23 Ağustos 2017 Çarşamba

SA4768/KY13-AO136: Memur Maaş Zammı, Sendikalar ve İktidarlar

"Bu ülkede hiçbir alanda bağımsız örgütlenme yoktur, örgütler, siyasetçe dizayn edilmiş, "örgütleştirilmiş" örgütlerdir."


Sosyal Mecralarda, kimi hesaplar Memur- Sen ile hükümet arasında varılan anlaşmayı eleştiriyor ve içinde bulunulan hayat şartlarına rağmen verilen zamların yetersiz olduğunu ileri sürerek hem iktidara, hem de Memur-Sen'e yükleniyor. Daha da ötesi Memur- Sen'in memurların haklarını iktidara gaspettirdiğini söyleyenler de var.

Kuşkusuz, iktidarlar zam oranlarında ellerindeki imkanları dikkate aldıklarını söyler ve zamları olabildiğince kısıtlı tutmaya çalışırlar. Son çeyrek yılda bunun tek istisnası Refah-Yol iktidarı olmuştur. Bu kısa iktidar döneminde denk bütçe ortaya çıktığı gibi toplumun her kesimi istisnasız beklentilerin çok üzerinde memnun edildi. Ne yazık ki aynı halk bu iktidara destek vermek bir yana onu düşürenlere gerekli tepkiyi göstermedi, hatta uzantılarına destek verdi. 

SA4767/KY37-AZ204: Üzerimizdeki Almanya-İngiltere Savaşı

Durum açık: Herkes “delikanlı gibi” gelsin, bizimle açıkça derdini konuşsun, ne yapabiliyorsak ona bakalım.


Sir Alan Duncan,15 Temmuz sonrasında yaşanılan Türkiye-Batı gerginliğinde farklı konuma sahip bir politikacı... Birleşik Krallığın, Dışilişkiler ve İngiliz Uluslar Topluluğu ilişkilerinden sorumlu devlet bakanı, fiili olarak İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson’un sağ kolu...

Duncan,15 Temmuz ihaneti karşısında Batılı başkentlerden demokrasimize sahip çıkmalarını beklediğimiz o günlerde uçağa atladığı gibi soluğu Ankara’da alan ilk Batılı bakan... O günden bu yana ayağını Türkiye’den hiç eksik etmedi, son olarak beşinci kez geldi...

22 Ağustos 2017 Salı

SA4766/SD751: "hamallık duygusu" /14.08.2005/ 389. patika



...vermek zamanı olmaz insanda...
...o hep almak zamanına bakar...
...yok mudur vermek zamanına bakıp da onu sınırsız kılan?...
...vardır muhakkak...insan denen 'varlık dolusu varlık' elbette var olacaktır, kendi özüne münhasır...
...azcık miktarları, görünmez elleri ve büyülü silüetleriyle onlar, hep yalnız ve gizli kalmışlar sanki...
...ve almayı düşünmezler insandan...
...lâkin insan oldukları vakit almayı düşünmeleri vâki olur kazara; alamayacaklarını bilirler...
...vermek eylemi adına yerleşmiş sistemi almaya yönlendirmek imkânsız değil midir?...
...sıkıntıların hep vermekle aşıldığı vâki gibi görünse de, elbette haddi vardır vermenin...

SA4765/SD750: Telveler 62

"Din, Yaratan'ın insanın temeline yerleştirdiği sistemin kendisidir ve insan hayatı boyunca bu temeli red ya da kabul ile meşgul olur... "


Din, ne bir papazın cübbesine, ne bir hahamın takkesine ne de bir imamın fesine-sarığına bağlıdır...

Herhangi bir insanın nefesi herhangi bir dinin çerçevesi değildir... O insanın eserleri de dinin kendisi değildir; din sadece Yaratan'ındır...

SA4764/SD749: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 220 (16-20 Ağustos 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(16-20 Ağustos 2014)  (Ağustos 2014: 6.046 Tweet+Önceki Toplam: 126.159+6.046=132.205 Tweet)

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Gelecekte birgün hepimiz aldatıldık mı diyeceğiz?... Eğer bugün onurlu bir milli ayaklanma sürüyorsa, bunu sağlayana kuşku duyulmaz.

