27 Aralık 2018 Perşembe

SA7320/KY13-AO221: Sistem ve Kirli Yapılar

"Toplum farkında olmasa da bu kirli çevrelerde mevcut zemini güçlendirme, yeni mevzi kazanma, sisteme yerleşme kavgası var.. Bu kavga sistem içerisinde çeşitli görüntülere bürünerek yapılıyor. Bu durum nedeniyle bu yapılar kendini kolayca saklayabiliyor ve böylece gücünü korumayı sürdürüyorlar."


Türkiye’de derin yapıların varlığı hep tartışıldı. Kimilerine göre bu yapıların karşılığı sayılacak türden “derin devlet” iddiaları komplo teorisinden başka bir şey değil. Bunlara göre böyle bir şey yok ve Türkiye, kendi iç dinamikleriyle şekillenen bir ülke..

Oysa; Batılılaşma serüveninin bağımsızlık gövdesinden koparak tamamen kopyalamaya dönüştüğü Türkiye gibi bir ülkede devletin gidişatını belirleyen güçlerin varlığı bir yana, toplumsal hayatın tüm katmanlarının da taklit edilenin kirli elleriyle şekillendirilmesi kaçınılmazdır. 

26 Aralık 2018 Çarşamba

SA7319/Sonsuz Ark-YD133: Kuantum Şarkılar Bestelenmeyi Bekliyor

"Araştırmacılar, en enteresan kuantum görüngülerinden biri olan dolaşıklığı da müzik bağlamında ele almışlar. Dolaşıklık birbirinden çok uzakta bulunan kuantum nesneler arasında kurulu olabilen derin bir bağ."


Avusturya’da bulunan Viyana Teknoloji Üniversitesi‘nden kuramsal fizikçi Karl Svozil ve arkadaşı Volkmar Putz, kuantum kuramının ilginç özelliklerinden yararlanarak nasıl müzik yapılabileceğini konu alan çalışmalarını yayımladı. Ortaya çıkan sanat, müziğin kuantum eşdeğeri olup kuantum dünyasındaki tuhaf özelliklerin çoğunu barındırıyor.

SA7318/KY38-SevDur186: Din Aleyhtarlığı Câmi'nin İşlevini Azalttı




Takdim

Camiler Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında ibadet yeri olmanın ötesinde devletin merkezi, ordugâh, medrese, yardım müessesi gibi işlevler için kullanılmıştı. Müteakip devirlerde cami ile birlikte medrese, türbe, şifahâne, aşhâne, mektep, kütüphâne, çarşı, han, hamam, çeşme, sebil gibi binâlardan müteşekkil bir külliyeye dönüşen ulu ve salâtin camilerinin yanı sıra, mescidler de mahallenin kardeşlik merkezi olarak görev yapmaktaydı. 

Cumhuriyet yönetiminin milleti İslam’dan uzaklaştırmaya yönelik çabalarının bir neticesi olarak cami ve mescidler de asli görevinden uzaklaştırıldı. Süreçte kiminin kapısına kilit vuruldu, kimi satıldı veya yıkıldı, kimi ise müzeye çevrildi. Geriye kalanlar sadece namaz kılma mekânına dönüştürüldü. Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay ile camilerin hangi işlevler için kullanılması gerektiğini konuştuk. Cumhuriyet döneminden sonra batıya yönelişle birlikte din aleyhtarlığının arttığını söyleyen Bolay Hoca, “Din aleyhtarlığı başladıktan sonra camilerin itibarı da ortadan kalktı” dedi.

SA7317/ÇY11-HK60: Türkiye Amerika’nın Oyununu Bozdu



Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki hafta Fırat’ın Doğusuna operasyon yapabiliriz açıklaması ve ardından yaşanan gelişmeler Suriye konusunda yeni denklem ne olacak sorusunu akıllara getiriyor. Operasyon açıklamasından yaklaşık bir hafta sonra ABD’nin Suriye’den askerlerini çekeceğini duyurması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, operasyonun bir süre bekletileceğini söyledi.

Bu gelişmeler, ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesine taraftar olmayan Savunma Bakanı Jim Mattis’in görevine mal oldu. Bir yanda bu gelişmeler yaşanırken diğer yanda ABD’nin Afganistan’daki 7 bin askerini geri çekeceği ileri sürüldü.

SA7316/KY69-EY292: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7315/KY37-AZ343: Amerika’nın Bir Yere Gittiği Yok, Harekatı Hemen Başlatın…

"Rehavet yok, belalı öykümüz farklı bir paradigmada yeniden başlıyor, tavsiyem, harekatın ertelenmemesidir…"


ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’den 6 Aralık’ta gelen açıklamalar, “Rojava” diye adlandırılan PKK-PYD işgal bölgesini “uçuşa yasak bölge” ilan etmeden Amerikan askerlerinin çekilmeyeceğini gösteriyor. 

Jeffrey, “(Irak’ın kuzeyi için A.Z) Kuzey Gözleme Harekatı’nın 13 yıl süren başarısını hatırlatmam gerekir” lafıyla dikkat çekti. Saddam’ın Irak’ın kuzeyine dönük gücünü kıran o harekat, Türkiye’nin onayı ile gerçekleşti, bugünkü Kürt Otonom Yönetimi’nin temeli de o yıllarda atıldı. 

25 Aralık 2018 Salı

SA7314/SD1232: Sonsuz Ark; Stratejik Bir Roman-2019

"1 Ocak 2019 tarihi ve sonrasında Sonsuz Ark, günlük-haftalık periyotlar halinde değil, başlangıçtaki gibi serbest zamanlı yayınlar yapacak; Sonsuz Ark'ın varoluşundaki maksada matuf olmak üzere üretilen bütün çalışmaları yayınlamaya devam edeceğiz..."


Her stratejik kararın arka planında kendi gerekçeleri ve hedefleri vardır; Sonsuz Ark'ı tasarlarken ve 1 Temmuz 2012 tarihi itibarı ile yayın hayatına doğmasına karar verirken, gerekçelerim ve hedeflerim vardı, bu gerekçeleri ve hedefleri 'Gri İstanbul Gölgeleri / Medeniyet Çıkmazı Câri İstanbul' başlığı ile yayınladığım İstanbul Gezi Notlarım'da ve 'Sonsuz Ark Manifestosu'nda izah etmiştim. 

SA7313/SD1231: Sonsuz Ark Sohbetleri 32

"2019 ve sonrası dönemde Türkiye Osmanlı dönemi politikalarının kapsamlı ve çok boyutlu politik perspektiflerine ve araçlarına daha çok ihtiyaç duyacaktır; ancak bahse konu politikaları tekrarlamak yerine onların çalıştığı patikaları ve temel aldığı yol haritalarını yeniden incelemeli,  imparatorluğu çöküşe sürükleyen hataları tesbit etmeli ve neyi tekrarlamayacağını belirginleştirmelidir..."


Dünya ve Türkiye için çok uzun, yorucu ve yıpratıcı bir yılı geride bırakıyoruz; ancak yaşanan bütün olumsuzlulara karşın elde edilen sonuçlar dikkate alındığında 2018 önceki yıllara oranla daha olumsuz bir sonraki yıla hazırlık yapmadı, Türkiye ve Dünya emperyal güçlere karşı verdiği mücadeleden güçlenerek çıktı ve geleceğe dair umut üretmek adına başarılı oldu. Her şeyden önce yer küreyi kan gölüne döndüren neocon-siyonist politikalar genel olarak durduruldu ve bu politikaların üreticileri, hangi politik araçları kullanırlarsa kullansınlar geçmişe oranla çok da güçlü ve etkili olamadıklarını anladılar. 

SA7312/SD1230: Avrupa'nın Doların Hakimiyetine Meydan Okuma Planları

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin, Bloomberg 'den Viktoria Dendrinou-Nikos Chrysoloras'ın ortak çalışmasıdır ve Avrupa Birliği'nin ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının neden olduğu ekonomik kayıplara karşı korunma odaklı bir çaba içerisine girdiğini, enerji anlaşmaları ve ödeme sistemleri dahil Eruo'nun hareket alanını genişletmeyi ve küresel dolarizasyon risklerinden uzaklaşmayı tartışan Avrupa Birliği komisyonunun çalışmalarını irdelemektedir. Türkiye'nin 10 Ağustos 2018'de yaşadığı  Dolar merkezli saldırı sonrası Avrupa Birliği ile ortak bir ödeme sistemi kurma çalışmalarının da sürdüğü bu dönemde, Dolar'ın saldırgan Trump yönetimi dolayısıyla küresel hareket alanını daralacaktır... Yerel para birimleri ile ticareti genişleten Türkiye Dolar'a kaşrı başkaldıran ilk ülke olarak anılacaktır. Bütün bunlara karşılık  Dolar hegemonyasına karşı atılacak birçok adım vardır ve bunlar gecikmeksizin tartışılmalıdır.
Seçkin Deniz, 25.12.2018


Here's How Europe Plans to Challenge the Dollar's Dominance
 AB, varsayılan olarak Euro cinsinden enerji sözleşmeleri önerecek. AB Komisyonu bu hafta (3-9 Aralık 2018) Euro'nun rolü konusunda teklif sunacak

Avrupa Birliği kendi para biriminin uluslararası rolünü güçlendirmek ve transatlantik ilişkilerinde derinleşen uçurumdan faydalanarak ABD'den daha bağımsız hale gelmek istiyor gibi, enerji dahil küresel pazarlarda, doların hakimiyetine meydan okuma planlarını açıklamayı düşünüyor.

Avrupa Komisyonu tarafından bu hafta yayınlanacak olan bir dizi taslak çalışmasına göre AB, finansal piyasalarda “tam güvenilir faiz oranı kriterleri” ve tam entegre ödeme sistemi geliştirmelidir. Birliğin yürütme kolu, döviz piyasasında Euro'nun rolünün daha da geliştirilmesi olasılığını da araştıracak.

SA7311/SD1229: "kirleriniz sizin, gelecek onun olsun!" / 23.02.2005/ 319. patika



...yeni bir nefes salmak hayata, yeni gelen bir insan yavrusu için ne kadar anlamlıdır, bilir misiniz?...
...bilirsiniz elbette; o nefes daha nice nefesleri haber vermektedir...
...tecrübe ettiğiniz hayat içinde, hangi nefesinizden haberdârsınız peki?...
...ve o bebek ne kadarından haberdâr şimdi, ne kadarını bilecek sizin gibi?...
...tüm başlangıçlardaki güzellik, kirlenmiş yeryüzü gibi, darmadağınık gökyüzü kadar gri olacaksa bir gün, ne düşünürseniz düşünün, alınan diğer nefeslerle ilk nefes arasındaki fark çok büyüktür...
...bu sebeple bebeler nefeslendikçe hayattan, renkleri görmez olurlar...
...sizler gibi; şaşırmadan...
...neden değiştiklerini düşünmeden...

SA7310/SD1228: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 430 (21-25 Temmuz 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(21-25 Temmuz 2017)  (Temmuz 2017: 5.332  Tweet+Önceki Toplam: 266.553 +5.332 = 271.885 Tweet

Faruk 🇹🇷🇵🇸 @farukonalan
Wanted! (Awarded... Up to 4 million turkish liras) (GIF by #AA) Feto(Fetulah terrorist organisation) pic.twitter.com/Ze8wZoVubY
@Seckin_Deniz retweetledi

Faruk 🇹🇷🇵🇸 @farukonalan
O gün İsrail'e karşı çıkan biri daha vardı. Önceki Arjantin DB Kirchner. İsrail ordusuna katılanlar vatandaşlıktan çıkarılacak dedi ve.. pic.twipic.twipic.twitter.com/XA6Hv01kuG
@Seckin_Deniz retweetledi

24 Aralık 2018 Pazartesi

SA7309/KY1-CÇ568: Sıradanlığın Sıradanlığı Üzerine Sıradan Olmayan Bir Yazı

"Kuşkusuz bu hâl yığınlar için geçerli. Yoksa olanı olması gereken kılmak için ölçütler olan hem kendini hem kendisi olmayanı rahatlıkla değiştirip dönüştürebilmekte ve yığınların ‘sıradan-olağanüstü’ sınıflamasına bir yenisini, yenilerini kolaylıkla ekleyebiliyor."


İnsan –etten kemikten olan varlık olarak insan- oldum olası olağanüstülükler peşinde koşmuş, koşmakta. Sıradanlığa burun kıvırmakta pek acul. Hepsi iyi hoş da bu sıradan ve olağanüstü sınıflaması nesnesiyle örtüşen bir şey midir? Sanmıyorum. Sıradanlık da olağanüstülük de insana ait bir vehim, bir onulmaz yanılgı, içinden çıkamadığımız bir yanılsama, anlağımızın ya da sezgimizin gözlerini alan bir birsam.

SA7308/KY59-MLÖZ59: Eminönü’de Bir Kuyruk

"Aynı hayal uğuruna toplanmışlar. Altı üstü bir zenginlik hayali. Kendi hayalini bile bedavaya kuramayan, satın almak zorunda kalan insanlar. Parayı vermeden hayal kurmaktan aciz olan, karşılıksız bir iş yapar mı? Heyhat, her şeyleri paraya endeksli..."


İstanbul’da bir kış günü. Yoğun bulut kütleleri gökyüzünü kaplayıp güneşi perdeledi. Güneş kaybolunca renkler de saklanmış adeta; bir gri kaldı, bir de kirli beyaz. Az ötedeki denizin yeşilimsi maviliğinden de eser kalmadı, o da renklendirilmemiş siyah-beyaz film karelerini andırıyor.

Vapurları döven dalgalar bugün daha haşin, martılar aç ve daha çığırtkan. Havanın soğuk olduğu, insanların nefeslerinin buhara dönüşmesinden anlaşılıyor. Yaz aylarından değişmeyen bir şey varsa, o da Eminönü’nün her zamanki kalabalığı. Tramvay yolunun karşısında, caminin tam yanı başında, parke taşlarıyla döşeli meydan, meydanı ortadan bölen ve kıvranan yılana benzeyen uzunca bir sıra kuyruğu…

SA7307/KY60-ES97: Yeni Hasankeyf Zeugma’yla Yarışacak



Hasankeyf’te tarihi eserlerin taşınması çok yakında tamamlanacak. Arkeopark alanına yerleştirilen tarihi eserler ve yapılan Hasankeyf müzesi 12 bin yıllık tarihi yansıtacak ve bölgedeki en önemli müzelerden biri olan Zeugma müzesinin ayarında bir açık hava müzesi olacak.

12bin yıllık tarihe sahip Hasankeyf’te yer alan tarihi eserlerin taşınma çalışmaları gece gündüz devam ediyor. Geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğimiz eski ve yeni Hasankeyf’te günlük hayat taşınma çalışmaları ile iç içe devam ediyor. 

SA7306/KY69-EY291: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7305/KY58-GÖKA165: Günümüz Müslümanlarının Estetik Kaygıları?

"Geleneğimizi yeniden üretemezsek benzerliklerle övünmekten başka çaremiz kalmıyor."


Geçenlerde özellikle Müslüman dünyada olmak üzere dünyamızda derin düşünce ve estetik yargının giderek irtifa kaybettiğinden oysa Kur’an-ı Kerim’de sanata ve güzelliğe verilen önemden bahsetmiştik. Buradan sözü Immanuel Kant’ın estetiğe Kur’ani bakışı andıran anlayışına getirmiş ve yazımızı “Müslüman düşünürler de sanat ve güzelden bahsederken hep temaşa, seyir zevki ve gördükleri, duydukları karşısında şaşkınlık, hayret, acz ve hayranlıktan bahsediyorlar. Peki ya günümüz Müslümanlarının estetik kaygıları?...” diye bitirmiştik

23 Aralık 2018 Pazar

SA7304/SD1227: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 429 (16-20 Temmuz 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(16-20  Temmuz 2017)  (Temmuz 2017: 5.332  Tweet+Önceki Toplam: 266.553 +5.332 = 271.885 Tweet


Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Türkiye'nin henüz sertleşmeye başlamamış bir milyon adımı var, haberin olsun DW twitter.com/dw_turkce/stat…

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Siz iki şovmene saatlerinizi ayırırken Mccain Trump- muhalifler-silahlanma-Kudüs aa.com.tr/tr/dunya/mccai…

SA7303/KY49-İTIĞLI154: Beşir’in Suriye Ziyaretinin Arkasında Neler Var?

"Sudan halkı, güney Sudan’ın ayrılmasına, ekonomik sıkıntılar yaşamalarına rağmen Beşir’e desteklerini devam ettirdiler, Acaba şimdi ne yapacaklar? Göreceğiz…"


Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir, Suriye’ye kısa süren bir ziyarette bulundu. Ömer el-Beşir, 2011’de Suriye’de iç savaşın başladığı günden beri Şam’ı ziyaret eden ilk Arap lider oldu.

Sudan Haber Ajansı (SUNA), ziyarette öne çıkan başlıkların iki ülke arasındaki karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi, bölgedeki gelişmelerin ele alınması şeklinde olduğunu bildirdi. Fakat bu görüşmenin söylenenden daha uzun sürdüğü ve birçok konunun ele alındığı daha sonra ortaya çıkacaktır. Bu ziyaretin sadece Sudan adına yapılmadığı çok açık. Beşir’in Suudi Arabistan’ın bilgisi dâhilinde Suriye iç savaşında yeni roller kapmaya çalışan Arap ülkeleri adına da orada olduğu bir gerçek.

SA7302/KY69-EY290: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7301/KY37-AZ342: TSK’nın Son 45 yılını Sorgulamak Zorundayız…

"Yalnız TSK mı, hayır. Sivil bürokrasi, üniversiteler, siyaset, medya… İhanetin hesabını sormazsanız, ihanetin ortağı, yani, hain olursunuz… Beka mücadelemizde kimseyi tanımayacağımız açıktır…"



Amerikan derin devletinin 45 yıllık süreçte içimize yerleştirdiği bir emperyalist işbirlikçisi örgütün toplum ve devlet yaşamımızda açtığı derin yaraların kapanması hayli zaman alacak. 

15 Temmuz’da genelkurmay başkanlığı görevinde olan, bugünün milli savunma bakanı hakkında çıkan tartışma, Türk vatanının sarsılmaz bekçisi olarak tanımladığımız TSK’nın bu örgüt eliyle ne hale getirildiğini gösterdi. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı