“Kim, neyi, nasıl, nerede,
kiminle konuşuyor bilmiyorum, ama gördüğüm hiçbir şey bana hiç de tesadüf
gelmiyor.”
Teori
kasıntılarından yorgun düşen bu memleket, teori denerek küçümsenen tüm
kumpasları, komploları hemen her gün canlı canlı yaşıyor. Koskoca imparatorluk
parçalandı, yok oldu; dağ gibi tarihî belgeler ve itirafnâmeler hatırât
kaydıyla kitap olarak piyasada fakat itibar eden yok, buna karşılık itibar
edene de komplo teorisyeni gözüyle bakan bir sürü insan var.
Cumhuriyet
tarihi gözler önünde, görmemek için gözünü kapatan ya da sağa sola bakanların mide bulandıran ikiyüzlülüğü
ile hiçbir şey doğru dürüst analiz edilmiyor, ders çıkarılmıyor. Türkiye her an
saldırı altında; bu saldırılar her gün yeni darbe tehditleri, finansal saldırılar,
siyasî krizler, yargı krizleri, yangın, terör, kaza olarak karşımızda somut
biçimde duruyor ve bas bas bağırıyor, can alıyor, maddî manevî zararlar
veriyor; bunların tesadüf olmayacağını dillendirenler ciddiye alınmıyor ve
piyasadan siliniyor.