10 Ocak 2019 Perşembe

SA7361/SD1243: “Petroyuan” ın Yükselişi -The Rise of the “Petroyuan”-

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Sydney Macquarie Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Profesörü John A. Mathews ve Doğu Asya Programı, Cornell Üniversitesi ve The Asia-Pacific Journal: Japan Focus dergisinin editörü Mark Selden'e aittir ve ABD yaptırımlarının Rusya-İran ve Çin'i küresel ticarette dolar hegemonyasına karşı yerel para birimleri ile ticarete zorladığını ve Çin'in 2018'de Şanghay Uluslararası Enerji Borsasında renminbi cinsi petrol ticaretinin piyasaya sürmesinin küresel ticarette dolarsızlaştırmaya devam etmekte kararlı olduğunu değerlendirmektedir. 10 Ağustos 2018'de ABD Başkanı Trump'ın doğrudan açıklamalarıyla yaptırımlarla muhatap olan Türkiye'nin de dolar hegemonyasına karşı ikili ticari ilişkilerde milli paraların kullanılmasına yönelik Rusya-İran-Çin ve AB'yi de içine alan arayışlarının sürdüğü bilinmektedir... yirminci yüzyılda kurulan dolar hegemonyasının yirmibirinci yüzyılda devam etmeyeceği artık aşikardır, kendi dış ticaret açıklarını kapatmaya odaklanan ABD yönetimi  küresel ticaretin dolarsızlaştırılmasına karşı sessiz kalacağı düşünülmemelidir. Ancak her şeye rağmen dolar doğal ömrünün sonuna gelmiştir, bu konuda ABD'nin de yapabileceği başka bir şey olduğu iddiası sadece bir sanrıdır; çöken ekonomisi ve biten siyasi itibarı ile ABD küresel ticareti tıkamıştır ve bu tahammül edilebilecek bir şey değildir. 
Seçkin Deniz, 10.01.2019

The Rise of the “Petroyuan”

"Geçtiğimiz on yıl boyunca, Çin'in renminbiyi uluslararasılaştırma stratejisi, IMF'nin Özel Çekme Haklarına alternatif bir uluslararası rezerv para birimi olarak kabul edilmesine dayanıyordu. Ancak, bu yıl renminbi cinsi petrol ticaretinin piyasaya sürülmesi, Çin'in şimdi de-dolarizasyona (dolarsızlaştırma) devam edeceğini gösteriyor."

Çin, Şanghay Uluslararası Enerji Borsası'nda yuan (renminbi) cinsinden petrol vadeli işlem sözleşmesini başlatmasından bu yana sadece on ay geçti. Şaşkınlıklara ve cırtlak seslere rağmen, petrol piyasaları çalışmaya devam ediyor ve  Çin’in vadeli işlem sözleşmeleri yerleşmiş ve Singapur ve Dubai’de işlem gören dolar cinsinden petrol vadeli işlemlerini hacimli olarak üstlenmişlerdir.

SA7360/SD1242: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 436 (21-25 Ağustos 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25 Ağustos 2017)  (Ağustos 2017: 5.498  Tweet+Önceki Toplam: 271.885 +5.498 = 277.383 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Erdoğan: "Türkiye ayağa kalktı bunu böyle bilesiniz"

HABER10
   
@haber10
TSK’da 18 yılını doldurmadan emekli olan savaş pilotlarının tekrar hava kuvvetlerine çağrılma yolu açıldı. haber10.com/guncel/sivile_… pic.twitter.com/Wfc3Et8ine
@Seckin_Deniz retweetledi

9 Ocak 2019 Çarşamba

SA7359/Sonsuz Ark-YD135: Halüsinasyonlar ve Delüzyonlar Düşünülenden Daha Yaygın

"Araştırma ekibi “gaipten” sesler duymak ile akıl sağlığı arasında bir bağ olup olmadığı üzerinde tekrar düşünülmesi gerektiğini düşünüyor."


