"Ne yaparsak yapalım, her insanın bir temmuz güneşi olacak batmasını istediği."

Gözlerim
güneşe doğru döndüğünde düşünüyordum, “Acaba ne zaman batacak?” Yorgunluktan
yürüyemez hâle gelmiştim çünkü. Ellerim tutmuyor, bacaklarım gitmiyordu. Saat
akşamın beşi ve günün batmasına daha çok zaman var… İnşaatta çalışıyordum, zaman
temmuzun ortası; çalışarak bitmeyecek gibi görünen upuzun temmuz bir günü. İnşaat
işçisi olan ben bir deri-bir kemik kalmışım üniversiteyi kazandığım o yaz.
Tabi
geçti o gün ve daha sonraki günler, hatta yıllar; orada, gökte, saat beşte öyle
asılı kalmadı temmuz güneşi, battı, ama o gün zihnimin göklerinde hâlen asılı duruyor,
o günü, o anı hiç unutmadım.















