9 Kasım 2017 Perşembe

SA5134/KY49-İTIĞLI74: Suud Yönetimi ‘Ilımlı İslam’ı Mali’de mi Uygulayacak?

"Suud yönetimi bu gerçekliği görmeyip Batı destekli bu projeyi Afrika’ya transfer etmeye çalışırsa kendisine yeni günahlar ekleyecektir."


Bu başlık bir ironi aslında. Henüz Suudi Arabistan’ın bu uygulamayı sadece ülke içinde mi yoksa dış politika olarak mı uygulanacağına yönelik bir açıklama yok. Hatta “Ilımlı İslam” denilirken ne anlatılmak isteniyor, o da belirgin değil.

Çiçeği burnunda genç veliahdın açıklamaları ve The Guardian gazetesine verdiği röportajdan çıkarabiliyoruz ancak. Acaba 32 yaşındaki veliaht ılımlı İslam’dan bahsederken kadınlara araba kullanma izni gibi bazı haklardan mı bahsediyor, yoksa ülkenin kapılarını modern dünyaya mı açıyor?

SA5133/KY60-ES33: Sakarya İslamcıları: "İslami Devrim Heyecanımız Vardı"

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki röportaj, karmaşık bir devrin ruhunu, çerçevesini anlamak adına yüksek değerli çıktılar sunmaktadır. "Biz 1985 yılında bu çalışmaları yaparken, bu kitapları okursak İslami bir devrim yapacağımıza inanıyorduk." cümlesine karşılık gelen temel soru çoğunlukla bugüne dek dikkatle sorulmamış sorulardan biridir: "Solcular'ın amacı solcu-marksist- sovyetik bir devrim yapmaktı, sağcıların da amacı bu devrimi engellemek ve Türk-İslam sentezli bir devlet inşâ etmekti, peki bu iki tasnifi reddeden dinî hassasiyetleri yüksek gençler ne yapacaklardı?" Diğer bütün ülkelerde olduğu gibi bütün kurum ve kuruluşlarıyla ABD'nin (Gladio) kontrol ve koordine ettiği bir NATO ülkesi olan Türkiye'de böylesine kaotik bir ortamın oluşması tesadüf eseri yahut kendiliğinden olamazdı... Kendilerini İslamcı olarak tanımlamak zorunda bırakılan gençlere de 'İslamî Devrim' yapmaları gerektiğini fısıldayan kitaplar ve ortamlar hazırlanacaktı ya da bu 'İslamcı' gençleri gözaltına alarak, onlara 'sizi kandırmışlar' diyen FETÖ'cü polisleri de din kontenjanından devşireceklerdi.(Sonsuz Ark konuk yazarlarından İbrahim Tığlı'nın "SA5134/KY49-İTIĞLI74: Suud Yönetimi ‘Ilımlı İslam’ı Mali’de mi Uygulayacak?" başlıklı yazısından Suudi Hanedanlığının bu tür operasyonlarda nasıl rol aldığını okuyabilirsiniz) Röportaj'da şu cümleleri de okuyacaksınız: "78 kuşağı deniyordu bizim dönemin üniversite gençliğine ve bu dönemde öğrenci olup da olayların dışında kalan çok az kimse vardır." cümlesi kaçıssız ve kontrollü bir kaosu, "Kim kazandı kim kaybetti belli değil ama ülkenin kaybettiği kesin." cümlesi de NATO'nun amaçladığı hedefi somutlaştırıyor. Türkiye bugün NATO'nun vantuzlu ellerinden, başörtü yasakları gibi bir strateji ile sokaklara ve teröre itilmek istenen, buna karşılık herhangi bir şekilde teröre bulaşmayan o gençlerin 'farkına varan' bilinçleri ile kurtuluyor.
Seçkin Deniz, 09.11.2017


Dünyada soğuk savaş döneminin en sıcak yılları yaşanırken, Türkiye’de de siyasal kamplaşma artmış, üniversitelerde öğrenciler eğitim hayatını bırakıp, birbirinin boğazına sarılmıştı. Kaos ortamında İslamcı gençlerin sözünün geçtiği birkaç şehirdeki üniversitede, nispeten sakin bir ortam vardı. Erzurum ve Sakarya bu illerden ikisiydi. Sakarya’da 1970’lerin ikinci yarısına doğru yeşeren İslami hareket, varlığını hala devam ettiren bir damar ortaya çıkardı. 

