4 Haziran 2016 Cumartesi

SA2996/DT33: Temmuz Güneşi

"Ne yaparsak yapalım, her insanın bir temmuz güneşi olacak batmasını istediği."


Gözlerim güneşe doğru döndüğünde düşünüyordum, “Acaba ne zaman batacak?” Yorgunluktan yürüyemez hâle gelmiştim çünkü. Ellerim tutmuyor, bacaklarım gitmiyordu. Saat akşamın beşi ve günün batmasına daha çok zaman var… İnşaatta çalışıyordum, zaman temmuzun ortası; çalışarak bitmeyecek gibi görünen upuzun temmuz bir günü. İnşaat işçisi olan ben bir deri-bir kemik kalmışım üniversiteyi kazandığım o yaz.

Tabi geçti o gün ve daha sonraki günler, hatta yıllar; orada, gökte, saat beşte öyle asılı kalmadı temmuz güneşi, battı, ama o gün zihnimin göklerinde hâlen asılı duruyor, o günü, o anı hiç unutmadım. 

SA2994/KY1-CÇ268: Şükür ki Jurgen Habermass Var

"Sözün özü, şükür ki Jurgen Habermass var; olmasaydı ne yapardı amatör ya da profesyonel okuyucu?"


“Türk halkı (milleti miydi hatırlamıyorum) İsmet Özel’i anlayacak seviyede değil, İsmet Özel de halkının (milletinin) kendisini anlayacak bir dili oluşturamamış.” Bu vargı, bu yargı, bu çıkarsama, hemen her “sıradan” olanın anlayacağı sözcüğü kullanırsak, bu hüküm Jurgen Habermass’a aitmiş.

Tanımadığım, bilmediğim bir insanın bu hükmünü öğrendiğimde üzerinde düşünmeye gerek duymamıştım. Ta ki, hükmün muhataplarından biri olan İsmet Özel Bey'in de bu hükmü zımnen –belki alenen- kabul ettiğini öğrenince düşünme gereği duydum. 

SA2993/KY26-CA58: İslamcılık; Konjonktürel Bir Dalga

"Büyük anlatılara karşı güvensizliğin öne çıktığı postmodern kaos döneminde ideolojilerin ölümü ilan edilirken, İslâmcılığın tabiatına uygun gelgitlerini bir yenilgi hikâyesi olarak okumak daha da kolaylaşıyor."


Gannuşi’nin “Siyasal İslamcı değil, Müslüman demokratız” şeklindeki sözleri çeşitli anlamlarıyla kurcalandı medyamızda. Çeşitli kesimler, kendi İslamcılık eleştirilerini doğrulamak için NAHDA Hareketi Partisi liderinin sözlerini “laik bir hidayet” olarak yorumladılar. Kimi muhafazakârlar açıklamanın çarptıtıldığını veya Gannuşi’nin kafa karışıklığı içinde olduğunu öne sürdüler. 

İslamcılığın “konjonktürel bir dalga” olduğunu düşünenler, bu izahı da konjonktürel sebeplere yordular. Gannuşi’nin açıklamalarını bir stratejinin zorunlu merhalesi şeklinde değerlendirenler de oldu. Her halükarda, mecburen yeğlenilmesi gerektiği zorlu bir tecrübeyle anlaşılan merhale, toplumsal uzlaşı zemininde barışı aramayı öne çıkarıyor. Aksi halde Tunus’un kan kaybı, Müslümanların da kan kaybı olmayacak mıydı?

SA2992/KY32-YR48: Kirazın Tadı: Yaşamaya Değecek Bir Şey

"Dünyadan kopmanın getirdiği geri çekilme insandan da soğumayı getirir ve artık onları hoş tutma gereği duymaz Bedii. Her insanda ters giden şeyleri bulup çıkarması, hayatın yaşamaya değmezliğine bir gönderme sanki."


Kirazın Tadı (1997) Abbas Kiyarüstemi’nin sineması hakkında değil sadece, sinemanın mahiyeti ve imkanları üzerine büyük ipuçları veren bir başyapıt. Cannes’da Altın Palmiye’yi alması boşuna değil. Bizi sürükleyip götüren genç adamın adı Bedii, manası gözü gönlü okşayan, güzellik ölçülerine uyan demek. Fakat intihar kararı almış ve en makul uygulanabilir yöntemi bulmuş kendince. 

