16 Aralık 2018 Pazar

SA7270/KY37-AZ340: ABD-Alman Emperyalist Kıskacına Darbe: Doğu Fırat!

"En iyisi hesabı Erdoğan’ın dediği gibi “Fırat’ın doğusunda” görmektir. Emperyalist bu dilden anlar. Allah evlatlarımızın yar ve yardımcısı olsun."


Türk ekonomisinde bugüne kadar uzanan “tarihi değişimin” başlangıç metni olarak kabul edilen ve dönemin başbakanlık müsteşarı Özal’ın açıkladığı 24 Ocak 1980 ekonomik kararlarının ‘gerçek yazarı’: Dönemin Alman Maliye Bakanı Hans Matthöfer’dir.

Matthöfer’e bu görev 1979’da Guadoloupe’da bir araya gelen 4 batılı lider, Jimmy Carter (ABD), Helmut Schmidt (Almanya), James Callaghan (İngiltere) ve Valery Giscard d’Estaing (Fransa) tarafından verildi. 

15 Aralık 2018 Cumartesi

SA7269/KY26-CA219: Sekiz Bin Aile: Gerçek Ne Orada Ne Orada

"Kişisel ve toplumsal gelişme, farklı şartlarda yetişmiş insanların ideal bir hayat için hazırlanan kalıplara uysunlar diye kırılıp dökülmesiyle, sakatlanmasıyla gerçekleşmiyor."


Genellemeler yapmayı, torba yasalar çıkarmayı, böylece istisnai saydığımız zor sorunları ilişik konulara karıştırıp kendi önemli gündem maddemize yoğunlaşmayı seviyoruz. Son örneklerden biri, erken evlilikler. 

Erken evlilik mağduru Nagehan Der, sekiz bin aileyi temsil ettiğini söylüyor. Sekiz bin ailenin erkeği ve kadını tecavüzle ilişkilendirilen örnekleri de kapsayan, dolayısıyla yüz kızartıcı bir suç, bir zulüm içeren bir büyük genellemenin içine hangi haklı gerekçeyle sığdırılabilir? 

SA7268/KY38-SevDur183: "Siyasi Jestler Yakınlaşmayı Artırır"




Takdim

Yerel seçimler, aday faktörünün öne çıktığı, buna rağmen seçmenlerin parti ideolojisinden çok fazla sapma göstermeden oy kullandığı bir seçim olarak geçerdi. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin ilk yerel seçimlerinde bu durumun değişeceği görülüyor. Her partinin kendi adayını çıkartması kimseye bir fayda sağlamayacağı için, genel seçimlerde olduğu gibi yerel seçimlerde de ittifaklar ve bunun yanı sıra siyasi jestler ön plana çıktı. 

SA7267/KY69-EY285: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7266/KY58-GÖKA162: Çocuklarla İletişim Nasıl Kurulmalı?

"İletişim konusundaki her kitabı kolayca tavsiye edemem. Zira hemen tamamı Batı mahreçlidir ve kültürümüze aktarılırken bir süzgeçten geçirilmesi, bize uygun şekilde tercüme edilmesi gerekir."


Bir ruhiyatçı, bir ebeveyn ve zaman zaman medyada görüşlerini dile getiren birisi olarak hem en çok karşılaştığım sorular hem de en çok görüş bildirmek istediğim konular, çocuklarla iletişim hakkındadır. Buna rağmen çocuklarla iletişim hakkında çok az söz alırız. Bunun bir nedeni, (her ne kadar ortak eğitim alanlarımız olsa da) çocuk psikolojisi ve psikiyatrisinin, pedagojinin ayrı bir uzmanlık olması diğer nedeni de yanlış anlaşılma, hata yapma korkusu. 