8 Kasım 2017 Çarşamba

SA5132/TG233: 19. ÇKP Kongresi Analizi: Çin’in Çelişkileri

"Çin, Yeni Bir Normal’e veya Yeni Bir Döneme doğru giden yolda olabilir. Ancak yolculuk sırasında çözülmesi gereken birçok çelişki nedeniyle varış noktası oldukça uzakta görünüyor."

China’s Contradictions 

Çin’de beş senede bir gerçekleştirilen Komünist Parti kongreleri, ritüel ve dogmanın, içgözlem ve strateji ile birleştiği sıradışı olaylardan birisidir. 18 Ekim’de gerçekleşen 19.Ulusal Kongre’de bunlardan farklı değildi. Alışıla geldik şekliyle toplantının sonunda belli olan parti liderliğinde değişimle ilgili ihtimaller üzerindeki belirsizliğe rağmen, kongrenin açılış gününde dağıtılan Başkan  Xi Jinping’e ait siyasi bildiri, yüksek bir etkiye sahipti. 

Bildiri, Xi ile alakalı olduğu kadar parti ile de alakalıydı. Stanford- Hoover Enstitüsü’nün önde gelen Sinolojistlerinden Alice Miller, bildirinin Partinin en yüksek organı olan 205 üyeli Merkez Komitesi’nin görüş birliğini ortaya koymak için bir yıllık süreçte dikkatlice hazırlandığını ifade ediyor.  

SA5131/KY64-ZTK26: İsrail ile İran Arasında yaklaşan Çatışma

"İsrail ordu muhabirlerinin başı olan Fishman, “Eğer ki diplomatik adımlarımız meyvelerini vermezse İranlılarla bir çatışmaya doğru yol alırız” diye yazmış"



The Coming Confrontation Between Israel and Iran

Son birkaç yıldır ABD’de İran tartışmaları çoğunlukla Başkan Obama’nın müzakere ettiği nükleer anlaşma etrafında dönüyor. Ancak Ortadoğu’da işler daha farklı.

Bunun nedeni, biz lafla tartışırken İran’ın bilfiil eyleme geçmesi ve İsrail’in de buna karşı reaksiyon göstermesi. İsrail son beş yılda Suriye’de tam 100 yeri vurdu; özellikle İran’ın Lübnan’daki Hizbullah’a ileri teknoloji ürünü malzeme yollama girişimini her fark edişinde bombalamaktan kaçınmadı. 

SA5130/Sonsuz Ark-YD54: Transparan Güneş Teknolojisi Geleceği Şekillendirebilir

"Lunt’a göre, bir arada bu sistemlerin kullanılması, enerji ihtiyacının yüzde yüzüne yakın bir kısmının yalnızca solar sistemler ile elde edilebilmesini sağlayabilecek."


Saydam solar materyaller pencere ve camlara uygulandığında, devasa bir kullanılmamış enerji kaynağı olarak kullanılabilecek. Sistemler, bina çatılarında kullanılan çok daha büyük ve yer kaplayan güneş enerjisi üniteleri kadar enerji üretebilecek. 

Nature Energy’de yayımlanan araştırma, Michigan State University araştırmacıları tarafından yürütüldü ve araştırmanın yazarları, makalede; üst derecede transparan olan bu solar uygulamaların yaygın kullanımının, çatılara kurulu güneş enerjisi birimleri ile birlikte Birleşmiş Milletler’in elektrik ihtiyacını karşılayabileceği ve fosil yakıt kullanımını ciddi oranda düşürebileceğini tartıştı. 

SA5129/KY37-AZ226: Öfke ve Şiddetin Çağı... Zavallı İnsanlığım...

"Belki de Cemil Meriç’in “Bir çağın vicdanı olmak isterdim” cümlesi tam bugünler içindi..."


Paulo Coelho’nun Akra’da Bulunan El Yazması kitabının bir yerinde, 1099’da kentleri Haçlı Ordusu’nca kuşatılmış Kudüs’ün Yahudi, Müslüman  ve Hıristiyan halkına seslenen o Kıpti bilge şöyle der: "Çocukluğumuzdan itibaren hep, isteklerimizin imkansız olduğu söylenir. Yıllar geçer, bizler, önyargılarımızı, korkularımızı ve pişmanlıklarımızı oluştururuz. Bundan kurtulun. Yarın değil, bu akşam değil, hemen şimdi."

