28 Eylül 2020 Pazartesi

SA8878/SD1821: Sıkıntı (Roman); 1. Bölüm-Gök 52

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Küçük şeylerle büyük şeyleri daha dikkatli ve özenli bir şekilde düşünmemiz gerekiyordu. Kur’an okumak büyük bir şeydi."



Analojik (karşılaştırmalı) bakışa göre büyüklük veya küçüklük bence herhangi bir 'ayrım' için yeterli değil. Küçük şeyler diyerek geçip gideceğimiz diğer bütün şeyler gibi, büyük şeyler de sandığımız kadar 'önemli' olmayabilir. Rahatsızlığımın asıl nedeni de bu; net, kesin ve keskin olmayan 'önem' nasıl 'diğerinin bize ya da bizim diğerine' bakışını/bakışımızı değiştirebilir ki?

Çok sık karşılaşıyoruz küçük şeyler denilerek bir kenara itilen şeylerin yalnızlığı ile. Bir yerlerde biriken küçük şeylerin nasıl da tek başlarına kendileri olarak büyüyüp insanı derin dalgalanmalara sürüklediğini ya da birleşerek birlikte büyüdüklerini, bu büyüklükleriyle sizi tehdit ettiklerini siz de görmüyor musunuz? Hangi biriniz küçük yaşlarda işlediği küçük günahı unutabiliyor ki? Ya da aslında 'büyük' olan o günahı neden bir kâbus gibi sürekli görüyor hayatında?

Daha karmaşık bir soru daha sormak zorundayım. Küçükken basit bir şekilde düşünüp orta yaşlarda genişlettiğimiz ve karmaşıklaştırdığımız şeyler, sonra, orta yaşı geçince neden başlangıç değerlerine dönüp basit şekilde düşünebilir ilk hâle geliyorlar? Bir balon gibi, şişmeden önce, şişerken, şiştikten sonra, havası boşalırken ve tamamen boşalmışken 'şeyler'le ilişkimiz, biz şeyleri nasıl 'büyük' ya da 'küçük' diye ayırma cesaretini gösterebiliriz ki?

Şeylere karşı tavrımız yeterince ciddi değil; bize bu günah tek başına yetiyor da ve biz bu günahla, bu 'büyük' günahla ömrümüzü tamamlayıp bu 'koskocaman küçük' hayatımızdan gidiyoruz. Gelirken nasıl 'küçük' idi isek giderken de 'küçük' olarak gidiyoruz.

İnsan'ın 'şeyler'le ilişkisini irdeledikten sonra 'şeyler'in 'insan'la ilişkilerini de irdelemek gerek; büyük günahlardan korunmak için küçük günahlara zaman ayırmamız gerekmiyor. Yapay sebeplerle vakit öldürmek de 'büyük' günah...”

Bekçi’nin büyük-küçük analizine “Yapay sebeplerle vakit öldürmek de 'büyük' günah…”, diyerek koyduğu üç nokta beni gülümsetmişti. Büyük ve küçük günahı ayırt etmek için de Kur’an okumak gerekiyordu. Bir insan öldürmekle harama bakmak elbette bir değildi, tıpkı Kur’an’ı ve onu gönderen Allah’ı inkâr etmekle, reddetmekle nefsin üşengeçliğine kapılarak namaz kılmamak gibi. 

Nisâ Suresi 31. Ayette Allah şöyle diyordu: ‘Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.’

Allah’ın bizi güzel bir yere koymasını ne çok isteriz ama değil mi? Fakat bu isteğimizin gerçekleşmesi için çok fazla çaba sarf etmeyiz; insanlar olarak patronumuzun ya da müşterimizin memnuniyeti için gösterdiğimiz çabayı hatırladığımda gerçekten utanç verici bir seçim yapmış olduğumuzu görüyordum, bu çok küçük ve küçültücü bir işti. Dünya ve ahiret hayatı öylesine iç içe geçmişti ki, patronu veya müşteriyi memnun etmek Allah’ı memnun etmek anlamına gelmiyordu, ama bu seçenek daha öncelikliydi.

‘Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.’ Hadîd Suresi 20. Ayetin anlattıkları açık bir şekilde tasvir ediyordu yaşadıklarımızı.

‘İnkâr edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.’ Diyordu Kur’an, Bakara Suresi 212. Ayette. 

Patronu veya müşteriyi memnun etmek ne kazandırıyordu insana? Âl-i İmrân Suresi 14. Ayette anlatılanları değil mi?: ‘Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.’

Allah’tan başkasını memnun etmeye çalışan hangi insan En’âm Suresi 70. Ayette vurgulananları okumak veya hatırlamak ister ki? 

‘Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.’

A’râf Suresi 51. Ayet tam olarak şu andaki insanlığı ve tarihi boyunca yapıp ettiklerini anlamamız için yeterliydi:

‘Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkâr edip durdularsa, biz de onları bugün öyle unuturuz.’

Küçük şeylerle büyük şeyleri daha dikkatli ve özenli bir şekilde düşünmemiz gerekiyordu. Kur’an okumak büyük bir şeydi.

Gece yarısını biraz geçe, romanı yazmaya ara verdim. Ertesi güne, 26 Temmuz 2019 cumaya geçmişti zaman. Sabah şirkete gidecektim. Bir haftadan fazla olmuştu şirkete gitmeyeli. Gelen raporları gözden geçiriyor, gerekli olan organizasyonları bilgisayarla, telefonla yönetmeye devam ediyordum, ancak bu yeterli değildi. Yeni iş gezileri başlıyordu. 


< Önceki                      Sonraki>>


[(20.09.2020, (1/80 (104))]


Seçkin Deniz, 28.09.2020, Sonsuz Ark, Sıkıntı, Roman

Sıkıntı





Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı