13 Şubat 2014 Perşembe

SA553/KY11-TG3: WinNews/ Haber Penceresi 3 (10.02.2014-13.02.2014)

Solcu Yahudilerden İsrail Lobisi'ne Destek veren New York Belediye Başkanı'na Tepki;  Ultra-Ortadoks Yahudi Hahamlar'dan WhatsAp'a Sert Eleştiri; İsrail Ordusuna Arap Kökenli Hristiyan Katılımında Artış; Berlin'de 330.000 Evsiz; İngiltere, Altın Tapınak (Golden Temple/Hindistan/1984) Katliamındaki Rolünü İtiraf Etti; ABD, Güney Çin Denizi'ndeki Sınırlamaları Hukuksuz Buluyor; AB'den İsrail'e Boykot Yok; Hamas'tan Siyonist Unsurlar Taşıyan BM Yönetimindeki Okul Müfredatlarına Tepki; Ariel Sharon’un 1972'de Sina'da Ölüme Terk ettiği 3000 Bedevi; Müslüman Kardeşler AB'yi Darbeye Destek vermekle Suçladı; P5+1'le Anlaşma İran'ın Bölgesel Gücünü Arttıracak; ABD, Bagram'dan Tahliyeleri Kınadı; Putin'den Sisi'nin Cumhurbaşkanlığı Adaylığına Destek; İranlı General General Hassan Firouzabadi: "ABD ve Siyonist Rejime Karşı Savaşa Hazırız!"; Analiz: Problem İran Değil /Lawrence Davidson


1- Yeni New York Belediye Başkanı Bill de Blasio Amerikan İsrail Hakla İlişkiler Komitesinde (AIPAC) yaptığı konuşmadan dolayı tepki aldı. Blasio konuşmasında “Bu şehir meclisi her zaman AIPAC’a açık olacaktır. Bana Washington’da veya başka bir yerde ihtiyacınız olduğunda çağrınıza memnuniyetle cevap vereceğim, çünkü bu benim işim” demişti.

SA552/KY9-NK6: Nefessiz Kaldım

“Durum ne kadar ciddi, ameliyat olduktan sonra hastalık bitecek mi, ne kadar acı çekecek?”


Daha ilk patoloji raporunu beklerken, çevremdeki koro neredeyse hep bir ağızdan ve beni teselli etmek için şu cümleyi öznelerini değiştirerek söylemeye başladılar: "Bizim komşunun görümcesi de aynı senin gibi biyopsi yaptırdı, hiçbir şey çıkmadı, merak etme sende de bir şey yoktur."

Bu tür cümleleri söyleyenlerin sayısı arttıkça benim de moralim kelimenin tam manasıyla dibi buluyordu. İçimden herkese bağırmak geliyordu: “Susuuuuun artııııkkkk! Yeter, sizin komşunun görümcesi ile benim bünyem aynı mı, daha doktor bile neticeyi bilmiyor siz nereden biliyorsunuz, bunlar işime yaramıyor, yalnızca daha fazla boğulmama sebep oluyor!” Bunları bazılarına söylemiş olabilirim gerçekten, tam hatırlamıyorum; ama bu tür konuşmalardan fevkalade sıkılmıştım, onu çok net hatırlıyorum.

12 Şubat 2014 Çarşamba

SA551/ KY5-PT13: Kiziroğlu Mustafa Bey/ Roman- 2/3: Kısrak

Kiziroğlu Mustafa Bey


-3-
Aysema, geleli daha üç günü geçmeyen Şehrinaz’a öyle bir candan bağlanmıştı ki, görenler birlikte büyümüş sanırlardı. Şehrinaz hem güvenini hem samimi dostluğunu kazanıvermişti Aysema’nın. “Bu kızda şeytan tüyü var!” demişti içinden Murat ağa. Sevinçliydi. Ummadığı bir biçimde Şehreminoğulları’ndan birini harcamıştı. Hem de tereyağından kıl çeker gibi. Kendisi etrafında her hangi bir kuşkuya mahal vermeden..

“Sen ne büyüksün Rabbim!” dedi kahvesini yudumlarken. Artık kahvesini kızı değil Şehrinaz getiriyordu. Kızının duygularını düşüncelerini tek tek öğrenmiş, öğrendiklerinin ışığında tasarladığı şeyin gerçekleşebileceğine iyiden iyiye inanmıştı.

Şehrinaz boş kahve fincanını almaya geldi. Murat ağa oturmasını işaret edip yeni bir gelişme olup-olmadığını sordu. Şehrinaz dün gece neredeyse Aysema ile sabahladıklarını kaçma düşüncesini ucun ucun işlediğini, Aysema’nın git gide bu işe aklının yattığını fakat kızın babasına aşırı düşkünlüğü işini güçleştirdiğini anlatıp birkaç güne kadar o güçlüğü de aşacağına inandığını belirtti.

11 Şubat 2014 Salı

SA550/SD98: "zorunlu heyecan dengesi veya türevleri pozitif olan heyecanlar" /18.02.2007/ 581. patika


...orta yaşı geçenlerin heyecanlarının azaldığı söylenir...
...nitekim bu kısmen doğrudur...
...eğer; heyecan denilen şey, suflî sebeplerle terkib edilmiş ise, elbette bedenin ve toplumun verdiği izne tabidir heyecanlar ve orta yaştan sonra söz konusu izinler rafa kalkar; zorunlu heyecan dengesi kurulur...
...buna karşılık ulvî sebeplere de sırtını dayamış heyecanlar varsa, onların azalması ve sona ermesi mümkün değildir...
...zira yeni nesle yüklenecek olan ödevlerin tümü, daima heyecan gerektirir ve ortayaşı geçenin heyecanı buna binâen azalma eğiliminde olamaz...
...bilâkis, kişisel endişelerden uzak, yeni heyecanlar gerek şart kipindedir...
...hayat, süregiden her seferinde daha yüce nitelikler gerektirir...
...bir anne-babadan türemiş olma, anne-babandan izdüşenleri sürdürüyor olmak, demektir...

10 Şubat 2014 Pazartesi

SA549/KY10-MrÖz3: Lütfen Algılarınızın Ayarları ile Oynamayın!

“Cam gerçekten kirli miydi? Parmak izleri söylenen kişilere mi aitti? İsmi geçen kişiler evin hizmetkârlarıydı, camda izlerinin olması hizmet amaçlı olamaz mıydı?


Algı; bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesidir. Duyu organlarının kontrol mekanizması, beynin yönlendirilmesi de diyebiliriz.

Bakmak ve görmek arasındaki fark gibi. Örneğin pencerenin önünde iseniz seçenekleriniz arasında cama bakarak camın durumunu görmek, camdan bakarak dışarının durumunu görmek vardır; niyet ve isteğe bağlı bakış açısı görüş alanı oluşturursunuz ve gördüklerinizi beyinde depolanmış bilgilerden seçtiklerinizle birleştirerek yorumlar ve karar verirsiniz.

Algı Yönetimi; Amerikan ordusu tarafından keşfedilmiş, adı konmuş resmi olarak uygulanmaya başlanmıştır. Olayları olduğundan farklı göstererek yorum ve kararları kontrol etme çalışmasıdır. Örneğin camdan dışarı bakarken görüş alanınız da olmayan bölgede yağışın olup olmadığı, konusunda bilgi kaynaklarınızın sizi yönlendirme işlemidir; tek ya da çoklu kaynak kullanabilirsiniz, hangisine güveneceğiniz sizin bilgi tecrübe ve isteğinize bağlıdır.

9 Şubat 2014 Pazar

SA548/SD97: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 18 (11-15 Ağustos 2011)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.” 


(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

11-15  Ağustos 2011 ( 848 Tweet)