Sabah gün doğmadan bir şişe uyku ilacı içip ücra yerdeki bir ağacın altına kazdığı çukura gelip yatacak ve ölmeyi bekleyecek. Ölüsünün açıkta kalmaması için birinin gelip üzerine yirmi kürek toprak atması lazım, fakat önce iki kez seslenecek Bedii bey diye, cevap verirse onu elinden tutup çıkaracak çukurdan, vermezse toprak. Bu iyiliği karşılıksız kalmayacak yüce gönüllü kişinin, fedakarlığının karşılığı olarak arabadaki iki yüz bin tümeni alıp gidecek gönül rahatlığıyla.

SA2991/KY27-ŞT46: Şehir ve Mahalle- Erzurum Mahalle Kültürü; Köşk Mahallesi

"Çok maharetli çok hızlı bir el, en yüksek apartmandan bile yüksek bir yerden düşüvermişti mahallenin tam orta yerine… Köşk Mahallesi'nden Erzurum'a, Erzurum'dan da Türkiye'ye kadar genişleyen bir hız ekseninde zaman çabucak değişmişti evet…"


1980 Yılının Eylül ayının 12.gününde; kendi ifadeleriyle 60'ta ve 71'de daha önce tanışmış oldukları ve kendi dillerince 'Hareket' olarak ifade ettikleri istenmeyen bir durumun üçüncü bir tekrarı ile karşılaşan büyüklerimizden öğrenmiştik. Asker idareye el koymuştu ve bu ilk değildi…

Çocuk aklıyla, daha iki gün önce Sigorta Hastanesi'nin arkasındaki yoldan jiplerle geçerken 'Asker Abi Merhaba…' diyerek selamlayıp karşılık aldığımız 'Asker Abi'lerin pencereden verdiğimiz selama neden karşılık vermediklerine de bu yüzden bir anlam verememiştik…

3 Haziran 2016 Cuma

SA2990/TG194: Suriye'deki Savaş: Krizi Hafifletmek İçin Sonraki Adım (2)

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki analizin ikinci bölümü (ilk bölümünü geçen hafta yayınlamıştık) gerçeği tam olarak yansıtmasa da, görünüşte Suriye ve Irak'taki mevcut durumunun sürdürelemezliğini esas alan olumlu bir yaklaşımla kaleme alınmıştır. Ancak Suriye'de terörist PYD-YPG güçlerinin armalarını taşıyan ABD özel birliklerinin Rakka'daki IŞİD'e karşı operasyon (!) yaptığı ve IŞİD-YPG güçlerinin Azez'de ÖSO bileşenlerine birlikte saldırdığı gerçeği ile birlikte dikkatle okunmasında fayda vardır. Türkiye'nin sert tepkisi üzerine ABD Centcom komutanı  Joseph Votel, YPG armalarının takılmasının yanlış olduğunu beyan ederek gerekli olan adımların atılacağını ifade etmiştir. ABD önderliğindeki koalisyon dün, Mare'de ilk kez YPG/PKK dışındaki muhaliflere, yani ÖSO bileşenlerine havadan silah ve mühimmat indirmiştir."
Seçkin Deniz, 03.06.2016


War in Syria: Next steps to mitigate the crisis 2

Jeopolitik Bağlamın Anlaşılması

Şu an çatışmanın bitirilmesi ve nihai politik çözümler üzerine gerçekleştirilmekte olan diplomasi bağlamında, Viyana görüşmelerine katılan taraflar arasında keskin anlaşmazlıkların bulunduğu ve ABD’nin açık fikirler geliştirmesini gerektiren iki mesele vardır. 

Bunlardan birincisi, şu an Esad tarafından yönetilmekte olan merkezi Suriye hükümetinin korunmasının önceliği ile alakalı anlaşmazlıktır. Bazı bölgesel aktörlerin (hatta bazıları Esad muhalifi olanların)  yanısıra Rusya, politik bir çözüm inşasına yönelik en önemli etmenin, Esad’ın görev başında kalması anlamına gelse bile Suriye merkezi hükümetinin korunması olduğuna inanmaktadır.

