19 Nisan 2017 Çarşamba

SA4226/KY36-CK169: Durum Tespiti

"Türkiye, 2019 yılında başkanlık seçimlerine giderken, siyasi aktörler bu tepkinin nedenini iyi analiz etmek durumunda."


16 Nisan 2017 referandum sonuçlarından çıkan ilk izlenimler:

1- Sonuçlar ne Evet kampı için ne de Hayır kampı için zafer de değil, hezimet de. AK Parti ve MHP koalisyonunun desteği ile sandığa giden tasarı, bu iki partinin Kasım ayında gerçekleşen seçimlerde aldığı oydan çok daha düşük olmasına rağmen, Evet kazandı. Fakat bu Evet cephesi için bir zafer anlamına da gelmiyor.

18 Nisan 2017 Salı

SA4225/SD654: "bir "r" yutumu kadar ince fonksiyonel anlam" /04.10.2005/ 407. patika


...iletişimde fonsiyonel analiz değerlerine baktığınızda bazı basit 'şeyler'in ne kadar büyük içerikler taşıdığını görürsünüz...
...hitapların bam telinde o basit şeylerin en ağır tınılara tanıklık etmek için yarıştığını da düşünürsünüz...
...mesela; bitanem...
...'birtanem' den türeyen ve içine doldurulmuş ağır manaların bir "r" yutumu kadar inceldiğini ve o incelikle, ruhların derinliklerinden diğer ruhların derinliklerine sağlam bir bağ kurduğunu fark edersiniz...

SA4224/SD653: Telveler 44

"O'nun buyrukları kendisi için değildir... Varlığınızı borçlu olduğunuz yaratıcınız sizin için mükemmel olanları hazırlamıştır..."


Allah sizden çok şey istemez...

Buyruklarını düşünmenizi, anlamaya çalışmanızı ve anladığınızı uygulamanızı, uygulamayanlarla aranızdaki farkı açmanızı ister

Hata yapmanız onun sınırsızlığında anlam kazanmaz, eğer ısrarcı değilseniz...

İnsana kısmen verdiği kendi özellikleri sınırsızdır... Ne kadar geniş düşündüğünüzü bilmeniz de onu anlamanıza yetmeyecektir...

SA4223/SD652: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 167 (21-25 Kasım 2013)

  “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)
(21-25 Kasım 2013)  (Kasım 2013: 4.306  Tweet+Önceki Toplam: 88.201=  92.507 Tweet)

Yeni Şafak
✔
@yenisafak
Irkçılar yine iş başında: Camilerin duvarlarına domuz kafası ve gamalı haç çizdiler bit.ly/1c6CAPK pic.twitter.com/5h0M0jaSXq
@Seckin_Deniz retweetledi


 Dipnot.tv@dipnottv
Nabi Avcı dershane temsilcileri ile görüştü! Avcı: Dershaneciler açık lise yerine akademik lise adlandırması yaptı, ben de uygun buldum
@Seckin_Deniz retweetledi

17 Nisan 2017 Pazartesi

SA4222/KY28-ATA271: Anastasiadis Bizi Tebaası mı Sanıyor?

"Rum’un anlayacağı tek dil, göze göz, dişe diştir." 


Rum lider Anastasiadis’in ilginç yaklaşımları ve söylemleri var.

Kendini adeta Kıbrıs adasının kralı zannediyor bizi de tebaası.

Anastasiadis, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs adasının yer altı, yer üstü tüm zenginliklerinde hakkı ve payı olduğunu kasten göz ardı ederek, kendisinin de başı olduğu Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgede sondaja başlayacaklarını açıklaması ortalığı gene karıştırdı.

Anastasiadis, Avrupa Birliğine güvenerek ne Türkiye’nin ne de Kıbrıslı Türklerin uyarılarını dikkate almayacak kadar kendini havalarda görüyor.

SA4221/KY33-YO180: 15 Temmuz Çatı İddianamesi’nden Öğrendiklerimiz -10-

"Yani ne darbe ne de Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast planı kontrollüydü. O gece Türkiye’yi kontrol dışına çıkmış halk ve karargahlar içinde direnen subaylar kurtarmıştı."


15 Temmuz darbe girişimin merkezi Akıncı Üssü 141. Filo’da askerlik yapan er Yusuf Ören darbeden önce ilginç bir olay yaşadı.

Aylar önce kendisine 12 Eylül darbesinden bahsedip “Hava Kuvvetleri olmazsa darbeler başarısız olur” diyen 141. Filo’daki İstihbarat Subaylarından üsteğmen Gürcan Coşkun darbeden birkaç gün önce kendisine bir emir vermişti:

“15 Temmuz 2016 tarihinden birkaç gün kadar önce 141. filoda bulunan İstihbarat Bölümündeki haritaları yakmak için emir verdi, birlikte haritaları yaktık ve haritaları yakarken bana ‘Bu ülkede Fetullahçı yapılanma var, en güçlü onlar, devletin her yerinde onlar var, gizli bir yapı, bunu kimse bilmiyor, zaten darbe olmasını ister misin’ diye sordu…”

SA4220/KY36-CK168: Trump Ters Köşe Yapar mı?

 "ABD'nin Suriye politikası son saldırı ile değişmiştir. Rejim değişikliği vurgusu bir kere daha öncelik hâline gelmiştir."


2000 yılında ABD Başkanlık seçimlerinde, İran'ın şahinlerinin, Demokrat Parti'nin adayı Al Gore'a karşı tercihi, Cumhuriyetçi aday George Bush idi. İran'daki rejim, Bush'un Gore'dan daha az ideolojik olduğunu düşünüyordu. Bununla beraber petrol şirketleri ile arası iyi olan Bush ile özellikle enerji üzerinden bir anlaşma yapılabileceğine inanıyorlardı. 

Bush kampanya döneminde ABD'nin dış politikasına dair rakibine göre farklı görüşler dile getiriyor ve hatta izolasyoncu bir politikayı savunuyordu. Bush'un kampanyasının ana teması ABD'nin çıkarlarını önceleyecek, realist bir dış politika üzerine kuruluydu. Demokrat rakibinin aksine Bush, ABD dış politikasının idealler yerine çıkarlar üzerine dizayn edilmesini savunuyordu. 

16 Nisan 2017 Pazar

SA4219/KY20-MEK67: Kürt’ün Türkiye’den Kopma Korkusu Üzerine

"Küçük devletler, iddiasız ve gevşek zeminler üzerine kurulu sıradan ülkeler korkulara sığınabilir, ama İslam Milletinin çelik çekirdeği olarak gözü gibi koruduğu bu devlet korkular ile hareket edemez."


İstiklal Harbi ve evvelini hazırlayan süreç İslam Milleti’nin emperyalist sömürgeciliğe karşı topyekün bir direnişi ve kısmi de olsa zaferidir. Kısmi diyorum çünkü bugün İslam coğrafyasında yaşanmakta olan kanlı ve ağır parçalanmışlık, geri çekilmemiz sonucu sömürgeci güçlerin yüzyılın başında ele geçirdiği topraklarımızda kurduğu sömürge düzeninin doğal sonucudur.

Muazzam büyüklükteki Mısır, Mağrib dünyası, Körfez, Balkanlar ve Kuzey coğrafyamız bir yana, Osmanlı mebusanının akıllıca bir şekilde üzerine and içtiği (Misak-ı Milli) doğu sınırımızdaki coğrafya, adına Türkiye dediğimiz devletin içine hayati bir şekilde ve dolayımsız nüfuz eden özelliklere sahiptir. 

SA4218/SD651: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 166 (16-20 Kasım 2013)

  “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”


  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(16-20 Kasım 2013)  (Kasım 2013: 4.306  Tweet+Önceki Toplam: 88.201=  92.507 Tweet)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Türkiye, yeni yüzyıla eski tip alışkanlıklarla girme hakkına sahip değildir... Hastalıklarından arınmak zorundadır, bu siyasetten başlar

 Yahya Bostan@yahyabostan
"Sivil bir yapı" emniyetteki atamalarla neden bu kadar yakından ilgilenir? Bunu bana açıklayabilir misiniz?
@Seckin_Deniz retweetledi

SA4217/KY37-AZ167: Bu Yazı 'Oyunu Şöyle Kullan' Yazısı Değildir

"Güzel vatanımın bilge halkının önünde saygıyla eğiliyorum, onun en doğru kararı vereceğine inanıyorum."
,

Gazeteci/TV yorumcusu/köşe yazarının düştüğü tuzak büyük: Söylediklerinin milletin siyasi kararında “belirleyici” rolü olduğunu düşünüyorlar, yanlış!..

Millet, siyaset zemininde yalnız siyasetçinin söylediğine, söylediğini ifade edişindeki samimiyetine, lafı söyleyenin yaptıklarıyla, yapamadıklarına bakar o kadar...

Bu coğrafyanın halkı, “bilge” kimlik taşır.

SA4216/KY35-YTK175: Sandıktan Sonra

"Oy verirken neye karar verirseniz neyi seçerseniz sizin kendi kişisel tercih ve hakkınız ama oylama sonucuna dair yapacaklarımız hepimizin ortak sorumluluğu."


Halkoylaması öncesi ikinci ve son yazım bu.

Tahminleri tutan biri değilim zaten; 7 Haziran sonrası yazımda nasıl güzel tutturamadığımı yazmıştım hatta.

Bundan önceki konuyla ilgili tek yazımda sonucu, çelişkili görünse de bir şekilde etnik siyasetin iki ucu olan Milliyetçilerle siyasal Kürt oylarının belirleyeceğini yazıp bunlar kadar önemli bir başka etkenin de orta sınıf olduğunu yazmıştım.

15 Nisan 2017 Cumartesi

SA4215/KY1-CÇ389: Kıyıya Vurmuş Balık Gibi Olmaman İçin...

#EVET de ki, benim ve benim kuşağımın yaşadıklarını ne sen ne de bir başkası bir daha yaşamasın..


Komik.. hem nasıl komik.. 

Hem faşist 82 Anayasası diyeceksin.. hem tu kaka edeceksin.. sonra kalkıp 82 anayasasının yürürlükte kalması için canla başla çalışacaksın.. 'Efendim getirilmeye çalışılan, bu yapılan ondan daha kötü!' Hadi ya.. 

İyi de biz senin her hangi bir teklifini duymadık.. ne gibi değişiklik sundun da karşı çıkıldı ve bu kötü(!) meydanda? 

Ben duymadım, sen duydun mu? Bir duyan var mı?

SA4214/KY26-CA119: Rol Model Kızlar ve “Bayan”

"Sade bir soruyla bir bağ kurmaya çalışalım: Bizlerin evlerinde, oturma odalarında neler olup bitiyor? Anne, baba ve çocuklar birlikte oturup gündemi tartışıyor, bir ayet, bir hadis, bir şiir, bir kitap, bir film üzerine konuşuyorlar mı?"


Dönemlerin büyük hatalarından hiç ders almıyoruz. Kemalizm'in ister istemez maruz kaldığı yanılgı, yeni ulus oluşturma gayesiyle kitleleri tespit ettiği rol modellere göre biçimlendirme politikalarıydı. Ulusal Kadın Modeli, yeni kamusallık tasarımı için oluşturulacak yeni kadın sınıfının şablonuydu. 

Kuşkusuz “Çalıkuşu” Osmanlı’nın son zamanlarında başlayan “yeni kadınlık” arayışının bir tezahürü olarak Cumhuriyet döneminde de oluşmaya devam eden bir figür oldu. Onu Mina Urgan’dan da okuduk Pakize Türkoğlu’ndan da. Ayşe Durakbaşa, “Eli sopalı Kemalist kadınlar” diye yazdı. Unvanı “Bayan” olan kadınlar, ahlaken geleneksel değerlere bağlı ancak hayat tarzı itibarıyla modern olmalıydılar.

SA4213/ KY13-AO123: İnsan ve Mistik Yanılgılar

"İslam mistisizmi (veya tasavvufu) ve diğer mistik doktrinler bu konuda birbirlerine benzerler ve hepsinde de Tanrı'ya gidişin hakikati anlamada (müşahede etme) doğrusal ilişkinin yöntemine, içkinliğin oluşturulmuş kurallarına uymayı zorunlu görürler."


