5 Eylül 2017 Salı

SA4827/SD759: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 226 (16-20 Eylül 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(16-20 Eylül 2014)  (Eylül 2014: 2.973 Tweet+Önceki Toplam: 132.205+2.973=135.178 Tweet)

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Türkiye şer ekseni olan ABD-AB-İsrail'e karşı savunma psikolojisinden çıkıp hesap sorucu takvime geçmelidir.

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Türkiye hem ABD'nin hem de AB'nin Türkiye'de hükümet devirmeye kalktığını tüm delilleriyle kamuoyu ile paylaşmalıdır.

4 Eylül 2017 Pazartesi

SA4826/KY28-ATA313: Rumların AB Üyeliğinin Nedeni

"Umarım aramızdaki Rum hayranları ve sözde barış havarileri de anlar nedenini."


Kıbrıs Rum Yönetimi eski başkanı Glafkos Klerides’in 1992 yılında niye Avrupa Birliğine üyelik için başvurduğu, 29 Ağustos Salı günü Rum Avrupa Parlamentosu Kıbrıs (Rum) Milletvekili Neoklis Silikiotis’ın yaptığı açıklama ile bir kez daha gözler önüne serildi.

Silikiotis’in açıklamasını okuyunca aklıma Yunanistan’ın bağımsızlığını nasıl kazandığı, Girit adasının elimizden nasıl gasp edilerek Yunanistan’a hediye edildiğinin tarihsel süreci ve o dönemde yaşanan politik düzenbazlıklar ve sahtekarlıklar geldi. 

SA4825/KY13-AO138: Dini Koruma Kanunu

"Her kim din adına feodal yapılar oluşturuyor, cepleri ve beyinleri esir alıyorsa bunlar hakkında tahkikat, takibat yapılmalı."


"Halkı güden kimselerin, devlet işlerindeki fırtınaları önceden kestirebilmeleri yerinde olur; bu fırtınalar en çok bütün güçlerin dengede olduğu zamanlarda azar, tıpkı doğadaki fırtınaların da gece ile gündüzün eşit olduğu gündönümü zamanında azması gibi. Fırtına kopmadan önce nasıl bir takım uluyan rüzgarlar çıkar, deniz için için köpürürse devlet de böyle olur."
Bacon, Denemeler

Diyanet, sosyal mecralarda tartışma konusu olan dini konularda neden yol gösterici olmuyor?

"Hurafelerle bezenmiş bir din ve buna dayalı olarak din üzerinden imtiyaz sağlamak!"

Peki buna engel olup, nesilleri korumak gerekmez mi?

SA4824/KY1-CÇ417: İstilâ-i Cihan-Kara Öfke/Roman I-4

Zenci halkının istilası, Avrupa'yı alkana boyayacak, bir eşi daha görülmemiş kıyımın öncüsü olan bu ilk darbe böyle gerçekleşmişti.

Birinci Bölüm
AFRİKALILARIN SAVAŞ HAZIRLIĞI
-4-

Sahra-ı Kebir Demir yolu İmalathaneleri- Düponşal güzergâhı- Tambukut- Mağribi Kızı Nemci- İsyan- Teğmen Çahner- Sahra-ı Kebirde Yol Kaybetme- Kana Susamışlar- Tuareqlerin Elinde- Aqadesde-  Mankiz Paşa

Gün pek yorucuydu. Akşam olunca dışarıda biraz hava almak, serinlemek için Yüzbaşı Meluel çadırından çıktı. Fakat çöl yönünden rüzgâr esmiyordu. Saat akşamın dokuzu iken bile termometre 38 dereceyi gösteriyordu. Gündüzün ise gölgede 39 derece sıcaklık vardı.

Tambukut ve Tademeket zencilerinin, böyle bir sıcaklıkta çalışmaları için fevkalade bir dirence sahip olmaları gerekiyordu.

SA4823/KY60-ES16: Kültürel İktidar; Kültür Şûrâsında Harita Çizildi



Toplumun her kesimini, millî kültürü korumak ve geliştirmek maksadıyla bir araya getirmeyi hedefleyen III. Milli Kültür Şûrâsı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’nın katılımıyla 3 Mart’ta başladı ve 5 Mart günü sona erdi. 

