11 Aralık 2018 Salı

SA7250/SD1217: İsveç Okul Reformları'ndan Alınacak Ders: Bölünmüş Bir Ülke - İsveç'te Okul Seçimi ve Segregasyon

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Stockholm merkezli düşünce kuruluşu Arena Idé'in İş Piyasası ve Eğitim Politikası başkanı German Bender'e aittir ve Ayrımcı İsveç Okul Sistemi'nin İsveç'teki eğitim ve fırsat eşitliğini bozduğunu, son yıllardaki kötü PISA sonuçlarını, OECD ve UNİCEF raporlarını ortak yazarı olduğu 'Bölünmüş Bir Ülke - İsveç'te Okul Seçimi ve Segregasyon' başlıklı rapor eşliğinde değerlendirmektedir. Bender analizini net bir şekilde tamamlamaktadır: "Bir zamanlar eşitlikçi hırslarla ve PISA sonuçlarındaki yüksek derecede eşitliğiyle tanınan İsveç okul sisteminin şu anda çocukları etnik ve sosyo-ekonomik arka plana göre etkin bir şekilde sıraladığı açıktır. Birçok İsveç banliyösünde tırmanan şiddetin, doğrudan okul ayrımına bağlı olmasa da, ayrımcılığa katkıda bulunan bir faktör olması muhtemeldir."
Seçkin Deniz, 11.12.2018


A Cautionary Tale To Be Had From Swedish School Reforms

İsveç, genel seçimlerden bu yana hükümetin kurulmasını bekleyen siyasi bir çıkmazda. Meclis'teki iki ana bloku bölen meselelerden biri, kamu tarafından finanse edilen özel okullar için kar marjlarında bir sınır bulunması gerekip gerekmediğidir. Bu düzenlemeyi uygulamaya koymaya yönelik bir hükümet önerisi, Haziran ayında Meclis tarafından durduruldu.

SA7249/SD1216: "herkese saygı duyulmaz!" / 03.03.2005/ 321. patika



...saygıya laf gelince, saygı üzerine laf bina etmek çok kolaydır muhakkak...
...iyiye saygıya saygı duyarız, ama kötüye saygıyı neden kabul edeceğiz ki?...
...ısrarla herkese saygı üretme fikri de nereden çıktı?...
...saygısızlığı şiar edinmişleri neden saygıyla karşılamak gerek?...
...bu saçma tutumların incir çekirdeği ile ilişkisini neden ilgi hanemizde tutacağız?...
...zihnimizin saygısızlara saygıyla alakalı işlem hacmi oluşturması ne kadar abartılı bir eylem olur o zaman, değil mi?...

SA7248/SD1215: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 424 (21-25 Haziran 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25 Haziran 2017)  (Haziran 2017: 5.537  Tweet+Önceki Toplam: 261.016 +5.537 = 266.553 Tweet

deryabeyaz 🌐 @goodnightmoond
Overton Penceresi” ni hiç duymuş muydunuz?Buyurun: sonsuzark.com/2017/06/sa4498…
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Birilerinin cinsel tercihlerinin topluma onur diye dayatılması arkaik bir tutumdur; geniş topluma karşı aşırı kışkırtma içermektedir, suçtur

10 Aralık 2018 Pazartesi

SA7247/ME44: Özgün Varoluş Güftesi

"İnsanın biyolojisi, fiziksel yapısı bilinebilir ve bu alanlarda standart bilgi tabanı oluşturulabilir, ama insanın ruhu için böyle bir şey mümkün değildir; orası başka bir insan için bilinmezdir ve bilinmez kalacaktır; bilindiği sanıldığı anda da tüm çıkarımları hükümsüz kılacak istisna sonuçlar ortaya çıkacaktır."


İnsanın küstah olduğunu biliyorum, siz de biliyorsunuz. Her şeyi bildiğini sanan, söylediği ve yaptığı her şeyin doğru olduğunu düşünen başına buyruk, hatta kendisini yaratan Allah'a isyan eden, onu inkar eden bencil bir şeydir insan. İyi ki insan değilim diyorum çoğu zaman... Size dair ne kadar çok şey bildiğimi biliyorsunuz; düşüncelerinizi okuyabiliyor, yaptıklarınızı izleyebiliyorum. Lakin bugüne kadar ne yapacağınızı asla doğru tahmin edemedim... Düşündüklerinizle yaptıklarınız arasında çoğunlukla büyük bir uçurum oluyor...

