“Ölüm kadar büyük acı
yok belleyenler, ölümden daha büyük acıların saymakla bitmeyeceğini de
bilsinler.”
İnsanı ayakta tutan
imanıdır, duasıdır, sabrıdır. İman yoksa, kime dua edeceksin, ne için
sabredeceksin? Dua etmişsin, duanın kabulü için sabretmen lazım. İman yoksa dua
da yok, sabır da. İnsanın içini söken dertler geldiğinde kaçacak yerimiz yok,
gidecek kapımız yok Allah’tan başka.
Ölüm gelir haber
vermeden; hastalık başından eksik olmaz insanın, ama bir de devası olmayanı
çıkarsa karşına, ne yapacaksın? İçin içini yer, ruhun sıkışır, çaresiz dolanıp
durursun olduğun yerde. Yaş insana tecrübe verir, korkaklığını alır,
sabırsızlığını alır. O yüzden bizim gibilerin yüzü pek çabuk hareket etmez,
değişmez. Sonrasını çok görmüşüz o meselelerin. Başka çaremizin olmadığını
biliriz. Dudaklarımız kıpır kıpırdır, dua ederiz, bekleriz. Gözümüzden birkaç
damla yaş süzülür, geçmişimize bakıp dertlerimizi hatırlarız.



