SA2989/SD449: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 81 (06-10 Eylül 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)



06-10 Eylül 2012  ( 360 Tweet)

Sonsuz Ark @SonsuzArk
10 Eylül
39.848. Sonsuz Ark: SA59/MEY5: Batı'nın Biraz Üstü: FATİH Projesi(*) sonsuzark.blogspot.com/2012/09/sa59me…
  
10 Eylül
Mustafa Eyyüboğlu'ndan SA59/MEY5: Batı'nın Biraz Üstü: FATİH Projesi(*) sonsuzark.blogspot.com/2012/09/sa59me…

10 Eylül
Mısır'daki toplantı Nükleer Silah sahibi Pakistan'la BEŞLİ yapılmalı..

SA2988/KY28-ATA169: Sağcı Rum Siyasi Partileri

"Son seçimlerden sonra Kıbrıs Rum Meclisine sağcı partiler damgasını vurmuş durumda."


Son seçimlerden sonra Kıbrıs Rum Meclisine sağcı partiler damgasını vurmuş durumda. Mecliste mevcut 8 partinin yedisi sağcı. Biraz daha açarsam bu sağcılığı, bir tanesi ılımlı sağcı, bir Tanesi Rum milliyetçisi, bir tanesi milliyetçi sosyalist, dört tanesi de aşırı sağcı. 

SA2987/KY48-SY8: Maçı Kim Kazanacak?

Söz konusu “Maçı” kim kazanmıştır gerçekten sizce? 


Gürültücü misafirlerimiz evin atmosferini teslim almaya başladılar. Eh, bize de ortaya bir hikâye anlatmak düştü. Hikâye değil aslında, gerçek. Yaşanmış bir olay yani. Tv programlarında defalarca anlatmışımdır. Dinleyenlerden özür dileyerek…

SA2986/KY33-YO102: PKK'nın Yedinci Kez Yenilmesi

"Eğer Suriye krizi olmasaydı ve Rojava diye bir parantez açılmasaydı muhtemelen bugün artık PKK diye bir şeyden bahsetmiyorduk."


PKK, HDP’lilerin coşkulu sloganları, direnişçi edebiyatları, kahramanlık destanları ve onların Batı’daki fanlarının silahlı militanlara yelpaze işlevi gören bildirileri, haberleri, raporları eşliğinde başlatıp sürdürdüğü özyönetim ve öz savunma’ları bitirdiğini açıkladı. 

Geriye yüzlerce genç ölüm, 400 bin göçmen, yıkılmış şehirler kaldı ama Nusaybin’den kuvvetlerinin “başarı”yla çekilip kamplarına ulaştığını duyuran PKK’ya göre ortada yine mutlak bir zafer var. Geçen haftaki gazete manşetlerine, siyaset yorumcularına göre “PKK yenildi”

2 Haziran 2016 Perşembe

SA2985/KY1-CÇ267: Düşlerin İsyanı/ Roman-Bölüm 6-IV

"Yaşamım düş kurmakla geçti ya!"

"Şehvet ahırı değil yeryüzü
Domuz ahırı değil yer toprak"
C. Zarifoğlu

Bölüm Altı
-IV-

"Bunu buraya kim astı!”, diye sormuştu Kiyanüs.. öfkeyle yüzüme bakmaktaydı. Bir şey diyemedim, bekledim ufalsın, bir nokta olsun, orada pussun, kendini ayarlayana kadar savuşup gitsin o lanetlik kadının hayaleti. Gitmek nedir bilmiyordu, siyah perdenin aralığından sızan keskin gün ışığıyla alaca bulaca gölgeler fink atmaktaydı ortalıkta, ölülerin, hortlakların, hayaletlerin dolaştığı bir zaman kimin kime sığınacağı, kimin kime sokulduğu belli değildi. 

SA2984/KY35-YTK90: Hobi Olarak İlgilenin Ama

"İstediğiniz tarafı seçin, özgürsünüz. Ama unutmayın ki değil tarihçi, hobi olarak bile yanlış tarafı seçseniz, sizi zor durumda bırakacak bir dönem."


Fetih mi işgal mi kıyım mı vahşet mi?… Böyle bir tartışma yok aslında. Hepsi son yılların icadı işler. Tartışılsın, hiçbir mahzuru yok. Eğer tarih bilincine, tarih bilgisine katkısı olacaksa daha fazla tartışılsın hatta. Ama şehir kuşatma altındayken meleklerin cinsiyetini tartışan bir zihniyetin kuşatanlardan ne kadar geride olduğu, yıkılmayı hak ettiklerini unutmadan.