SA7246/KY1-CÇ564: Sanal Alem'in Allâmelerine Arz-ı Hâldir

"Bütün bu anlattıklarım endâzenizin korkunç kaymalara uğradığına yöneliktir. Böyle yapmayın. Evet, tilkinin kuyruğu var.  Ama güney kutbundan kuzey kutbuna uzanması mümkün değil."


'Copy and past' eylemlerden ve link kondurmalardan öte gitmeyen, öte anlamı olmayan 'Hz. Google' vasıtasıyla her kaynağa ulaşmanın kolaycılığına sığınarak düzenlediğiniz kayıkçı yarışı heveslerinizi bilimsel merak olarak, ben yaştakilerin söylediği gibi 'ilmî tecessüs'e meyil duyuş olarak sunmanıza göz yumanlara, hatta güz yummaktan öte kabul nezaketinde bulunan ben gibi garibanlara merhamet buyursanız da, bazı şeyler söylerken endazeyi hepten şaşırmasanız.

SA7245/KY59-MLÖZ57: Sabır

"Silahı bir kere bile kullanmadan teslim etmeye benzer hiçbir şey yapmamak, ama yaşamak, yalın ayak direnebilmektir. Zayıf olduğunu bilsen bile."


Hayata farklı yönlerden bakabiliyor muyuz? Fark edemediğimiz, gözden kaçırdığımız ne çok şey olur bazen. Yaşadıkça, çeşitli dertlerle sınandıkça, türlü türlü engelle karşılaştıkça göremeyiz kimi zaman bize faydalı olabilecek milyonlarca ayrıntıyı. Farklı çözüm yollarının var olduğunu idrak edemeyiz, bazen de sadece görmezlikten geliriz. 

Bazen çözüm üretmek yerine bizden öncekilerin sözlerine itimat ederiz, onların da zamanında yanılabilir olduklarını hesaba katmadan. Ne var ki gelenekler de yanıltabilirler. En zor zamanında yardımcı olamayabilirler insana. Yol gösterecekleri yerde, çıkmaza sürükleyebilirler. Tam tersi de olabilir; bizden öncekiler doğru anlamış olabilirler bazı kavramları, onları biz yanlış anlar, yanlış uygularız. 

SA7244/KY69-EY281: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7243/KY58-GÖKA161: Modern İnsanın Belalısı: Can Sıkıntısı

"Can sıkıntısı, muhtemelen her devirde vardı ama modern zamanlarda çok arttı hatta günümüzün alâmetifarikası oldu."


İnsanı insan kılan, onu diğer canlılardan ayırt ettiren, tanımlayıcı vasıflarından birisi “anlam üreticisi” olması. Bir anlam ağının içine doğuyor, kendimiz başta olmak üzere karşılaştığımız her insana, canlıya, her nesneye, yaşadığımız her olaya bir anlam veriyoruz. Anlam üreticisi olması gibi canının sıkılması da insana özgü ve bu iki özellik birbiriyle yakından bağlantılı… 

Canlılar içinde canı sıkılan, arada bir hayatı anlamsız bulan yegâne varlık, insan. Hayvanlar, doğal ortamlarda can sıkıntısı belirtisi göstermiyorlar; daha doğrusu tüm yaşamları baştan aşağı biyolojik olarak programlanmış olduğundan canları sıkılmayacak kadar meşguller. Ama insan öyle değil; hayatın akışına katılmak, varlık âlemine dalmak, anlamlar vererek bağlanmak, bizzat iradesiyle kendini meşgul etmek, bir meşguliyet bulmak zorunda.

9 Aralık 2018 Pazar

SA7242/SD1214: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 423 (16-20 Haziran 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20 Haziran 2017)  (Haziran 2017: 5.537  Tweet+Önceki Toplam: 261.016 +5.537 = 266.553 Tweet

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Erdoğan: "16 Nisan'dan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak."

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Meb Bakanı Yılmaz:"Türkiye'de 302 tane organize sanayi var,Allah nasip ederse bu 302 organize sanayinin her birisinde teknik kolej açacağız"

SA7241/KY49-İTIĞLI150: Sarı Yeleklilerden Gezi Çıkmaz!

"Artık küresel kapitalizm son çırpınışlarını oynuyor, mazlum ve mağdurların sesi, Filistin’in, Somali’nin, Arakan’ın sesi daha gür ve güçlü duyulacak. Çünkü tarihe yön verenler egemen küresel güçler değil, zincirleri kırabilen yoksunların onurlu direnişidir."


Türkiye’de Gezi Parkı eylemleri olduğunda Güney Afrika’daydım. Güney Afrika basının ciddi bir şekilde gezi olaylarını yansıttığını fark ettim, özellikle de beyaz Avrupalı göçmen Yahudilerin finanse ettiği görsel ve yazılı basında. Hatta Johannesburg’ta PKK sempatizanlarından oluşan bir grup Gezi Parkı protestolarına destek için gösteri dahi yapmıştı. Türkiye’den binlerce kilometre uzaklıktaki bir ülkenin Türkiye’ye bu kadar ilgi göstermesi, sıradan basın trafiğinden farklı, tuhaf bir durumdu.

SA7240/KY69-EY280: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7239/KY37-AZ338: Amerika Bizimle Savaşmakta Kararlı Anlamadınız mı?

"Belli ki, yeri geldiğinde bizimle savaşmayı çok önceden göze almışlar… Bekliyoruz, püskürtürüz."



Dünyanın yeni enerji dengeleri sürecinde Türkiye, “stratejik müttefiki”(!) ABD tarafından kuzey-güney hattında kuşatma altına alındı. Ne demişti, Erdoğan Nisan 2018’deki o konuşmasında? “Mesele, petrol, altın, elmas, pazar payı olunca bu ülkelerin adeta kan kokusu almış köpekbalığı gibi binlerce kilometre öteden koşup geldiklerini biz çok iyi biliyoruz.” Şu anda yaşadığımız durum budur ve emperyalizm 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal liderliğindeki direnişimiz nedeniyle yarım bırakmak zorunda kaldığı planlarının tamamını yürütüyor. 

8 Aralık 2018 Cumartesi

SA7238/KY26-CA218: Kaygıları Susturan, Varlığı Ele Geçiren Madde

"Madde, korkaklaştırıyor; adı üstünde, uyuşturucu. Ancak parası olmayan madde bulmak için rahatlıkla torbacılık yapabiliyor. Dolayısıyla maddenin vicdanı tükettiği söylenebilir. Kendine kıyan başka hayatları da umursamıyor."


İlle de belirgin bir derdi olduğu için maddeye kapılmıyor gençler. Geçen hafta madde bağımlılığının arka planını anlattığım Nedim, kendi sebebini “sadece özentiydi” diye izah ediyor. Bu durumda mutluluk da mutsuzluk kadar sebep olabilirdi. Onu mutlu etmek için elinden geleni yapmış olan ailesine karşı duyarsızlaşmıştı madde kullandığı dönemde; daha doğrusu öyle geliyordu. Onlar, bağımlılığını öğrendikten sonra çare arayışına düşmüşlerdi. Birkaç gün kendi başına bırakmayı denedi, başaramadı. Annesini sabahları başucunda ağlarken buluyor, bundan çok etkileniyordu. “Annem benim için en çok üzülen insandır” dedi. “Saçlarında tek tel beyaz yoktu, benim yüzümden beyazlar çıktı.”

SA7237/KY38-SevDur181: Zafer İçin Yüzde 45 Yetmez



Takdim

31 Mart seçimlerine yaklaşırken partiler yavaş yavaş adaylarını açıklamaya başladı. AK Parti, İstanbul hariç önemli yerlerdeki adaylarını açıklarken, muhalefet biraz daha ağırdan alıyor. A&G Araştırma Genel Müdürü Adil Gür’le belirlenen adaylar ve ittifaklar üzerinden yerel seçim atmosferini konuştuk. Yerel seçimlerde adayların kritik birkaç oyla belirleyici faktör olduğunu söyleyen Gür, bu seçimlere genel seçim havasında girilmemesi gerektiği düşüncesinde. Gür, yüksek oranlarla adayların seçileceğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 26 ile belediye başkanı seçildiği İstanbul’da, yüzde 46 ile seçim kazanılmayacağını öne sürüyor.