İnsan, kâinatın sadece görünür özelliklerini taşımaz, onun bütün özelliklerini taşır. O nedenle kainatta gördüğümüz, duyduğumuz, hissettiğimiz şeylerin dışında neler olup, bitiyorsa; bütün bunlar insanın hallerinde mevcut.
.
"Hiçbir şey yokken Tanrı vardı." O'nun varlığıyla varedilenlerin, ondan sadır olması vahdet-i vücut için bir nedensellik üretir. "O'ndan geldik O'na döneceğiz" ayetine dayanılarak başlangıç hareketi ve sonun bir tekrardan ibaret olduğunu düşünmek başlangıçta bizlere hiç yabancı gelmeyebilir. Eğer, bu yaklaşımı benimsersek, 'varlıkta yok olmak' ve böylece "öz"e ulaşarak, Tanrı'yla bütünleşmeyi asıl özgürlük görmek mantıklı bir tez sanılabilir.

14 Nisan 2017 Cuma

SA4212/KY28-ATA270: Anastasiadis Yüksekten Uçuyor

  "Gelecek sene 15 Ocak 2018 Pazartesi günü “Enosis Plebisitini anma” günü tüm Rum okullarında kutlanacak. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın."


Kıbrıslı Rumlar nedense kendilerini dünyanın merkezi görürler ve kendilerini yenilmez, dokunulamaz zannederler. Rumlara göre kendileri ne isterse o olmalıdır. Olsa da olmalıdır, olmasa da olmalıdır. Zaten kafalarında “istedikleri olamaz” diye de bir kavram yoktur. İlla ki istedikleri olacak. 

Kendilerini Kıbrıs adasının mutlak sahibi olarak görürler. Onlara göre Kıbrıs adası Rum demek, Rum da Kıbrıs adası demektir. Hele de bizim aramızdaki kendilerini “Türkçe konuşan Kıbrıslı” olarak tanıtanlara karşın Kıbrıs Rum tarafında “Rumca konuşan Kıbrıslı” tanımı ve de kavramı yoktur. Varsa da yoksa da Helen kavramı vardır onlarda. Hiç kimse, hiçbir Rum’u, Helen kökeninden ve Rum olmaktan caydıramaz, “Rumca konuşan Kıbrıslı” gibi uyduruk tanımları da kabul ettiremez.

SA4211/KY13-AO122: Cumhurbaşkanlığı ve Cumhur/Başkanlık Sistemi Üzerine

"Halk oy verecek ve sadece oy verdiği kişiyi sorumlu görecek. Sistem o kişinin önüne seçim, istikrarsızlık gibi şeyleri koyamayacak. Siyasete dolaysız değil, isterse oradan gelen biri olarak dolaylı müdahale edecek. Her şey açık, şeffaf olacak."


Türkiye, siyasal sistemde önemli bir değişiklik içeren hükümet olma modeli yani yürütmenin başbakandan alınarak cumhurbaşkanına verilmesi modelini 16 Nisan'da oylayacak. Eğer, seçmenler 18 maddeden oluşan bu kısmi anayasa değişikliğini kabul ederse artık bundan böyle devlet yönetiminde sorumluluk teke inecek ve halk tarafından seçilmiş olan cumhur-başkanının seçeceği hükümet yeni bir seçim dönemine kadar ülkeyi idare edecek.

Bu değişiklik ihtiyacını doğuran ana nedenler, geçmişten bugüne yürütmede iki başlılığın ortaya çıkması ve her iki erkin gücünü koruyabilecek ortamları oluşturmaya çalışırken zirvede kavgalar yaşanması, idarenin tıkanması, hükümetin kadrosunu oluşturmaktaki zorluğu ve sonuçta işlerin aksamasına yol açarak istikrarsızlıkların ortaya çıkması, ülkenin zarar görmesi ve sık sık seçimlerle karşı karşıya kalınması..

SA4210/KY1-CÇ388: Hangisi Sen?/ Roman-Bölüm II-3'ün devamının devamının devamı

"Bu tansığa güvenerek etrafına bakındı Sacit, usul ve kendinden emin adımlarla biraz önce dikildiği köşeye kadar vardı yeniden aynı yerde dikilmeye ihtiyarla ihtiyarı can kulağıyla dinleyen kara paltolu, kara papaklı ve ellerini sırayla dinlendiren adamı izlemeye koyuldu."


