1 Şubat 2014 Cumartesi

SA538/KY10-MrÖz2: Ben’i Tanımak

Kendime soru: “Şeytan olsam beni hangi zaafımdan kandırırdım? Hangi yönüm daha zayıf?”


Seni hiç yalnız bırakmayan, yanından ayrılmayan birisi var yanında. Seni senden daha iyi tanıyan biri. İyi günde kötü günde hep yanındadır o. Annen geçiyor aklından, ama yanılıyorsun.

İyiliğin için değil kötülüğün için yanında olan bir düşmandan, yani şeytandan bahsediyorum. Ölene kadar peşimizi bırakmayan azılı düşmanımızdan.

Düşünüyorum da bu şeytan, harbiden çok şeytan. Herkese farklı bir noktadan yaklaşıyor.

- Kimine aşktan
- Kimine paradan
- Kimine cinsellikten
- Kimine egosundan
- Kimine lezzetli bir gıybetten
- Kimine hırstan
- Kimine öfkeden
- Kimine açgözlülükten
- Kimine kıskançlıktan
- Kimine tembellikten
- Kimine tevazu kılıfında riyadan
- Kimine alkolden
- Kimine medeniyet oyuncaklarından
Bizi hiç yalnız bırakmayan düşmanımızdan kendimizi koruyabilir miyiz? Geçmişte kendini koruyanlar, kurtaranlar olduğuna göre demek ki bir yolu var. Biraz kitapları kurcalayınca şu sonuca vardım; beni ikna etti, siz daha kolay bir yol bulursanız önerilerinize açığım.

“Düşmanı çok iyi analiz edip, hangi noktadan saldıracağını tahmin edebilirsem zafer benim…”

Kendime soru: “Şeytan olsam beni hangi zaafımdan kandırırdım? Hangi yönüm daha zayıf?”

Siz de sorun kendinize; sorması kolay cevabı zor :)

Bulmakta zorlanırsanız yukarıdaki listeye ekleme çıkarmalar yapıp, eleme yolunu deneyin.

Yine araştırmalarıma dayanarak, en tehlikeli ve uçuruma sürükleyeni söyleyeyim mi?

Benim zaafım nedir diye düşündüğümüz halde, hiçbir şeyi zaafımız olarak göremememiz !!!

Hiç doktora gitmeye gerek yok. Direk körlük teşhisi koyabiliriz. Körlüğün tedavisi eski Türk filmlerindeki kadar kolay değil. Neyse ki imkansız da değil. Körlüğün ana sebebi enâniyet (benlik). Enâniyet sahibi bir insan, kendi bilgi ve birikimini diğer insanlardan üstün gördüğü için yeni bilgilere karşı alıcılarını kapatır.

Okurken düşünmeye gerek duymaz ya da okumak dendiğinde illa yazılı veri arar; oysa etrafımızda okunacak o kadar çok veri var ki.

Yanlışlarını bulamayan insanın onları düzeltmesi elbette imkansızdır.

Enâniyeti kırmak için düzenli ilaç(!) kullanmaktan başka bir çare yok!

Bu ilaç nedir ve nasıl mı kullanılır?

Düşünün, arayın, görmeye çalışın; bulursunuz...


Merve Özgül, 01.02.2014, Sonsuz Ark, Konuk Yazarlar




Seçkin Deniz Twitter Akışı