Ama baştan söylediğim gibi, bu alanda o kadar çok soru ve sorun var ki, çocuklarla iletişim konusundaki genel doğruları ve ilkeleri her ruhiyatçının becerebildiğince dile getirmesi lazım. Burada ve televizyon programlarında elimizden geldiğince biz de öyle yapmaya çalışıyoruz.

14 Aralık 2018 Cuma

SA7265/KY28-ATA395: Fırat’ın Doğusu'nun Gerçekleri

"ABD, kerhen Türkiye’nin Fırat’ın Doğu’suna Harekat başlatacağını “Kabul edilemez” şeklinde açıkladı ama gerçekte Orta Doğu’da kalmaya devam etmesi Türkiye’ye bağlı olduğu için sesini daha fazla çıkarmamayı tercih ediyor."


Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Genel Kurmayı, Türkiye-Suriye sınırı boyunca güvenli bir koridor oluşturmak hedefinde. Baba Hafız Esad’ın 1982 yılında Suriye’de PKK’ya kucak açması sonrasında Türkiye’nin maruz kaldığı terör olayları ve sivil halkımıza yapılan saldırılar, gelecekte güven içinde yaşanabilmesi için böylesi bir güvenlik tedbirinin alınmasını şart koşuyor.

SA7264/AŞ97: Gül, Aktif Siyasetin Dışında; yani Düğünlere Gidemiyor

"Gül'ün Brüksel'de bahsettiği Popülist gelişmeleri anlamadım; sahi onlar nedir? Bize de anlatsa, biz de faydalansak? Hem Gül'ün orada görüştüğü cumhurbaşkanı ve eski siyasetçi arkadaşlarını da benim dışımda merak eden yoktur herhalde? 31 Mart 2019 yerel seçimlerini Brüksel'de birileri ile konuşmak eski bir Cumhurbaşkanına yakışır mı yani?"


Abdullah Gül, Erdoğan ve Ak Parti'nin hediye ettiği Cumhurbaşkanlığı makamındaki süresi sona ermeden bir çalışma ofisi kurma hazırlığı içinde olduğunu söylediği dönemden bu yana epeyce çalıştı. O ofis kimleri ağırlamadı ki... Ofise birazdan döneceğim... Önce kısa bir yakın tarih dersi çalışalım;

SA7263/KY1-CÇ565: Bahane

"Yaşlı kadın ellerindeki şişi bırakıp yaşlı adam baktı. Duyduklarına inanamıyordu. Sabahtan beri sızlanıp duran bu yaşlı adam, adını koyamadığı, koymaktan çekindiği bir kıskançlığın içinde bocalıyordu demek ki. Bu olabilir miydi?"


Yağmur üç gündür ara vermeden yağıyordu. Yaşlı adam küçük oturma odasının penceresinden dışarıya mahzun, mahzun bakıyor iç çekmeden kendini alamıyordu. Yürüyüşlerini özlemişti. Otobüs duraklarında otobüs bekleyen bir yolcu gibi yapıp yarenlik edişleri, yolda denk geldiği sokak köpekleriyle, kedileriyle kendince yaptığı konuşmaları, daha da önemlisi balkonda sallanır koltuğunda oturup çay kahve içmeyi özlemişti. 

SA7262/KY69-EY284: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7261/KY48-SY84: Yeşilçam Neden Öldü?

"Din, esasında geleneğin özüydü. Gelenekten ârî bir sanat nasıl yaşayacaktı? Yaşayabilir miydi? Kökleri olmayan bir ürün mümkün müydü? Noel çamına iliştirilmiş "altın portakal" nasıl beslenebilirdi?"


25 Kasım 1999, Perşembe

Muharref İncil''in ve dolayısıyla Kilise''nin "düşüş" inancı olmasaydı, yahudiliğin "vicdan azabı" olmasaydı, belki de Batı edebiyatı, bu şekilde vücuda gelmeyecekti. Özellikle Rönesans''tan sonraki sanat, bu denli karamsar ve "pişman" bir sanat olmayacaktı. Dostoyevski daha az telaşlı ve daha az geveze, Baudelaire daha az "aşınmış" olacaktı. Albert Camus için yaşam, Sisyphos''un yaşamı olmayacaktı ve F. Kafka "absürd"ün ayrıntılarını bir hayat boyu didikleyip yazmayacaktı...