Kalabalık bir konserdesiniz ve bir anda birisinin isminizi bağırdığını duyuyor gibi oluyorsunuz, sonra etrafa bakıyor ve arkadaşınıza dönüp “sanki birisi bana seslendi” diyorsunuz, arkadaşınız da “hayır ben bir şey duymadım” diyor. Anlamlandıramıyorsunuz, yanlış duydum herhalde diyerek geçiştiriyorsunuz.

İnsanların yaklaşık olarak %5’i hayatlarının bazı zamanlarında diğer insanların duyamadığı sesler duyuyorlar ya da diğer insanların göremediği şeyler görüyor.

8 Ocak 2019 Salı

SA7358/SD1241: "ihânet" /22.02.2005/ 317. patika



...erkekten kadına, kadından erkeğe uzanan yolların tümü karşılıksızlık ilkesine dayanır...
...nedir karşılıksızlık?...
...her cinste var olan şeyin diğer cinste aynısı yoktur...
...bu sebeple bütünleşirler kadınla erkek...
...bu sebeple ararlar birbirlerini...
...ve sırf bu sebeple limanlaşırlar diğerlerinde...
...çatışma bu ilkeye ihanetle başlar; kendilerinde var olanları karşılarındakilerde görmeye çalışırlar akılsızca...
...bu handikap zaafların görülmesine iz sürer...

7 Ocak 2019 Pazartesi

SA7357/KY1-CÇ572: Kendime

 "Bu bir değişim evet. Bu bir dönüşüm evet. Ve fakat bir gerileyiş. İlkelliğe dönüş. Bir çürüme yeniden doğuş değil, diriliş hiç değil. Söylediğin türkü diriliş türküsü olsa da derdin diriliş erlerine katılmak, diriliş erlerinden bir er olmak değil."


Görmeyi öğrenmelisin yeniden. Görme yetin tarafgirlikle zehirlendi. Sözcük dağarcığın dünden yoksul. Zehirlenen görme yetinle birlikte sözcük dağarcığın dolayısıyla düşünce dünyan da yoksullaştı. Dilinde pelesenk dört sözcük. Vird edinmişsin o dört sözcüğü. Söylenen sözün, varılan vargının, yazılan yazının içeriği derdin olmaktan uzak. 

Derdin kimlik. Derdin sözü söyleyenin, varılan vargının, yazılan yazının sahibinin durduğu yer, olduğu klik.. kendin gibi düşünmeyen, yazmayan, söylemeyen ya hain, ya satılmış, ya yobaz, ya meczup. Sabah akşam bu dört sözcükten birini söylemekte, haykırmaktasın bıkmadan usanmadan. Derdin anlamak, bir yerden bir yere varmak değil. Bir aymazlık içindesin ki rivayet muhtelif. 

SA7356/KY59-MLÖZ61: Gönülsüz Kobaylık

"Bir gün kalbimizin dayanamayacağı bir doza maruz kalabileceğinden endişeleniyorum. Komplo teorisi üretmiyorum, düşmanı yüzünden tanımak istiyorum. Zira düşman bizi çoktan tanımıştır."


Aklım dönüp dolaşıp yine sosyal ağlarının hayatımızda oluşturduğu etkilere geliyor. Dışarıdaki hayat mı daha çok sanalı etkiliyor, yoksa sanalda olanlar mı dışarıdaki hayata yön veriyor? Şüphesiz, artık bu iç içe geçmiş iki olgudur; sanal artık reelin bir parçasıdır, tıpkı reel hayatın sanalın bir parçası olduğu gibi. 

Zaman çok hızlanmışa benziyor, eskiden bir yılda yaşanabilecek olayların tümünü bir haftaya sığdırır olduk. Bunun yanında internet kullanımındaki alışkanlıklarımızda hızını algılamakta zorlandığımız değişiklikler oldu. Ne var ki algılamakta zorlandığımız belki de tek şey bu. Çünkü bilgiye ulaşma noktasında internet kullanımımızdaki değişiklikler algı kanallarımızı sonuna kadar açtı.

