14 Mayıs 2014 Çarşamba

SA677/PZ22: Anlatsan Olmaz, Dertlerin Depreşir; Anlatmasan…

“Ölüm kadar büyük acı yok belleyenler, ölümden daha büyük acıların saymakla bitmeyeceğini de bilsinler.”


İnsanı ayakta tutan imanıdır, duasıdır, sabrıdır. İman yoksa, kime dua edeceksin, ne için sabredeceksin? Dua etmişsin, duanın kabulü için sabretmen lazım. İman yoksa dua da yok, sabır da. İnsanın içini söken dertler geldiğinde kaçacak yerimiz yok, gidecek kapımız yok Allah’tan başka.

Ölüm gelir haber vermeden; hastalık başından eksik olmaz insanın, ama bir de devası olmayanı çıkarsa karşına, ne yapacaksın? İçin içini yer, ruhun sıkışır, çaresiz dolanıp durursun olduğun yerde. Yaş insana tecrübe verir, korkaklığını alır, sabırsızlığını alır. O yüzden bizim gibilerin yüzü pek çabuk hareket etmez, değişmez. Sonrasını çok görmüşüz o meselelerin. Başka çaremizin olmadığını biliriz. Dudaklarımız kıpır kıpırdır, dua ederiz, bekleriz. Gözümüzden birkaç damla yaş süzülür, geçmişimize bakıp dertlerimizi hatırlarız.

13 Mayıs 2014 Salı

SA676/KY9-NK1:5 Ameliyattan Sonra İlk Gece

“Dümdüz bir hayat zaten ne kadar düşünülebilir ki; iniş-çıkışları olmadan, pişmanlık ve tövbeleri olmadan bir hayat…”

“Normal hayat dediğimiz nedir ki, yaşadığımız her şey bizatihi bu hayatın kendisi ve hepsi normal.”

Sanırım akşam üzeriydi, çevremde neler olup bittiğini biraz daha fark ettiğimde. Fakat yine de kopuk kopuk hatırlıyorum o akşam olanları. Şerife’nin karşımda bir sandalyede oturduğunu farklılığını her ortamda hissettiren sevgili kızı Miray’ımızı da odanın ortasında dans ederken hatırlıyorum.

Ferah abla sonra, o da ziyaretime gelmişti ve bir ara, “Biraz dinlen istersen, çok konuşuyorsun!” dedi. Güldük. İnanın ne konuştuğuma dair hiçbir fikrim yok. Fevziye, Zekiye, Jale, Jale’nin kardeşi sevgili Sibel’de odadaydılar.

Zekiye’nin bir ara ayaklarımı ovduğunu hatırlıyorum. Afak aramıştı sanırım onunla ne konuştuğumu da hatırlamıyorum. Ama onun sesini yeniden duymanın kalbimi ferahlattığını hissetmiştim.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

SA675/SD125: "devşirme aşk kırıntıları" /28.10.2006/ 566. patika


...sen, seni, senin istediğin gibi sevebilecek biri olduğunu mu sandın?...

...çok yazık...
...seni herkes, kendi istediği gibi sever, severse...
...hem sana kim söyledi, böyle bir şeyin mümkün olduğunu?..
...masallardan çaldığın, efsânelerden devşirdiğin ve daha birçok aldanmışlıkta isteyerek gözlediğin ve seçip aldığın 'aşk kırıntıları' sana bu hediyeyi vermiştir...
...sen bu hediyeyi gerçek sanarak alıp kabul etmekle hata yaptın...
...aldanmışlığını tez elden gidermemenin bedelini ödemeyecek miydin, yani?...
...bu aldanmışlık hayatı boyunca acısını yüklenecek başka bir ahmak bulabilecek miydi, ya da?...
...hiç kimse kendisini düşünerek huzurlu olabilmeyi başaramamıştır...
...sen aldanmışlığında kendini düşünmeye devam ederek nasıl huzur bulacaksın ki?...

SA674/ÇY2- HK4: Daha Yeni Başlıyoruz

“Biz ne vakit şikâyetçi olduğumuz yağmacı, yuhalamacı zihniyete benzedik?”


Sessiz sedasız, işimde, gücümde medyayı takip ediyorum bu aralar. Ancak birileri bam telime dokundu yine. İki gündür genç bir hanımın omuzlarda gezen görüntüleri düşüyor önüme... Başörtülü genç hanım mensup olduğu üniversite bünyesinde bir eğlenceye katılıyor. Atmosferin etkisi mi diyelim, gençlik özentisi mi diyelim, konser sırasında erkek arkadaşının omuzlarında görüntü alınıyor.

Sosyal medya, ulusal medya asla affetmez böyle bir haberi...

Günah keçimizi bulduk ne de olsa; bizler kusursuz ve hatasız canlılarız.

İnanılmaz yorumlar okudum görüntüye dair.

Ürktüm...

11 Mayıs 2014 Pazar

SA673/ÇY3-BŞ7: Barclays "Küresel Banka" Modelini Gerçekten Kaybetti mi?

“Ülkelerin artık global finans savaşları ile ilhak edildiği aşikar. Ülkelerin yaşadığı finansal krizler de bazen uygulanan bir ceza hükmünde hatta.”


Küresel finans savaşında Barclays'ın bu sektörde ne kadar stratejik bir konumda olduğunu idrak etmemiz, olayları analiz etmemizi daha da kolaylaştıracak. Barclays,  Londra merkezli Avrupa, Kuzey Amerika, Ortadoğu, Latin Amerika, Avustralya, Asya ve Afrika'da bulunan altmışa yakın ülkede üç asırdır banka ve finans sektöründe faaliyet gösteren, dünyanın önde gelenleri listesine girmiş finans grubu ve şirketidir.

Grubun Barclays Bankası’nın İngiltere’nin en büyük bankaları arasında olduğunu, konumundan ziyade nerdeyse tüm iş alanlarında da faaliyet gösterdiğini belirtmek gerekiyor. Barclays, tüm küresel pazarlama varlık sınıfları (Faiz oranları, hisse senedi, döviz, altın,vb) arasında kantitatif (nicel) modellerin araştırılması, geliştirilmesi ve uygulamasından da sorumludur. Ayrıca fiyatlandırma ve risk yönetimi konularında çözümler bulan; Londra, Paris, Singapur, Hong Kong, Tokyo, New York' ta global şirketlerine hibrid ürünler üreten işletmelerin tutarlılıklarını sağlayan bir şirkettir.

SA672/AŞ45: Vesayetin Rengi; Çatı Aday Kim’in Adayı? Çatı Aday Haşim Kılıç mı?

“Uzlaşı ve diyalog, nefret söylemi falan, hepsi hikâye… Kaymak, tılsım niyetine kullanılıyor.”


Ortalık sakinleşmeyecek 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar; bunu biliyorduk. Bilmemiz için ellerinden gelen her şeyi yaptılar zaten. Açık açık söylediler 25 Mart’ta: “Türkiye Ağustos’a kadar böyle gergin olacak. Ağustos’ta Tayyip Erdoğan Çankaya’ya çıkamayacak. Abdullah Gül de o görevde kalamayacak.”

“Bu kâhin, müneccimbaşı ya da çağdaş deyimlerle bu astrolog ya da füturist kim?” diye değil, “Bu planlamacı, dayatmacı kim?” diye sorun bence. Düşüncenin söyleniş biçiminden tutun, seçeneksiz kesinliğe kadar, her şeye hükümlerin ‘cak’lı çıkışına dikkatle bakın; başka türlüsü olmayacak(!), yani. Maksat bir, Erdoğan’ı Çankaya’ya çıkarmamak; maksat iki, diledikleri ismi Çankaya’ya çıkarmak.