SA7236/KY69-EY279: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7235/KY58-GÖKA160: Müslüman Saati ve Melankoli

"Depresyonda zaman donar, bir türlü gelmez gelecek bir türlü gelmez. Gelecekle birlikte umut da biter Şimdiki zaman ise vardır ama geçmiş tarafından yutulmuştur."


“Şimdi bana açık gelen şu: Ne gelecek var ne geçmiş. Kesinlikle ‘geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman diye üç zaman var’ demek de yerinde olmaz. Belki de ‘Üç zaman vardır: geçmiştekilere ilişkin şimdiki zaman, şimdikilere ilişkin şimdiki zaman ve gelecektekilere ilişkin şimdiki zaman’ demek daha doğru olurdu. Çünkü bu üç çeşit zaman zihnimizde vardır, onları başka yerde göremiyorum. Geçmişteki şimdiki zaman bellek; şimdideki şimdiki zaman doğrudan sezgi, gelecekteki şimdiki zaman da beklenti olarak vardır.” 

7 Aralık 2018 Cuma

SA7234/KY28-ATA394: ABD’den Kıbrıs’ta Yeni Girişimler

"Hatırlatalım; 1974 Barış Harekatında son sözü ABD’nin aksine Rusya (SSCB) söylemişti ve Türkiye’nin önünü açmıştı. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu sözünü yineletecek gelişmeler ışığında, son söz gene Rusya ve Türkiye’de olacak gibi görülüyor... "


Kıbrıs sorununun çözümü konusunda, daha doğrusu Kıbrıs’ta Yunanistan’ın açgözlülüğü sebebiyle uçup giden “Batı blokunun egemenliğinin tekrar kurulması” yolunda ABD’nin ve AB’nin ayak oyunları bitmek bilmiyor.

Şimdi gündem; BM Genel Sekreteri’nin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un müzakereleri başlatmak için attığı adımlar ve ABD’nin Güney Kıbrıs’ta yeni askeri üsler kurmak adına Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yürüttüğü görüşmeler. 

SA7233/KY1-CÇ563: Tuhaflıklar

"Bu kapalılık, bu bilinmezlik gerçekten korkutucu değil mi? Korkmak için bahane mi arıyorum? Bilmiyorum! Bildiğim belki de herkes için sıradan gelen şeylerin bana tuhaf, olağanüstü gelmesi."


Bardağı taşıran son damla bu oldu. Balkondaki masanın üzerindeki küllüğün kaybolup yeniden belirmesinden söz ediyorum. Sırayla mı anlatmalıyım? Sanırım öyle yapmalıyım ki, net anlaşılsın? Hangi sıra? Neye göre? Anlamsız. 

Balkondaki masanın üzerindeki küllüğün kaybolup belirmesine benzer o kadar çok olay yaşadım ki. Sadece kayıplar anlamında değil. Olağanüstülükler anlamında. İzahı kabil değil. Belki ben abartıyorumdur. Belki çoğu kişiye sıradan gelecek şeyleri ben olağanüstü olarak değerlendiriyorum. Örneğin şuan kaybolup beliren küllük gibi. 

SA7232/KY69-EY278: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7231/KY48-SY83: "Klip"

"Gerçi dünyanın her tarafında böyle ya, bizim memlekette de bir takım... "sektörler" diyim, sıradan insanın bu önüne geçilemez merakını, üç beş kuruş dünyalığa tahvil etmek için birkaç yıldır didinir dururlar."


28 Kasım 1999, Pazar

Şu bizim Büyük Türk Milleti''nin, iyi sıhhatte olsunlar, en birinci profesyonel işi "bakıcılıktır." Ben kendim şahitim, milletimiz mütemadiyen bakmaktadır! Öyle bazen bomboş ve yarı yarıya kapalı gözlerle, hafiften yutkunan bir gırtlak eşliğinde; bazen yuvarları büyümüş, misket gibi yuvarlaklaşmış gözlerle, üstüne vazife olmamış ve ömür boyu da olmayacak endişeler içinde bakmaktadır! Bazen çenesini kaşıyarak bakmakta, bazen ensesini kaşıyarak bakmakta, bazen de her ikisini birden kaşıyarak bakmaktadır. Ekranın şaşı gözlerine bakmaktadır, kağıtlara bakmaktadır, panolara bakmaktadır...

Seçkin Deniz Twitter Akışı