Bölüm İki
-3'ün devamının devamının devamı-

‘Boş İnançlar Bütün Gerçeklerin Sarnıcıdır!’ tümcesini üç kez daha yineledi. Sacit gerçekten rahatlamıştı. Gerçekten ferahlamıştı. Gerçekten içi açılmıştı. Kırık yıl önceki kırk yıl sonraki Sacitleri karıştırmayalım. Kırk yıl sonraki Sacit’i kendi derdiyle –prostat- beklediği hastanede bırakıp taş ambarlarına doğru gittiğini sanan Sacit’e dönelim. 


Gittiğini sanan diyoruz çünkü bu tali yol onu taş ambarlara götürecek değildi. Çünkü taş ambarlara bir arka caddeden gidilirdi yani biraz önce korka korka –korkuyordu zira ayakları tir tir titriyordu ve dizlerinin bağı çözülmüştü zira tanıklığı daha tazeydi, tanıklığı daha diriydi- karşıdan karşıya -hükümet konağından adliye konağına doğru- geçerken epey bir zorlandığı caddeden yüzü dağlara dönük –palandöken dağları görünür- yukarı doğru yürüseydi varabilirdi. 

SA4209/KY33-YO179: Âdeta Bir İddianame ve Herkes için Adalet

"En sevmediğimiz insanlar için bile adaleti savunmanın hepimizin birinci vazifesi olduğu faslına hiç gelemedik bile..."


15 Temmuz İddianameleri yazılarına başka bir iddianame nedeniyle kısa bir ara...

Bu kez karşımızda “Cumhuriyet Gazetesi İddianamesi” var. 435 sayfalık iddianame 19 sanık var. Bunlardan 10’u 5 aydır tutuklu, Can Dündar yurt dışında. Sanıklardan 18’i gazeteci ve Cumhuriyet çalışanı. 19. sanıksa çok ilginç;  Jeansbiri hesabıyla bilinen ve daha sonra Elazığ’da FETÖ’nün bir kolejinde öğretmen olduğu ortaya çıkan Ahmet Kemal Aydoğdu.

Bu iddianamede onun ne işi olduğu sorusunu iddianamenin genel mantığı düşünüldüğünde tuhaf bulunmayacak bir soru.

SA4208/ KY36-CK167: Esad Neden Kimyasal Silah Kullanıyor?

"İdlib'de son gerçekleşen saldırıya kadar Esad rejiminin 100'ü aşkın kimyasal silah kullandığı tahmin ediliyor."


Sorunun cevabı basit: Çünkü kullanabiliyor.

Suriye rejiminin kendi halkına karşı işlediği suçları aklamak konusunda utanç verici bir performans gösteren bazı çevreler, İdlib'de gerçekleşen saldırı sonrası yine aynı dezenformasyon kampanyasını yürütmeye başladı. 

Malum rejimin argümanı şu: Güya vurulan yer muhaliflerin elinde olan bir kimyasal silah deposuydu ve rejim kimyasal silah kullanmamıştı. Kasabaya giden gazeteciler bu iddiayı yerinde yalanladı. Bölgede bir kimyasal silah deposu olduğunu gösteren hiçbir bulgu yoktu...

SA4207/KY31-FG4: Katar Neden Rusya’ya Yatırım Yapıyor?

"Katar, Varlık Fonu’nu siyasi amaçlar kadar, Rus enerji piyasasındaki potansiyel getirileri için de kullanıyor."


Katar, Suriye’de ve genel olarak Ortadoğu’da kaybettiği siyasi nüfuzu tekrar kazanmak icin Rusya’da mali gücünü kullanıyor. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el-Sani, bölgedeki gelişmeleri ve enerji konularını ele almak için en son geçtiğimiz Ocak ayında Rusya’yı ziyaret etti. 

Şeyh Temim, “Rusya’nın küresel istikrarda öncü bir rol oynadığını” belirtirken, Putin, “Katar, Ortadoğu ve Körfez’deki sürecin önemli bir aktörüdür” dedi. Emir’in ziyaretinin amacı, Suriye’deki gelişmeler ve Katar’ın enerji alanındaki etkisinin geleceği arasında bir denge kurmaktı.

Seçkin Deniz Twitter Akışı