22 Aralık 2018 Cumartesi

SA7300/KY26-CA220: “Seattle Ruhu”ndan Sarı Yelekliler’e

“Seattle ruhu” da geçen zaman içinde küreselleşmenin sızma/kapsama yeteneğinin etkisiyle bir hayli kırılganlaşmış gibi geliyor bana. Sarı Yelekliler ise küreselleşme konusunda ciddi problemleri yansıtmadan öte gidemeyecek bir dağınıklık sergiliyorlar ki bu rolü de küçümsememek lazım.


Sarı Yelekliler’in protestoları küreselleşmenin gidişatından muzdarip herkeste bir heyecan oluşturdu ilk duyulduğunda. Bir açıdan 1999’da Seattle’da gerçekleşen küreselleşme karşıtı protestoları hatırlatırken aynı zamanda 2005’de Paris varoşlarından yükselen göçmen ayaklanmalarının sahnelerini de çağrıştırıyordu. Dönemin İçişleri Bakanı Sarkozy, göçmen ayaklanmacıları “ayaktakımı” diye nitelendirmişti.

SA7299/KY38-SevDur185: 500 Kelimeyle Ders Kitabı Yazılmaz



Takdim

“Sadeleştirmek yerine ‘çocuğum şu on kelimeyi öğren’ demeliydik” diyor Büyük Türkçe Sözlük’ün yazarı D. Mehmet Doğan. Yazar, fikir adamı, Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı olan Doğan’ın kelimelerle ilgili derdi büyük. Doğan, “Kelime dağarcığımızı genişletmeye önce ders kitaplarıyla başlamak lazım. İlk ve ortaokulda ders kitapları 500-600 kelimeyle yazılıyor. Lisede de hadi 1000 kelime olsun. İlköğretimden itibaren batı ülkelerinde 1500-2000 kelimelik ders kitapları yazılıyor” diyerek de bir çıkar yol sunuyor. 

SA7298/KY60-ES96: 150 Yıllık Kesintisiz İyilik



Kızılay Başkanı Kerem Kınık ile Kızılay’ın 150 yıllık ilkelerini ve çalışma mantığını konuştuk. Kınık, günümüzden 150 yıl geriye doğru baktığında Kızılay tarihinde gördüğü şeyin zaman zaman yavaşlamalar olsa da kesintisiz merhamet ve iyilik olduğunu söylüyor.

Kızılay’ın 150. Yılı sebebiyle Kızılay Başkanı Kerem Kınık ile bir röportaj yapmak için sözleşmiştik. Ancak mahkemeden kayyum kararı çıktığı haberi üzerine röportajımızın bir bölümünü kayyum olayına ayırdık. Kapatılan şubelerin başkanlarının olağanüstü kongre için mahkemeye başvurduğunu anlatan Kınık, “15 Temmuz sürecinde milletinin yanında yer almayan kimi şubeler ile milletinden emanet aldığı bağışları hakkıyla yerine ulaştırmayan şubeleri kapattık. Bu talep ve karara karşı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvuruda bulunacağız. Kızılayımızı Fetöcülere yedirtmeyeceğiz” diyor.

SA7297/KY58-GÖKA164: “Tek Dişi Kalmış Canavar” mı?

"Şöyle bir formül var kafamda: Medeniyet ve medenilik iyidir ve dahi kaçınılmazdır; zira bir kültürün entelektüel ve maddi-teknik gelişimi, eninde sonunda, toplumsal iş bölümünün artmasına ve karmaşıklaşmasına, hukuk anlayışının yerleşmesi ve incelmesine ve yaşamın estetize edilmesine doğru yönelir."


İbrahim Kalın’ın “Barbar, Modern, Medenî” kitabı, “içinde bulunduğumuz durumu tasvir etmeyi amaçlıyor. Bugün barbarlığı, modernliği ve medeniliği aynı anda tecrübe ediyoruz. İstediğini zorla ve rasyonel ahlaki olmayan yöntemlerle elde etme çabası olarak barbarlık, farklı biçimlerde yaşamaya devam ediyor. Modernlik, ilerleme, kalkınma, ulusal çıkar, uluslararası düzen, ekonomik fayda ve verimlilik vs. adı altında insana ve tabiata karşı yapılan barbarlıklar uzun bir liste oluşturuyor.”

21 Aralık 2018 Cuma

SA7296/KY28-ATA396: Kıbrıs’ta Çözüm İçin Yeni Fikirler Gerekli

"Şimdi sıra bizde, yani Kıbrıs Türklerinde. Tarihi iyi okuyarak, geçmişten ders alarak, dünya konjonktür ve siyasetini iyi takip ederek, haklarımızı koruyacak, mevcudiyetimizi tehdit eden boşlukları tıkayacak bir çözümle geleceğimizi şekillendirmemiz gerektiği gerçeğinin, “Rum’a arka çıkma, Rum’un avukatlığına soyunma” fikriyle değişmesi gerek ki, Kıbrıs Türklerinin çoğu bu görüşte."


Kıbrıs Müzakerelerinin Crans Montana’da kopmasına ve çökmesine neden olanın, Anastasiadis’in isteklerinin hiç bitmemesi olduğunu söylemiştim geçen haftaki yazımda. Karşısında her istediklerini vermeye hazır bir muhatap görünce, bir türlü isteklerinin sonunu getirmeyip, aldıkları ile yetinmedi. İşledikleri hunharca cinayetleri, yaktıkları köyleri, yağmaladıkları Türk mallarını unuttuğumuzu sanıp “Sıfır garanti, Sıfır Güvenlik” isteyince de masa Anastasiadis’in başına çöküverdi. “Görüşmelerin çökmesine neden olan adam” olarak itham edilen Rum lider, şimdi “Ben masaya oturmaya ve müzakereleri sürdürmeye hazırım” diye dört dönüyor etrafta.

SA7295/KY1-CÇ567: İtimat

Ben Gülendam’a karşı sorumluyum, dedi kendi kendine. Hatalı olan ailelerdi. Bu kesindi. Kesin olan bir başka şey de –en önemlisi- Gülendam’ın ilan-ı aşk etmemiş olmasıydı.


1977 yılının zemherisinin en haşin günlerinden bir gündü. E. Lisesi Altı Edebiyat D sınıfı başkanı Salih öğleden sonraki son dersin teneffüsünde sınıfının pencerelerinden sondakinin pervazına iki elini dayamış kısacık ders arasında yağan karın zevkini büyük bir iştahla çıkaran öğrencileri izliyordu. 

Lapa lapa ‘Elhan-ı Şita’ adlı şiirde betimlenenden daha albenili, daha bengin yağan kar onu çağırsa da canı gitmek istememişti. Tuhaf bir huysuzluk vardı üzerinde. Anlam veremediği bir tutukluk. Kartopu oynayan, karlar içinde yuvarlanan yaşıtları erkeklere, kayıp düşmemek için dikkatle adım atan yaşıtı genç kız öğrencilerin haline gıpta ile bakıyor ‘Keşke ben de çıksaydım!’ diyordu kendi kendine. 

SA7294/KY48-SY85: Sadık Battal

Sonunda bir tanesi, başını yavaş yavaş tavana dikti ve masanın üzerine çıktı. Elini uzattı ve lambayı, olgunlaşmış bir meyva gibi yerinden koparttı: ''Benim!..''


21 Kasım 1999, Pazar

Bakışlarında belli belirsiz bir karanlık, parıltıların kim bilir ne zaman bırakıp gittiği bir boşluk var. Gözleri, insana besbelli ağır gelecek bir yüksekliğin dibinde kırılan camların yığılmasıyla birikmiş, durgun, yassı...

Sustuğunda yere bakıyor. Gözlerini kirpiklerinden değil; kaşlarından kırpıştırıyor. Sürekli bir acil gündemi var, sürekli! Ruhunun derinliklerine bakabilmeyi ne kadar isterdim, oralarda bir yerde olacak sebebi, Alman romantiklerinin deyimiyle; ruhu sürekli bir "fırtına ve durgunluk" içinde yüzüyor. Toparlamaya çalışıyor! Toparlamaya, toparlamaya, toparlamaya çalışıyor. Sürekli toparlıyor.

20 Aralık 2018 Perşembe

SA7293/SD1226: Distopya'dan Çıkış; Suriye'de ABD'siz Yeni Dönem

"Türkiye ABD'yi Suriye'den kovdu; tarihe geçecek olan sonuç net olarak budur."


19 Aralık 2018 günü (Türkiye'de akşam) sabah saatlerinde, Beyaz Saray Suriye'deki koalisyon güçlerinin DAEŞ (IŞİD) karşısında zafer kazandığını belirtti ve Amerikan dışişleri personelinin 24 saat içinde Suriye'den çekilmeye başlayacağını, askeri geri çekilmenin 60-100 günde tamamlanacağını açıkladı.

Türk-ABD ilişkilerinin Suriye'de ABD'nin PKK-YPG terör örgütüne verdiği destek yüzünden kilitlendiği ve Erdoğan'ın Doğu Suriye'deki PKK güçlerine düzenlenecek olan askerî operasyonun her an başlayacağını ilan ettiği günlerde Beyaz Saray'ın Suriye açıklaması şöyleydi: 

SA7292/SD1225: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 428 (11-15 Temmuz 2017)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  
(Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)
(11-15 Temmuz 2017)  (Temmuz 2017: 5.332  Tweet+Önceki Toplam: 266.553 +5.332 = 271.885 Tweet


TurkishNY @TurkishNY
Büyükelçiliklerden 15 Temmuz Mesajı ift.tt/2t2VdkN pic.twitter.com/Dmcypig4Tb
@Seckin_Deniz retweetledi

Seçkin Deniz @Seckin_Deniz
Yorumsuz pic.twitter.com/rZDfF4hmcx

SA7291/KY49-İTIĞLI153: Bo-Kaap’ın Pastel Kokan Evleri

"Bo-Kaap Anadolu’daki bir mahallemizden farksızdır. İskilip, Safranbolu evlerinden çok farkı yoktur. Mardin’de, Kayseri’de, Biga’da bir mahallede ne varsa, Bo-Kaap’ta da aynısı vardır. Bo-Kaap ölmesin, yok olmasın, Köleliğe direnen Bo-Kaap, apartheid’e direnen Bo-kaap şimdi zincirlere vurulmuşsa, bizim çaresizliğimizden değil midir?"



Güney Afrika’ya, Cape Town’a geldiğinizde mutlaka görmek isteyeceğiniz yerlerin başında gelir Bo-Kaap Mahallesi. Bu mahallenin neredeyse 250 yıllık sakinleri hep Müslümanlar olagelmiştir. Sadece Güney Afrika’nın değil Sahra Altı Afrika’sının da en eski mahallesi olan Bo-Kaap’ta hayat ilk günkü gibi devam etmektedir.

Bo-Kaap Mahallesinin en önemli özelliği rengarenk evlere sahip olmasıdır. Kırmızı, sarı, yeşil, mavinin tüm yansımalarını bulacağınız Bo-Kaap’ta sanki hayatın bu pastel renklerden ibaret olduğunu sanırsınız. Evlerin pastel rengarenkleri sizin dünyanızı genişletir, huzur ve barışın yakınlığını hissedersiniz.

SA7290/KY69-EY289: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7289/KY60-ES95: Eğitimde Pendik Modeli



Pendik Belediye Başkanı Dr. Salih Kenan Şahin göreve geldikten sonra özellikle eğitim konusuna eğilerek güçlü bir sistem oluşturdu. Belediye, Milli Eğitim ve STK’ların güçlerini bir araya getiren Başkan Şahin, eğitimde bütüncül bir perspektif ortaya konmasını sağladı. Derslikler arttırıldı, idareciler, öğretmenler, veliler ve öğrencilerin her biri için ayrı ayrı programlar yapılarak başarı grafiği arttırıldı.

19 Aralık 2018 Çarşamba

SA7288/Sonsuz Ark-YD132: Bitkiler Bizi “Görüyor” Olabilir

"Yapılan çalışma ayrıca bazı bitkilerin, örneğin Arabidopsis bitkisinin, göz lekesinin (İng. eyespot) gelişimi ve işleyişi ile ilgili proteinleri ürettiğini ortaya koyuyor. Göz lekesi, yeşil algler gibi bazı tek hücreli organizmalarda bulunan aşırı basit göze verilen isimdir."


Trends in Plant Science dergisinde yayımlanan bir makalede, bitkilerin görme duyusu aracılığı ile çevrelerini algılayabildiklerine ilişkin yeni kanıtlar sunuldu. Almanya Bonn Üniversitesi’nden bitki hücresi biyoloğu František Baluška ile İtalya Floransa Üniversitesi’nden bitki fizyoloğu Stefano Mancuso tarafından gerçekleştirilen çalışmanın odağındaki konu, aslında yeni sayılmaz.

SA7287/KY38-SevDur184: "Bir Hafta Boyunca Recm Edildim"



Takdim

Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim görevlisi ve Mevlana Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu’nun İzmir Güzelbahçe’de düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşma çarpıtılarak laiklik karşıtı söylemler ve kız çocuklarını aşağılayıcı sözler kullandığı şeklinde haberleştirildi. Bütün algı operasyonlarında uygulanan taktik şöyle işledi: Öncelikle İzmir’in yerel bir gazetesi olan İz gazetesi Eğitim-İş Sendikasının bir haberi olarak hazırladı haberi. İlgi uyandırmayınca, bir hafta sonra Cumhuriyet gazetesine servis edildi. 

SA7286/ÇY11-HK59: BM Şemsiyesi Delindi



İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan NATO, BM, DTÖ, IMF, Dünya Bankası, OPEC, AB gibi örgütlerin yapısının tartışılmasının nedeni sorunlara çözüm olamamaları mı? Ayrılıkların nedeni küreselleşme mi milliyetçilik mi? Peki, bu birliklerden ayrılıkları hegemonyalar bağlamında nasıl okumamız gerekiyor? Uluslararası örgütler yine de işlevlerine devam edecekler mi?

SA7285/KY69-EY288: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA7284/KY37-AZ341: “Biz Bu Amerika ile Savaşırız” Dediğimde Neden Öfkelendiniz?...

"Neo-con/Siyonist pisliklerin kontrolündeki bir Amerika ile geleceğe dönük bir planlama yapmamız mümkün değil… Acı, ama gerçek."


Ne demişiz, yaklaşık bir yıl önceki (STAR, 20 Kasım 2017) yazımızda… 

“Amerika’yı şu anda Amerikan vergi mükelleflerine sorumluluk duyan Amerikalılar yönetmiyor, neo-con/siyonist lobinin pislik kadroları, medya-derin devlet bağlantısında Trump’ı da kuklaya çevirerek ülkemize karşı operasyonlar çeviriyor. Yalnız ABD’nin değil tüm Batı’nın en önemli güvenlik dayanağı olan Türkiye’ye karşı sürdürülen bu kampanya normal değildir, sonunda, İsrail ile birlikte tüm Batı güvenlik sisteminin çöküşüne neden olur.

18 Aralık 2018 Salı

SA7283/SD1224: Sonsuz Ark Sohbetleri 31

"Kuzey Irak'ta ve PKK saflarında bulunarak, bu kanlı plana karşı duran Kürtleri Türkiyeci Kürtler olarak ayrıştıran ABD-AB-İsrail güdümünde kürt geçinenlere karşı Türkiyeli Kürtlerin elinin güçlenmesi gerekiyor. PKK'nın hangi aileden kaç kişiye nasıl zarar verdiğini devlet biliyor ve bugün devlet gücü ve imkanları ile bütün Kürtlerin aydınlatılması mümkün."


Türkiye tarihî günlerden geçiyor. Türkiye topraklarını bölerek Suriye, Irak ve İran'dan toprak alarak ABD-AB kuklası bir Kürdistan kurulmasını içeren yüz yıllık planı tam olarak çökertmek, ABD-PKK işgali altındaki Suriye topraklarına operasyon yapmak üzereyiz. 

Suriye ve Irak'ta göz koydukları topraklar Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki topraklar gibi Osmanlı toprağıydı, İran sınırları içinde kalan topraklar tarih boyunca da İran sınırları içinde idi. İran ve Irak'ın bir kaç bölgesi dışında Kürtler bu coğrafyada hiçbir zaman salt çoğunluk olarak bulunmadı ve şu anda karşı karşıya kaldığımız plan sadece Türkiye-Irak ve Suriye sınırları içerisinde yine Kürtlerin çoğunlukta bulunmadığı Arap ve Türkmen nüfusun yoğunlukta bulunduğu toprakları da içerecek şekilde genişletilmiş bir amaca hizmet ediyor. 

SA7282/SD1223: “Avrupa Ordusu”, Kasıtlı Bir Yanlış Anlama Hikayesi

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz Avrupa Dış İlişkiler Konseyi-European  Council On Foreign Relations (ecfr) üyesi Ulrike Esther Franke'ye aittir ve Avrupa ordusu teriminin asıl yapısına dair algıları irdelemekte ve şöyle demektedir: "“Avrupa ordusu” belirsiz olması için tasarlanan, ilham vermek için kullanılan bir terimdir. Bu tür şartların ardındaki düşünce - “Avrupa stratejik özerkliği” başka bir şeydir - yorumlamak için o ortamın dışına çıkabilme şansı vermektir, böylece potansiyel destekçiler kendi fikirlerini yansıtabilir ve gerçek anlamda ilgili bir anlaşma olmamasına rağmen bu kavramı destekleyebilirler." Avrupa Ordusu teriminin belirsizlik özelliğinin fikir tartışmaları üretmek için tasarlandığını ifade eden Ulrike Esther Franke, 'belirsizlik' unsurunun Brexit'te de kullanıldığını ve işe yaradığını, ancak Avrupa Ordusu konusunda işe yaramadığını, aksine kavramın siyasi mesajlarda kullanılması durumunda kasten çarpıtılabildiğini, bundan dolayı Avrupa Ordusu terimindeki belirsizliğin giderilmesi zamanının geldiğini, eğer belirsizlik giderilmeyecek ise bu terimin artık kullanılmaması gerektiğini ifade etmektedir. Sarı Yeleklilerin 17 Kasım 2018'de başlayan Paris'i yakan gösterilerinin temelinde Macron'un 'ABD'ye karşı Avrupa ordusu' söyleminin olduğuna dair yaygın kanaatler yazarın endişelerini olduğu gibi yansıtmaktadır. ABD Başkanı Donald Trump, 13 Kasım 2018'de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a seslendiği Twitter mesajında İkinci Dünya Savaşı'nda Fransa'nın Alman işgali altında olduğunu hatırlatarak "Biz müdahale etmeden önce (Fransızlar) Paris'te Almanca öğrenmeye başlamıştı." diyerek tepki göstermişti. Trump, bağımsız bir Avrupa Ordusu'na karşıdır. Türkiye, Batı'daki bu derin ayrışmayı fırsata çevirmelidir.
Seçkin Deniz, 18.12.2018


The “European army”, a tale of wilful misunderstanding

"Avrupa ordusu kavramı belirsiz; Avrupalı ​​liderler gerçekte ne elde etmek istiyorlar?" 

Avrupa Birliği, Fransa liderliğinde, Avrupa’yı Amerika’ya karşı savunabilecek, Avrupa nükleer gücüne sahip bir Avrupa ordusu oluşturuyor.

Bu imkansız değil mi?? Tebrikler! Eğer siz, sevgili okuyucu, yukarıdaki ifadeye şaşırıyorsanız, şu anda transatlantik alemde 'kasıtlı yanlış anlama'dan kaynaklanan rahatsızlıktan etkilenmiyorsunuz demektir.

SA7281/SD1222: "saygı" /27.02.2005/ 320. patika



...karşılıklı saygıdan aklınıza ilişen ne var?...
...saygı, sözlük anlamıyla var olsa yeterdir, hayatınızda; fazlasına lüzum yok...
...hani her vakit saygıdan söz edenler ile saygıyı katledenler aynı kişiler ise, sinirleriniz sıkıştırılmış azgın sular gibi patlayıverir ya...
...bu patlayış, içinizdeki doğal ve sonsuz dengeye yapılan baskıdandır...
...hemen sürü mantığıyla saygısıza destek verenleri de gördükçe, işte o vakit durun; yapabileceğiniz tek şey onu ve saygısını/saygı anlayışını reddetmektir...
...artık destekçileri de vardır yanında...
...o iflah olmaz bir saygı dalaverecisi ve saygısızdır...
...kaybetmeye mahkumdur; kazanır görünse de...
...konu varsa, fikirlerini söyle!...
...karşındakini dinle!...

Seçkin Deniz Twitter Akışı