliflerini ciddiye alarak istediği bir ortaklığı inşâ etmenin yollarını aramalıdır.
Seçkin Deniz, 05.03.2019


What does the EU want?

AB ne istiyor? Bir an için AB'nin geçen hafta İngiltere ile daha fazla 
Brexit görüşmeleri yapmayı reddedişini düşünün. Şimdi, gözden geçirilmiş bir anlaşmayı kabul eden iki taraf varsa böyle bir ihtimalin daha az olması gerekirdi.


Bu, Commons’a (Avam Kamarası) müzakerelerin kontrolünü vermek için Yvette Cooper’ın değişiklik yelkenlerine (veya başkası tarafından önerilen benzer bir değişikliğin içine) yeni bir rüzgârın üflendiğini gösteriyor. O ve destekçileri, görüşmelerin kesinlikle hiçbir yere varamayacağını ve meclisin görüşmeleri yürütmesi gerektiğini savunabilirlerdi. Değişiklik teklifi geçen ay sadece 23 oyla reddedildi. Bu şartlar altında değişiklik geçmiş olabilirdi. Müzakere kontrolü böylece Hükümetten Commons'a geçmiş olacaktı.

SA7485/SD1306: "sanat'ın hörgüçlerinden biri; dil" /10.02.2005/ 309. patika



...kuşkonmaz tepelerde yed-i emin bulmak zor değildir...
...kim ki nerede bulmak ister onu, bilmesi gerek...
...yed-i emin nerededir?...
...'güvenli el' demektir, yed-i emin...
...arapça'daki yeriyle söylemenin ne kaydı vardır ki?...
...eskiler, sözdeki asâletin içerdiği sanatlara bağlı olduğundan dem vermez belki, ama bence söze yüklediğiniz mânâ, birçok sanata hörgüçlük etmek, onları taşımak zorundadır...
...ve biliriz ki; bir dildeki mana, diğer bir dilde tercüme yahut yer tutmayla aynı derinliği hâiz olamaz...

4 Mart 2019 Pazartesi

SA7484/KY56-HS21: Konstantin-Justinyen-Kostantiniyye-Ayasofya-Sufiyye-Arius-Arianism, Pagan Güneş Kültü ile Harmanlanan Hristiyanlık, Necaşi, ChiRo

Sonsuz Ark'ın Notu:
Adem'in bildiklerini bilseydik, neler değişirdi bilmiyoruz, ama en azından ondan günümüze dek Allah tarafından dünya ve ahiret mutluluğumuz için gönderilen tek din olan İslam'ın aslında tam olarak ne olduğunu çok iyi bilirdik. Evet, tahrif edilmesine Allah'ın izin vermediği Hakiki İslam'ın anlatıldığı son kitap Kur'an var elimizde, ancak onu da küfrün, yani zulmün, yani karanlığın en vahşi, en şeytanî yetenekleri ile okunmaz, anlaşılmaz diyerek, önceki kitaplar gibi insandan uzaklaştırdılar. Gönderilen peygamberleri yalanlayanlar, öldürenler kim idiyse onlar hep birbirlerine şeytanın yolunu öğrettiler binlerce yıl, biz Adem'in bildiklerini bilmemekle büyük bir zaaf içerisinde onların bize ne yapmayı tasarladığını fark etmekte çok zorluk çektik, halen de çekiyoruz, ama aramızda iğne ile kuyu kazar gibi çalışan ve akleden samimi insanlar da var ve aramızdan birileri şeytanın yolunda çalışıp çabalayanların birbirleri ile ilişkilerini görebiliyor artık ve anlatmaya çalışıyorlar. Aşağıdaki yayında, maksadı bu zemin olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Seçkin Deniz, 04.03.2019



*Sophia/Sufiyye/Kadim Hikmet/Eternal Feminine’e adanan Ayasofya’yı günümüzde bilinen ölçülerde tekrar inşa ettiren Doğu Roma İmparatoru Jüstinyen yapı tamamlandığında içine girip muhteşem kubbesini ve süslerini görünce şöyle bağırmıştı: 

“Süleyman! İşte seni geçtim!”

SA7483/KY1-CÇ599: Kolaycılık

"Olduğu gibi olan’a da hazır ölçütlerimize, ön yargılarımıza uymadığı için dil çıkarıp karşı durmaktan çekinmiyoruz. Bir şey hazır kalıplarımıza uyuyorsa onaylıyor, yerleşmesi için uğraş veriyoruz. Değilse ortadan kaldırmak için çırpınıyoruz. Bu kolaycılık insanlığın sonun getirecek kesin!"


Kolaycılık sonumuz olacak bu kesin. Sonumuzun kolaycılık olacak olması bir kenarda dursun, kolaycılığa niçin düşüldüğünü sorgulayalım? Niçin kolaycılığa kapılırız? Kolayı olanı aramanın faydaları belki de saymakla bitmez. Uzun bir yolu kısaltmak için bir yol arayışına giren insan kendinden hızlı olanı bulmak istemiştir. Bulmuştur da. Aylarca günlerce sürecek bir yürüyüşü saatlere, dakikalara indirmeyi istemek elbette doğal ve bunu yapmış olmakla büyük bir iş başarmıştır insan.

SA7482/SD1305: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 459 (16-20 Aralık 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Aralık 2017)  (Aralık 2017: 4.660  Tweet+Önceki Toplam: 290.256 +4.660 = 294.916 Tweet

Yeni Şafak
   
@yenisafak
Halkbank'a yönelik ABD’deki kumpas davasında tanıklık yapan firari FETÖ sanığı Hüseyin Korkmaz’ın ifadesinde, ‘’Belgeleri saklaması için anneme verdim’’ demesi üzerine savcılık harekete geçti. yenisafak.com/gundem/aile-bo…
@Seckin_Deniz retweetledi

3 Mart 2019 Pazar

SA7481/SD1304: Afrika'daki Başarısızlığın Utanç Verici Bir Şekilde Küçültülmesi; Denetlenmeyen Pentagon Yetmezliği

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, ABD Ordusu’nda Afganistan ve Afrika’da çok sayıda savaş tecrübesi olan eski bir psikolojik operasyon subayı olan Ellis Domenech'e aittir ve ABD Özel Kuvvetleri personelinin iyi eğitilmediğini, yeterince donatılmadığını ve sahada yeterli destek alamadıklarını ve başarısız operasyonların sorumluluğunun da küçük rütbeli subaylara yüklendiğini, generallerin kariyerlerine odaklandığını, askerlerini ve görevlerini fazla önemsemediklerini, bu durumun da orduya güveni azalttığını, Ekim 2017'de, Nijer'in Tongo Tongo Köyünde pusuya düşürülen ABD Özel Kuvvetleri (Pusu'nun detayları için lütfen 8 Aralık 2017 tarihli çevirimize bakınız: SA5294/Sonsuz Ark-YD68: Özel Kuvvetler; Yeni Amerikan Savaş Yolu- The New American Way of War-) özelinde irdelemekte ve orduya güvenin yeniden sağlanması gerektiğini iddia etmektedir. Ancak sorun analistin iddia ettiği gibi sadece generallerin ve siyasetçilerin sorumsuzluğu ile sınırlı değildir. 20.04.2018'de yayınladığımız SA5991/ÇY4-DB125: Yirmi Yıllık Savaş, Amerika Birliklerinin Moralini Tüketti -1- başlıklı çeviriye yazdığım giriş notunu tekrarlıyorum: "Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz The Atlantic dergisinin Mayıs ayında yayınlanacaktır ve Amerikan Ordusu'nun yaşadığı büyük travmanın detaylarını anlatmakta, Amerikan Ordusunun tıpkı Roma İmparatorluğu ordusunun kaybettiği savaş yeteneğine benzer bir şekilde özgüvenini, birliğini ve amacını kaybetmiş olduğunu açık bir şekilde anlatmaktadır. Amerikan Yüzyılı'nın bittiğine, ABD'nin çöktüğüne dair en net yorum analizin şu cümlesinde saklıdır: "Eğer savaşta genç erkek ve kadınların cesareti gerçekten sivil toplumumuzun kalitesine bağlıysa, çok endişelenmeliyiz."
Seçkin Deniz, 03.03.2019


Shameful Scapegoating Of Africa Failure Underscores Unchecked Pentagon Incompetence

"A
z eğitimli ve az donanımlı Amerikalı erkekler ve kadınlar, kongre denetimi az ve ABD stratejileri için küçük çıkarlar sağlayan ihtilaflarla mücadele etmek üzere hâlâ uzak ülkelere gönderiliyorlar."


Geçtiğimiz yıl, Ekim 2017'de, Nijer'in Tongo Tongo bölgesinde Özel Kuvvetler biriminin düşürüldüğü pusuyla ilgili olarak ordunun en üst seviyelerinde sayısız liderlik başarısızlığı yaşandı. Sonuncusu, takım lideri Yüzbaşı Michael Perozeni'ye yönelik suçlamaların yeniden gündeme getirilmesi... 

2 Mart 2019 Cumartesi

SA7480/SD1303: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 458 (11-15 Aralık 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Aralık 2017)  (Aralık 2017: 4.660  Tweet+Önceki Toplam: 290.256 +4.660 = 294.916 Tweet

Enveryan @enveryan
Evet ben bir Ermeniyim. Ne yaparsanız yapın, havzanızda ne kadar provokatif malzeme olursa olsun hiçbir zaman bir Türk'ten, bir Kürt, bir Arap veya bir Müslümandan nefret etmeyeceğim ve ettiremeyeceksiniz. Nokta.
@Seckin_Deniz retweetledi

1 Mart 2019 Cuma

SA7479/KY1-CÇ598: Pembe Abla

"Domatesin hasadı için daha iki saat vardı."


Yetmiş yaşlarında dul Pembe Hanım iyiden iyiye sıkılmış bir an önce kendini evden dışarı atmış, üst kat komşusunun kapısını çalmıştı. Zili dördüncü çalışıydı. Bir an evde olmadıklarını düşünmüş iç sıkıntısı daha bir artmıştı. Dönüp gitmeyi düşünse de bir kez daha zili çalmaktan kendini alamamıştı.

Ana kız evde olmalıydı. Büyük bir ihtimalle zili duymuyorlardı. Evden daha çıkmadan yukarıdan gelen sesleri duymuştu. Anne kızına bir şeyler demişti yüksek sesle. Kızı da aynı şekilde –belki annesinden daha yüksek sesle- cevap vermişti. Kesin evdeydiler. Ve fakat zili duymuyorlardı. Beşinci zili çaldı. Kulağını kapıya dayadı. 

SA7478/KY61-FÖ5: 2019'da Dünya'nın Ahvâli..

"2019’da savaşların, insani krizlerin ve de siyasi kaosun devam edeceği ya da beklendiği birçok ülke var…"


2019 yılına girdiğimiz şu günlerde dünyanın birçok yeri maalesef toz duman…  Çıkar kavgaları büyürken olan yine mazlum halklara oluyor.  On binlerce insan daha huzurlu ve güvenli bir hayat için çıktıkları zorlu yolculuklarda hayatlarını kaybetti, kaybetmeye devam ediyor. 

2019’da savaşların, insani krizlerin ve de siyasi kaosun devam edeceği ya da beklendiği birçok ülke var…

Seçkin Deniz Twitter Akışı