Diledikleri isim kim peki? O da belli.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

SA671/SD124: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 24 (11-15 Eylül 2011)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

11-15 Eylül 2011 ( 312 Tweet)

15 Eylül 2011
9228. Hayırlı geceler

15 Eylül 2011

15 Eylül 2011
9226. @cenksidar İkisi de ne kadar arsızdılar gördünüz mü? Para'dan ve şirketlerden başka bir şey konuşmadılar; bir de çocuklardan bahsettiler

9 Mayıs 2014 Cuma

SA670/FT12: Kirli Sinematografik Profiller ve Kurtlar Vadisi Pusu'da Olumsuz Zaza İmajı

"Dizide Zaza olarak tanınan karakter, hırsız, uyuşturucu kaçakçısı ve emlak rantçısı bir zorba olarak, kendisini sevmeyenlerin öldürülmesini emretmekte tereddüt etmiyor."


Hollywod kirli proje versiyonları merkezidir. Hollywod’un projelerindeki tüm profil versiyonları yüksek oranda kirlidir, biliriz; Beyaz Saray’ın CIA orijinli spesifik senaryoları, ıssız senaristler ve yönetmenlerce ortak menfaat paydasında pişirilir ve sunuma hazır hâle getirilir. Pazarlama ve diğer organizasyonlar da Langley merkezlidir. Finansman konusunda hiç sıkıntı çekilmez. 'Hedef kitle' ya da 'hedef kişi' aşağılanır, yargısal topiklerle sarsılır; olgunlaştırılmış projeler böylelikle başarılır ve istendik bilinçaltı satıhları işgal edilir. Artık, seyirci formatındaki 'Sessiz Kuzular' kurban olduklarını fark etmeden birer düşman edinmişlerdir.

Hollywod izleyicisinin kafasındaki profiller planlandığı gibidir. Uyuşturucu tâciri, pazarlamacısı Kolombiyalı’dır; uyuşturucu ayakçısı ve kullanıcısı zencidir. Terörist Arap; Iraklıdır, El Kaide’dir. Müslüman doğal bir mücahit olarak potansiyel bir teröristtir; kendisini her an yüzlerce masumla birlikte patlatabilir. Müslümanlar ise genellikle ilkel çağlardaki yaşam koşullarıyla yaşayan zavallılardır, gelişmeleri ancak yüceltilen Batılı adamlar tarafından sağlanabilir. 

8 Mayıs 2014 Perşembe

SA669/ KY11-TG19: Doğu Akdeniz Doğalgazı Bölgesel Bir Barış mı Dayatıyor?/ Çeviri

"2012 Şubat ayında MİT Müsteşarına yönelik kasıtlı hukukî süreçlerle başlayan, Gezi Parkı Terörü ile devam eden ve 17 Aralık Suikastı ile zirveye çıkan saldırılarla Başbakan Erdoğan başkanlığındaki hükümeti yıkarak daha uysal huylu bir hükümet kurmak isteyen neocon organizatörlerin, Doğu Akdeniz doğalgazını İsrail için en uygun koşullarda Avrupa ve Dünya enerji pazarlarına ulaştırmayı amaçladığını düşünüyoruz. Kıbrıs’ta birdenbire çözümün tartışmaya başlanması ve Rum tarafının neredeyse zorla görüşme masasına sürüklenmesi, tamamen İsrail’in çıkarlarına yönelik girişimleri hatırlatsa da, güçler dengesi muhtemel bir bölgesel barışı da gerekli kılabilir. Ancak neoconlar bütün pazarlıkları Recep Tayyip Erdoğan'la yapmak zorunda olduklarını artık çok iyi biliyorlar."
Sonsuz Ark


Açık Deniz Maceraları: Garanti mi, Yoksa Risk mi?

“Ben gerçekten şuna inanıyorum ki; Kıbrıs’ta kurulacak bir enerji tesisi ve Türkiye’ye çekilecek bir boru hattı düşünceleri, İsrail gazı için birbirine rakip değil birbirini tamamlayan seçeneklerdir. Bu durum, her biri diğerini güçlendiren bir model ortaya koymaktadır.” 
Michael Lotem, İsrail’in Bölgesel Gaz Meseleleri Özel Temsilcisi

Doğu Akdeniz, hidrokarbon zenginliği açısından büyük bir umut vaat ediyor, fakat bu zenginliğin elde edilmesi noktasında önemli sorunlar bulunmaktadır.

