24 Haziran 2017 Cumartesi

SA4499/KY58-GÖKA5: Cevdet Said’in Hümanizmi Aşırı mı?

"Cevdet Said’in hatası, bu bakış ve kerte farklılıklarını hesaba katmadan, psikolojiyi en önde tutan ve giderek her şeyi psikolojiye indirgeyen bir yorum yapma niyetinden kaynaklanıyor. Ama tespitlerini psikolojik olarak da doğru ve gerçek kabul etmek imkânsız…"


Pek beğendiğim, okuduğumda içimi ferahlatan, günümüzde Müslümanlara unutturulmaya çalışılan barış ve sevgiyi esas alan yorum ve değerlendirmelerde bulunan, halen ülkemizde muhacir olan Çerkes kökenli bir Suriyeli âlim var, Cevdet Said. Geçenlerde (12 Mayıs) Diriliş Postası’nda “Onlar sizi sevmediği halde siz onları seviyorsunuz” başlıklı bir makalesinin Fethi Güngör tarafından çevirisi yayınlandı.

“Düşünce sağlığı bozuk bir insanı da sevmemiz gerekmektedir. Sevmememiz gereken ise onun bozuk düşünceleridir. Bize düşen onu bozuk düşüncelerinden kurtarmak için çaba sarf etmektir. İşte bu ince ayrımı kavrayabilirsek, insanı hastalığından ayırt etmeyi başaran, insan ile hastalığı birbirine karıştırıp ikisine birden aynı muameleyi reva görmeyen nebileri anlamış oluruz.

23 Haziran 2017 Cuma

SA4498/KY59-MLÖZ3: İnsanlığı İmha Teknolojisi: Overton Penceresi, Yalan mı Gerçek mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Sonsuz Ark'ın, Overton Penceresi tekniği ile toplumları manipüle eden stratejilere yönelik Adil Çelik imzasıyla yayınlanan 
Seçkin Deniz, 23.06.2017



Toplumsal Bilinci Kontrol Altında Tutma ve Yönlendirme Mekanizması ve Etkileri; Overton Penceresi, Yalan mı Gerçek mi?
“Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur, hatta haberi olmadığından dahi haberi yoktur.”  Noam Chomsky

İletişim çağında yaşamamıza rağmen yaşadığımız en büyük eksiklik sağlıklı iletişimdir. Sosyal medya her an sanal ortamda iletişim kurma, onunla beraber her konuyu enine boyuna tartışabilme imkanı tanıyor. Her tartışmada iki tarafın hazır bulunması, olması gereken ve bu tartışmayı yapılabilir hale getiren bir unsurdur. Fakat son zamanlarda tartışan tarafların agresifliği ve birbirine karşı tahammülsüzlüğü artık anormal bir şey olarak algılanmıyor. Herkesin her şeyi rahatça söyleyebildiği bir ortamda tartışmaya açılan konular git gide ahlakın, mantığın sınırlarını zorluyor. 

SA4497/KY57-AHCZD19: İslâm'ın Kavramları; İman, İslam, İhsan

"Mü’min için ideal olan ve arzulanan hayat, dinin inanç ve amelî yönünü kaynaştıran, onları bir bütünün birbirinden ayrılmaz iki parçası olarak gören bir yaşamdır. İman, insanın bütün yönleriyle ilişkilidir. İmanın kâmil manada kendinden bekleneni yerine getirmesi, onun ilişkili olduğu hakikatlerin gerçek anlamda yaşanmasına bağlıdır."


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi hidâyete erdiren ve kendine imân etme şerefini nasip eden, küfür ve şirkten nefret ettiren, modern tâğutlara boyun eğdirmeyen âlemlerin rabbi olan Allah’a kâinattaki zerreler adedince hamd’u senâ, üsve’i-hasene olan Resûlü Muhammed Mustafa’ya salât u selâm olsun.

Kur’ân’da yer alan kavramların bir bütünlük içerisinde işlenmesi, dinin doğru bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Yazı da İman, İslam ve İhsan kavramları ele alınacaktır. Mü’min için ideal olan ve arzulanan hayat, dinin inanç ve amelî yönünü kaynaştıran, onları bir bütünün birbirinden ayrılmaz iki parçası olarak gören bir yaşamdır. Bundan dolayı iman, islam ve ihsan kavramlarının bir bütün olarak ele alınması ve aralarındaki irtibatın ortaya konulması gerekmektedir. Allahtan bu yazıyı, rızasına uygun olarak hâlis amellerden kılmasını, âhiret azığı eyleyip kabul buyurmasını dilerim.

SA4696/KY1-CÇ401: Hüsran

"Can biraz daha hızlı koşsaydı.. koşabilseydi.. Meyra sütünü içerdi. Süt içebilirdi.. Meyra Sara’nın elinden içerdi sütü.."


Kaybettim. Bir hafta boyunca; sabahın yedisinden gece yarılarına kadar çalıştırdılar. İşte muhasebeye gönderildim.

Her günüm sabahın köründen gece yarılarına kadar şu mendebur makinenin karşısında geçti. Bir parçası oldum düpedüz. Binlerce ürün kaydettim. Adını duymadığım, görmediğim, bilmediğim, almadığım, tüketmediğim binlerce ürün. Kırk beş dakika yemek molası verildi. Akşam yemeği yarım saat. Sabahla öğle arası saat onda on beş dakika çay molası, öğle ile akşam arası saat dörtte bir on beş dakika daha yine çay molası.

SA4495/KY28-ATA290: Rumların İzolasyon Baskısına Tık Yok!

"AP’nin Türkiye Raporu taslağından bizlere uygulanan acımasız ve insanlık dışı izolasyonların kaldırılması tavsiyesinin çıkarılmasını eleştiren hiçbir karşı eylem görmedim. Türkiye’yi ve adamıza gelip yerleşenleri acımasızca eleştiren medya silahşörlerinden de tık bile çıkmadı. İşte Rum hayranı olmak ve kendi ırkını, milletini inkar etmek böyle bir şey."


Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile ilgi Raporunun taslağı içinde yer alan “Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların kaldırılması” tavsiyesi, Avrupa parlamentosundaki Rum Milletvekilleri ve AKEL de dahil olmak üzere bütün Rum siyasilerin ve bürokratların müştereken gösterdikleri yoğun çaba ve girişimler sonucunda bu hafta başında rapordan çıkarıldı. 

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın seçildikten sonra canla başla sürdürdüğü ve ne pahasına olursa olsun, -halen daha sürüncemede olan ve de hiçbir yaptırım ve icra yetkisi olmayan- “Dönüşümlü Başkanlık” uğruna vermediği tavizin kalmadığı “Ortak Devlet Kurmak” görüşmelerindeki müstakbel ortağımız Kıbrıslı Rumlar, işte böyle birileri. 

SA4494/KY31-FG17: Katar Kuşatması İşe Yaramıyor

Ekonomist:
"Suudi Arabistan ve BAE’yi en çok rahatsız eden şey Katar’ın yirmi yılı aşkın süredir kendinden daha büyük güçlerin belirlediği çizgiyi reddetmesi."


Katar’da kuşatma altında olmak nasıl bir şeydir? Bir nebze olsun hissedebilmek için, Twitter hesabı @dohaundersiege’in müstehzi paylaşımlarına bakmak yeterli: Başkent Doha’da bulunan Four Seasons otelindeki çikolata çeşmesinin eskisi kadar hızlı akmadığı, otelin misafirlerinin havyar istiflediği ve dışarıda ‘kaçış yatlarının’ hazırlandığı söyleniyor.

Gerçekte yaşanan mahrumiyet de en az bunun kadar önemsiz gibi. Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla (GSMH) bakımından Katar dünyanın en zengin ülkelerinden biri. 5 Haziran’da komşuları tarafından bloke edildiğinde, kimi vatandaşların yiyecek stoklamasından ötürü süt ürünleri ve kümes hayvanlarında kısa bir kısıntı yaşandı. Ancak sonrasında süpermarket rafları yeniden dolup taştı. Müşteriler Türk ürünlerinin etiketlerine belki iki kez bakmak zorunda, ama vatansever bir işadamının getirtmeyi planladığı 4 bin ineğe acil bir ihtiyaç yok.

SA4493/KY36-CK190: Lübnan Dağlarından Bölgeye Bakmak -2-

"Lübnan iç savaşını sonlandıran Taif anlaşması ile Lübnan'da her militan grup silah bırakırken, bundan Hizbullah muaf tutuldu. Gerekçe Hizbullah'ın İsrail'e karşı Lübnan'ı koruyor olmasıydı. Ancak İsrail'e karşı kullanıldığı için meşrulaştırılan silahlar özellikle 2004'ten sonra bizzat Lübnanlılara yöneltildi. 2005 yılında Lübnan'ın efsanevi Başbakanı Refik Hariri öldürüldü." 


Dürzi lider Canbolat'a göre Sykes-Picot'nun 100. yılında bölge Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesinden sonra yeniden şekilleniyor ve “her güç boşluğu bir şekilde dolduruluyor.”

İran, Obama döneminde bölgede Pers İmparatorluğu’ndan beri ilk defa bu kadar etkin oldu. Tahran, bölgede neredeyse dört Arap ülkesini yönetecek bir etki sahasına ulaştı. Irak, Suriye ve Yemen'de kendine bağlı birlikleri ve taşeron güçleri ile hâkim olan İran, aynı zamanda Lübnan'da da asıl patron.

22 Haziran 2017 Perşembe

SA4492/KY13-AO131: Kaçtıkça Özgürleşir İnsan

"Dünyayı sadece baş kaldıranlar değiştirebildi. O nedenle ortada olandan kaçmak bir kurtuluş başlangıcı. Kaçtıkça özgürleşir insan. Yani kaçanlarla buluştukça. Ve kaçkınların sayısı arttıkça.."


Hayat, eskiyle yeni arasındaki değişim- dönüşüm kavgası üzerinden sürüp gidiyor. Asırlardır süren bu mücadelede insan, özü itibarıyla, hep aynı kalıyor. Yani bugünün kavgasıyla, ilk insanların kavgası arasında sadece nicelik farkı var.

İnsanın iç dünyasına dokunamayan eğitim sistemleri vahşetlerin önüne geçemez. İnsanı olgunlaştıracak pratikler çoğaltılamadıkça teknolojik imkanlara rağmen insanın kendine yabancılaşması git gide artacak.

Yabancılaşma ise başlı başına vahşeti besleyen içsel dürtüler..

SA4491/SD700: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 194 (06-10 Nisan 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(06-10 Nisan 2014)  (Nisan 2014: 3.440  Tweet+Önceki Toplam: 110.188+3.440=113.628 Tweet)

 Mustafa Demiray@Mustafa_Dmry
Nuh filmini izlememiş olan spiker Nuh filmini izlememiş olan hocamız ile film üzerine konuşuyor
@Seckin_Deniz retweetledi

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@tuveda @tvahaber ahsar.com/SeckinDeniz

SA4490/KY35-YTK193: Dünyayı Anlayamamak

"Artık niyetiniz, ideolojiniz, sınıfınız, umut ve beklentileriniz, kapasiteniz, zekânız, eğitiminize göre seçin telvenin şekli için bir anlam; akıp giden bulutlara bakıp benzetin neye benzetecekseniz."


Katar krizi birden patladı aniden söndü. Hatta sönümlendi.

Ne oldu, nasıl oldu, niye oldu... Hiçbirinin tam cevabını alamadan birden bittiği, bitmekte olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kaldık.

Dünya artık bilindik kalıplarla anlaşılması her geçen gün daha da imkânsız hale gelen bir dünya. Sistemler, kalıplar, “şu olursa şu olur” denklemleri, “bu onun müttefikidir” ön kabulleri işe yaramaz hale gelmeye devam ediyor.

SA4489/KY49-İTIĞLI53: Somali’de Kıtlık Var; Ya Somali Bölgesinde

"Gelin önce bu zihinlerdeki açlık ve kuraklıkla mücadele edelim. Sonrası gelecektir…"


Somali’de beş yıl aradan sonra yine büyük bir kıtlık yaşanıyor. Somali Devlet Başkanı ve uluslararası yardım kuruluşları büyük bir felaket yaşanmakta olduğunu sıklıkla belirtiyorlar. Somali’de açlıktan ve yeterli beslenememekten dolayı çocuk ölümlerinin de başladığı ifade ediliyor ajanslar tarafından.

Aslında kuraklığa bağlı kıtlığın en vahim bir şekilde yaşandığı yerlerden biri de Etiyopya’nın Somali eyaleti, diğer adıyla Ogedan.

SA4488/KY29-YA88: KKTC’den Bir Hikaye

"Yaklaşık 30 yıldan bugüne adanın bakkaldan taksiye, cafeden inşaat sektörüne, ekonominin tüm paydaşlarını besliyor üniversiteler."


İzole, tek tanıyanı Türkiye olan bir devlet. 

Üretim yok, zira üretimin maliyeti nüfusa göre ağır. Koca fabrika kurmaktansa ithal etmek daha ucuza geliyor.

Ekonomisinin iki lokomotif sektörü var: Turizm ve eğitim.

Dünyanın en huzurlu tatilini vaadetmesine, çok güzel otellere sahip olmasına, hizmet sektöründe 10 üzerinden 10 alacak duruma gelmesine rağmen, direk uçuş olmamasından ötürü turizmde istediği yerde değil.

21 Haziran 2017 Çarşamba

SA4487/KY56-HS9: Blavatsky, Afgani, New Age Peygamberi Alice A.Bailey

Sonsuz Ark'ın Notu:
Adem'in bildiklerini bilseydik, neler değişirdi bilmiyoruz, ama en azından ondan günümüze dek Allah tarafından dünya ve ahiret mutluluğumuz için gönderilen tek din olan İslam'ın aslında tam olarak ne olduğunu çok iyi bilirdik. Evet, tahrif edilmesine Allah'ın izin vermediği Hakiki İslam'ın anlatıldığı son kitap Kur'an var elimizde, ancak onu da küfrün, yani zulmün, yani karanlığın en vahşi, en şeytanî yetenekleri ile okunmaz, anlaşılmaz diyerek, önceki kitaplar gibi insandan uzaklaştırdılar. Gönderilen peygamberleri yalanlayanlar, öldürenler kim idiyse onlar hep birbirlerine şeytanın yolunu öğrettiler binlerce yıl, biz Adem'in bildiklerini bilmemekle büyük bir zaaf içerisinde onların bize ne yapmayı tasarladığını fark etmekte çok zorluk çektik, halen de çekiyoruz, ama aramızda iğne ile kuyu kazar gibi çalışan ve akleden samimi insanlar da var ve aramızdan birileri şeytanın yolunda çalışıp çabalayanların birbirleri ile ilişkilerini görebiliyor artık ve anlatmaya çalışıyorlar. Aşağıdaki yayında, maksadı bu zemin olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Seçkin Deniz, 21.06.2017


Alice A.Bailey

* Blavatsky, Gandhi ve TRINITY tanımlamalarına değinmişken New Age peygamberi olarak bilinen Alice A. Bailey'e de değinelim.
              
* Tek dünya dini amacına yönelik New Age kavramını ilk defa kapsamlı bir şekilde kullanan New Age peygamberi olarak bilinen Alice A.Bailey idi.

SA4486/KY26-CA134: Yeniden Düşünme Süresi

"Adaletsizlikleri görmekten uzak bir tür mistisizm gizemli olmaya çalışan cümlelerle ahlak vazederken sentetik çiçek etkisi uyandırıyor. Bunca bilgi akışı içinde olguları düşmanlığa özgü körlükle değil de fikri takiple ele almaya çalışan kişiler marjinal muamelesi görüyor. İstikamet üzere olmayı nasıl anlamalıyız?…"


Ramazan, gündelik hayatın akışını tersine çevirirken olgulara yeni bir gözle bakmanın da fırsatı. Kendi kendini sınırlama ayı, gündemi olduğu kadar kalıcı başlıkları da alışılmış kalıpların dışında bir açıdan ele almanın atölyesi. Ruh bir savaşa giriyor iradeyle bir kez daha, hafifleyen bedene emanet olduğunu hatırlatıyor. Bunca yoğun yaşanan bir tecrübenin ardından insan nasıl kendi bildiği kişi olarak kalabilir, iftar sofralarında, teravihte arınma sürecini paylaşan müminler topluluğu nasıl sadece kendi sesini işiten kalabalıklara dönüşebilir yeniden…

Herhalde daha çok Kur’an okunuyor evlerde, sureler, ayetler üzerine tefekkür ediliyor. Öyleyse yeniden düşünüyor olmalıyız, Rabbimizin bizden istediği birlik ve dayanışma, her açıdan aynı düşünmemiz anlamına gelmiyor. Her açıdan aynı düşünenlere zaten vahdeti hatırlatmaya gerek olmazdı. Her açıdan aynı düşünmekle düşünce de olmazdı; öyle bir konfor yok. Fakat mümine yakışan ferasetle kervanı yolda düzene sokma mantığı arasında bir uçurum olduğu açık.

SA4485/KY37-AZ186: Gazeteci Dediğin 'Milliyetsiz' midir?

"Gazeteci, laboratuvarda yetiştirilmiş, beynine çipler takılıp piyasaya sürülmüş bir robot değildir, doğrudur, önce insandır ve birinci derecedeki sorumluluğu ekmeğini-suyunu paylaştığı milletine karşıdır."


Değildir. Aslında bu konuda kütüphaneler dolusu kitaplar yazmış Amerikalılar başta “batılı” akademisyenler sürekli, “Bir gazeteci ne kadar milli kimliğini öne çıkarırsa, o kadar profesyonellikten uzaklaşır” vaazı verirler ama onların derdi başka, emperyalizm, milleti için düşünen gazeteci ister mi, hayır!..

Zaten, “özerklik/bağımsızlık” lafıyla herkese akıl verenlerin, iş, kendi “milli çıkarları” söz konusu olduğunda neler yaptıklarını da hep izledik. Amerikan medyasının Körfez savaşları ile Afganistan işgalinde izlediği çizgi açıktır, Avrupa medyasının kapılarına bir milyon mülteci dayandığında ne hale geldiğini de gördük.

SA4484/KY38-SevDur63: Ajan Gazetecilik Şekil Değiştirdi



Takdim

Eskiden bilgi alma, bilgi aktarma şeklinde yürütülen gazeteci ajanlık faaliyetleri, yeni dönemde, bilgiyi bozma, kamuoyunu yönlendirme ve yönetme şeklinde yapılıyor. İsmi duyulmadık bir internet sitesinin yaptığı haber bir anda dünyanın gündemine oturabiliyor. Bunda sosyal medyanın aktif kullanılmasının da etkileri büyük. Ajan gazetecilerin Türkiye’deki faaliyetleri de yaklaşık böyle.

Bildik anlamda ajanlık faaliyetleri ise halen devam ediyor, fakat bu tür faaliyetler artık çabuk tespit edilip yakalanabiliyor. Şekil değiştiren ajan gazetecilik faaliyetlerini Avni Özgürel ve Nedret Ersanel’le konuştuk. Özgürel, bazen bir statünün ajanlık yapmaya teşvik ettiğini söylerken, Ersanel, casusluk yapmak için herkesin farklı sebepleri olabileceğini vurguluyor.

SA4483/KY36-CK189: Lübnan Dağlarından Bölgeye Bakmak -1-

“Suriye ve Irak'ın çözülmesi ile beraber ne yazık ki İsrail'in çevresi hiç bu kadar güvenli olmamıştı... İsrail hiçbir dönemde bu kadar küstah ve güçlü olmadı...”


Velid Canbolat'la Beyrut'taki evinde Arap dünyasının içinden geçtiği buhranı ve geleceğe dair tahminlerini konuştuk.

Canbolat, Dürzî inancının hem siyasi hem dinî lideri olarak kabul ediliyor. Dünyada toplam 1 milyonu aşkın Dürzî'nin yaşadığı tahmin ediliyor. Bu nüfusun çoğu Lübnan'da olsa da, İsrail, Suriye, Ürdün'le beraber diasporada da Dürzîler yaşıyor. Dürzîlik, Şiilik şemsiyesinin içinde sayılan "heterodox" bir inanç...

20 Haziran 2017 Salı

SA4482/SD699: "ömrün şâkül ayarı" /09.09.2005/ 398. patika



...tuğla ördünüz mü hiç?...
...tuğlayla duvar ördünüz mü?, demek istemiştim...
...sıra sıra örersiniz ölçülü yerleri...
...ne kadar titiz davranırsanız ve ustalığınız elverişliyse, o kadar güzel gider örgüsü duvarın...
...ve işiniz bittiğinde örülmüş her sıranın ne kadar güzel göründüğünü fark edersiniz ...
...sırıtır varsa eğer özensiz dizilmiş tuğla dizileri...
...ölçülü yerlerin diklik ayarları şakülle, doğruluk ayarları gerilmiş iple yapılır...
...duvar bitene değin her dizinin başlangıcında...
...duvarınız bittiğinde yıkılıp gitmesin diye...

SA4481/SD698: Telveler 53

"Çocuklarınızın olumlu etkileşimi, sizlerin gelecekte etkileşim sorunu yaşamayan sağlıklı yetişkinlere sahip olacağınız anlamına gelmektedir..."


Çocuklar etkileşerek büyürler...

Çocuklarınız arasında etkileşim sağlayabilmeniz için, önce çocuklarınız olmalı... Ve siz, çocuklarınız arasında mümkün olan en olumlu etkileşimi sağlamayı "istemelisiniz"...

Yeryüzü yalnızlıkların çok gerildiği bir deryadır... yalnızlıklar gerildikleri sürece, sosyalleşen bir varlığa dönüşür çocuklar...

SA4480/SD697: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 193 (01-05 Nisan 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(01-05 Nisan 2014)  (Nisan 2014: 3.440  Tweet+Önceki Toplam: 110.188+3.440=113.628 Tweet)


 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@Ayeglgm yeni söyledim:)

 Feyza Gumusluoglu@feyzasays
Katar, aralarinda Seyh Karadavi'nin de bulundugu 28 Ihvan uyesinin Misir darbecilerine iadesini kesin bir dille reddetti.. >
@Seckin_Deniz retweetledi

 Feyza Gumusluoglu@feyzasays
Turkce bazi kaynaklar Katar'in Ihvan uyelerine (Karadavi de dahil) gitmeleri icin bir hafta sure verdigini yaziyor, itibar etmeyin...
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz Twitter Akışı