15 Ağustos 2011
6239. Şimdilik Allah'a ısmarladık dostlar...

15 Ağustos 2011
6238. Acaba PKK yönetimdeki Tunceli etkisini kırmak mı istiyor Kamer Genç'in akrabasını öldürerek?

15 Ağustos 2011
6237. @Rind_Semender elbet!!

15 Ağustos 2011
6236. @zizizu Allah müslümanları korusun, masumları da @ibrahim_karagul

15 Ağustos 2011
6235. Vatikan, inceden inceye işlediği/ördüğü ağlarıyla siyonizmin ipini ancak 21.yüzyılda çekebildi.

8 Şubat 2014 Cumartesi

SA547/KY11-TG2: WinNews/ Haber Penceresi 2

CIA’in Çin-Suudi Füze Pazarlığındaki Rolü, Suudî Arabistan-Savaşan Gruplar, İsrail-Türkiye Boru Hattı, İHH Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Neden Yok, Robert Fisk-Suriye’de Vahşet Fotoğrafları, İsrail ve Suriye’den Lübnan’a Silah Transferi, İsrail-Amerika İlişkileri, Humus’ta Geçici Ateşkes, ABD İran’ı El Kaide’ye Destek Vermekle Suçluyor, ABD’de İşsizlik, Siber Güvenlik ve Siber Savaş, ABD Donanması Olimpiyat Güvenliği için Soçi’de, İsrail Ultra Ortodoks Yahudilere Fon Desteğini Kesiyor


1- 2007 yılında yapılan  Çin ve Suudi Arabistan arasındaki gizli füze pazarlığında CIA’in aracılık yaptığı ortaya çıktı. Batı ve İran nükleer anlaşma konusunda ilerleme kaydederken ABD tarafından el altından desteklenen Suudi Arabistan kendi vurucu füze sistemini güçlendirdi. Pazarlıklar sırasında CIA tarafından öne sürülen şart, Çin’den alınacak füzelerin nükleer başlık içermemesiydi.             

SA546/AŞ36: Yolsuzluklar Cehenneminde Paralaks ya da One Minute’ın İntikamı

“Fezlekeler, hayadan uzak bir karakterle elde edilen telefon ya da video kayıtları bizi paralaks kurbanı haline getirmeyecek!”


‘Paralel Devlet’ diyorlar ya, ek olarak ‘Paralel Zaman’ da desek ve sonra her şeyi geriye sarsak, o paralel zamanda yürüsek, neler görürüz acaba? ‘Fethullah Gülen ve Cemaati’nin istediği gibi her şey; Mavi Marmara İsrail otoritesi izin vermediği için Gazze yolculuğuna çıkmadı; Hakan Fidan, İsrail istemediği için Mit müsteşarı değil ve İran’la ilişkilerimiz soğuk; iddia olunan ‘Paralel Devlet Yapılanması’nın istediği gibi Suriye politikamız tamamen tarafsız.

Doğal olarak paralel zaman da bu parametrelere uygun gelişecekti; yani Suriye’de mağdurlara yardım malzemesi taşıyan Mit Tırları olmayacak ve paralel yapının elemanları Mit Tırlarına operasyon yapacak elemanlarını bu işe koşmayacaklardı. 17 ve 25 Aralık operasyonları yapılmayacak, paralel yapının savcıları ve polisleri Başbakan ve bakan avına çıkmayacaklar, yolsuzluk fırtınası estirilmeyecekti.

7 Şubat 2014 Cuma

SA545/KY9-NK5: Kanser Olmuşum!

“Sanki yabancı bir şehirde yapayalnız kimsesiz ve nereye gideceğimi bilmeden belirsiz ve karanlık bir menzile doğru gidiyordum.”

Audrey Hepburn

Ve 27 Ekim 2010. Patoloji raporunun çıkıp çıkmadığını öğrenmek için hastaneyi aradım, çıkmadığını, akşam 7 civarı tekrar aramamı söylediler. Telefonu kapattıktan hemen sonra tekrar aradım ve patoloji laboratuarının adını öğrendim: “Olgu Patoloji”

İnternetten numarasını buldum ve hemen aradım, raporum çıkmıştı ama bana söyleyemezlerdi. Muzipliğim üzerimdeydi, “Eyvallah, bana söylemeyin; ama size bir faks numarası vereyim oraya sonucu fakslayın” dedim. “Böyle bir şey olamaz ama hastaneye faks çekebiliriz!” dediler. “Tamam, ben telefonda bekliyorum; siz hastaneye faks çekin bekliyorum, çabuk olun!” dedim. Bıkkın bir ses “Tamam çektik, doktorunuzu arayabilirsiniz!” dedi.