Öncelikle gaz açısından zengin olan bu bölgede gazın elde edilmesi petrole göre çok daha karmaşık bir işlemdir. Ayrıca gaz formunda bir birim enerjinin piyasaya ulaşım maliyeti petrole göre iki kat daha fazladır. Bunun ötesinde, Doğu Akdeniz’den elde edilen ürünün piyasaya erişiminde bölgenin farklı kalkınma aşamalarının körüklediği sınır ötesi problemler de bulunmaktadır.

SA668/AS56: Mürteci - Mütedeyyin İllüstrasyonu

"Birbiriyle farklı düzlemlerde olan ayrık şeylerin ayrılması gibi bir sorununun varlığını düşünmek bile geometrik anlamda saçmadır ve bilimdışıdır. Dolayısıyla aralarına ince ya da kalın çizgi çizmek gibi bir determiniteden söz edilemez."


“'Mürteci’ ile ‘mütedeyyin’ arasındaki o ince çizginin ihmali, dine ve inançlı kesime yönelik saldırılarla bütünleşince…” 21 Kasım 2008 tarihli Star Gazetesi’ndeki “Solcu Müslüman olur mu?” başlıklı köşe yazısında Şâmil Tayyar, böyle giriş yapıyor bir parağrafa…
***
Şâmil Tayyar gibi dikkatli bir şahsın böyle bir bakış açısına sahip olduğunun farkında olup olmadığını bilmiyorum. Onun yazı çizgisinden yansıyan düşüncelerini biliyor olduğumdan, böyle hastalıklı açısına da sahip olduğunun farkında olmadığını, böyle bir durumun da alışılageldik ‘algısal bozunma’dan kaynaklandığını düşünüyorum. O da bu bozunumun kurbanı olmuştur muhtemelen. O’nun bu yazısı belki de konuyu incelememiz için fırsat olmuştur.
***
Bu hastalıklı bakış açısını saptayabilmemiz için öncelikle iki sözcüğün sözlük anlamlarına bakmamızda fayda var. Kolay denetlenebilir olması bakımından internetteki sözlükleri kullanalım. Mürteci, irtica ile ilişkili; Wikipedia’ya göre gerici, TDK’ya göre yeni düzene karşı direnen (kimse), gerici; Mütedeyyin, dinle ilgilenen, dinî hassâsiyetlere dikkat eden; Wikipedia ve TDK’ya göre de dindâr, demek. Gördüğümüz gibi, bu iki sözcüğün sözlük anlamları birbiriyle ilişiksiz. Ama nasıl ilişkili hâle getirildiklerini mukâyese bâbında iki ünlü isimden, iki akademisyenden dinleyelim.

7 Mayıs 2014 Çarşamba

SA667/ KY5-PT18: Kiziroğlu Mustafa Bey/ Roman- 2/8: Döngel Murat

Kiziroğlu Mustafa Bey




-8-
Aysema Kiziroğlu’ndan aldığı haberle yerinde duramaz olmuştu. “Günler hep böyle uzun muydu?” diye soruyordu kendi kendine. Şehrinaz, “Aa.. ben gitmek isteyeceğim de o istemeyecek.. haftaya atacak.. e tabi bulmuş senin gibi safı.. kuyu kazarken yaralı değil beyimiz ama iş kız kaçırmaya geldi mi yaralı! Ben olsam al dağını başına çal, derim bir daha da adını anmam!” sözleriyle kızdırmaya uğraşmıştı Aysema’yı. Aysema dudaklarını şişirip “Haklısın kız!” demişti. “Allahın dağlısı işte..” gülüşmüş birbirlerine sarılmışlardı.

SA666/YB19: Boyun Eğmiş Güverte'den / Sınanmış Renkler 19

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

“Kasırgaların içeride kopardıkları bağlar daha acıtıcı. Uzaklar bu yüzden daha rahatlatıcı geliyor bana.”

Soğuk güneşlerle dolu uzun günleri tutuyorum parmaklarımda. Geceler de uzun. Çok uzun hem de… İpek gibi durgun gökyüzünü yıldızlarıyla alıp okyanusun pürüzsüz teninde parlatıp duruyorlar düşüncelerimi. Kimsecikler yok Allah’tan başka. Sessizliğin şarkısı yankılanıyor, uçsuz bucaksız sudan bozkırda. Suyun içindeki canlılar ne halde acaba?

Güverte, sırtımı dayadığım seren direği, durgun gökyüzünün ve karanlık okyanusun soğuk egemenliğine boyun eğmiş gibi… Halatlar soğuk, yelkenlerin dudakları morarmış; bir hüzün kaplıyor içimi… Uzaklara dalıyorum baktığım yeri görmediğim halde. Evet, yıldızlar var gökte; okyanusta yakamozlar.

6 Mayıs 2014 Salı

SA665/SD123: "sulta gerçeği ve dışlanabilir sorgular" /29.10.2006/ 567. patika

..."referansın ne?"...
..."düşüncelerinle varlığını oluştururken ve sürdürürken baz aldığın temel değerleri, neye, nereye dayandırıyorsun?"...
..."kişisel ve sosyal oluşumların gerekçeleri ve sistem gerekleri hangi 'orijin'den tedârik edildi?"...
..."sen kimden/nereden beslendin, besleneceksin?"...
..."seni karşımda var kabul etmem için cevap vermek zorundasın!"..
..."benim kriterlerimle yargılandığın için, cevap vermen de yetmeyecek, onları kabullenmediğin sürece karşımda var olmayacaksın ve ben seni yok edeceğim!"...
...bu bir sulta'dır...
...ismiyle müsemma olan beşerî/beşerîleştirilmiş sistemlerin tümü, bu 'sulta'nın yakıcı ve yok edici acımasızlığını yansıtırlar...
...aksi hâlde yaşamaları imkânsızdır...

5 Mayıs 2014 Pazartesi

SA664/KY9-NK14: Ve Ameliyat Oluyorum

“Narkoz verildikten sonra benim her şeyi duyacağım, hissedeceğim, ama konuşamayacağım için bunu ifade edemeyeceğim gibi dehşet bir endişe kaplamıştı içimi.”

 3 Kasım 2010…

Bir gün önceden her şeyi hazırlamayı başardım, ütüler tamam, Afak ve Atila için yemek tamam, komşularıma yapacakları şeyler söylendi, hastane çantam hazır… Ama ben hazır mıyım bilmiyorum, ne olacağını gerçekten bilmiyorum…

Atila hayat yolunda artık makas değiştirdiğimi söylemişti ve haklıydı. Tam bir yolda iken makas değiştirip bambaşka bir yola sapmıştım. Bu yol, bu manzara hiç geride bıraktığım yola benzemiyordu ve aslında bu yolda nereye varırım; onu da bilmiyordum.

Kanser psikolojisinde insanlar ilk olarak “Neden ben?” diye sorarlarmış. Bense bunu hiç sormadım. Bana göre oldukça meşakkatli bir hayatım olmuştu, derin üzüntülerim, kırgınlıklarım vs. Ama “Neden ben?” sorusu hiç mi hiç aklıma gelmemişti. Netice olarak bu Aziz ve Celil olan Allah katından gelen bir şeydi ve o soruyu sormak caiz değildi diye inanıyorum.

4 Mayıs 2014 Pazar

SA663/FT11: Petra; Antik Düş Güzeli ve İzlerde Saklı Sırları

"Güzel Petra, şahin bakışlarıyla duruyor öylece. Piramitlerin, Kommagene krallarından Nemrud’un Kümülüsünün duruşu gibi. Sırlarını anlatacak birilerini bekliyorlar öylece."

Petra
Petra düştü göz perdelerimize. Adındaki ecnebi dişiliğe şaşırıp aldanmayın; Petra bir Rus güzeli değil, bir antik kent. Cumhurbaşkanı Gül, Ürdün’de yaptığı gibi, resmi soğuk ilişkilerden yorulan gözlerimizi, tarihin derinliklerine döndürecek başka yerleri de ziyaret etse ya. Mesela İtalya’yı ziyaret edip Pompei’ye gitse. Orada yanardağ patlarken çıkan sesle ölenlerle birlikte, hangi halde ne iş görüyorlarsa, öylece sıcak lavlarla donup kalan yüzlerce insanı gösterse bize vesileler.

Antik kentin girişinden başlayan 80 metre derinliğinde ve 1200 metre uzunluğundaki kanyonda yürüyüş yapmış Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler, yol boyunca antik kenti gezen turistlerle selamlaşmış ve fotoğraf çektirmişler. Daha sonra antik kentin hazine diye bilinen 30 metre genişliğinde ve 43 metre yüksekliğindeki kayalara oyulmuş giriş bölümü önünde fotoğraf çektiren Cumhurbaşkanı Gül kendisini tanıyan turistlerle sohbet etmiş ve fotoğraf çektirmiş.

3 Mayıs 2014 Cumartesi

SA662/ KY11-TG18: Kör ve Yalancı; Robert Fisk ve Seymour Hersh* /Çeviri

“Robert Fisk, Esad yönetiminin çirkin politikalarını güzelleştirmek için utanç verici bir girişimde bulunuyor.”

Seymour Hersh & Robert Fisk

Orijinal başlık; Robert Fisk, Seymour Hersh Ve Suriye/ Yassin al-Haj Saleh

 Robert Fisk ve Seymour Hersh Batı'da eleştirel gazeteciler olarak tanınır. İngilizce yayın yapan basında muhalif pozisyonlar işgal ederler. Bununla birlikte Suriyeliler arasındaki konumları farklıdır.

Suriye hakkında yazdıkları şeylerdeki sorun, son derece Batı merkezli olmalarıdır. Analizlerindeki sözde odak noktası- Suriye ve halkı, şu andaki savaş-çoğunlukla normal Suriyelilerin görülmediği yorumlarına bir fon oluşturur. Fisk ve Hersh için Suriye’deki mücadele eski hizipler arası ilkel bir savaştır. Onlar için asıl önemli olan ise özellikle ABD'nin resmin içine dâhil olduğu, savaşın jeopolitik özelliğidir.

Kimyasal silahlar söz konusu olduğunda Fisk ve Hersh geçen yaz Guta'da gerçekleşen saldırı öncesini görmezden geliyorlar.

2 Mayıs 2014 Cuma

SA661/ÇY3-BŞ6: Global Bela; İnternetin Karanlık Yüzü

“Görünen o ki çok yakın bir gelecekte kanunların teknolojinin hızı karşısında düştüğü zavallı durum, internet ağının kendi yasa uygulayıcılarını oluşturmasına sebep olacak.”

İleri Teknolojinin Kontrol Edilemez Karanlık Çocuğu

İnsanoğlunun varoluşundan beri süregelen bilme isteği, bilimin oluşmasında ve gelişmesinde en önemli etken olduğu gibi, teknolojinin de baş döndüren derecede ilerlemesinin en belirgin gerekçelerindendir. İnsanın edindiği bilgiyi topluma sunma/paylaşma devinimi, bilgiye hâkim olma sürecinin de doğal bir sonucudur. Birçok düşünür "sanayi devrimi" ile "ileri teknoloji devrimi"ni yeni bir çığır açma konusunda kıyaslamaktadır. İleri teknoloji devrimi ve bu devrimle bütünleşik olan ‘İnternet Teknolojisi’ geleneksel alışkanlıkları altüst etmektedir. İnternet teknolojisini diğer teknolojilerden ayıran en büyük fark internetin zamansız ve sınırsız bir yapı olmasıdır.