SA7355/SD1240: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 435 (16-20 Ağustos 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Ağustos 2017)  (Ağustos 2017: 5.498  Tweet+Önceki Toplam: 271.885 +5.498 = 277.383 Tweet

Habertürk TV
   
@HaberturkTV
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Avukatı Hüseyin Aydın'dan çarpıcı iddia... İlk kez Habertürk TV'de açıkladı pic.twitter.com/aV0ac1YI8E
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Teksas Üniversitesi, Konfederasyon Liderlerinin Heykelini Kaldırıyormuş...

6 Ocak 2019 Pazar

SA7354/AŞ98: Sahipsiz Adana; Erdoğan Ne Zaman Kalbini Adana'ya Açacak?

"Ak Parti kendi adayıyla seçime girmezse 16 yıllık Ak Parti iktidarında koca bir köye dönen Adana artık Erdoğan'a sırtını dönecek..."


Erdoğan, büyük törenlerle Ak Parti'nin İstanbul, Ankara ve İzmir'in il ve ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. Gıptayla izledik, belliydi ki her bir aday olmasa da, adayların çoğu 'kılı kırk yararak' belirlenmişti ve törenlerin düzenlendiği salonlar ve dışarısı tıklım tıklım halkla dolmuştu... Hayırlı olsun dedik hep beraber; halkın yoğun ilgisi gösteriyordu ki 16 yıllık yıpranmadan sıyrılmıştı Ak Parti. Ülkenin istikrarı ve istikbali için sevindik, lâkin....


Lâkin, Adana'da her kongresini coşkuyla yapan Ak Parti, Adana'nın il ve ilçe belediyeleri için aday açıklama töreni yapamadı. Yapamadı, çünkü 2002'den beri Adana'yı sahiplenen bir politikası olmadı Erdoğan'ın.. Diyarbakır'a hangi yatırımı yaptıysa onu da yaptı Adana'ya; eksiği vardı, ama asla fazlası yoktu Adana'nın Diyarbakır'dan. 

5 Ocak 2019 Cumartesi

SA7353/MEY40: Başarısız Bir Eğitim Yaklaşımı ve Sonuçları

"Bizden kaçıyorlar, kurduğumuz kurallarla dolu duvarlardan kaçıyorlar, bizi umursamıyorlar ve biz kendi ürettiğimiz kaosun içinde çaresizlikle bocalayıp duruyoruz."


Hiç herhangi bir okulda, bir kenarda durup koridorlarda ya da bahçede oynayan, yürüyen, sohbet eden, bir şeyler yiyen-içen, ders çalışan, bağıran-çağıran liseli gençlere bakıp düşündünüz mi, bilmiyorum. Mesela yağmurlu bir günde herhangi bir katta pencerenin önünde duvara yaslanıp yağmur damlalarının camdan süzülüşünü dalgın dalgın izleyen herhangi bir gence baktınız mı? 

Ben çok baktım, çok düşündüm. Milyonlarca genci, üretebilecekleri en iyi çağda okul binalarında tutup onları sadece derslerle ilgili teorik bilgi vererek geleceğe, herhangi bir üniversiteye hazırlamak bana akıllıca gelmiyor. 

SA7352/SD1239: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 434 (11-15 Ağustos 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Ağustos 2017)  (Ağustos 2017: 5.498  Tweet+Önceki Toplam: 271.885 +5.498 = 277.383 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
@Umedyaenf @kemalgms @yahyabostan Hayırlı olsun

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Trump: "Charlottesville'de iki taraf da suçlu. Irkçılık ben göreve geldiğimden beri iyileşti" twitter.com/bbcturkce/stat…

4 Ocak 2019 Cuma

SA7351/SD1238: Sonsuz Ark Sohbetleri 33

"Unutulmamalıdır; Tasavvuf en büyük şeytan eseri bir 'izm'dir. Tasavvuf'un tek düşmanı Kur'an ve onun anlattığı İslam'dır."


Bütün kıtalarda yaşayan insanlara umut ve yeniden inşâ süreci adına Türkiye'nin üreteceği stratejik akıl için insan temelli bir yaklaşım gerekiyor, Anadolu'nun bu anlamda kendine özgü bir değeri yok çünkü karşımızda şeytan var ve biz bu insanı Allah'a kul olma bilincine ulaştırdığımızda bugün insanı ve insanlığı sefaletin dibine çeken bütün beşerî sorunlar çözülecektir. Çünkü Şeytan'ın Krallığı'nın hüküm sürdüğü bir yer kürede ulusal ya da coğrafi merkezler anlam ifade etmez, Anadolu bir şey olsaydı bu sefaleti yaşamazdı.