21’nci yüzyılda insanlık, kutsal, kadim ve insanlığın ortak kültürüyle yüklü kentlerinin talan edilmesiyle yüzleşen Kudüslülerin durumundan farklı değil. İnsanlık için, yaşamla yüzleşme zamanıdır. Kapitalizmin, 70’li yıllarda karşılaştığı “ikinci kriz dalgasından” sonra yaşadığı süreç, yaşadığımız çağa, öfke ve şiddetin, ayrımcılığın ve nefretin tohumlarını taşıdı, artık hepimiz vahşi bir ormanın içinde sağ kalmaya çalışan bencil ve acımasız varlıklara dönüşmüş durumdayız.

SA5128/KY38-SevDur97: Cumhuriyet 1000 Yaşında




Takdim

Geçen hafta 94. yılını kutladığımız Cumhuriyet, Osmanlı’nın, hatta ondan da önce Anadolu’da kurulan ilk Türk devleti Selçuklu’nun bir devamı mıdır değil midir konusu öteden beri tartışılagelmiştir. Tarihin en büyük imparatorluğu olan Osmanlı imparatorluğu dağıldıktan sonra yaklaşık 35 devlete bölünen coğrafya ise, imparatorluk yıkıldığı halde uluslararası arenada her zaman için Türkiye ile ilişkilendirilir. Buna rağmen tarihini yok sayıp Cumhuriyetle birlikte yeni bir doğuştan bahsedenlerin sayısı da az değildir. 

7 Kasım 2017 Salı

SA5127/SD812: Artık Burada Golf Oynayamayacaksınız.

"Türkiye'den ajanlarının ve casuslarının yargılanmamasına karşı güvence isteyecek kadar küçülmüş bir ABD'nin 1928'deki gibi davranmak zorunda kalması, tarihin durduğu yaklaşık 90 yıllık geçmişten bugüne yeniden canlandığı gerçeğini de somut bir şekilde yansıtmaktadır."


12 Nisan 1861-9 Mayıs 1865 tarihleri arasında süren Amerikan İç Savaşı ya da diğer adıyla Eyaletler Savaşı, Washington'daki yönetim ile bu ülkeden ayrılmak isteyen 11 Güney Eyaleti arasında çıkmış geniş kapsamlı bir iç savaştır; savaşın görünür nedeni Afrika'dan kaçırılıp köle tacirleri tarafından geniş topraklara sahip beyaz göçmenlere satılan siyah derili insanlara özgürlük ve eşit haklar vermek gibi ulvî bir neden olsa da, asıl neden yerleşik kölelik düzeninin getirdiği sınırsız zevk ve güçten vazgeçmek istemeyenlerin yönettiği bağımsız devlet güdüsünü sürdürmek isteyen eyaletlerin ulaştığı gücü kaybetme kaygısı ile bu gücü sorgulayan merkezi hükümete başkaldırmaları ve bu başkaldırıya Washington'un verdiği sert ve tavizsiz tepkiydi.

SA5126/SD811: "hakedişinizde bulgur yemek varsa..." /06.07.2007/ 378. patika


...dimyat'a pirinc'e gitmek...
...evdeki bulgur'dan olmak..
...falan..
...bu kayıp hafiftir arayışta...
...lâkin, eğer daha ağırına hesap verecekseniz, öngörülerinizin detaylarına bakmadan önce hayatın hakediş klasörüne bakınız...
...dimyat'a pirinc'e gidersiniz, dimyattaki pirinç bulgur olur; döner gelirsiniz, evdeki bulgur prinç olmuştur; ama ev sizin değildir...
...ve daha nice versiyonlar...
...eğer sabır denen şey ve hakediş denen bilinmez ile ağır aksak da olsa beraberseniz kayıpları algılamakta zorluk çekmezsiniz...
...doğru algılamakta da elbette...

SA5125/SD810: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 253 (01-05 Şubat 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(01-05 Şubat 2015)  (Şubat 2015: 3.440 Tweet+Önceki Toplam: 148.637+3.440=152.077 Tweet)


Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Dünya korkunç bir savaşa sürükleniyor... bu hiçbir savaşa benzemeyecek..

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@mevlude_bysl Kraliyet biatı da buna benzer komedi değil mi İngiltere'de:)

SA5124/SD809: Telveler 73

"Ortalama insan'a ait tüm yeteneklerin üstünde incelikle donanır bilge ve inanan insan..."


Allah, insanların ruhlarını yaratır... Onları "dünya" da bedenle giydirip, orada yaşamalarını diler...

Dünya'yı yaratır... İlk insanı topraktan var kılar; sonrakiler de topraktan ürer...

Her insan ruhu, belirlenmiş zamana göre bedenlenmek üzere dünyaya gönderilir... Ve belirlenmiş o zamanda, başlama emri verilir ve insan biyolojik evrelerden geçerek var olur...

