21 Mayıs 2017 Pazar

SA4356/KY13-AO125: Başkasına Yönelik Aldatmalarımız

"Yaptığımız; başkalarını kandırmaya çalışırken, aslında kendimizi kandırmış olmak.."


İnsanlar (en yakınları dahil) yaptıkları iyilikleri kendileri için yaparlar. Bu durum bir dine inananlar veya inançsızlar için değişmez. O nedenle asıl olan söylediklerimiz, konuştuklarımız, yazdıklarımız değil, fiillerimizdir. Zira fiillerimiz bizlerin hangi durumda olduğumuzu açığa vururlar, kişiyi ele verirler.

İnsanın doğuştan gelen yatkınları davranışları, tercihleri için bir etkendir; ancak bunlar kişinin değiştirmeye muktedir olabildiği şeylerdir. 'Ene'miz, davranışlarımız, tercihlerimiz için asıl belirleyicidir.

SA4355/KY35-YTK185: “Güneş ufuktan şimdi doğar…”

En iyisi, günün anlam ve önemine uygun olarak “yürüyelim arkadaşlar…”


19 Mayıs'ta Samsun'a 9. Ordu Müfettişi olarak çıktıktan sonra Havza'ya geçecekti Mustafa Kemal ve yanındaki arkadaşları. Kurmay Başkanı Kâzım (Özalp) Paşa “Ya arabayla veya otomobille” gideceklerini yazıyor anılarında.

Bugün olsa anlamsız gelir bu cümle çünkü araba ya da otomobil aynı şey çünkü. Oysa o zaman araba diye kast edilen genelde atların çektiği “yaylı” da denilen en bilindik tarifiyle “at arabası”. Yaylı, burada konforu gösteriyor; dört tekerlekli, atların çektiği bu arabanın sarsıntıyı azaltsın diye artık ne kadar azaltıyorsa yayları var işte. Hepsi bu.

SA4354/KY37-AZ177: Beyaz Saray’da Noktalı Virgül

"Erdoğan Beyazsaray’a giderek virgül sayısının artmasını önledi. Şimdi ara geçişteyiz, yani, noktalı virgül konuldu, nokta son cümle söylendiğinde konulacak haliyle..."


Aslında, Soğuk Savaş yıllarında işler kolaydı... Amerika Birleşik Devletleri, “kurulu düzenin” içinden yetişmiş bir başkan seçerdi, Türkiye’nin başında da “komünizmle mücadelede güvenilir” bulunan, o yılların “vesayet rejimi” çerçevesinde bir isim bulunurdu, görüşmeler de yaşanıp geçerdi...

Bu işler, biraz Rum-Yunan ve Ermeni lobilerinin zorlamaları, azıcık “İsrail-Yahudi lobisi dengeleri” ve Türkiye’ye hep iştahla bakan “savunma sanayi lobilerinin” manevraları ile tuzlanıp biberlenirdi...

20 Mayıs 2017 Cumartesi

SA4353/Sonsuz Ark-YD41: ABD, Müttefik(!) Ülkeleri İstihbarat ve Operasyonlarda Nasıl Kullanıyor?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki Brookings Analizi, bize ABD'nin müttefik diye pazarladığı veya aldattığı ülkeleri kendi çıkarları için nasıl kullandığını anlatmakta ve bu durumun sürmesi için yerli taşeron veya tetikçi olarak kullanılan devletlerin neden kaotik ya da diktatöryal yönetimlere mahkum olduğunu anlamamızı sağlamaktadır.  Başlık bu yüzden değiştirilmiştir.
Seçkin Deniz, 20.05.2017



How foreign intelligence services help keep America safe
Dış istihbarat servisleri ABDnin güvenli kalmasına nasıl yardımcı oluyor?

Brookings Editörünün Notu: Daniel Byman, belki de herhangi bir diğer politika enstrümanından daha fazla etkili olduğunu yazıyor; yabancı irtibat ilişkileri, DAEŞ ve El-Kaide gibi küresel terörist gruplara karşı terörle mücadelede hayati bir rol oynamaktadır. Bu grupların operasyonlarının coğrafi mesafesi göz önüne alındığında, ABD'nin faaliyet gösterebileceği her ülkede güçlü tek taraflı yeteneklere sahip olması gerçekçi değildir ve öyle olsa bile, bu durum israf olacaktır. Yabancı devletler bu boşluğu dolduruyor ve Birleşik Devletler için bir güç artışı görevi görüyor.

SA4352/KY13-AO124: Yanlışın Kaynağı

"Eğer her hangi bir görüş, toplumun tüm kesimlerince rahatça ele alınıp değerlendirilemiyorsa; o düşüncenin bozulmadan devam etme şansı olmadığı gibi toplumda canlılığını sürdürmesi de mümkün değildir.."


İnsanların bir çoğu dini bir tabu olarak görüyor, bu konuda söz söylememeye özen gösteriyorlar. Dini konularda görüş belirtmeyi ise kendilerini ele veren, inançlarını ortaya çıkaran bir durum olarak değerlendiriyorlar.

Toplumda yaratılan algıya göre eğer bir kişi dini konularla ilgili bir şeylere değiniyorsa, o kişi çok dindar olduğu için böyle konulara girmektedir!

Oysa; Din, canlı bir organizma gibidir. Kendini toplumsal değişime uygun olarak güncellemezse, diğer konular gibi gündemimizde yer almazsa statikleşir, donuklaşır veya toplum dışına itilir ya da taassup ehlinin elinde hurafeler yığınına dönüşür.

SA4351/KY26-CA125: Nirengi Noktası Olarak Malatya

"Kendi hatalarımızdan ders çıkarmaktan başka hiçbir şey yardım edemez bize yeniden kurmak istediğimiz soru cümleleri için."


İki veya üç yılda bir gidiyorum Malatya’ya, yine de iyi tanıdığım bir şehir değil. Bir fuar alanında, konferans salonunda, bir evin oturma odasında ve otel molalarında hızla akıyor zaman. İnsanları sıcak, bilgili, açık yürekli. Muhasebe ve önemli sorular söz konusu olduğunda Malatya sanki dönülen aile ocağı. Söz sözü açarken Eski Malatya’daki mimarlık şaheseri Ulu Camii ve restore edilen kervansarayı görmeye sıra gelmiyor. Cümleler yarım kalıyor bazen, ayaküstü gerçekleşen panellerde.

Malatya gibi düşüncenin değer bulduğu şehirlerde buluşmalar bir muhasebe vesilesi oluyor.  Daha az mazlum oluşturan ve kalplerde yakıcı bir öfke bırakmamayı başaran bir dil inşa edilemez miydi onca birikim sayesinde? 

SA4350/KY55-İER5: Arısız Bal Ekonomisi

"İşte Arsız Bal Ekonomisi, hırsızların, madrabazların ve ayıların ekonomisidir."


Küresel Krizle birlikte ABD ve Avrupa Birliği’ne ait ekonomik veriler, hayatımızın bir parçası oldu. Önceleri kendi krizlerimizde döviz kuru ve faiz gibi iki temel veriyi takip ederken, şimdi ABD’nin tarım dışı istihdam, haftalık işsizlik başvuruları, yeni başlayan konut inşaatları ya da AB ülkelerinin CDS’lerinin hangi seviyeden işlem gördüğü gibi bir çok veriyi takip ediyoruz. Ekonomi programlarında, gazete köşelerinde ve iş dünyasında bu veriler ışığında krizin ne yönde geliştiğine dair yorumlar yapıyoruz.

Son günlerde ekonomi çevrelerinde ABD’nin krizden yavaş yavaş çıkmaya başladığı, Avrupa’da ise çıkışın daha uzun zaman yayılacağı yönünde beklentilerin ağırlık kazandığını görüyoruz. Oysa ben, ne Amerika’da ne Avrupa’da ne de aynı ekonomik sisteme entegre olmuş diğer ülkelerde ekonomik krizden çıkış sürecinin başladığını düşünmüyorum. Hatta bazıları henüz krize girmediler bile.