Unutuyorsanız da bu durumu haklı çıkaracak yeni donelerle. Yaygın adıyla Bizans doğru tanımıyla Doğu Roma'nın son kalıntısı artık kelimenin tam anlamıyla bir “kalıntı”ydı ve yıkılmaktan başka kaderi de yoktu.

SA2983/KY6-SK52: İsrail'i Karıştıran Gazze Raporu

"İsrail’in bizzat kendi denetçileri, tıpkı eski istihbarat şeflerinin de ambargonun ve sert tutumun İsrail’ in güvenliğini tehdit eden asıl unsur olduğunu söylediği gibi, baskı politikalarının yanlışlığını bir raporda dile getirdi..."

 

İsrail’li denetçi Joseph Shapira`nın 2014 yazında gerçekleşen ve Gazze Şeridi`ni hedef alan koruyucu hat harekâtı hakkındaki raporu henüz yayımlanmadı, ama 40 civarında üst düzey askeri ve siyasi yetkiliye dağıtılan ilk taslak daha şimdiden fırtına kopardı. 

Hem rapora hem denetçiye ağır ve alakasız yorumlarla saldıran başbakan Benjamin Netanyahu`nun çevresi, bu tepkileriyle bu harekâtı zaten başarı olarak görmeyen İsrail halkının harekâtla ilgili rahatsızlığını daha da artırdı. Taslak raporda siyasi ve askeri yönetim kademesi ihmalcilik ve vahim ölçüde sorumsuzlukla suçlanıyor.

1 Haziran 2016 Çarşamba

SA2982/KY15-BT11: Kıyma Lütfen, Bak 7 haftalık Kalbi Var; Atıyor

"Bu arada kadına kağıdı getirdi danışman kız, imza alacak, doldurması lazım. Genç kadın kalemi aldı, göz göze geldik.."


Ben aslında insanların hayatına müdahale etmeyi sevmeyen, kararlarına saygı duyan ve onları öyle kabul eden, asla hadsizlik yapmayan, sorarlarsa naçizane fikrini söyleyen biri oldum hep... Fakat bugün ilk kez doğru mu yaptım yanlış mı yaptım bilmiyorum, ama bir kadını kararından caydırdım..

Henüz 22 yaşında, evli ve 1 çocuğu olan bir kadın bu.. Kürtaj için hastaneye gelmiş kocasıyla. Nasıl kararlı anlatamam! Yanıma oturdu; heyecanını 1 kilometreden fark ederdiniz siz de olsanız.. Dedim ya; normalde dalmam, sormam, asla yargılamam; ama hiç tanımadığım bu kadına sordum:

SA2981/KY28-ATA168: Rum Siyasi Partileri: DİSİ, AKEL

"Rum siyasi partilerin yapısını, felsefesini, kim olduklarını ve hangi kökenden geldiklerini bilmek gerekiyor."


Kıbrıs’ta neredeyse yarım asırdan fazla bir süre devam eden Kıbrıs müzakerelerinde, nelerin olup biteceğini anlayabilmek ve kestirebilmek için önce Rum siyasi partilerin yapısını, felsefesini, kim olduklarını ve hangi kökenden geldiklerini bilmek gerekiyor.
  
Başlangıcı Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis’in Cumhurbaşkanı seçilmeden önce Genel Başkanlığını yaptığı DISI partisi ile ikinci büyük parti olan AKEL ile yapmak en doğrusu olacaktır. 

SA2980/KY38-SevDur12: Bu İşi Beceremedik; Türkiye Kamu Diplomasisi’nde Neden Başarılı Değil?

"Devletleri yönetenler kendi kamuoylarını olduğu kadar diğer ülkelerin kamuoylarını da dikkate almak zorundalar. İşte bu amaç için kullanılan kamu diplomasisi, devletlerden diğer ülke ve devletlerin halklarına yönelik algı eylemlerini planlar ve uygular."


Takdim

Danimarkalı bir polis, Suriyeli mülteci kızla yolun ortasında oynayarak reklamını yaparken flaşlar patladı, “Danimarka mültecilere kapılarını açtı, hem de müthiş bir karşılamayla” dendi. Oysa Avrupa, mültecileri kapısında süründürüyordu. Ama mülteci kızla oynayan polis muhteşemdi, hem yakışıklı hem efsaneydi! Öyle de kaldı.

SA2979/KY37-AZ83: ABD, PKK’yı ‘Ordulaştırıyor’

"Nasıl, Kobani, PKK için “kent savaşının” eğitim alanı görevi gördüyse, bilin ki, örgüt elemanlarının kullandığı o tanklar, kendilerine verilen zırhlılar, çatışma alanı dengelerini değiştiren tüm ağır silahlar, yarın, karşımıza bir başka şekilde çıkacaktır."


Amerika Birleşik Devletleri Merkez Komutanlığı, 1983 yılında Florida eyaletinin Tampa kentinde kuruldu. Amerikan Özel Kuvvetler Komutanlığı ana karargahı ile birlikte Ortadoğu, Kuzey Afrika, Körfez bölgesi, Orta Asya, ülke zemininde de özellikle Afganistan ve Irak’tan sorumlu bir komutanlık.

SA2978/KY33-YO101: Bir Timsah Tarafından Yutulan Adamın Hikâyesi...

"Çünkü o akşam radyoda duyulan sadece bir radyo tiyatrosunun sesi değildi, 27 Mayıs’ın kudretli Milli Birlik Komitesi’ni eleştiren korsan bir eylemdi bu..."


Dostoyevski, 1865 yılında yazdığı kısa hikâyesi Timsah’ta Avrupa turuna çıkmadan bir gece önce eşi, kızı ve yakın arkadaşıyla gezmeye çıkan memur Ivan’ın görmeye gittikleri bir timsah tarafından yutulmasıyla başına gelenleri anlatır.

Ivan timsahın içinde konuşuyor ve dışarıdakilerin seslerini duyuyordur. Ailenin yardım için gittikleri polis “kurcalamayın, olay şüpheli, zaman geçsin, biraz unutturalım” diye akıl verir.  Bir başkası “timsah tarafından yutturulan memurlara ait bir madde yok” diyerek bir şey yapamayacağını söyler. Timsahı gezdiren kumpanya, arkadaşları bu tuhaf durum üzerinden para kazanmaya çalışırlar. Dost, düşman ortaya çıkmıştır.

SA2977/KY36-CK73: Gezi'yi Kim Kazandı?

"Gezi hareketi Türkiye'de yaşanan “kültür savaşları”nı keskinleştirerek, kutuplaştırma üzerinden bir siyasi kazanç edinmeye çalıştı."


Gezi parkı eylemlerinin üçüncü yılında, bu protesto dalgası konusunda daha sağlıklı ve net gözlemlerde bulunma imkânına kavuşmuş durumdayız. Malum, eylemlerin gerçekleştiği dönemde, bu eylemlere karşı objektif gözlemlerde bulunmak bir tabuyu sorgulamak anlamına geliyordu. Göstericilerin tavrını eleştirmenin bedeli çoğu zaman sosyal medya üzerinden bir linçle sonuçlanıyordu.

SA2976/KY16-EŞ2: Sırpların Priyedor Soykırımı; 31 Mayıs 1992

Bugün, Sırp olmadıkları gerekçesiyle öldürülen binlerce Boşnak ve Hırvat vatandaşının katledildiği Priyedor Katliamı'nın yıl dönümü. Hiçbir suçu olmayan insanları acımasızca ölüme götüren vahşi katliam, "Beyaz Kurdele" günü olarak da anılıyor.

Fotoğraf: TRTAvaz

Tarih; 31 Mayıs 1992… Boşnak nüfusun çoğunlukta olduğu Priyedor şehrinde, Sırp yetkilileri tarafından yerel radyoda bir emir veriliyor. Sırp olmayan bütün vatandaşlar evlerinin pencerelerine beyaz bayrak, çarşaf asacak, dışarı çıkanlar da kollarına beyaz bir bant takacak, böylece Sırp olmayanlar belli olacaktı. Priyedor’un acı hikayesi böyle başlamıştı. Bu bir planlı etnik temizlemenin başlangıcıydı. 

Seçkin Deniz Twitter Akışı