6 Kasım 2017 Pazartesi

SA5123/KY28-ATA332: KKTC-Türkiye Arasında Yeni Ticaret Anlayışı

"Türkiye’den TL ile ithalat ve ihracat, bence günümüzün en önemli gelişmelerinden ve kazanımlarından bir tanesi.. "


Cuma günü, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun ile T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi arasında Ankara’da yapılan “Gıda ürünleri ile endüstri ürünlerinin gözetime tabii tutulmadan, gümrükten muaf tutularak ihracatına ilişkin anlaşma” ve söz konusu anlaşma sonrası yapılan geleceğe yönelik mutabakatlar çok önemli.

Bakan Atun’un, KKTC ve Türkiye arasında senelerdir yapılmakta olan ithalat ve ihracat işlemlerinde yıllardır yaşanan sorunları tespit ederek, masaya koyması ve mevcut sorunların çözümü ile geleceğe yönelik tedbirlerin alınması girişimine belli ki Türkiye Cumhuriyeti hükümeti her zamanki gibi olumlu, hatta çok olumlu yaklaşmış. 

SA5122/KY1-CÇ435: İstilâ-i Cihan-Kara Öfke/Roman II-1

Zenci halkının istilası, Avrupa'yı alkana boyayacak; bir eşi daha görülmemiş kıyımın öncüsü olan bu ilk darbe böyle gerçekleşmişti.

İkinci Bölüm
TOPLANMA VE HAC GÖREVİNİ YERİNE GETİRME
-1-


 Selahaddin Başarıyor- Savaş Meydanına Bir Bakış- Atık İnsan- Abdurrahman Ve Beşir- Can Sıkıcı Cesetler- Floter Keşif Birliği Anıları- Kumda Bir Servet- Çad Gölünün Üstünde- Gölün Büyük Devletler Arasındaki Paylaşımı- Evlad-ı Süleyman’ın Katli- Esrarengiz Bir Seyyid- Atuqa’nın Araştırılması- Dahume’nin Üstünde- Bir Fransız Karakolunun Can Çekişmesi- Bir Telgraf

Geceki katliama katkı olarak gerçekleştirdiği müthiş cinayetten Selahaddin bir zafer çığlığı fırlatmıştı.

Balon artık kendisinin olmuştu.

Geleceğine yönelik tasarımını gerçekleştirme arzusunun üstünde son derece mükemmel olan balon elinde bulunuyordu.

SA5121/KY57-AHCZD54: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 17: Âl-i İmran (161-175)

"Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. 


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


ÂLİ İMRÂN SURESİNDE MÜ’MİNLERİN VASIFLARI (161- 175. Ayetler)[1]
  
وَمَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَغُلَّۜ وَمَنْ يَغْلُلْ يَأْتِ بِمَا غَلَّ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

“Hiçbir peygamber savaşanların hakkını zimmetine geçirmez. Kim böyle bir haksızlık yaparsa kıyamet günü, zimmetine geçirdiğini yüklenmiş olarak gelir; sonra herkese kazanmış olduğunun karşılığı, kimse haksızlığa uğratılmaksızın tastamam ödenir.” (Âli İmrân,3/161.)

SA5120/KY58-GÖKA46: Yalnız Olabilir mi İnsan?

"Modern bilim, birinci varlık alanımızı biyolojiye, ikincisini sosyolojiye (ya da beşerî bilimlere), sonuncuyu ise psikolojiye incelettirir. İnsan varoluşu ayrı ayrı ele alınınca ister istemez parçalanır, insan nesneleşir. "


Tamam, bu dünyada el uzatmamız gereken, başkalarıyla bağlarını her nasılsa yitirmiş insanlar, kimsesizler var, elbette onlar için uğraşıp didinelim ama bir de şu yapış yapış “yalnızlık edebiyatı” var… Yıllardır yalnızlığın berbat bir durum olduğu fikri pompalanıp duruyor zihinlerimize. 

Yalnızlığın böylesine kötü bir propagandaya maruz kalmasında onu içlerindeki “boşluk duygusu” ile bir tutarak sızlananların payı büyük. Olağan yaşamlarında başka insanlara hiç önem vermeyen, dolayısıyla kaygıya, sıkıntıya düştüğünde insan kardeşlerine sığınamayanların…

SA5119/KY60-ES32: "Yarınımızı Travmasız Gençler Kuracak"


İmam Hatip Okulları’nın açılmasının ardından kurulan ÖNDER İmam Hatipliler Derneği 58 yıldır hizmet veriyor. İmam Hatip öğrencilerinin haklarına kavuşması ve en iyi şekilde yetişmeleri için çalışmalar yapan derneği, başkanı Halit Bekiroğlu ile İmam Hatiplerin tarihi ve Türkiye’de din eğitimi çerçevesinde konuştuk.

ÖNDER, İmam Hatip Liselerinin açılması sonrası kurulan bir dernek. ÖNDER ve İmam Hatiplerin toplumumuzda nasıl bir yeri var?

5 Kasım 2017 Pazar

SA5118/SD808: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 252 (26-31 Ocak 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(26-31 Ocak 2015)  (Ocak 2015: 4.057 Tweet+Önceki Toplam: 144.580+4.057=148.637 Tweet)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@ehlimen @hesap23 Erdoğan yapabilir bunu, mesele bu değil, sigaraya karşı da olabilir, mesele yöntem

 Sonsuz Ark@SonsuzArk
Sonsuz Ark: SA1128/AŞ58: Erdoğan'ın Sırtındaki Vebal sonsuzark.com/2015/01/sa1128…
@Seckin_Deniz retweetledi

SA5117/KY59-MLÖZ22: Müslüman Bir Kadın Gözüyle Savaş ve Hayata Dair: Bölüm 1

Dr. Amina Okuyeva anısına....


Savaş kapıyı çaldığı zaman kadın, erkek, çocuk, yaşlı ayrımı yapmadan herkesin hayatını etkilemeye başlıyor. Tarih erkekler kadar kadınların da imza attıkları kahramanlıklara her zaman şahit olmuştur. 

Ukrayna'da Rusya yanlısı teröristlerle savaşan ve çoğunlukla Çeçenlerden oluşan, Cahar Dudayev’in ismini taşıyan uluslararası gönüllü tabur sözcüsü ve aynı zamanda tabur komutanının, Adam Osmayev’in eşi olan 34 yaşındaki aktivist Amina Okuyeva 30 Ekim 2017 tarihinde kimliği belirsiz kişiler tarafından Kiev bölgesindeki Glevaha kasabası yakınlarında uğradığı silahlı saldırı sonucunda öldürüldü. 

SA5116/KY35-YTK232: “Devrim”den “Türkiye’nin Otomobili”ne

"Bu yolda üreteceği katma değer, yan ürünler, sanayi, teknoloji ve bilimde açacağı onca yan yol ve yetiştireceği insanlarla yolu açık olsun inşallah."


22 Eylül 2015’teki “Lafla peynir gemisi yürür mü?” başlıklı yazımda Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı başlamadan hemen önce İngiltere’ye sipariş ettiği iki dretnotun hikayesine değinmiştim. O siparişleri, birinin parası tamamen ödendiği halde vermeyen Londra Osmanlı’nın savaşa girme sebeplerinden birini daha döşemişti.

Dretnot meselesiyle ilgili bizi ilgilendiren bu ayrıntı kadar önemli bir husus da İngilizlerin savaş gemisi konusunda yaptığı çığır açıcı bu sıçramanın bizzat cihan harbine neden olma ihtimali.

SA5115/KY37-AZ225: Gelelim, 'Atatürkçülük' Meselesine

"Atatürk’ün kim olduğunu “cehaletleriyle” ortalığa dökülmüş “Nişantaşı eşrafından” öğrenecek halimiz de yok, bilin."


Değerli Ahmet Kekeç, o keyif veren nezaketiyle “Atatürkçülük” kavramı için “gevşek ideoloji” tanımını kullanmış, temsil ettiği kanat açısından yeni bir polemik oluşturmak istemediği belli... Ama ben son sözü baştan söyleyeyim: “Atatürkçülük” veya diğer adıyla “Kemalizm” bir ideoloji değil, milletin önüne konulmuş “yol haritasıdır...”

100 yıla uzanan asıl gücü ve yer-yer zaafiyeti de bundan kaynaklanmaktadır. Lider, sağlığında kendi adıyla anılan bir ideolojinin kuruluşuna önderlik etmemiş, geride bıraktığı NUTUK başta, tüm açıklama ve yazılarıyla milletin önüne, esas olarak “muasır medeniyete ulaşması için” izlemesi gereken rotanın kilometre taşlarını yerleştirmiştir.(İdeolojik bir hareketin lideri olsa, ölümünden hemen sonra İsmet İnönü, nasıl, okullardan ve paranın üzerinden fotoğraflarını kaldırır, kendini de “Milli Şef” ilan ederdi?)

Seçkin Deniz Twitter Akışı