İnternet, teorik olarak kısıtlamalardan uzak, özgürlük (!) alanı olarak algılanan kitlesel bir iletişim aracıdır. İnsanların internet sayesinde her çeşit bilgiye kolay erişiminin, insanlığa yararları olduğu gibi zararları da olduğu yadsınamaz. Filtrelen(e)memiş her türden bilgiye kolayca ulaşabilsen her yaştan birey "kirli bilgi toplumu" diye adlandırabileceğimiz teknolojinin korkmamız gereken yüzü olarak karşımıza çıkıyor.

SA660/AS55: Filistin Ateşi

23 Nisan 2014, Filistin'de Birlik Hükümeti için Uzlaşma

"Filistin’de Batı Şeria yönetimini elinde bulunduran El Fetih ve Gazze Şeridi’nin yönetimini elinde bulunduran Hamas, birlik hükümeti için uzlaşıya vardı. Anlaşmaya tepki gösteren İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, "Mahmud Abbas, Hamas ile barışı seçti" dedi."


Filistin acıların içinde pişiyor. 1948'den beri yitirilen nesillerin/şehitlerin her birinin akan kanı gelecek zaman Araplarının tümü için birer keffâret oluyor. Filistin ateşi, bilinçlenmiş Müslüman kıvamında tüm Arap ülkelerini yakıp geçecek ve ilk anda diktatörlüklerin tümünü yıkacak bir ateş. Bugün Filistinli Arapları bir açık hava cezaevinde açlığa, hastalıklara mahkûm eden İsrail'i verdikleri dolaylı destekle, karşılıklı çıkar ilişkileriyle ayakta tutan tüm Diktatör Arap Ülkeleri, bağımsız ve demokratik bir Filistin'in bütün Arapların kanına işleyecek muhtemel zaferlerinden korkuyorlar. Açıkça Arap diktatörlüklerinin tümü halklarının Filistinli Arapların yaydığı bilinçli güçten etkilenmesinin önüne geçmek istiyorlar.

1 Mayıs 2014 Perşembe

SA659/SD122: "hüznün sarı hasadı" /30.10.2006/ 568. patika

...söz, her bir kahrı sarınır dışına; dışından da içine bağlar sessizce...
...sözden hâsıl olan hissiyâtı sözden hâsıl olan kahırlar silkeler...
...her silkeleme bir tutam ot koparır, hissiyâtın meralarından...
...koparılmış tutam tutam otlardan sonra geriye kalan, meralar değil, bozkırdır...
...hüznün sarı hasadına dönen her güz mevsiminde gök de sararır...
...tüm renklerin sarıya büründüğü demler çoğaldıkça çoğalır...
...zaman ölür, an be an...
...mavileşir pusulası, ölümün çağıran serinliğinde...
...bedenler kavrulur, sonrasında hasatların...
...birer birer yiter gençliği...
...gözlerindeki fer kahrın mor dudaklarından bûseler alır...

SA658/ KY6-SK15: “Cumhurbaşkanı Olmasın da Ne Olursa Olsun!”

“Vatanseverlik, etkili mücadelede direnmektir.”


Şöyle bir tweet okudum: 'Muhalefet liderleri, eğer içinizde biraz vatanseverlik varsa, istifa ederek Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasına engel olursunuz' Muhalefet liderleri muhalefet biçimleri ile fark yaratamıyor... Ancak istifa ederek kaos yaratan bir duruşla mı muhalefette iken yapamadıklarını yapacaklar? Bu da vatanseverlik olacak... İlginç...

Yani bir yasaya karşı, bir gidişata karşı, yaptırımı olan bir tepki göstermeye güçleri yetmediği için buna davet edilseler anlayacağım bu çağrıyı... Ama 'X cumhurbaşkanı olmasın' diye olunca bir tuhaf geldi bana...

 'Vatanseverseniz istifa edin ve bunu engelleyin' demek ne anlama geliyor? Muhalefet liderleri istifa edince ne olur bir düşünün... Tablo canlandı mı gözünüzde? Vatanseverlik, etkili mücadelede direnmektir... Kaçmak da gerekir bazen, ama X şunu olmasın diye değil...

Seçkin Deniz Twitter Akışı