Açılışta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Siyasi iktidar seçimle, oyla, sandıkla olunabilir ama kültür iktidarı için çok daha farklı bir birikime, emeğe, çalışmaya, dirsek çürütmeye, alın teri dökmeye ihtiyacımız var. Kültürel yabancılaşmaya ve kültür emperyalizmine karşı yerli ve millî olan kültür değerlerimizi evrensel dille yeniden keşfetmeli, yeniden inşa etmeliyiz. Bir kültür ürününün formunun yerli ve millî olması, onun manasının ve mesajının evrensel olmasına asla engel değildir” dedi.

SA4822/KY58-GÖKA27: Nefs ve Ruh (I)

"Kavramlar, içinde bulundukları söylem düzenlerine göre bir anlam ağına yerleşiyorlar, ona göre kendi tarihleri oluşuyor." 


İnsanlık tarihi ve diller, ne kadar zengin ve girift; bazılarımızın zihni ise ne kadar tekdüze ve yeknesak. Sanıyorlar ki, kelimelerin, kavramların dümdüz tek bir anlamları var. Kelime fakiri, sığ düşünce dünyalarında her şeyi açıklayıveriyorlar. Oysa yaptıkları sadece tarihin ve hayatın inanılmaz genişlikteki anlam dünyasını kendi küçücük sandıklarına tıkıştırmak, böylece onlara hâkim olduklarını sanmak. Elinde sadece çekici olan tüm her şeyi çivi olarak görür derler ya onlar da öyle…

Bugün gerek akademide gerek gündelik hayatta “ruh”, “nefs” hatta “akıl” “zihin” gibi kavramları, çok rahatlıkla birbirinin yerine kullanıyoruz. İlk bakışta birbirlerine çok yakın anlamları nedeniyle haksız da sayılmayız. Elbette bunlar birbirlerine çok yakın anlamları olan, birbirleriyle çok sıkı irtibatlı kavramlar ama tam olarak özdeş değiller. Kaldı ki anlamları da değişken. 

3 Eylül 2017 Pazar

SA4821/KY51-HA10: Dünya Gerçekten "DÜZ" mü?

"Ben de çok isterdim düz bir dünyanın olup herkesin "dümdüz" berrak ve şeffaf yaşamasını, ama tıpkı bazı insanlar gibi eğri büğrü bir dünyamız var arkadaşlar..."


Son zamanlarda ortaya sıkça atılan bir iddia mevcut...

O iddia ise şöyle;

"Dünya aslında düz, fakat bu bize söylenmiyor."

İşte tam olarak bu noktadan hareketle bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Fakat yazdığım yazılardan çok fazla uzaklaşmadan, bilgim ve mesleğim dahilinde...

SA4820/KY59-MLÖZ13: Bu Böyle Olmuştu; Çeçenler ve İnguşlar -1-

"23 Şubat 1944 tarihinde Çeçen ve İnguş halklar 24 saat içerisinde Orta Asya’ya ve Sibirya’ya sürgün edildiler. Yolda ve on üç yıllık sürgün süresince Çeçenlerin yüzde ellisi hayatını kaybetti."


Çeçenler ve İnguşlar 1

23 Şubat 1944 tarihinde Çeçen ve İnguş halklar 24 saat içerisinde Orta Asya’ya ve Sibirya’ya sürgün edildiler. Yolda ve on üç yıllık sürgün süresince Çeçenlerin yüzde ellisi hayatını kaybetti. Sovyet yönetiminin işlediği en korkunç katliamlardan biri Haybah köyünde bir at ahırında 700 - 1.000 arasında yaşlı, kadın ve çocuğun canlı canlı yakılması vak'asıdır. Bir diğeriyse Çeçenistan’ın Galancoş ilçesinde 5.000 sivilin katledilmesi ve bedenlerinin Galancoş gölüne atılması olayıdır. 

Sürgün başladığında Çeçen-İnguş Cumhuriyetinin hastanelerinde bulunan hastalar öldürüldü. En bilinen olay, Urus-Martanovsk köyünün hastanesinde gerçekleştirilen hasta katliamı. 

SA4819/SD758: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 225 (11-15 Eylül 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(11-15 Eylül 2014)  (Eylül 2014: 2.973 Tweet+Önceki Toplam: 132.205+2.973=135.178 Tweet)

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Irak Hizbullah Tugayları, "ABD'nin müdahalesi durumunda IŞİD'e karşı verdikleri mücadeleden çekilme" tehdidinde bulunmuş; riyakarlar

 Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Bugün Erdoğan'ın işi dünden daha zor... Çünkü artık niye yapamadığının izahı yerel olmayacak... Küresel wampirler doğrudan karşısında

SA4818/KY35-YTK214: Neyi Kurban Ettik?

Sokağın gerçek sesiyle bizim tasarladığımız ses aynı mı?


Arife'den hemen bir gün önce ilçe meydanındaki törenler için kalabalıklaştı merkez iyice. Konser verilecek platform bayraklar ve Atatürk resimleriyle kırmızı beyazdı, tıpkı orkestra üyeleri gibi.

Motosikletliler ve ellerinde yine bayraklı yürüyüş kolu ilçenin en büyük caddesindeki bu törene uzun ağır coşkulu bir yürüyüşle katıldı.

Deneme kabilinden bir iki klasik eser icra edildi. Sonra bir bekleyiş… sebebi birazdan anlaşılacak bir bekleyiş…

Yatsı namazı için ezan başladı. Sessizce dinlenildi hep beraber.

SA4817/KY37-AZ207: Son “Haçlı Seferi”ni Püskürtmek...

"Emperyalizmle mücadele uzun soluklu bir kararlılığı gerektirir, dik duracağız!.."


30 Ağustos, 9 Eylül ve 15 Temmuz’u anlamak için çalışmalarına 18 Ocak 1919’da başlamış Paris Konferansı’nı iyi bilmek gerekiyor. “Yüz yıllık hesaplaşma” diyenleri, “siz de amma taktınız bu üst akıl işlerine” laflarıyla kamuoyunda “komplo teorisyeni” gibi göstermeye çalışanların, dönüp daha da iyi bakması gerekiyor, çünkü, doğup-büyüdükleri kent, İzmir’in işgaliyle sonuçlanmıştı!..

Kısaca özetleyeyim: 1. Dünya Savaşı’nın galibi 32 devlet, Paris’te, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarını paylaşmak için toplandılar. Ana çekirdeğini ABD, İngiltere, Fransa, İtalya ve Japonya oluşturuyordu. “Mağluplar” ve o sırada 1917 Devrimi ile yıkılmış Çarlık Rusyası yoktu. 

2 Eylül 2017 Cumartesi

SA4816/KY64-ZTK7: On Yıldır Dünya'nın Tartıştığı İslam Sorusu

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metnin yazarı Erdoğan’ın, 29 Ocak 2009'da Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile birlikte katıldığı panelde, konuşmasını kesmeye çalışan ve Erdoğan'ın “One Minute-Bir Dakika” diyerek tepki gösterdiği panelin moderatörü ABD’li gazeteci David Ignatius'tur. Metni bu önbilgi ile okumanızı öneririz.
Seçkin Deniz, 02.09.2017



The question about Islam that has vexed the world for a decade

(…) ancak Suud-BAE-Katar ardındaki kavga, yaklaşık yedi sene evvel başlayan Arap Baharı’ndan bu yana Ortadoğu’da devam eden savaşları vurgular nitelikte.

(…) Amerikan Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Körfez’deki bu çatışmayı, kavgalı tüm taraflara zarar verip ortak düşmanları İran’a yarayacak şekilde ters tepecek bir süreç olarak gördüğü söyleniyor.

Tillerson bunu müzakerelerle çözülmesi gereken bir kardeş kavgası olarak görmekte haklı. Katar’ın teröre destek verdiğine ilişkin ithamlar zayıf; hele de Doha’nın salı günü ABD’yle ortaklaşa terörle mücadele etmeyi taahhüt eden bir mutabakata imza koymasından sonra. Ayrıca Katar’dan el-Cezire’yi kapatmasını istemek de ölçüyü aşan çirkin bir talep; bölgenin ihtiyacı olan şey daha özgür bir medya, daha fazla sansür değil.

SA4815/KY26-CA152: Melike Salihbegoviç Hafızası

"Bizleri tefekkür konusunda eleştiriyordu. Çok okuyorduk, farkındaydı, ama okuduklarımızı sistemli bir bütüne, sağlam bir hareketin temeli olacak programa dönüştüremiyorduk. Analitik düşünmediğimizi, reaksiyoner olduğumuzu söylerdi."


Süleyman Gündüz twitter’da yazdı: Melike Salihbegoviç vefat etmiş. Gençlik fotoğrafında Melike Hanım, onu tanıdığım dönemde de yüzünde belirgin olan düşünceli ifadeyle Aliya’nın sorusunu hatırlatıyor. Durumumuz böyle madem, oturup konuşalım: Yapmamız gereken neyi yapmadık veya yapmamamız gereken neyi yaptık?

Zor bir insandı Melike Hanım, zorlu bir hayat yaşadı, mükemmeliyetçiydi ve Müslümanlardan da mükemmel olmalarını beklerdi. Gerçek bir Müslümanla nadiren karşılaştığını söylerdi. Anlattığım, 1988’den itibaren hayatımıza zaman zaman değip uzaklaşan muhacir. İngiltere’den doğru gelmişti İstanbul’a. Türkiye’den Sarayova’ya göç etmiş atalarının izini sürdüğünü söylerdi. Tito döneminin zindanlarında kalmıştı. Bütün bunların farkına varmanın bilincini yansıtan bambaşka bir hayat tarzı bekliyordu Müslümanlardan.

SA4814/KY38-SevDur80: Teröre Kucak Açana Oy Yok!



Takdim

Anayasa referandumu sırasında Türkiye’nin iç işlerine burunlarını sokmaktan çekinmeyen Alman siyasiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’daki genel seçimler için Türk seçmenlere “Türkiye düşmanlarına oy vermeyin” çağrısında bulunmasına çıldırdı. Üç milyon Türk’ün yaşadığı Almanya, 24 Eylül’de seçime giderken, seçim propagandalarını Erdoğan düşmanlığı üzerinden yürütüyor. 

Başta Gezi kalkışması olmak üzere, Türkiye’de çıkan her türlü kalkışmada teröristleri ve vatan hainlerini açıktan destekleyip sponsor olan Almanya, Erdoğan’ın bu sözü üzerine iç işlerine karışıldığını belirterek üst perdeden alınganlık yapıyor. 16 Nisan referandumunda açıktan “Hayır” çağrısında bulunup, Erdoğan düşmanlığı yapan Alman siyasiler, “Hayır”cılara ve Türkiye karşıtı tüm terör örgütlerine verdiği desteği unutsa da tarih bunları hiçbir zaman unutmayacak.

SA4813/KY58-GÖKA26: Bilgi

“Hakkıyla düşünen akıl sahipleri”nden olmak için ne yapmamız gerekiyor? Hayli zorlu bir “metodoloji” problematiği gelip kapımıza dayanıyor.


“Bilgi” tek başına bir kavram olarak ele alındığında aleyhinde bir söz söylemek zor; tıpkı “akıl” gibi, “özgürlük” gibi. Haklı olarak cahillik, cehalet, en kınanan insanlık hallerinden biri olmuş hep. Bilgi ve bilmek, sürekli övülmüş. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağı, bilginin iktidar demek olduğu gibi sözler söylenip durmuş. Son zamanlarda bu övgüyü edinilecek bilginin özelliklerinin neler olması gerektiğini bir kenara bırakıp “bil de neyi bilirsen bil” diyecek noktaya kadar yükselttik. 

Bilme adına, ucu bucağı olmayan, uğruna bir ömrün harcanacağı yine de bitirilemeyecek olan bir ummana dalmayı ve bir daha oradan çıkmamayı önerecek raddeye vardıran hatipler gördük. Bilgiyle ilgili belagatimizi “bilgi çağı”nda yaşadığımız gerekçesiyle süsledikçe süsledik. Sözlerimizin anlamına pek kafa yormadık.

1 Eylül 2017 Cuma

SA4812/KY57-AHCZD37: İslam'ın Kavramları; Sâlih Amel

"Bütün tanımlar ve Kuran bütünlüğü dikkate alındığında sâlih amel şöyle tanımlanabilir. İnsanın; kendisi, Allah, insan ve çevre ile ilişkilerini olumlu yönde etkileyen ve geliştiren dünya ve ahirette değeri olan bireysel ve toplumsal boyutu olabilen her türlü iyi, güzel, yararlı eylem sâlih ameldir.”


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi hidâyete erdiren ve kendine imân etme şerefini nasip eden, küfür ve şirkten nefret ettiren, modern tâğutlara boyun eğdirmeyen âlemlerin rabbi olan Allah’a kâinattaki zerreler adedince hamd’u senâ, üsve’i-hasene olan Resûlü Muhammed Mustafa’ya salât u selâm olsun.


SÂLİH İMAN VE SALİH AMEL

“Ahsen-i takvim” olarak yaratılanın “Ahsenü’l amel”i:

Yazıda “Sâlih Amel” kavramı şu başlıklar çerçevesinde el alınmıştır:

SA4811/KY1-CÇ416: Korku

"Gökyüzü karardığında artar korkum. Bir kasırgadır belki ardında saklanan. Bir şehri alt üst edecek olan tufandır bekleşen belki. Belki yerin derinliklerinden kopup gelecek bir depremin işaretidir. Zulüm bilgisini, olgusunu unutmuş insana bir ihtardır bulutların örttüğü o an."