19 Mayıs 2017 Cuma

SA4349/TG226: ABD’nin Suriye’de İzleyeceği Yol

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki rapor özeti, azgın dişlerinin arasında milyonlarca Iraklı ve Suriyeli masum insanın parçalanmış cesetlerinin parçaları olduğu halde, salyalarını akıta akıta Suriye'de çıkarılan alçak ve kirli savaşın nasıl sürdürülmesi gerektiğini anlatan neocon bir vahşetin ürünüdür. Rakka'da Türkiye ile karşı karşıya gelme riskini göze alamayan bu leş kargalarının Suriye'nin Güneydoğusunda bir üs elegeçirip oradan kanlı savaşlarını sürdürmelerinin mümkün olduğunu anlatan rapor, artık leşi bile kalmamış El Kaide'yi var sayıp, toza toprağa karışmış IŞİD'i dev bir canavar gibi göstererek ABD'nin kalış süresini uzatmanın ve ABD'nin çıkarlarını sürdürecek adımlar atmanın tarifini vermektedir. Ve maalesef bu raporun verdiği talimatları aynen uygulayacak olan bir kukla var ABD'de; yeni başkan Trump. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 16 Mayıs 2017'de Beyaz Saray'da görüştüğü Trump'ın aşağıdaki raporda anlatılan adımlara uygun olarak YPG-PKK ile çalışmaya devam edeceği artık kesindir. 18 Mayıs 2017'de TÜSİAD YİK toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD, PYD ve YPG terör örgütleriyle operasyona giriyor, bize düşen hayırlı olsun demektir. Bu terör örgütleri bizim ülkemize yönelik herhangi bir tehdit oluşturursa angajman kurallarından haklarımızı kullanırız. Kimseyle konuşmayız danışmayız, ona göre adım atarız"  derken Trump'ın atacağı adımları, orada konuşulanları ilan etmiştir. Yine de aşağıdaki özette de görülebileceği üzere ABD artık tarihin en zayıf dönemindedir; bataklığa ve kan gölüne çevirdiği müslüman coğrafyada kendi ölümünü, yok oluşunu hızlandırmaktadır.
Seçkin Deniz, 19.05.2017

“U.S. Grand Strategy: Detroying ISIS And AL Qaeda, Report Four / America’s Way Ahead In Syria”

Rapor Özeti(*):

Problemin Tanımlanması

• ABD, Orta Doğu’da yanlış bir savaş yürütmektedir. IŞİD ve El Kaide, nüfus- merkezli direnişleri sürdürürken biz ise terörle mücadele operasyonlarını vekâleten yürütüyoruz. Bu grupları yenmek için ABD'nin, Suriye ve Irak’taki, Sünni Arap toplumların içinden kabul edilebilir ve uygun partnerlerle birlikte nüfus- merkezli karşı istihdam (kontrgerilla) politikası izlemesi gerekmektedir.

SA4348/KY57-AHCZD5: İslâm'ın Kavramları: Şirk

"Şeytanın bile reddettiği, sistemleşmiş, ilkeselleşmiş ve kavramsallaşmış yeryüzünün en büyük günahı."


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Allah’a hamd, Resûlüne salât u selâm olsun.

Esasen; yaratılışın sırrı, hayatın anlamı ve amacı, tek İlah olarak Allah'ı tanımak ve hiçbir şeyi Allah’a şerîk/ortak koşmamaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, Allah'a ortak koşmanın, yani 'şirk'in ne anlama geldiği bütün yönleriyle iyi bilinmelidir. Ancak o zaman; "La ilahe illallah", yani "Allah'tan başka ilah yoktur", "İlah olduğu iddia edilen, yetkileri ve konumu itibariyle İlahlığa kalkışan herhangi bir kişi, nesne, makam ve mevki kabul etmiyorum" demenin şuuruna varılabilir. "La ilahe illallah" demeden; yani "Tanrı olduğu zannedilenler ya da tutum, davranış, söz, yönetim ve yöntemleri ile kendilerini ilahlık mevkiinde görenler ilah değildir" demeden ve öylece inanmadan kimsenin imanı sahih olmayacağına göre konu hadsiz derecede önemli. Kul ile tanrısı arasında ruhi bir bağ olan İman, bu ilah kavramı üzerine kuruludur.[1]

SA4347/KY1-CÇ396: Hangisi Sen?/ Roman-Bölüm III-2

"Sevgilinin adını besteleyip daha taşa kurda kuşa söylemekten ve söyletmekten daha önemli ne olabilir ki? "


Bölüm Üç
-2-

İkinci değişimi yahut ikinci adımı sevginin sevgilinin adının ünlenilmesidir fark eden tarafından. Fark edilen fark eden tarafından yeryüzüne, gökyüzüne duyurulmak istenir. Sevgilinin adını kazımak ister, nakşetmek ister dağa taşa mermere kendisi ve kendisi olmayanı fark eden. Suya yazmak ister. 


