“Bir sözcük bulmalıyım. Önce bir sözcük bulmalıyım. Bir sözcük.. öyle bir sözcük ki dikkatli okuyucunun bile daha önce duymadığı ayrımsamadığı bir sözcük olurken alelade bir okuyucunun dahi dikkatini çeksin ve dikkatli bir okuyucu oluşa götürecek ilk adım olsun. Bir sözcük.” diye düşündü yazar ceviz kaplamalı masasının başında.
“Eğer başka bir masa olsaydı yazabilir miydim? Sanmıyorum. Tıpkı daktiloda, PC yahut Laptop'ta yazamadığım gibi e1 kalite standardında 18 milim suntalamdan üretilmiş bir masada da yazamam. Bu o kadar belli ki!” Tümceleri ağzından döküldü yazarın, “Neyse ki elimde kalem, çalışma masasının üzerinde kâğıt var!” iç geçirmesinin hemen ardından.

