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Yalçın Küçük-Yiğit Bulut... Aydın Doğan'a göre Yalçın, Yiğit'in hocası... manipülasyonlar cehennemi...

21 Ağustos 2017 Pazartesi

SA4763/ÇY4-DB97: Unutulan Yabancı Savaşçılar: Suriye'deki PKK/ Orton Raporu: 1-2

"Gerçek şu ki PKK ve YPG aynı varlıklardır."
Kyle Orton

The Forgotten Foreign Fighters: The PKK in Syria

"Bu yayında ifade edilen görüşler yazarın görüşleri olup bunların Henry Jackson Derneği veya Mütevelli Heyeti üyelerinin görüşleri olduğu anlamına gelmez."

Sunum:


The Henry Jackson Society'in "Unutulan Yabancı Savaşçılar: Suriye'deki PKK" adlı yeni raporu, hükümetin İngiliz vatandaşlarının savaş suçları ve şiddet içeren bir örgüte katılımı engellemesine acil ihtiyaç olduğunu vurguluyor.


Yasaklanan bir terör örgütü olan Kürdistan İşçi Partisi'nin (PKK) Halkın Koruma Birimleri (YPG) gibi örgütler ağında nasıl yeniden adlandırıldığı üzerine bir rapor yayınlıyoruz. YPG birçok İngiliz dahil yüzlerce yabancı savaşçıyı cezbetmiştir.

SA4762/KY23-NN27: Müslüman Tatarlar'dan Çalınan, Yahudilere Anatavan Yapılmaya Çalışılan Yurt; Kırım

Sonsuz Ark'ın Notu:  
Geçen yüzyılın başlarında "American Jewish Joint Distribution Committee" tarım şirketi "İkinci California" kurmanın hayaliyle Kırım yarımadasına el attı. Bu şirketin faaliyetleri araştırılmadan Kırım'daki olaylarını ve durumu çözebilmek ve anlayabilmek mümkün değildir. Kırım topraklarının çoğu şu an yasal olarak American Jewish Joint Agricultural Corporation şirketinin elinde bulunuyor; bunu çok kişi komplo teorisi olarak görse de Ukrayna parlamentosunda bu konu dile getirilmeye başlandı bile; şubat ayında Ukrayna Parlamentosunda Kırım topraklarında ABD'nin yasal hakkı bulunduğu dillendirildi. ABD yakında en yakın komşumuz olacak gibi görünüyor. Aslında bu konunun dile getirilmesi şaşırtıcı değil; hem Rusya, hem de Ukrayna, Radikal Ultra Ortodoks Yahudilerin mezhebi Hasidizm’in bir kolu olan Habad cemaatinin etkin faaliyetlerinin olduğu ülkeler aynı zamanda. Habad, XVIII. yüzyılda Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna sınırlarına yakın ve bugün Rusya sınırları içerisinde bulunan Lübaviçi kasabasında ortaya çıktı. American Jewish Joint Agricultural Corporation şirketi hala Ukrayna'daki Yahudi cemaatini finanse ediyor, Yahudi şirketler Ukrayna’ya geleli 100 sene oldu ve hala oradalar; toprakların hisselerinin nasıl ellerinde kaldığının hikayesi de çok ilginç. Birkaç gün önce de Putin, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da bulunan  Sivastopol şehrinde “Rus Mekke” kurulması gerektiğini söyledi. Rusya şimdi Kırım Tatarlarına yoğun baskı ve zulüm politikası uyguluyor, Tatarların çoğu Ukrayna'ya göç ediyor. Ukrayna’da Kiev, Herson, Lviv ve başka şehirler Tatar göçünü kabul ediyor.
Melek Öz, 21.08.2017


BEFORE CRIMEA WAS AN ETHNIC RUSSIAN STRONGHOLD, IT WAS A POTENTIAL JEWISH HOMELAND

“Sivastopol’a giderken, Simferopol’e çok da uzak değil…” muhtemelen Sovyetler Birliği’nin Aşkenaz şarkılarının en meşhuru Hey Dzhankoye çalmaya başlar. Şarkı ismini, bir Kırım kolkhozu (SSCB'nde tarım sektöründe örgütlenen "kolektif tarımla" uğraşan birliklere verilen addır) olan Dzankoy kasabasından alır ve 1920 ve 30’larda Sovyet kamulaştırmasının sözüm ona zaferlerinden birisi olan Yahudi tüccarlarının sihirli bir şekilde çiftçileştirilmesinden bahseder. Şarkının son dizesi şu soruyu sorar; “Kim demiş Yahudiler sadece ticaret yapar? Dzhan’a bir bak!”

SA4761/KY1-CÇ413: İstilâ-i Cihan-Kara Öfke/ Roman I-2

Zenci halkının istilası, Avrupa'yı alkana boyayacak, bir eşi daha görülmemiş kıyımın öncüsü olan bu ilk darbe böyle gerçekleşmişti.

Birinci Bölüm
AFRİKALILARIN SAVAŞ HAZIRLIĞI
-2-

-Atuqa altın madenleri- Sultanın Köşkü ve Askeri Sığınağı- Altın Külçelerinin Çıkarılışı- Manbutu Kralı- Yamyamlar- Beklenmedik bir Müttefikin Ortaya Çıkışı- Vatan Haini-  Yeni Bir Patlayıcı Madde- Hintli Müslümanlar- Hazine Odası- Değersiz Tüfekler-

Atuqa altın madenleri gerçekten görülmeye değerdi. Balta girmeyen ormanların arasından yüzlerce kilometre mesafe kat ederek son derecede faaliyet gösterilen bu maden atölyelerini görmeyi başaran bir Avrupalı cidden pek büyük hayretlere düşer.

Alman gezginin Nahtigal’in, kaynağına doğru gittiği Şari nehrinin kollarından olup, Krampel ve Dobyevski adlı gezginlerin tamamıyla muvaffak olamadıkları Bahr-i Dari nehri on sekizinci boylam derecesine kadar kuzey doğudan güney batıya doğru geçilmesi imkânsız sık ormanlardan geçer ve sonra birçok akıntılarla büyüdükten sonra Atuqa şelalelerine ulaşır.

SA4760/KY28-ATA308: Kıbrıs Konusu Boyut Değiştiriyor

"BM’nin de isteksizliği, ABD’nin ve AB’nin de Kıbrıs sorunun gündemin son satırlarına atmaları, Kıbrıs konusunda Türkiye’nin baskın politikası sonucunda farklı bir yola girileceğini göstermekte."
  

BM, AB ve ABD belli ki 54 yıldır gündemlerini işgal eden, enerjilerini tüketen Kıbrıs sorunundan bıkmış durumda. Yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor bu bıkkınlık.

ABD şimdilik, kapağı kapalı ve içindeki suyun yavaş yavaş kaynamaya başladığı bir tencereye benzemeye başladı. Kısık ateşte için için ısınıyor. Bir gün kapağını fırlatacağı kesin. Bütün ilgisi kendi iç sorunların yoğunlaştı bu günlerde. Kongre’deki muhalefet kanadı Trump karşıtları ile bir blok oluşturabilirse, ABF hükümeti ilk kez parasız kalacak, dükkan kapatan müflis iş adamları gibi Maliye’nin kapısı kapanacak. 

SA4759/KY58-GÖKA23: Duygu ve Mantık Birbirine Zıt mıdır?

 "Bizi sadece duygulara, sadece mantığa göre verilecek kararların şerrinden koruyacak olan, ahlaki erdemlerdir. Sabırdır, metanettir, itidaldir."


Müfredat tartışmaları için şimdilik tek önerim, ne yapıp edip orta öğrenime kelimelerin, kavramların da bir etimolojisi ve tarihi olduğu bilgisini yerleştirmek; “akıl”, “kalb”, “nefs”, “ruh”, “bilim” kavramları özelinde bunu ortaya koymak…

Akıl, insani varoluşun temellerinden ve elbette vazgeçilmez önemde. Ama bilmeyiz ki, modernlik öncesi zamanlarda “akıl”ın manası, modern çağın bireysel akla olan inancından farklıydı. Her şeyden önce insanların kalpleriyle aklettiğine, kalbi akıl (intellect) ile mantığa dayalı aklın (reason) aynı şey olmadığına inanılıyordu. 

SA4758/KY60-ES12: Kudüs; Rusya Ortadoğu için İsrail’e Yanaşıyor

"Rusya soğuk savaş sonrası Ortadoğu’daki Libya, Suriye gibi müttefiklerinden uzaklaşmıştı. Suriye’yi fırsat bilerek tekrar döndü. Hem Türkiye’nin hem İsrail’in komşusu oldu. Bununla ilgili olabilir. İsrail’le ilişkilerini geliştirmek isteyebilir. Çünkü bu bölgede İsrail, Türkiye, Suudi Arabistan gibi ABD’nin klasik müttefikleri var." 


Üç büyük dinin en kutsal mekanlarının bulunduğu Kudüs’ün statüsü, Filistin sorununun en önemli maddelerinden biri. 1948 Arap-İsrail Savaşı’nda, Batı Kudüs İsrail tarafından işgal edilmişti. 1967 yılındaki Altı-Gün Savaşı esnasında İsrail, Doğu Kudüs’ü de işgal etti. Uluslararası toplum, bunu kabul etmeyip Doğu Kudüs’ü, İsrail işgali altında olan Filistin sınırı olarak tanımlasa da İsrail Kudüs’ün tamamıyla kendisine ait olduğunu iddia etti ve başkent olarak gördü. Uluslararası toplum ise bugüne kadar Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul etmedi ve Kudüs’e elçilik açmadı.

20 Ağustos 2017 Pazar

SA4757/KY59-MLÖZ11: Bu Böyle Olmuştu; Karaçaylar

"İki gün içerisinde 69.267 kişi (15.980 aile) yük trenlerinin vagonlarına bindirilip ülkenin doğusuna gönderildi. Aralarında 12.500 erkek, 19.444 kadın ve 36.670 çocuk bulunuyordu. Bu operasyona 60.000 NKVD askeri katıldı."


1943 yılının Kasım ayında Kuzey Kafkasya halklarının toplu sürgünü başladığı zaman, sürgüne gönderilen halkların ilki Karaçaylardı. Sürgün operasyonunu yöneten M. A. Suslov ileride şöyle demişti: “Karaçayları dağ vadilerinden kovduk, şimdi de onların oradaki ruhundan kurtulmamız gerekiyor.”

1941 yılından 1945 yılına kadar süren Büyük Vatan Savaşının ilk başladığı aylarda halkın neredeyse bütün erkek nüfusu, 15.600 kişi cepheye çağırıldı. Bunun haricinde savunma hatlarının inşası için Karaçaylardan 2.000 kadın ve erkek gönderildi. 12 Ağustos 1942-18 Ocak 1943 tarihleri arasında Karaçay Bölgesinin toprakları Alman ordusunun işgali altında bulunuyordu. Ve o sırada Karaçay halkının Almanlarla işbirliği içerisinde olduğu ilan edildi, halk vatan haini olmakla suçlandı.12 Ocak 1943 yılında Karaçay halkının sürgün emri çıkarıldı ve 2 Kasım 1943’te bütün Karaçay halkı Kazakistan ve Orta Asya’ya gönderildi.

SA4756/SD748: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 219 (11-15 Ağustos 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(11-15 Ağustos 2014)  (Ağustos 2014: 6.046 Tweet+Önceki Toplam: 126.159+6.046=132.205 Tweet)

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Avrupa İsrail ürünlerini boykota başladı. Turizmde yüzde 25 düşüş var. Birçok şirket batma noktasına geldi

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
AB, IŞİD'in petrolden para kazanmasını engellemek peşmergeye silah ve Irak'ın kuzeyine insani hava köprüsü kurmak konusunda anlaşmış

SA4755/KY35-YTK210: Yaklaşan Çözülme

"Yaşadığımız siyasal ekonomik kültürel her şeyin millet olma bilincimize katkısı kadar belli ki toplumsal dokuyu çözen de bir yanı var; ya da çözülmeyi önlemesi mümkün olmayan bir çaresizliği."