Harvey Kasırgası(*), 25 Ağustos 2017, ABD

Ürperirim karardığında gökyüzü. Gerçi yağmurun sevdalısıydım ve kara bulutlar habercisi olurdu yağmurun. Ve başımı kaldırıp izlerdim koşuşturuşlarını, bir araya toparlanışlarını bulutların. Gönlüm aydınlanır, ferahlanırdı içim. Yine de korkardım. Nice kavimlerin işledikleri zulümlerden ötürü helak oluşları belirirdi gözlerimin önünde. Ve irkilirdim. 

Yağmur bereketti toprağa. Yağmur bereketti kurda kuşa. Börtü böceğe bereketti. Yarılmış topraklar “Su!” diye feryat ederdi sanki. Ve bu feryatlara bir karşılıktı gelen kara bulutlar. Bilirdim kararan gök yüzü muştulardı yağmuru. Nazı pek sevmezdi. Ve hatta nazı bilmezdi yağmur. Vaktin bilgesiydi o kadar.  

SA4810/KY63-ÖA5: Referandumun Öyküsü

"Tek başına dindarlık, tek başına sekülerlik, tek başına milliyetçilik kimseye yetmeyecek."


Devlet’in, içine sızmış illegal yapılanmalardan temizlenmesinin ve ülkenin tam bağımsızlığının şifresi, bizzat Türkiye Modeli Yönetim Sistemi'dir.

Batı merkezlerinde pişirilerek dönüşüm iradesini ve devleti sırtından vuran,

“Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışına sarılan hazır kıta örgütlerin işbirliğine, “içten fetihçi” teröre ve darbeciliğe karşı,

Acil güvenlik refleksiyle gündeme alınan sistem değişikliği, ters esen rüzgâra rağmen milletin onayını aldı.

SA4809/KY48-SY17: Kurban ve Noel

"Kurban Bayramı da tıpkı Ramazan Bayramı gibi halkımızın hafızasının, kalbinin derinliklerinden kaynayıp yükselen büyük bir neşe kültürünü her yıl ihya ediyor. Ruhun üşümüş, zedelenmiş, yıpranmış, bozulmuş yanlarını kendi özel şiiriyle tamir ediyor."


 31 Aralık 2006

Neşe ve eğlence kültürümüz de kültürümüzün tamamı gibi Batı ile Doğu arasında sıkışmış bir sandviç gibidir. Biliyorsunuz bu yıl Kurban Bayramı ve yılbaşı aynı günlere denk geliyor. İçki içen ve çamlardan niçin nefret ettikleri bir türlü anlaşılamayan sınıfların büyük ve ilginç bayramı olan Noel, geldi Kurban Bayramı''nın yanına ilişti. İçki içen ve içmeyen sınıfların tamamının büyük önderi Kurban ise her zamanki tevazuu ve vakarıyla Noel''i ironik bir gülümsemeyle karşılıyor. Ona, insan neşesine olan uyuşturucu katkısını göz önüne alarak; ama asıl çaresizliğini ve bedbahtlığını da hatırlatarak yukarıdan bakıyor ve gülümsüyor.

SA4808/KY28-ATA312: KKTC'de Camilerin ve Okulların Sayısı

“Cami sayısı, okul sayısını geçti” iddiaları konuyu incelemeyen, islami inanışla ve ibadetle uzaktan yakından ilgisi olmayan kişilerin kendilerini aklamak ve bir şekilde haklı çıkarmak için ortaya attıkları, yanılgı içerikli bir sav.


Bugün mübarek Kurban Bayramı.

Tüm okurlarımın mübarek Kurban Bayramı’nı kutlar, Hayırlara vesile olmasını dilerim.

Bayramları, Kandilleri, Teravihleri ve Cuma namazlarını çok severim. 

En azından, kendini Müslüman hisseden ve özel günlerde camiye giden arkadaşlarımla ve dostlarımla camide buluştuğum zamanlardır bu özel günler. Her yaştan imanlı kardeşlerimiz gelir camiye bu günlerde. Bazen çocuklarını bazen de torunlarını beraberlerinde getirirler. Hem birlikte dini vecibeleri yerine getiririz, hem de sohbet eder, hasret gideririz. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı