20 Şubat 2018 Salı

SA5674/SD902: MİT'in FETÖ-Dijital İni'ne Giriş Operasyonu: Kod Adı Bay Bay

"FETÖ ile ilgili temel hikayeyi, olguları, kişileri romanın akışına yedirirken, bu büyük faciayı MİT'in Bylock operasyonu ile sınırlayarak anlatması Yahya Bostan'ın doğru bir strateji ile hareket ettiğini gösteriyor."


"FETÖ'nün 'Dijital İn'i Bylock'a böyle girildi."

Anlat deseler nasıl anlatmaya başlayacağımı bilemediğim, ama başladıktan sonra günlerce anlatabileceğim bir tarih bu. FETÖ,7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarını tutuklamaya kalktı; devletin derinliklerinde siyasî iradeye karşı verdiği gizli mücadelesini gözler önünde yapmaya karar verdiği o günden bu yana medyaya yansıyan neredeyse her şeyi yorumlayarak, yazarak ve analizler yayınlayarak şahit olan ve bu anlamda FETÖ ile mücadele eden biri olarak, Şubat 2018'de bile her gün her an deşifre edilen FETÖ üyelerine yönelik operasyonlar sürerken, anlatmak kaygısı güden her çalışmayı eksik olsa da değerli buluyorum.

Öylesine geniş ve derin bir zamanda yaşandı ki bu kâbus ve öylesine benzersiz bir şekilde kontrol altına alındı ki, binlerce roman, belgesel, sinema filmi, tv dizisi, siyasî, psikolojik, sosyolojik, stratejik, teolojik, tarihî analiz bu vahşi örgütün yaptıklarını ancak anlatabilir... Ama FETÖ kısaltmasının geçtiği her türlü metni görmekten ve okumaktan tiksinecek dereceye gelmiş bir topluma olan biteni dosdoğru anlatabilmek için bir yerden başlanmalıydı, bir şekilde bu şeytanî olgu somutlaştırılmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıydı...

SA5673/SD901: "kent zamanları" /26.05.2005/ 363. patika



...sebepsizliğin sebeplerine gül dikerek, kendinizden bıktığınız anlara baktım...
...baktığımda sizi gördüm; geçmişinizden sebeplenen sebeplerinizden bıkmıştınız...
...kocaman bir yanılgı dalgasıyla kendinizden bıktığınızı sanıyordunuz...
...o dalga acımasızdı gördüğüm demde...
...siz zavallı ve âcizdiniz...
...omuzlarınız çökük, pişmanlıklarınız yerine siz derbeder...
...tüm çıngıraklı yılanlar ruhunuzu zehirlemiş çıngırakların sesiyle, ama siz zehir sanmıştınız yılanlardan beri gelenleri...
...bu ikinci yanılgı dalgası sahiden büyüktü...

SA5672/SD900: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 298 (16-20 Eylül 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(16-20 Eylül 2015)  (Eylül  2015: 2.770 Tweet+Önceki Toplam: 172.646+2.770 = 175.416 Tweet)


 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Elinize sağlık:) twitter.com/Jakarandaaa/st…

 Sonsuz Ark@SonsuzArk
Sonsuz Ark: SA1784/KY23-NN16: Nehir Nil Güney Afrika'da; Cape Town - Johannesburg - Pretoria - Pilanesberg - Sun City sonsuzark.com/2015/09/sa1784…
@Seckin_Deniz retweetledi

19 Şubat 2018 Pazartesi

SA5671/KY20-MEK72: Vatan

"Toprağa sınır çizilmez, sınırlar gönüllere çizilir, zihinlere çizilir. Irkçılıkla, ideolojilerle, insana kandan, gözyaşı ve zilletten başka hiçbir şey getirmeyen süslü söylevler ile dayatılan tam anlamı ile bir vatansızlıktır."


“Bir yer bir kez İslam diyarı olunca artık kati surette küffar diyarı olmaz”
İmam Şafii

Büyük İmam şehid kanının çorak toprakta yarattığı muazzam dönüşümü anlatıyor bize. Vadinin, dağın, tepenin, ırmağın, gölün kazandığı muhteşem manaya dikkat çekiyor, bir kez kutsal vatan olduktan sonra bir daha asla vatan olmak dışında bir seçenek bırakmıyor toprağa. Bu hükmü ile aslında kıyamete kadar gelecek olan Müslüman nesillere çok büyük de bir yük, bir yükümlülük, bir görev ve bilinç yüklemektedir Büyük İmam.

SA5670/KY1-CÇ467: İstilâ-i Cihan-Kara Öfke/Roman IV-1

Zenci halkının istilası, Avrupa'yı alkana boyayacak; bir eşi daha görülmemiş kıyımın öncüsü olan bu ilk darbe böyle gerçekleşmişti.

Dördüncü Bölüm
-1-

Bin İki Yüz Yıl Önce- Mareşal Dark- Güven- Önemli Bir Açıklama- Mösyö Füritye’nin Şaşkınlığı- Bakanlar Kalmadı- Daireler Tatil- Alize Sarayında- Fransa’nın Yeni Savunma Düzenleri- Aralıksız Sınırlar- İlk Mustahkem Hat Ordugâhı- İngiltere ile Savaşım- İspanya Olayı

İstila ordusu Ren bölgesine ulaştığı zaman, manevi gücü kırılmış, korkuyla şaşırmış, böyle müthiş bir düşmanla başa çıkamayacağını anlamış olan bütün Avrupa, kıtasının dörtte üçünü ele geçiren İslamlara karşı ne yapacağını bilmiyordu. Yalnız iki büyük devlet kalmıştı; biri Semerkant’ta kadar gelen sarı ırk istilasıyla uğraşan Rusya, diğeri saldırganların son darbelerine karşı direnmek için hazırlanan Fransa.

SA5669/KY57-AHCZD84: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 47: En'âm (74-83)

  "Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. ”


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


EN’ÂM SURESİNDE MÜ’MİNLERİN VASIFLARI (74-83. Ayetler)[1]

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ لِاَب۪يهِ اٰزَرَ اَتَـتَّخِذُ اَصْنَاماً اٰلِهَةًۚ اِنّ۪ٓي اَرٰيكَ وَقَوْمَكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

“İbrâhim, babası Âzer’e, "Putları tanrılar mı sayıyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum" demişti.” (En’âm Suresi,6/74.)

SA5668/KY13-AO160: Uykuda Yaşadığımız Gerçeklik

"Bizim iyi olmamız sadece kendimize, bugünümüze değil, sonraki kuşaklara da etki edecek bir ilahi yasa."


İnsan, geleceğini belirleyemez,ancak ona hakim olmak için çaba sarf eder. Bu süreçte önümüze çıkan şeylere karşı tercihlerimiz, aslında kader taşlarımızı yerine koymaya yarar. Geleceğinize doğru yol alırken verdiğiniz kararların doğru olup olmadığından yüzde yüz emin olamazsınız. Kararlarınız, yaşamanız gerekenlerin sizin önünüze çıkmasından başka bir şey değildir.

O nedenle; kişiyi bağlayan hatalardan, daha doğru olanı yapmaya gayret etmek, bu süreçte sabretmek ve dua etmek şaşmaz bir doğru, bir ana ilke olarak kabul edilirse, kötü, olumsuz şeylere katlanmak o derece kolaylaşır.

SA5667/KY58-GÖKA76: Padişahların Simaları ve Karakterleri

"Her ne kadar hak ettiği ilgiyi görmemiş olsa da biz, kadim bilgelik ile günümüz bilim dünyasını karşılaştıran ve birçok yanlış bilgiyi düzelttiğine inanan bu çalışmamız nedeniyle görevini yapmış olmanın rahatlığı içindeydik."


Nitelikli yayın politikasıyla ve kitaplara dijital dokunma imkânı veren 3. Göz uygulamasıyla dikkat çeken Yazıgen Yayıncılık, “Dile Gelen Tarih” serisinde, Seyyid Lokman Çelebi’nin meşhur “Kıyafetü’l-İnsaniyye fi Şemaili’l- Osmaniyye” kitabını “Padişahlar ve Fizyonomi” adıyla günümüz Türkçesiyle okuyucuya sundu. 

II. Selim tarafından saraya ve Enderun’a hoca ve III. Murat tarafından şehnameci olarak atanan Seyyid Lokman Çelebi, fizyonomilerini değerlendirdiği Osman Gazi’den Sultan III. Murad’a kadar 12 Osmanlı sultanının resimlerini, başnakkaş Üstad Osman’dan ya da sadrazam aracılığıyla Avrupalı üstadlardan tedarik edip kitaba koymuştu. Kitapta onlar da var tabii.

SA5666/KY60-ES50: Kudüs’e Aile Ziyareti



Müslümanlar için en kutsal beldelerden biri olan Kudüs’e, İsraillilerin her türlü baskı ve zulmüne karşın dimdik duran Filistinli kardeşlerimiz sahip çıkıyor. Ancak İsrail zaman zaman keyfi olarak Filistinlilerin Mescid-i Aksa’ya girmesine günlerce engel oluyor. Ya da yaş grubuna göre yasak getiriyor. 

20 yıldır Mescid-i Aksa’yı göremeyen, içinde namaz kılamayan var. Kudüs’e gelen turistler ise böyle bir sınırlama ile karşılaşmıyorlar. Bunun yanı sıra turist kafilelerinin ziyaret dönemlerinde İsrail hukuksuz uygulamalarını azaltmak durumunda kalıyor. Bu nedenle hem Mescid-i Aksa’nın cemaatsiz kalmaması hem Müslümanların Kudüs’e sahip çıktığını göstermek hem de Filistinli kardeşlerimize maddi manevi destek verebilmek açısından Kudüs’e gitmek önemli. 

18 Şubat 2018 Pazar

SA5664/KY59-MLÖZ37: Ruslar Suriye’de Toplu Halde Ne İçin Ölüyorlar?

"Gerçekler, Rusların Suriye'de büyük oranda Rusya'nın büyük kamu şirketlerinin ve bu şirketlerin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra İran'ın çıkarları ve Esed'in çevresinden bir avuç açgözlü yönetici için ölüyor olmalarından ibaret..."

За что массово умирают россияне в Сирии

Suriye’de son zamanda gelişen olaylar nasırlaşmış bir sorunu tekrar gün yüzüne çıkardı: Ruslar Suriye’de toplu halde ne için ölüyorlar ve bu ne zaman bitecek? Gerçeklere dayanmaya çalışalım. Gerçeklerse, Rusların Suriye'de büyük oranda Rusya'nın büyük kamu şirketlerinin ve bu şirketlerin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra İran'ın çıkarları ve Esed'in çevresinden bir avuç açgözlü yönetici için ölüyor olmalarından ibaret. Ve elbette ki şişirilmiş “Siyasi güç” için. Tüm bunlar, Ukrayna ve Suriye’de verilen yüzlerce hayat pahasına gerçekleşiyor.

Evet, Rusya birkaç yıldır iki ayrı savaşı sürdürüyor. Ukrayna’daki savaş konusunda çok şey yazılmış ve bu savaşın sonu belli: Rus paralı askerler er ya da geç Donbass'ı terk edecekler, çünkü dört sene boyunca olabildiğince yerel halkın kendilerinden nefret etmesini sağladılar. Fakat yedi ülkenin eşzamanlı olarak dâhil olduğu Suriye topraklarındaki çatışmanın içinde Rusya’nın ne işi olduğu anlaşılabilir bir şey değil. Rusya’nın Suriye’de IŞİD ile savaşmadığı, Esed’in iktidarı için savaştığı artık açık ve net. Resmi olarak artık IŞİD diye bir şey yok, fakat Rusya Federasyonunun ordusu hala birileriyle çatışıyor. Kimlerle çatıştığını netleştirelim.

SA5663/KY35-YTK253: Soy Kütüğü ya da Perşembe Pazarı

"İyi alt-üst soylamalar."


e-devletlûmuz soy kütüğü sorgulama imkânı verince bir neşeli kızılca kıyamet koptu ki sormayın gitsin.

Bulduğuyla sevinçten göbek atanlar, çarşaf çarşaf yayınlayanlar, yakaladığı acaiplikleri servis edenler, şu sıra en göze batan özellik olarak öne çıkan gerçekten de sekice espriler derken sistem bu düzeyde saldırıyı kaldırmadı ve kilitlendi.

Neyse ki başka bir yol buldu yine devletimiz ve sıraya koydu.

Fişinizi alıyor zilin çalmasını bekliyorsunuz, o tuhaf adlandırmayla “alt-üst soy bilgisi sorgulama”nızı yapıyorsunuz, üç vakte kadar “alt üst soy belge”niz bilgisayarınızda işte.

SA5662/SD899: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 297 (11-15 Eylül 2015)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(11-15 Eylül 2015)  (Eylül  2015: 2.770 Tweet+Önceki Toplam: 172.646+2.770 = 175.416 Tweet)


 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Merkel, mülteciler için acilen AB özel zirvesi istemiş “Türkiye'yle de bunu iyice konuşmalıyız” dedi.

 Yasin ياسين@saglam_irade_
Diriliş Postasının genel yayın yönetmeni Hakan Albayrak gibi düşünmüyor demekki pic.twitter.com/ukDvtGhCeB
@Seckin_Deniz retweetledi

SA5660/KY69-EY28: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5659/KY37-AZ255: Bakmışsın, Münbiç’te İki Suriye Bayrağı!..

"Anladın sen beni, artık zorlama…"


24 TV’deki “Farklı Görüş”te konuğum olan genç akademisyen Doç. Dr. Ece Baban, aslında, ABD dış politikasının aşamalarını pek güzel anlattı, hatırlamakta yarar var: 

İKNA ETMEK: “Hasım” gördüğü bir devletin çevresindeki ülkeleri tampon bölge olarak kullanma. Tipik örnek ABD-Suudi Arabistan ilişkisi. ABD’nin cebinden para çıkmıyor, aksine kazanıyor ama “İran tehdidi” bahanesiyle Riyad’ı ikna etmiş, Körfez’de at koşturuyor. 

17 Şubat 2018 Cumartesi

SA5658/KY26-CA176: Taciz ve Üçüncü Kişi

"Orada kimse yoktu taciz gerçekleşirken ama kadınlar gecikerek anlatıyorlar. Her birinin gecikme sebebi farklı. Bazı iddialar intikam amaçlı yalan bir iftira da içerse, yükselen toplu ses bir sorunun gerçekliğine inandırıyor."


Taciz, medyada son birkaç aydır geçmişe gömüldüğü yerden çıkarılarak hesabı sorulan bir kötülük. Tanığı bulunmayan bir kötülüğün ardından konuşulması kolay değil. Bakış ve sözlerle taciz karşısında tıpkı bir kent düşkünü misali etrafında duvarlar oluşturarak hayat mücadelesini sürdürüyor onurlu kadınlar. Agoradaki varlıkları hesaba katılmadan tasarlanmış şehirlerde dar gelirli kadınlar için hamileyken uzak bahçelerde yürüyüş yapmak güzel bir hayal.

Kadınların şehrin mekânlarını erkeklerle birlikte paylaşma oranı arttıkça beden dili, bakış, söz mesafeleri de yeni ihlallere ilişkin haber ve yorumlarla geliyor gündeme. Kişi, kendi sınırlarını aşmaya dönük her girişimi terbiyesizlikten öte taciz olarak değerlendiriyor artık. Şimdiki tariflerle bakıldığında, eskiden sineye çekilen ya da ayıplı kişinin hanesine yazılarak geçiştirilen nice söz ve fiil de taciz olarak görülüyor.

SA5657/KY34-EE30: Mustaz'aflar-Müstekbirler, Aldananlar-Aldatanlar ve Şahsiyetsizler Aynı Çukurda

 بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم



Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

Âlemlerin Rabbi, Mevlâmız olan Allah’a hamd, örnek kulu, son Resûlü Hz. Muhammed Mustafa’ya salat ü selâm ile sözlerime başlarım.

Kur’an insanlara, ahiret gününde onları bekleyen, hesaba çekilme, sorumlu tutulma, yargılanma v.s. hususları göstererek, onların benliklerini ıslah etmeyi, kendi orijinal fabrika ayarlarına yani fıtratlarına dönmelerini (İslam’a) istemektedir. Son pişmanlık fayda sağlamayacaktır…

SA5656/KY58-GÖKA75: Psikolojik Sağlamlıktan Fazlası, Hasbilik

"Onların mahir oldukları asıl husus ise, zaman zaman sarsıntılar yaşasalar da yaşamaya azimle devam edebilmek için her zaman hayatlarına bir anlam verebilmeleri."


Psikolojik bakımdan sağlam insanların önde gelen bir özelliği de yaşanan olayları değerlendirirken tek bir yoruma saplanıp kalmamaları, başka bakış açılarının mümkün olduğunu kavramaları. İnsanın başına birçok menfi hadise gelebilir, kimi zaman felaket felaketi çağırabilir ama her zaman “şerrin içinde hayır”, “kötünün içinde iyi”, karanlığın içinde bir umut ışığı bulunabilir. 

Psikolojileri sağlam olanlar en zor zamanlarda bile bu umut ışığını görmekte, geleceğe dair yorumlarını buradan kalkarak yapmakta, krizin çözümünde umudu kullanmakta mahirler. 

SA5655/KY69-EY27: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA5654/KY38-SevDur124: Haklıysanız Üstünsünüz


Takdim

Türkiye’nin Afrin’de terör örgütleri PKK-PYD-YPG ve DEAŞ üyesi teröristlere yönelik 20 Ocak’ta başlattığı Zeytin Dalı Harekatı, Türkiye’nin psikolojik üstünlüğü ile devam ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri harekatın amacını “Türkiye’nin sınırlarında ve bu bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması” olarak açıklamıştı. 

Operasyon kapsamında “Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak” da amaçlar arasında sıralandı. Sürecin başlangıcından itibaren kararlı bir duruş sergilendi ve bu kararlı duruş sayesinde milletçe bütünleşme sağlandı. Bu bütünleşmede ve psikolojik üstünlük sağlamadaki en önemli faktör, şüphesiz Türkiye’nin haklı olmasıydı.

16 Şubat 2018 Cuma

SA5653/KY28-ATA352: 1964 Johnson Mektubunun Perde Arkası

"Hafta içinde “Kıbrıs’ın 1964-1967 yılları arasında Yunanistan tarafından işgali” ile ilgili Rumca doküman ve belgeleri internette tararken aniden önüme Dimitris Konstantopoulos adlı bir gazetecinin Vassos Lissaridis ile yaptığı röportaj çıktı."


Kıbrıs’ta, 21 Aralık 1963 sabahı kasten başlatılan toplumlararası çatışmaların ada sathına yayılmasından ve Rumların devlet gücünü kullanarak Kıbrıslı Türklere soykırım uygulamaya başlamasından sonra Kıbrıs’ta yaşanan çatışmaların artması ve Rum tarafının silahlanma kararı alması üzerine 2 Haziran 1964 tarihinde Türkiye hükümeti Kıbrıs’a çıkarma yapma kararını açıklamış ve gerekli hazırlıklara başlamıştı. 

Türkiye’nin bu konudaki kararlığını gören ABD yönetimi, Türkiye’nin bu çıkarma kararını önlemek için ABD Başkanı Lyndon Baines Jonhson imzalı, içeriği çirkin ve diplomatik teamüllere uymayan bir ihtar yazısını Türkiye Başbakanı İsmet İnönü'ye iletilmek üzere 5 Haziran 1964 tarihinde, Türkiye'deki ABD Büyükelçisi Raymond Hare'ye şifreli teleks ile göndermişti.

Seçkin Deniz Twitter Akışı