6 Şubat 2014 Perşembe

SA544/KY11-TG1: Winnews/ Haber Penceresi 1

Pakistan-Taliban İlişkileri, Irak Cezaevlerinde İllegal Olarak Alıkonulan Kadınlar, Doğu Kudüs’te İsraillilerin Yeni Yerleşim İşgali, BM’nin Suriye’de İşkence Gören Çocuklar Raporu, Mısır’da Gözaltında Tutulan Gazeteciler, İsrail’in ABD’ye Yönelik Güvenlik Suçlamaları, İran’da İsrail Tartışmaları, İran-ABD İlişkileri, İsrail Ordusu’nda İntihar Eğilimi ve Psikiyatrik Destek Skandalı


1- Pakistan Hükümeti, “Taliban’ın Babası” olarak bilinen Maulana Sami ul-Haq, İslamabad Kırmızı Camii İmamı Maulana Abdul Aziz ve Cemaat-i İslami Partisi Lideri , İbrahim Khan’dan oluşan Taliban Heyeti ile ilk resmi görüşmesini gerçekleştirdi. Başbakan Nawaz Sharif isyan hareketlerinin barışçıl yollarla bitirilmesi  gerektiğini belirterek görüşmelerin başarısız olması halinde gerekli askeri tedbirlerin alınacağını söyledi.

SA543/Kâşif M.5: Sıradağların Ardındaki İhtiraslar

“Erkek kadının sorgulayıcı genetiğinden sıyrıldıkça daha büyük dağları aşmak üzere içindeki ihtirası kamçılar.”


Erkek… kuramları ve kuralları üreten, onları doğurgan her nesneye karşı dayatan, kasılmaları arttıran, isyanları cisme dönüştüren… hayatın her alanında gücüyle, elde etme azmiyle, ihtirasıyla egemen olan, olamadıkça dağılan, dağıldıkça kişiliğini kaybeden… arayışları hiç bitmeyen, dokundukça sahip olmak isteyen arzuların kıskacında, elde ettiği hiçbir şeyi sonsuza dek kendi özgün değeriyle koruyamayan, onu değiştirmeye çalışan; kendi değişkenliğine sürekli bahane bulan bir gezgin…


Kadının doğasından daha aç, kadındaki periyodik kısıtlılıklara mahkum olmayan ve sürekli isteyen varlığıyla erkek, sonsuz değişimin tüm kodlarını içinde taşır. Kadının ve erkeğin, kendi genetik sınırlılıklarını aşamadığı zamanlarda erkeğin zorlayıcı ruhu, değişimin hızına doğrudan etki eder. Kadının alışkanlıklarına sarılarak tatmin olması, erkeğin alışkanlıklarından kopma hızını arttırdığında, alışkanlıklar kadının aleyhine kaybolur.

5 Şubat 2014 Çarşamba

SA542/SD96: "isyan'dan inkâr'a kuşku boşluğu"/ 25.02.2007/ 582. patika


...binlerce yıl öncesinden bugüne, bugünden kıyâmete akıp giden insan, ne alemde şimdi?...
...adem'den bu yana ilerleyen insana ait zaman, insanın Allah ile olan ilişkilerini hayretle izleyip duruyor olmalı...
...zira; kesin bilgiyle kendisini yaratan'ı bilen ve tanıyan insan, iblis'in açık kışkırtmalarıyla sadece isyancı/günahkâr oluyordu...
...Allah'ı inkâr eden değil...
...fakat yaratıcıya dair kesin bilgi (adem'in torunlar silsilesi sonsuza ıraksarken) üzeri küllenen/tozlanan bir tarihsel vesika olunca, kesinlik, yerini belirsizliğe bıraktı..
....iblis'in kesin bilgiyi unutturan kuşkuları insanın kafasının içine yerleştirdiği açıktı ve netti...
...bilginin ilerleyen macerasında, ebeveynden evlâda geçen kültürel kuşkular olsa bile, her doğan insan temel islâm fıtratı üzerine dünyaya geldiği için, mâsumiyeti de kişiler adına tek tek devam ediyordu...
...bu, miras olarak aktarılan kuşkulara karşı doğal bir korunma mekanizmasıydı...

4 Şubat 2014 Salı

SA541/ME28: Yasalar ve Yarasalar

“Bir oluş, bir bitiş sendromu içinde herkes. Sokaklar kan gölü, ruhlar kan gölü, dudaklar irin fısıldıyor.”


Ben onu gördüğümde, gözlerinde derin bir karanlık vardı. Yemek yiyemiyordu, kitap okuyamıyordu, yazı yazamıyordu, dışarı çıkamıyordu, öksürüyordu hem. Mide bulantılarıyla yaşıyordu. Bunalımdaydı: namaz kılıyordu, namazın hangi rekatında olduğunu unutuyordu, konuşmuyordu kimseyle.  

Bir kez konuştu benle. Ben onun zihnindeki akyuvarlarda saklanıyordum. Bana anlattı derli toplu diyebileceğim kadar, onu bunalıma sürükleyen nedenleri. Akyuvarlara saklanmıştım, çünkü gözlerindeki derin karanlık, derin bir yalnızlığın eseriydi, zihnindeki ak noktalara tutunacaktı; başka çaresi yoktu: geldi, içini döktü.

SA540/YB17: Endişeli Vakitler / Sınanmış Renkler 17

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

“Allah’a güvenenlerin birbirlerine güvenmeleri daha mümkün ve kolay değil mi?”

Göğün yağmura, kara hasret koynunda bir kuraklık hissi saklı. Öyle ki soğuğunu hissedeceğimiz dorukların karı bile uzak. Biliyoruz hepimiz, birlikte biliyoruz Allah’ın rahmeti yağmurda, karda; bazen doluda, bazen sulu sepkende. Yine biliyoruz bunlar yağmasa, bizi üşütmese, baharda ve yazda kurumuş dudaklarımızı ıslatmamız zorlaşacak. Yerin biriktirdiklerine, kendine sakladıklarına mahkûm olacağız…

Yazdan çalınıp bize getirilmiş gibi gündüzler; gündüzdeki kışa güvenemiyoruz bu yüzden. Gitsin istiyoruz; geleceğimize kasteden bir güneş gündüzü bu. Gitsin yazdan çalınmış gündüz ve o gri bulutlarla kaplı gök geri gelsin. Üşüyelim sorun değil, üşüyüp birbirimize sarılalım; soğuğa, yağmura, kara güvenmeye devam edelim. Hatta doluya, sulu sepkene. Alışkın olduğumuz bu çünkü.

2 Şubat 2014 Pazar

SA539/KhB25: Gözden Gelen Ses

(Sordular hüznü içime, içim yangın yeri haberleri yok…)
(Cevap verdi içim, içim bitmiş sözleri yok…)
(…)
Bir hüznün içinde yalın kılıç geziyorum
Geziyorum işte öyle
                               kesip biçiyorum…
(…)
Kesip biçiyorum hüznün gözlerinden
               Birikmiş çocukları, kadınları, kızları
Çekip kesiyorum katillerin ellerinden…

1 Şubat 2014 Cumartesi

SA538/KY10-MrÖz2: Ben’i Tanımak

Kendime soru: “Şeytan olsam beni hangi zaafımdan kandırırdım? Hangi yönüm daha zayıf?”


Seni hiç yalnız bırakmayan, yanından ayrılmayan birisi var yanında. Seni senden daha iyi tanıyan biri. İyi günde kötü günde hep yanındadır o. Annen geçiyor aklından, ama yanılıyorsun.

İyiliğin için değil kötülüğün için yanında olan bir düşmandan, yani şeytandan bahsediyorum. Ölene kadar peşimizi bırakmayan azılı düşmanımızdan.

Düşünüyorum da bu şeytan, harbiden çok şeytan. Herkese farklı bir noktadan yaklaşıyor.

28 Ocak 2014 Salı

SA537/AŞ35: Cemaatin Tilkileri; AB(D) Rızası mı, Allah Rızası mı?

“Ormanıma gönderdikleri tilkiler şeytandan fısıltılar taşıyor; ben de onları tilkilerinden yakalıyorum.”

Kıyam Pozu/  Namaz

‘Her şey demokrasi için, her şey AB’ye muktesebâtına uyum için.’ Birkaç zamandır kafamda dolaşan tilkilerle hasbihal ediyorum. Dikkat buyurun; bu tilkilerin hiçbiri bana ait değil, bunlar benim ormanımdaki tilkiler değil.  Benim ormanımda hiç tilki yok. Tilkileri de dışarıdan geldikleri için mecburen misafir ediyorum. Soruları hep onlar soruyor, ben de ters sorularla onları ayazda bırakıyorum: “Hani her şey Allah rızası içindi?”