Bütün bunlar oldu. Çünkü Batı''da yaşamış bir edebiyatçı için başka bir Batı yoktu. Batı''da yaşamış bir sanatçı için, daha "Batı"da yaşamış bir sanatçı daha yoktu. Ancak bizim -lânet olsun!- bir "Batı"mız vardı. Edebiyatımız ve sanatımız, modern zamanlarda vücut buldukça, köklerinden hep Batı''nın mürekkebini içti ve yapraklarını, melez bir bulanıklıkla gerçek renginden ayırdı. 

13 Aralık 2018 Perşembe

SA7260/SD1219: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 425 (26-30 Haziran 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(26-30 Haziran 2017)  (Haziran 2017: 5.537  Tweet+Önceki Toplam: 261.016 +5.537 = 266.553 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
<Burada Türkiye haklı."

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
< Türk siyasetçilerin sahne almasını yasaklarken, aynı zamanda Öcalan resimlerinin gösterilmesini de ben kabul edilemez buluyorum. >

SA7259/KY49-İTIĞLI151: Siyah İşçilerin Onuru, Beyaz Çiftçilerin Fakirliği

"Yeni kuşak siyah gençler, toprağın öneminden bihaberler. Batılı gibi olmak için, onlar gibi yaşayarak refah seviyesine ulaşacaklarını zannediyorlar. Toprağa hakim olmadan egemen olamayacaklarını, sürekli yoksulluğa mahkum olacaklarının farkına varamıyorlar."


Başta Güney Afrika olmak üzere Zimbabwe, Zambiya, Namibya ve Malavi’ye, Avrupa’dan gelenler çiftçi ve köylülerdi. Bu beyaz adamların tek derdi geniş topraklara sahip olmak ve hayatta kalmak için ekip biçmekti. Avrupa’nın alt orta sınıfını oluşturan bu insanlar, burjuvaya karşı öfkeden çok bir imrenme içindeydiler. Onlar da sahip olacakları yeni topraklarda kendi burjuva sistemlerini kuracak ve sınıf atlamış olacaklardı.

SA7258/KY69-EY283: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7257/KY13-AO220: FETÖ ve Maskeler

"Kimileri yeni bir maskeyle, yeni mevzilere yerleştirilir."


Bir CIA uzantısı olan FETÖ, sistemin her yanına kripto yerleştirmiştir. Bunları sadece din/muhafazakar maskeli sanmayınız. Çalınmış sorularla makam, mevki elde eden, iş dünyasında yer edinen vs, deist, ateist her görüşten elemanları var. Bunlar yakayı ele verdikçe elbet şaşıracağız..

Bu yapı en zor anda bile kendini yenileyerek ayakta kalmayı hedefleyen bir yapı olduğu için kılıktan kılığa bürünmüş elemanları yapının ayakta kalması için gerekli olan her şeyi yaparlar..

12 Aralık 2018 Çarşamba

SA7256/Sonsuz Ark-YD131: Bakteriler Dünyayı Bizim Gibi Görebiliyor

"Yeni yapılan çalışma bakterilerin bunu yapabilmelerini, hücre gövdesinin bir lens görevi görmesine borçlu olduklarını açığa çıkardı." 


300 yıldan fazla süredir devam eden araştırmaların sonunda, bilimciler nihayet bakterilerin dünyayı nasıl gördüğünü açığa çıkardı. Meğer bunu bizim yaptığımıza çok benzer biçimde yapıyorlarmış. İngiltere ve Almanya’da çalışan araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından, bakteriyel hücrelerin temelde mikroskobik bir göz küresi gibi davrandıklarını, yani aslında dünyadaki en eski ve en küçük kameralar olduklarını belirten bir makale eLife dergisinde yayımlandı. “Bakterilerin dünyayı aynı bizim gibi gördüğü fikri oldukça heyecan verici,” diyor Queen Mary Üniversitesi’nden ekip lideri Conrad Mullineaux.

SA7255/KY38-SevDur182: Kılıçdaroğlu’nun Bitmeyen Ev Ödevi



Takdim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, her kritik karar aşaması ve her seçim öncesi rutin hale gelen Avrupa seyahati kapsamındaki Almanya gezisini geçen hafta gerçekleştirdi. Kendisine verilen ödev gereği, PKK sevicilerle boy göstererek oylarına talip olduğu Kürt seçmene göz kırptı. Ardından hep yaptığı gibi ülkesini yabancılara şikayet etmeyi ihmal etmedi. “Ülkede rejim değiştirilmiştir” diyen Kılıçdaroğlu’nun kullandığı argümanlar ise yine kimseyi şaşırtmadı.

SA7254/ÇY11-HK58: Batıya Göre ‘Din Varsa İnsan Hakkı Yok’




İnsan hakları evrensel bildirgesinin ne kadar evrensel olduğu yeni bir soru değil. Akademisyenler, yeni bir insan hakları metninin hazırlanmasını, var olan değerleri kültürel değer süzgecinden geçirmemizi, yeni bir anlamlandırma ile kendi söylemlerimizi ortaya koymamızı öneriyor. 

Batılı birtakım siyasi düşünürler ve devlet yetkilileri insan haklarını hayata geçirmek için önce dinin kamusal alandan dışlanması gerektiğini, dinin kamusal alanda güçlü olduğu toplumlarda insan haklarının hayata geçirilemeyeceğini savunuyor. Akademisyenler ise buradaki sıkıntının kendi özgün tarih deneyimlerini evrensel olarak kabul etmelerinden kaynaklandığını belirtiyor.

SA7253/KY69-EY282: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7252/KY37-AZ339: ‘Ergenekon’ Vardır, Ama FETÖ’cünün Dediği Gibi Değildir

"Savcı haklı, FETÖ’cü savcıların anlattığı gibi bir “Ergenekon” örgütü yok, ama bu Amerikan emperyalizminin 1947-2016 arasında bu ülkeye yerleştirdiği, faşist GLADIO-A örgütünü unutmamız anlamına gelmiyor."


Savcı haklı, FETÖ’cü savcıların anlattığı gibi bir “Ergenekon” örgütü yok, ama bu Amerikan emperyalizminin 1947-2016 arasında bu ülkeye yerleştirdiği, faşist GLADIO-A örgütünü unutmamız anlamına gelmiyor. 

GLADIO-A Soğuk Savaş yıllarında NATO tarafından “komünizmle mücadele” adı altında yapılandırılmış güçtür. 

11 Aralık 2018 Salı

SA7251/SD1218: Sonsuz Ark Sohbetleri 30

"Ancak asla unutulmamalıdır ki, Türkiye seçmeninin destekleyen %52,6'sına karşılık %47,4'ü Erdoğan'ı desteklememektedir ve bu durum Türkiye'nin daha da güçlenmesinin önündeki en büyük engeldir."


Dünya'da büyük bir değişim yaşanıyor; ancak bu değişim, Türkiye'deki ekonomi, tarım, inşaat, eğitim, teknoloji, sağlık, savunma, ulaşım, iletişim, sosyal devlet, adalet, insan hakları, inançlara, ırklara saygı ve demokrasi gibi temel alanlarda yaşanan pozitif gelişmelerin tam aksi yönde ilerliyor. Dünya, hegemonya sahibi ülkelerin bütün özellikleri ile çöküşünü izlerken Türkiye yükseliyor.

Seçkin Deniz Twitter Akışı