Genç adam Türkiye saati ile sabaha doğru aradığında doğal olarak çabucak açıldı telefon. Çünkü aradığı ülkede henüz akşam yeni olmuştu. Yaşlıca kadın giriş sohbetine sıcakkanlılıkla cevaplar verdi. Evet daha önce Türkiye’ye gelmişti. Evet alışveriş yapmıştı. Evet Türkiye’yi ve Türkleri sevmişti. Adını hatırlayamadığı bir Türk’ten uzun uzun bahsetti hatta. 

Hayır, sonunda anladı genç adam, karşı taraftaki muhatabı yeniden bir şey satın almak istemiyordu. Antika halı veya sadece buralarda bulunabilecek bir eşyaya ihtiyacı yoktu artık. Ama sohbeti uzatmayı istediği belliydi. Uzattı da elinden geldiğince. Sonunda iyi dilekler dileyip birbirlerine kapattılar telefonu.

SA4754/KY37-AZ203: Amerika’nın ‘Kaos Planı’ ve CHP-HDP İttifakı...

"Erdoğan haklı... 2019, tarihi bir dönüm yılı olacak..."


Türkiye’yi, Ortadoğu’nun önemli aktörlerinden ayıran önemli bir özellik var: Kartlarını açık oynuyor. Devlet kurumsallaşması üzerinden yürümeyi tercih ediyor.

“Fırat Kalkanı”bunun açık örneğidir. Vesayet örgüt kullanmadı, Birleşmiş Milletler’in “meşru müzakereci” gördüğü Suriye muhalefetinin meşru askeri kanadı ÖSO ile bir harekat yaptı. Bunu yapmadan önce, ABD-Rusya-İran, bölgeyle ilgili hangi başkent varsa hepsine de harekatın nedeni, hedeflerini, nerede duracağını açıkça anlattı. Muhataplar, Türkiye’nin blöf yapmadığını anladılar, harekat karşısında sessiz kaldılar.

19 Ağustos 2017 Cumartesi

SA4753/DB96: Breaking the Silence - Sessizliği Kırmak: İsrailli Kadın Askerlerin İtirafları-İtiraf 46-48

“Bizimle gönül birliği bulunan, Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te Eylül 2000 tarihinden itibaren görev yapmış askerlerin itiraflarını topluyor ve yayınlıyoruz.” 
Taciz, Yağma, Aşağılama, Dayak, İşkence, Özel Mülklere Verilen Zararlar…

“Bu, ayrıca var olan gerçekliği bildiği halde inkar eden inatçı çoğunluğa karşı da bir dik duruş. Bu, İsrail toplumuna ve liderlerine, çalışmalarımızın sonuçlarını değerlendirmek için acil bir çağrı.”

Kadın Askerlerin İtirafları- Women Soldiers Testimonies

İtiraf 46

İsim: *** | Rütbe: Çavuş | Birim: Sınır Devriyesi | Yer: Gazze Şeridi

Bir keresinde askerleri “Kültür Pazar’ı” denen bir Pazar günü bir oyun izlemek için tiyatroya götürmüştüm. Heyecan vericiydi. Farklı yerlerden, kırsal alanlardan çocuklar vardı, "Habima" ya (İsrail ulusal tiyatrosu)  ilk ziyaretleriydi. Ve çok hoştu, kendimi çok iyi hissetmiştim. Gerçekten iyi, sonra da açık kamyonla, arkadan açık demek istiyorum, Kisufim Kontrol Noktasına (Gazze Şeridi'ne) döndük.  

SA4752/KY23-NN26: Beyaz Üstünlüğü Yahudiler İçin İyi Bir Şey Değildir. O Zaman Beyaz Üstünlükçüler İçin Biz Kötü Olalım

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki çeviri, sıradan Yahudi bir annenin ABD'de yükselen ırkçılığa karşı duruşunu içtenlikle yansıtan bir metne aittir; metnin omurgasına sinmiş olan 'mağdur yahudi' perspektifinin tekrar öne çıkarılmış olması, egemen ve sömürgeci kapitalizmle yahudiliğin eşleştirilmesinden duyulan rahatsızlığın, -yahudi ve siyonist trilyonerler ABD aracılığı ile dünyaya hükmederken- yahudiler lehine aklanmaya çalışılması dikkat çekici olmakla birlikte, İsrail'in Filistinlilere uyguladığı sistematik işkencelerin ve soykırım uygulamaları hiç dile getirilmemekte, eleştirilmemektedir, dolayısıyla ırkçılık karşıtlığı eksik ve yetersizdir; buna karşılık metinde mağdur öteki beyaz olmayan Amerikalılarla birlikte duruş sergilenme çabası için yahudilere çağrıda bulunulması önemli bir değişimin işaretidir. ABD'nin yahudi kurucu atalarının ABD'nün bütün kurum ve kuruluşlarına yüklediği ruhun, metnin yazarı yahudi anne gibi sıradan ve masum olmadığı da ortadadır.
Seçkin Deniz, 19.08.2017


White Supremacy Is Bad for the Jews. Let’s Be Bad for White Supremacy

 “… Ama bu Yahudiler için iyi bir şey mi?”

Pratikte benim jenersayonum için can alıcı nokta olmasına rağmen biz büyürken bile yemek masamızın en önemli sorusuydu. (Burada “biz” pogromlardan, gettolardan veya Nazi Almanyasından sağ çıkmış Amerikan Aşkenazlarıdır, onlardan geriye kalanlardır, onların bakiyelerdir) Biz veya anne babamız ne kadar gülsek de, gülüşümüz ardında belki az da olsa ciddiyet vardı. 

SA4751/KY64-ZTK3: Ortadoğu'nun Bir Sonraki Savaşı

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki metin bir analiz değildir, tam aksine yapılacak analizleri yönlendiren ve nasıl olması gerektiğine dair çerçeve belirleyen âmir bir metindir; yani Alman ve Avrupa Medyasına, düşünce kuruluşlarına ve Türkiye gibi hedef ülkelerdeki yerli işbirlikçilerine bir tür stratejik hedef gösterme amacını taşımaktadır ve neocon Amerikan medyası ile aynı sürece hizmet etmektedir. Bu Stratejik hedef de son gelişmeler dikkate alındığında, başlıkta da görüleceği gibi İran-Irak-Arabistan ve Türkiye'nin dahil olacağı müslümanlar için bir yok oluş savaşını sağlamak. Fisher'in Katar krizini nasıl değerlendiğini görecek, Almanya ve Avrupa Birliği ülkelerinin Kuzey Irak hükümetine neden ağır silah ve uzman askerlerle destek verdiğini, ABD'nin YPG'ye açıkça 1000 tırdan daha fazla ağır silah ve savaş aracı gönderdiğini, YPG unsurlarının ABD'li ve Avrupalı paralı askerlerle desteklendiğini, ABD'nin NATO müttefiki Türkiye'yi umursamadan askeri üsler ve YPG orduları oluşturup eğittiğini, Trump'ın Obama dönemi politikaları aynen devam ettirdiğini, , onlara göre müslümanlar arasında topyekun bir savaşı başlatamayan DAEŞ'in neden bitirilmemesi gerektiğini net bir şekilde değerlendireceksiniz. Bu savaş planının farkına varılması ile birlikte, aynı şekilde İran Genelkurmay başkanının Türkiye'nin daveti ile geldiği Ankara'da yaptığı görüşmelerin, Kuveyt Savunma Bakanı'nın Ankara ziyaretinin ve Suudi Arabistan'ın Türkiye'nin etkili stratejileriyle şiddeti düşen Katar Krizi sonrası Irak'la başlattığı diplomatik ilişkilerin, Haçlı Birliğine karşı Müslüman Birliği'nin oluşmasına yönelik adımlar olduğunu anlayacaksınız. Batı tarafından güçlendirilen Peşmerge ordusu'nun komutanı Barzani'nin Bağımsızlık referandumu'nun ertelenmesine yönelik Irak Hükümeti'ne sunduğu dört temel şartın makul olduğunu anlayacak ve aslında çok şeyin değiştiğini görerek geleceği daha iyi okuyabileceksiniz. Düğüm Barzani'nin bağımsızlık referandumu olarak ortada durmaktadır. Türkiye, İran, Irak ve Arabistan'ın amacı Ortadoğu'da bir daha savaş olmaması için çabalamak, bu anlamda Rusya'nın da işin içinde olduğu Batı'nın planlarını işlevsiz hâle getirmektir.
Seçkin Deniz, 19.08.2017

The Middle East’s Next War

Musul’un geri alınmasıyla İslam Devleti (IŞİD) kısa bir sürede tarih olabilirdi. Ama IŞİD’in yenilgiye uğratılması ve kendi kendini hilafet eden yapının çöküşü Ortadoğu’ya barış getirmeyeceği gibi Suriye trajedisini de sona erdirmeyecek. Aksine bunun, bölgenin kanlı ve kaotik tarihinde yeni bir fasıl açması çok daha muhtemel; hem de Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından bu yana yaşanmış eski fasılların daha tehlikelisi…

SA4750/KY26-CA150: Kuruntu ve İstihza

"Muhatabını (ve olguları) ciddiye almanın sorumluluğu üstlenmek ağır gelince dalınan oyalanma okyanusunda kuruntulara boğuluyor hazıra konmaya alışmış zihin ve korunmak için istihza kalkanını kuşanıyor. Birlikte bir tükenişe zorlama, birlikte bir diplere çekiş…"


Mahremiyet kamusal alana savruldu, fethe yöneldi kamusal alanı ve statükoyu değiştirirken kendisi de yeniden biçimleniyor. Özel-kamusal dengesi ilk kez sarsılmıyor, ancak hiç bu denli dağılma da yaşanmamıştı. Kamusal bir muaşeret kuramadan ödünç alınan sosyal medya diliyle sahiplenilmeye çalışılan sosyalliğin ilk tesirlerinden biri, kuruntu. İstihza ise kuruntunun kalkanı, siperi.

Eski dengeler ve sınırlar yok, yeniler de henüz yeteri kadar muhkem değil. Muğlak roller sürekli onay arayışı ve dolayısıyla bir türlü tamamlanmama hissi anlamına geliyor. Başarı biteviye peşinde koşulması gereken tarifi kaypak amaç veya rekabetçi mantık tarafından paketlenen şey, mutluluk da daha farklı anlaşılmıyor. 

SA4749/KY58-GÖKA22: “Algı Yönetimi ve Manipülâsyon”

"Haklısınız. Evet, görüşleriniz kendi içinde tutarlı ama kendi başına tutarlılık, doğruluk ve haklılık manasına gelmiyor." 


Psikolojik Danışma ve Rehberlik hocalarımızdan Mücahit Gültekin’in “Algı Yönetimi ve Manipülasyon” (Pınar Yayınları) adlı çok emek verilmiş bir kitabı var. Kitabın ilk üç bölümü, günümüz dünyasında algı yönetiminin çeşitli alanlardaki işleyişinin Müslüman bir akademisyen tarafından nasıl görüldüğüyle ilgili fevkalade önemli tespitler içeren bir deneme niteliğinde. 

Uzun çabaların ve arşivlemenin ürünü olan bu bölümlerden her okuyucu gibi ben de çok şey öğrendim. Kanaatimce kitap, bu üç bölüme, en sondaki “Algı yönetimi ve manipülasyona karşı direnme” bölümü ilave edilerek sonlansaydı çok daha yararlı olurdu. Zira “Mekke ve Medine’de algı yönetimi ve manipülasyon”, “Kandırılmaya yatkın kişilik ve aldatılmanın psikolojisi” adlı bölümler farklı birer kitap olacak nitelikte ve hayli derinlemesine akademik tartışma gerektiriyor.

Seçkin Deniz Twitter Akışı