SA7350/KY73-PH10: Ağaç Seçimi ve Dikimi Padişahları İlgilendirirdi

"Üç kıtaya hükmeden Osmanlı Padişahı'nı İstanbul’a dikilecek ağaçla alakadar eden kudret, dikkat ve hissiyatı anlayamazsak medeniyetimizin farkına varamaz ve ufkumuz geliştiremeyiz diye düşünüyorum."


Geçen Haziran, İstanbul Fatih’te sokakta yürürken aniden burnuma mis gibi, zihin açan bir koku geldi. Önce anlayamadım, sağa sola baktım, yoğun parfüm süren biri mi geçti yanımdan diye, ancak tüm sokak kokmuştu, parfüm olamazdı. Meğer bir tanecik ıhlamur ağacı varmış köşede. Allah’ın bir hikmeti işte kesilmekten kurtulmuş. 

Ihlamur çiçeği güzel kokmasının yanında çayının da kış hastalıklarına iyi geldiğini çoğumuz biliriz. Ülkemiz iklim koşullarına uyumlu olması nedeniyle çoğu bölgemizde yetişebilen ıhlamurun kurutulmuş çiçeğinin kilo fiyatı çarşı pazarda 200 Lira'dan başlıyor. 

SA7349/KY1-CÇ571: Kuyuya Taş Atmak

"Yok yok ben pek meraksız biriymişim.. çok umursamaz biriymişim meğer!"


Görmezden gelemezdim. Kimsenin umurunda olmaması benim de umurumda olmamayı gerektirmiyordu. Ve ben umursadım. Eğer ağaçlar suyu en tepeye, köklerinden yukarıya bir tazyikle gönderiyorsa farklı, en tepesindeki dalların, yaprakların emmesiyle köklerdeki suyu yukarılara çekiyorsa daha farklıydı. Bu konuyu “botanik erbabı” ile mi tartışmalıydım? Kuşkusuz. 

3 Ocak 2019 Perşembe

SA7348/SD1237: Batı'nın Krizi, GSYİH'nin Ötesinde - Beyond GDP-

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Columbia Üniversitesi Profesör'ü ve Roosevelt Enstitüsü'nün Baş Ekonomisti, Ekonomi alanında Nobel ödülü sahibi Joseph E. Stiglitz'e aittir ve kapitalizmin insanı sömüren stratejilerine uygun olarak tasarlanan ölçümlerin maddî refaha odaklandığını, sağlık, eğitim ve çevre yerine, malların üretimini önemsediğini ve bunun da çeşitli ölçüm hatalarına ve çarpıtmalarına neden olduğunu, aynı zamanda bu durumun gerçeklerin zamanında görülmesine ve gerekli tedbirlerin alınmasına engel olduğunu söylemektedir. Özetle; Joseph E. Stiglitz, insanî usnur ve ahlak başta olmak üzere, sağlık, eğitim ve çevre açısından Batı'nın artık bir umut vaat etmediğini, daha materyalist olmayı sağlayan GSYİH(*) verilerinin daha ötesinde sorunları olduğunu itiraf etmekte ve bu rahatsız edici durumu irdelemektedir. Batı'nın genel durumu hakkında fikir vermesi açısından bir fotoğraf çekmiş olan bu analizin dikkatle okunması gerektiğini, Türkiye-Batı karşılaştırmalarında her geçen gün Türkiye lehine artan ölçümleri sağlayan Erdoğan liderliğindeki politika yapıcıların sağlık, eğitim ve çevre merkezli çabalarının fark edilmesinde yardımcı olacağını düşünüyoruz.
Seçkin Deniz, 03.01.2019


Beyond GDP
"Ölçtüğümüz şey yaptığımızı etkiler. Yalnızca maddi refaha- yani sağlık, eğitim ve çevre yerine, malların üretimine- odaklanırsak, bu ölçümler çarpıtıldıkları kadar bizi de yanıltırlar; daha materyalist oluruz."

Sadece on yıldan az bir zaman önce, Ekonomik Performans ve Sosyal İlerleme Ölçümü Uluslararası Komisyonu, 'Hayatımızın yanlış ölçümleri; Neden GSYİH'e eklenmiyor?  başlıklı raporunu yayınladı. Rapor özeti şöyleydi: "GSYİH iyi bir refah ölçütü değildir. Ölçtüğümüz şey, yaptığımız işi etkiler ve eğer yanlış şeyi ölçersek, yanlış şeyi yaparız. Yalnızca maddi refaha- yani sağlık, eğitim ve çevre yerine, malların üretimine- odaklanırsak, bu ölçümler çarpıtıldıkları kadar bizi de yanıltırlar; daha materyalist oluruz."

SA7347/SD1236: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 433 (06-10 Ağustos 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(06-10 Ağustos 2017)  (Ağustos 2017: 5.498  Tweet+Önceki Toplam: 271.885 +5.498 = 277.383 Tweet

Selim Atalay @SelimAtalayNY
Geldiğimiz nokta: Okur bu sözleri Trump'ın söylediğine inanamıyor Selim Atalay'ın şakası sanıyor Asıl şaka Trump be :) Trump bizi geçti
@Seckin_Deniz retweetledi

Selim Atalay @SelimAtalayNY
Putin’in 700+ diplomatı sınırdışı etmesi ? Trump: Putine müteşekkirim, iyi yaptı, biz zaten kadroları azaltmayı düşünüyorduk. İyi oldu
@Seckin_Deniz retweetledi

2 Ocak 2019 Çarşamba

SA7346/ÇY4-DB141: Avrupa'daki Zayıf Rekabet Neden Eşitsizliği Arttırabilir?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz,  Bertelsmann Stiftung'da “Avrupa'nın Geleceği” Programının Direktörü, Paris OECD'de Ekonomi Bölümü Politika Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Brüksel Avrupa Maliye Bakanları (ECOFIN-EPC) Ekonomi Politika Komitesi Başkanlığı ve Berlin'deki Alman Federal Maliye Bakanlığı'nda görev yapan Christian Kastrop ve Bertelsmann Stiftung'da AB Tek Pazarında verimlilik, büyüme ve inovasyon çalışmalarından sorumlu bir araştırmacı ve proje yöneticisi Dominic Ponattu'nun ortak çalışmasıdır ve Avrupa'da yüksek teknoloji ve dijitalleşmenin getirdiği çalışan gelir eşitsizliğini irdelemektedir. Ekonomik pazardaki fiziksel işgücü gerektiren alanlar ve sektörde henüz yeni olan şirketler ile onların iş alanlarını daraltan dijitalleşmiş dev küresel şirketlerin çalışanlarına verdikleri yüksek ücretler ve ücret artışlarının eşitsizliği derinleştirdiğini, hükümetlerin, üniversitelerin ve şirketlerin yapılacak düzenlemelerle çözüm bulabileceğini öne sürmektedir... Dijitalleşme ve dev şirketler karşısında Avrupalılar blok olarak çaresiz ve yetersiz hissetmekte geleceğe yönelik projeksiyonlarını belirlemekte zorluk çekmektedirler. Bu başarısız, yeteneksiz ve umut vaat etmeyen, çöken bir Avrupa Birliği yönetimi anlamına gelmektedir. Türkiye, yüksek teknoloji üreten şirketleri henüz kurmuş ve geliştirmekte olduğundan senkron sorunu yaşamamaktadır ve sektör için gerekli personeli tedarik etmek için şirketler ve üniversiteler arasında koordinasyon üreten bir devlet yönetimine sahiptir...
Seçkin Deniz, 02.01.2019

Why Weak Competition Can Increase Inequality In Europe

Dünyadaki diğer birçok gelişmiş ekonomi gibi, Euro bölgesi de verimlilik yavaşlaması yaşıyor. ECB'den gelen veriler, emek verimliliği artışının son 20 yılda neredeyse yarı yarıya azaldığını gösteriyor. Bazı iktisatçılar, düşük verimlilik artışının, nüfus artışının yavaşlaması ve teknolojik ilerlemenin yavaşlaması nedeniyle, verimliliğin daha da fazla ihmal edilebileceği bir durum olan “sürekli durgunluk” işareti olduğunu öne sürüyorlar. Bazıları, üretkenlik ve geniş ücret artışlarının birbirine bağlı olması nedeniyle, durgun üretkenliğin gelir eşitsizliğini azaltma ihtimalini tehdit ettiği sonucuna varmıştır.

SA7345/Sonsuz Ark-YD134: Herhangi Bir Nesneyi Bilgisayara Dönüştürebilir miyiz?

"Araştırmacıların üzerinde çalıştığı olasılıklar arasında en tanınmışı kuantum bilgisayar olsa gerek. Kuantum bilgisayarlar, çiplerin özelliklerini alışıldık dijital makinelerden farklı biçimde manipüle edebilir."


iPhone 7 için kullanılan en son çip, hemen hemen bozuk para büyüklüğünde olan bir parça silikonun içine sıkıştırılmış 3,3 milyar transistör içeriyordu. Fakat giderek küçülen ve gücü artan bilgisayar trendi sona yaklaşıyor. Silikon temelli çipler, fizik yasalarının artık daha fazla küçülmelerini engelleyeceği bir noktaya hızla yaklaşıyor. Ayrıca silikon temelli cihazların yapabileceklerine ilişkin bazı önemli sınırlamalar da var. Bu nedenle bilgisayar yapmanın başka yolları araştırılıyor.

1 Ocak 2019 Salı

SA7344/KY13-AO222: Çocuklarımıza Bırakabileceğimiz En Büyük Miras

"İnsanlar birbirlerinden ayrıştıkça kolayca doyum bilmeyen aç kurtların, emperyal zalimlerin avı haline gelirler. An gelir, komşu komşuyu boğazlar hale gelir."


Yeni bir yıla girdik. 

Yeni yıllar, çocuklar, gençler ile yaşı geçmekte olan, yaşı geçkinler için aynı duygularla karşılanmaz. Yaşımız geçtikçe kaybettiklerimiz, adım adım kaybettiklerimizin yerine geçiyor olmamız farklı bir hüzün verir bizlere. 

SA7343/SD1235: "hemen çok zaman veya bazen" /23.02.2005/ 318. patika




...acılar da -sevinçler gibi- tek kişiden yayılır...
...bazen tekler kokusunu ağırlaştırır acıların, bazen de sevinçlere gülümserler...
...ama en çok yayan kişide, en tarifsiz hâldedirler acılar ve sevinçler...
...hemen çok zaman veya bazen o kişi farkında bile değilken sebeplediği neticeleri, yayılmacı acılar, sevinçlerle yoldaş koşar giderler diğer kişilere...
...acıların ve sevinçlerin gücü merkezden uzaklaştıkça azalır; ama en çok kişiden uzaklaştığı an, artık kişiye özel olmaktan çıkar...
...ve hiç kimse söz konusu hissiyâtı o kişiden daha derin ve içten yaşama şansına düçâr/azabına sâhip olamaz...

SA7342/ÇY2-HK8: İçimizdeki Objektif 3

"Fotoğraf sadece belge ya da anı biriktirme aracı değil, mesaj, eğlence ve tefekkür kaynağıdır." 



Geride bıraktığımız yılda fotoğraf dünyası acı bir kayıp yaşadı, her ne kadar kendisini foto muhabiri olarak tanımlasa da, sanatçı unvanını hak eden bir insandı Ara Güler. Zamanı fotoğraflarıyla mühürledi, döneminin ruhunu yansıttı, tarihi anlamda miras niteliğinde bizlere bıraktı eserlerini ve en önemlisi arkasından gelenlere bakış açısıyla örnek oldu. 'Sevgisiz insan, insansız fotoğraf olmaz' sözü pek çoğumuzun çalışmalarında temel felsefedir. İnsanın olmadığı yerde hikaye hep eksik kalır.

Seçkin Deniz Twitter Akışı