Avrupa Siyaset Merkezi (EPC) ve TUSKON tarafından 24 Ocak 2014 Cuma günü Brüksel’de düzenlenen, ‘Türkiye’deki hengâme: Neler oluyor ve nereye gidiliyor?’ isimli panelde Zaman Gazetesi Brüksel Temsilcisi Selçuk Gültaşlı, “Gülen, AB sürecini 1970’lerden bu yana istikrarlı şekilde destekleyen tek İslam âlimi.” diyor. 

26 Ocak 2014 Pazar

SA536/SD95: "ehemmiyet dönüşümü" /11.03.2007/ 583. patika

...her insan, kendisine verilenlerle sınanır...
...varsıl varlığıyla, yoksul yoksulluğuyla...
...varsıllık, maddeye yüklenen ehemmiyetlerin tümü gibi görünse de, değildir...
...şüphesiz; maddenin göreli ehemmiyeti ruha değene dek madde varsıllık aracıdır...
...bu ehemmiyet ruha değdiği vakit ise, ehemmiyet olmaktan çıkar...
...hakezâ, yoksulluk da maddeye yüklenen ehemmiyete, aynı şekilde yakındır...
...maddî ehemmiyeti hâiz her şey, zamanın sınırlarından birinde maddî olmayan ehemmiyetlere dönüşüverir...
...fakat asıl mesele, bu 'ehemmiyet dönüşümü'ne kadar olan sınırlı sürede insanın düşündükleri ve hissettikleriyle beraber ulaştığı sonuçlardır...
...yani yaşadıklarıdır ve yaşadıklarından geçmişinde bıraktığı 'sabır' ve 'şükür' muhasebelerinden kendisine kalanlardır...

25 Ocak 2014 Cumartesi

SA535/KY9-NK4: Sürprizler de Var

“Şimdi kendim için okumak… Buna gücüm yoktu…”

 

Genel Cerrah Op. Dr. Süleyman Gökduman

Atila ile hastaneye gittiğimizde, Fevziye de çoktan gelmişti. Birbirimize durmadan espriler yapıp duruyorduk. Süleyman Hoca’nın odasındaydık şimdi. Mamografiyi ve diğer tahlilleri gösterdik. Hoca, asıl problemin sol göğüste olduğunu, simetrik olması gereken bir durumun asimetrik tablo sergilediğini, elimdeki son ultrason raporu ile ona gitmiş olsaydım bana 6 ay sonrası için kontrol önereceğini, ama Genel Cerrah Ali Bey’in titiz davranması neticesinde cerrahi müdahalenin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Kabul ettik elbette.

Tekrar Biyopsi, ama bu sefer açık oluyor

İkinci biyopsi 21 Ekim 2010 tarihinde yapıldı ve yanımda yine Fevziye ve Atila vardı. Atila bana bir sürü cebi olan büyük bir kot çanta hediye alıp getirmişti hastaneye. Kanser hastalarının ellerinde tahlil dolu mağaza poşetleri ile koşturmalarını hep üzüldüğümden tahlillerimi koymak için almıştı çantayı. Eh daha şimdiden iyi bir kanser hastası adayı olmuştum:)

23 Ocak 2014 Perşembe

SA534/SD94: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 17 (6-10 Ağustos 2011)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.” 

(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

5-10  Ağustos 2011 (637 Tweet)

10 Ağustos 2011
5391. @mujganhalis Konu siz biz değildik de o zengin derinlikti nasıl bize geldi? hani bir eleştiri kadirşinaslığı vardır.Test ettik köpürdünüz:)

10 Ağustos 2011
5390. @mujganhalis Tuhaf neden biz olduk? Basit bir eleştiriyi nasılda abarttınız..Derinliğiniz bu muydu? Demek eliaçık sevenler hep benzerler:)

10 Ağustos 2011
5389. @mujganhalis derinlik ölçmek için iyi bir kıstas...Bir önceki tweette onun ismini görmüştüm... Eliaçık'ın göbeği yoksulluktan mı diye

10 Ağustos 2011
5388. @jamilabayraktar Evet işte bu..bu yaşına kadar neredeydi İhsan Eliaçık? O Göbek nerede büyüdü

Seçkin Deniz Twitter Akışı