Yıldızlara adından bir mahya asmak ister sevgilinin! Terennüm etmek için fırsat kollar, her vesileyle adını anar sevgilinin. Uykusunda anar, uyanıkken anar. Andıkça büyür içinde. Büyüdükçe anar daha da büyüsün diye. Yeni bir yaşam başlamıştır yeni bir evrende. Bu evrenin tek eğlencesidir yahut biricik eğlencesi sevgilinin adının terennüm edilmesidir. 

SA4346/KY28-ATA280: Anatasiadis’ten Hata Üstüne Hata

“Anlayana sivri sinek saz, anlamayan davul zurna az” atasözü büyüklerimiz, atalarımız tarafından boşuna söylenmemiş…   


Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis ile Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos ve Başbakan Aleksis Çipras Kıbrıslı Rumlara göre dünya Helenizminin en sadık ve güçlü savunucuları. Bu nedenle de gerek Ege sorununda, gerekse de Kıbrıs konusunda başları bir türlü dertten kurtulmuyor.

Anastasiadis’in, kendi kendine gelin güvey olduğu ve kağıttan kaplan olduğunu unutup yaptığı hataları görünce aklıma geçmişte seleflerinin Türkiye’yi hiç yokmuş gibi varsayarak yaptıkları geri dönüşü olmayan hatalar geliyor hemen. Sonra da akılsızlıklarına gülümsüyorum, 600 bin kişilik üfürükten bir devletin, yanı başındaki bir taş atımı uzakta olan 82 milyonluk, bir devleti yok sayarak yaptıkları içi boş kahramanlıklara ve bunun sonucunda uğradıkları hüsranlara.

SA4345/KY36-CK178: Rakka'nın Akıbeti Ne Olacak?

"Suriye iç savaşının hazin öyküsünün trajik bir dönüm noktası yine Rakka'da gerçekleşecek."


Rakka, Suriye devrimi olarak adlandırılan ve önce barışçı gösteriler ile başlayıp daha sonrasında tam teşekküllü bir iç savaşa dönüşen sürecin en kritik şehirlerinden biri oldu.

Halep'in 160 kilometre doğusundaki bu şehir, savaştan önce Suriye'nin uluslararası alanda bilinen yerlerinden biri değildi.

2014 yılında şehir, Özgür Suriye Ordusu tarafından rejimden ele geçirildi. Hafız Esad'ın şehrin meydanında yıkılan heykeli, Suriye'deki muhaliflerin belki de en önemli askerî başarısı olacaktı.

SA4344/KY31-FG9: Umman Daha Ne Kadar Barış Yuvası Olabilir?

Oxford Üniversitesi Arap ve İslami Çalışmaları’ndan kıdemli araştırmacı Elisabeth Kendall konuyla ilgili şu tespiti yapıyor: ”Umman’da ilk defa geçtiğimiz yaz, Ummanlı gençlerin Sultan sonrası ekonomik geleceklerine dair endişe duyduklarına ve bunu açıkça dile getirdiklerine şahit oldum.”


Körfez’in çöl ülkesi Umman’ın, dünyanın en istikrarlı komşularına sahip olduğu söylenemez. Batısında, bazı vatandaşlarının radikal terör örgütlerine destek verdiği Suudi Arabistan uzanıyor. Güney batısında ise, Suudi Arabistan ile İran’ın karşıt tarafları desteklediği, 10 binden fazla sivilin ölümüne yol açan ve hem IŞİD hem de El Kaide’yi çeken bir iç savaşın sürdüğü Yemen var.

Umman, bugüne kadar bu iki problemli komşudan kendisini mümkün olduğu kadar uzaklaştırmaya çalıştı. Ortadoğu’da hemen hemen her ülkeyi tahrip eden çatışmalara sürüklenmekten kaçınmayı başardı. Batılı müttefikler ve İran da dahil olmak üzere Ortadoğu ülkeleri ile iyi ilişkiler sürdürerek anlaşmazlıkların dışında kaldı. Bunu yaparak kendisini IŞİD ve diğer aşırıcı gruplardan gelen tehditlerden korudu. 

18 Mayıs 2017 Perşembe

SA4343/ÇY4-DB85: Gertrude Bell Sufi miydi?

"Kanımca soylu ve zengin bir aileden gelen iyi eğitimli bu kadının bir asır öncesinde kendisini orta doğu kültürüne bu derece adapte etmesi de, sonradan öğrendiği bir dilde sufi özelliği olan şairlere ilgi duyması, yıllarını vererek çeviriler yapması da bir tesadüf değildi."


Arabistanlı Lawrence’ın akıl hocası ünlü İngiliz casusu Gertrude Bell özellikle Ortadoğu tarihinde oldukça önemli bir isim. Yazar, gezgin, arkeolog, fotoğrafçı, casus, diplomat gibi sıfatlara sahip olan Gertrude Bell’in doğuya olan ilgisi genç yaşlarda başlamış. Orta doğuyu elleriyle şekillendiren bir oryantalist casus…

Genellikle siyasi geçmişiyle bilinen bu aristokrat aile kızının orta doğuya olan bu ilgisini sadece casusluğuna ve politik amaçlara bağlamamak gerek. Çünkü Gertrude Bell Tahran’a gitmeden evvel Farsça öğrenmişti ve orada geçirdiği süre içerisinde ilerlettiği Farsçasıyla ünlü sufi şair Hafız-ı Şirazi’nin şiirlerinin ilk İngilizce çevirilerini de yapmıştı.

SA4341/SD675. Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 179 (21-25 Ocak 2014)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(21-25 Ocak 2014)  (Ocak 2014: 4.680  Tweet+Önceki Toplam: 96.940= 101.620 Tweet)

 Habertürk TV
✔
@HaberturkTV
Koru: Balyoz davasında suçlanan kişinin "bana aittir" dediği ses kayıtları da var @fkoru #EnineBoyuna'da @eceunerht gez.io/AbCC3C
@Seckin_Deniz retweetledi

 Halil KARAKUVAT@hesap23
Ey Ali Bulaç Allah'ın ayetine bir bak ne buyuruyor Rabbim: "52:41 - Yoksa gayb kendilerinin yanında da onlar mı yazıyorlar? "
@Seckin_Deniz retweetledi

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
@alihanimderler @demirduygu_ Elin oğlunun eline para için mi bakıyorsun? Elin oğlu ise ne işin var onla?:)

SA4340/KY35-YTK184: Kör, Düğüm, Kördüğüm

"Velhasıl hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bu topraklarda bakalım bu düğümler çözülmesin diye uğraşanların aldığı yol sonunda kim için kördüğüm olacak?"


Pekin'de başka bir dünyanın varlığına dair üst düzey toplantı sona erdi.

Açıklamalar yapıldı, Putin piyano çaldı, aile fotoğrafı çekildi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ev sahibi olarak bir yanına Putin'i diğer yanında Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu halde girdi kareye.

Çin gibi alfabesi bile simgelerden oluşan bir medeniyetin aile fotoğrafı çekilirken en küçük detaya kadar dikkat edip bir düzenleme içinde bu kareyi hazırladığından şüphe yok.

SA4339/KY29-YA87: İşçi Va dı da Biz mi Çalıştırmadık?

 "Kıbrıslı Türkler, beden gücü gerektiren işlere başvuru yapmaz."


KKTC Hükümeti ile TC Hükümeti arasında “İşgücü Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına İlişkin (Onay) Yasa Tasarısı”nın oy çokluğuyla kabul edilmesi muhalefeti kızdırdı. Onların gerekçesi özetle şu: “Kendi insanımız dururken, yabancı işçiye ne gerek var. Türkiyeliler gelecek, bizimkiler işsiz kalacak!”

Bu, en az “Türkiyeli yatırımcı gelip pastamızın payını düşürmesin” veya “Türkiye para gönderiyor ama bu para sağlıkta, eğitimde onun gönderdiği halka yarıyor, bize değil” sözleri kadar temelsiz gerekçeyi öne sürenler öyle sıradan vatandaş da değil. Kelli felli, okumuş kişiler. (Her bireyin ekonomiye olan katkısının bilimsel bir gerçeklik olduğunu, pasta örneğinin doğru olmadığını, büyüme/kalkınma esnasında arz talep dengesi doğrultusunda yabancı ihtiyaca ihtiyaç doğduğunu biraz okuyunca öğrenmiş bulunmaktayız. Bknz Almanya.)

SA4338/KY49-İTIĞLI48: Sierra Leone, Türkiye’nin Desteği ile Kalkınacak

"Sierra Leone’da Müslümanların dinamik bir hayatı var. Sierra Leoneli Müslümanlar ile Türkiyeli Müslümanlar arasındaki ilişkiler henüz sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ile yeni yeni kuruluyor."


Batı Afrika’nın iç savaş ve Ebola yorgunu ülkesi Sierra Leone’un devlet başkanı Dr. Ernest Bai Koroma, Suudi Arabistan’dan sonra Türkiye’yi ziyaret etti. Ziyarette iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri geliştirmeye yönelik anlaşmalar imzalandı.

Sierra Leone küçük olmasına rağmen gelecek vadeden Batı Afrika ülkelerinden biri. Altın ve elmas rezervi bakımından zengin olan Sierra Leone,  turizm açısından da potansiyele sahip. Onlarca yıl süren iç savaş sonrasında hızlı bir toparlanma sürecine girmişken geçen yıllarda ebola vakalarının görülmesi özellikle ekonomide bir gerilemeyi beraberinde getirdi. 

17 Mayıs 2017 Çarşamba

SA4337/KY56-HS4: Kadim Falsifiye'nin İnsan-ı Kamil'i: Hakikat-i Muhammediye/ Horus/ Herkül/ Buddha/ Christ/ Adam Kadmon

Sonsuz Ark'ın Notu:
Adem'in bildiklerini bilseydik, neler değişirdi bilmiyoruz, ama en azından ondan günümüze dek Allah tarafından dünya ve ahiret mutluluğumuz için gönderilen tek din olan İslam'ın aslında tam olarak ne olduğunu çok iyi bilirdik. Evet, tahrif edilmesine Allah'ın izin vermediği Hakiki İslam'ın anlatıldığı son kitap Kur'an var elimizde, ancak onu da küfrün, yani zulmün, yani karanlığın en vahşi, en şeytanî yetenekleri ile okunmaz, anlaşılmaz diyerek, önceki kitaplar gibi insandan uzaklaştırdılar. Gönderilen peygamberleri yalanlayanlar, öldürenler kim idiyse onlar hep birbirlerine şeytanın yolunu öğrettiler binlerce yıl, biz Adem'in bildiklerini bilmemekle büyük bir zaaf içerisinde onların bize ne yapmayı tasarladığını fark etmekte çok zorluk çektik, halen de çekiyoruz, ama aramızda iğne ile kuyu kazar gibi çalışan ve akleden samimi insanlar da var ve aramızdan birileri şeytanın yolunda çalışıp çabalayanların birbirleri ile ilişkilerini görebiliyor artık ve anlatmaya çalışıyorlar. Aşağıdaki yayında, maksadı bu zemin olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
Seçkin Deniz, 17.05.2017


Horus

* Gülen medyasında sıkça yer alan bir isim var:

  İştar Gözaydın

* Zerdüştlük, ISIS, Ishtar, Horus vb her şeyi isminde toplamış… Enteresan

* Cemaatin web sitesine Herkül adı konulduğunda hafif ölçekli travma geçiren şakirtlere şu açıklama yapılıyordu.

SA4336/KY26-CA124: “Belalı Bir Dönem” ve Sinema

"Sanatın aradığı şey sadece üç beş çizgi oysa, üç beş çizgide dile gelen sorular. Bir acı yaşandığında neredeydin sen? Peki, başkalarını kendinden çok düşünmenin hikayelerinde yetişmemiş miydik biz…"


Sıkılmak bazen veya genellikle dışa vurulamayan bir yeteneğin huzursuzluğudur. Çoğu zaman asıl yapmak istediğimiz işten uzak düştüğümüz için ne yaparsak yapalım can sıkıntısından kurtulamıyoruz. Yazarı siyasetçi, bilim adamını cumhurbaşkanı olmaya çağırıyor devran. Sonuç ise toplumsal bir can sıkıntısı olarak ayaklarımıza dolanıyor.

Bırak hayal kurmayı denirdi, bırak hikayeyi, bir öykü için günlerce çalışana; hala da deniliyor hoş. Bütün kitaplar yazılmış gibi gelse de bütün filmler çekilmedi, gençler bunun farkında. Geniş imkanları var sinemanın, eksik olanları tamamlamada büyük bir imkan. “Sinema yapmak istemek, doğrudan doğruya sinemaya boyun eğilen yere, yani seyirciye gitmek istemektir” diye tarif ediyor Marguerite Duras, Yeşil Gözler’de.

Seçkin Deniz Twitter Akışı