27 Nisan 2018 Cuma

SA6031/KY1-CÇ489: Atlar Dört Ayaklıdır

"Şimdi, köpekler de dört ayaklı. Ama o bunu atlıyordu. Böylesi bir anlatımla onlara özgü bir şeyleri göstermeye çalışıyor olmalıydı. Koyunlar, kediler, inekler.. es geçtiği şeylerdi. Ağaçların içten çürüyüp çürümediğini bilirdi."


“Oğul!” derdi dedem. Söze hep öyle başlardı. Bir baba-oğul gibi konuşurdu benimle. Altı kardeştik ben ortancaydım. Babama “Bak Şakir, bunlar –kardeşlerimi göstererek- senin, bu gara benim.. rahmetli babama rengiyle, gözü pekliğiyle, duruşu bakışıyla en fazla benzeyen o..” 

Ben dedemin babası Battal Çavuş'a benziyormuşum. Rahmetli kelimenin tam anlamıyla yedi cephede savaşmış biri. En son savaştığı cephe doğduğu bu kasaba olmuş. Yatakta öleceğini anlayınca öylesine içerlemiş ki.. çocuk gibi ağlamış. Dedem de gözleri sulanarak anlatırdı bu olayı.

SA6030/KY47-OE19: Kosova- Prizren; Rufâî Tarikâtı Zikri 4

Sonsuz Ark'ın Notu:
Sufi Rufâî Tarikâtı'nın zikri ve bu zikirdeki şiş, vb ritüellerin İslam Dini ile herhangi bir ilgisi, ilişkisi bulunmamaktadır. TDV İslam Ansiklopedisi, ilgili maddesinde bilgileri, herhangi bir eleştiri getirmeden tarikatın kendi kaynaklarından olduğu gibi aktarmaktadır. Kur'an'la ve İslam'la tamamen zıt  bir şekilde "Ahmed er-Rifâî’ye nisbet edilen, “Eğer bir ateşe ismim anılacak olsa asla alev alev yanmaz”; “Ateşin alevleri yükseldiği esnada zikredince mahlûkatın rabbinin izniyle alevler benim için sakinleşir”; “Rabbim bana dedi ki: Sen yırtıcı hayvanlar üzerinde büyük bir hükme sahipsin” şeklindeki ifadelerden hareketle (Kenan Rifâî, s. 179-181, 228)  şu ritüeller yapılmaktadır; "zikir meclislerinde genelikle Ahmed er-Rifâî’nin tertip ettiği evrâd ve ahzâbdan bir bölümü (sekizinci hizip) okunmaktadır. Ayrıca bazı gün ve gecelerde zikir sırasında “burhan” denilen kerametlerin izharı da söz konusudur. İsm-i celâl zikrinin hızlandığı bir sırada zikri yöneten şeyh kılıç, şiş, tığ, topuz gibi aletleri zikir yapan dervişler arasından seçtiği kimselerin yanak, karın, gırtlak, göz çukuru ucu gibi vücudun değişik yerlerine saplar. Dervişler vücutlarına saplanmış aleti elleriyle tutarken zikre devam ederler. Bunun yanı sıra şeyh yassı bir kaşık biçimindeki “gül” denilen, ateşte akkor haline getirilmiş demiri yalar veya dervişlerin belden yukarı çıplak bedenlerine temas ettirir. Bu tür gösteriler arasında ateşe girme, zehir içme, vahşi hayvanlarla oynama, ağızda cam parçalarını çiğneme gibi uygulamalar da zikredilebilir. Bu gösterilerle Allah dilemedikçe ateşin yakmasının, kesici aletlerin kesmesinin, yırtıcı hayvanların zarar vermesinin mümkün olmayacağı deliliyle ispatlanmak istenmekte, ayrıca bu yolla inkârcıların hidayete ermesi hedeflenmektedir."
Seçkin Deniz, 27.04.2018


Kosova Prizren'de bulunan tarikatlardan Rufai Tarikatı’nın 22 Mart 2018 günü yaptıkları zikri fotoğraflamak için oraya gitmiştim. Gittiğime değdiğini düşünüyorum. Kosova ilginç bir yer, 7 şehirden oluşan ülkede, Priştine, Yakova ve Prizren ile birkaç köyü görme şansım oldu. 


Ülke ağırlıklı olarak Müslüman bir nüfusa sahip, çok azda olsa Sırp asıllı Hristiyan bir nüfus da var. Etnik olarak da, Arnavut (büyük çoğunluk), Sırp, Boşnak ve Türklerden oluşan bir ülke. Arnavutlara ait işyerlerinde Kosova, Arnavutluk ve ABD bayrakları birlikte asılı olarak görülmekte; bunun nedeni olarak da Bill Clinton’ın Başkanlığı döneminde Nato’nun Kosova’ya müdahalesini sağlamış olduğu söyleniyor, ki onun da Başkent Priştine’de bir tane heykeli yapılmış durumda. 

SA6029/KY57-AHCZD101: Sûre Sûre Kur'an'da Mü'minlerin Vasıfları 64: A'raf (94-102)

"Müminler,  Allah’ın kurtuluş reçetemiz olarak gönderdiği Kur’an’a sımsıkı sarılırlar ve içindekileri düşünürler, anlamaya ve hayatlarına taşımaya çalışırlar. Allah’ın kitabından uzak ve gaflet içinde bulunamazlar. ”


بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

Bizi yaratan ve bize doğru yolu gösteren, kendine imân etme şerefini nasip eden, yediren ve içiren, hastalandığımızda da bize şifa veren, bizim canımızı alacak ve sonra diriltecek olan, hesap gününde, hatalarımızı bağışlayacağını umduğumuz (Şuara, 26/78-82) Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd’ü senâlar olsun. “Üsve-i hasene” olan Resûlü Muhammed Mustafa (sav)’e  salât u selâm olsun.


A’RAF SURESİNDE MÜ’MİNLERİN VASIFLARI (94-102. Ayetler)[1]

وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ

“Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek mutlaka ora halkını, Allah’a yönelip yalvarsın yakarsınlar diye dert ve sıkıntıya uğratmışızdır.” (A’râf Suresi,7/94.)

SA6028/KY69-EY85: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6027/KY48-SY51: Portre Çalışmaları-III "Seyirci"

"Seyirci, bu cefakâr dev sürüngen, gün geçtikçe semiriyor. Halkı, insanları yutup sindiriyor ve bakıyor: Sadece bakıyor."

 

11 Mayıs 2000, Perşembe

"Kitlelerin İsyanı"nı 1930''larda yazmıştı Ortegay Gasset. Kitabında sıkışan, bunalan, bilgilenen kitlelerin eski bağlarını koparıp atacağını ve derinden gelen bir manevi başkaldırıyla, dünyayı artık eski dünya olmaktan kurtaracağını öngörmüştü ünlü yazar. Hani ne oldu -hiç! Bırakın Ortega Amcayı, James Dean''ın 1954''te ateşlediği "Sebepsiz Başkaldırı" (Rebel without reason), Boris Vian, Albert Camus, J. Paul Sartre gibi Fransız yazarların ve Jack Kerovac, Allen Ginsberg, Bob Dylan, Joan Baez gibi ABD''li yazar şair ve müzisyenlerin dalgalandırdıkları isyan da şişemeden patlayan birer balon gibi içe çekildiler ve hepsi de, ısırmış olanın, bir daha ve bu kez daha derinden ısırmasının yolunu açtılar. 

26 Nisan 2018 Perşembe

SA6026/KY70-ZK6: Köpeklerin Şeriati

"Köpekler şeriata uygun havlıyor, bakkal şeriata uyduruyor borç defterini. Beni birileri ısrarla nizama sokmaya çalışıyor. Zaten saf saf hayaletler başka ülkelerin devrim kutlamalarından sıyrılıp kapıma geldiler geçen. Meğer başka ülkelerin kavgasına karışmışım bakkaldan kaçarken."


Annem arıyor, “Ne zamandır gelmiyorsun bizi görmeye hayırsız evlat!” diyerek sitem ediyor. "Tamam anne gelirim ilk fırsatta." diyorum. Hayırsız evlat mıyım, hayır! Yani evet. Yani bilmiyorum. Okul taksitlerimi ödediler sonuçta; biyolog oldum. Şimdi bir laboratuarda milletin sidiğini, dışkısını mercekliyorum. Okul taksitlerimi ödediler ve sonuçta ben biyologum. Bunun iyi bir evlatla ilgisi var mı bilmiyorum.

Annem arıyor, “Cumartesi geliyorsun bak, kelle paça yapacağım” diyor. "Bakarız." diyorum. Aslına baktığım bir şey yok, kelle paça iyi bir tercih değil anne. Balık çorbası yap sen. Egede yaşıyor annem, babam da annemgilde kalıyor bildim bileli.

SA6025/KY68-EA4: "Kandil'in Desteklediği Aday"

"SP-CHP Gül'de mutabıkmış. Gül, Akşener'in desteğini bekliyormuş." 


Abdullah Gül'ün yerinde olsam zirvede bırakırdım. Çamura liderlik olmaz.


Abdullah Gül'ü terör gruplarının gölgesindeki rezil bir ittifaka liderlik için zorluyorlar. Kendisi bilir tabi, ama böyle bir misyondan kaçınmak için kırk takla atmalı.


Duran Kalkan kirli ittifaka desteğini açıklamış. Cumhurbaşkanlığı yapmış Abdullah Gül'ü böyle bir ittifakın başında görmek "insanı" afallatır.

SA6024/KY49-İTIĞLI100: Türkiye Algısı Yükselişte

"Afrika’da Türkiye algısı yükselmeye devam ediyor. Bu algı şu anda Türkiye’nin lehine ve Türkiye imajını daha güçlü gösteriyor. Öte yandan özellikle Batı medyasının Erdoğan üzerinden yaptığı negatif bir algı operasyonu da var. Şimdilik bu yaklaşımların Afrika’da çok fazla karşılığı olmasa da, uluslararası bu negatif algı operasyonuna Batı daha çok yatırım yapabilir."


Afrika’da son yıllarda Türkiye algısı üzerine önemli değişiklikler yaşanmakta. Bundan 15  yıl öncesine kadar Afrika için Türkiye’nin belirsiz bir anlamı vardı. Türkiye denilince Afrika insanının zihninde dünyadaki herhangi ülkelerden biri canlanıyordu. Laos veya Uruguay neyse Türkiye de aynıydı. Sadece Türkiye’yi Kuzey Afrika ülkeleri tanırdı.

Yıllar önce Mısır’a bir ziyarette bulunduğumda aydın kesimi ile de tanışma imkanı bulmuştum. Genelde Mısır aydınlarının gözünde Türkiye, geçmişinde sömürgeci bir devletti ve Mısır için hiçbir şey yapmadığı ifade edilirdi. O günlerde Mısır’ın devrik başkanı ekrana çıktığında sürekli Türkiye ile Mısır arasında karşılaştırma yapar. Türk parasının ne kadar değersiz olduğunu söyler, Mısır ekonomisi ile ilgili övünç nutukları atardı.

SA6023/SD960: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 326 (06-10 Şubat 2016)

 “Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”



 (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz, orijinalini aramak istediğiniz tweet metnini kopyalayınız, Twitter arama motoruna yapıştırıp arama yaptırınız.)

(06-10 Şubat 2016)  (Şubat 2016: 3.182 Tweet+Önceki Toplam: 187.835 +3.182 = 191.017 Tweet)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Ama gerçekten eskiden buralarda kimse yoktu... Haftada bir uğrardım:)

 Seçkin Deniz@Seckin_Deniz
Eskiden burada kahve ikram eden olurdu... hey gidi eski günler...

 Sabah Gündem@Sabahgundem
Rize'de FETÖ/PDY operasyonu: 15 gözaltı bit.ly/1nZDZS4
@Seckin_Deniz retweetledi

SA6022/KY35-YTK265: Cumhuriyet'in "Seçim Tırı" Yolda Kaldı

Yaşar Taşkın Koç'tan.... Di'li Geçmiş Zaman




02 Haziran 2015, Salı

Cumhuriyet'in haberi habercilik, yansıtılma biçimleri hukukî sonuçları ve daha bin türlü açıdan tartışılmaya devam ediliyor.


Gazete, aslında “herkesin bildiği bir sırrı” aradan geçen bunca zaman ve seçimlere bir hafta kala haberleştirirken hukukî sonuçlarını da göze almıştı.


Seçimlere çok az zaman kala böyle “cesaret” gösterenlere gittikçe daha da alışıyoruz.


Tırların Adana'da durdurulma operasyonunun baştan ayağa bütün aşamaları artık biliniyor.

SA6021/KY69-EY84: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6020/KY60-ES57: İslam Birliği Bir Ütopya



10 yıl boyunca İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği Genel Sekreterliğini yapan Prof. Mahmut Erol Kılıç, İslam dünyası için yakın gelecekte parlak bir dönem görmediğini söylüyor. Prof. Kılıç, “İslam birliğini özleyen biriyim,ama vakıada da sahada da bunun çok zor olduğunun, bir ütopya olduğunun, belki de hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir fantezi olduğunun da farkındayım” diyor.

İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği İSİPAB’ın 10 yıldır genel sekreterliğini yapan Prof. Mahmut Erol Kılıç, görevini Senegal meclisi temsilcisi Muhammed Kureyşi Niyas’a devretmeye hazırlanıyor. 

25 Nisan 2018 Çarşamba

SA6019/KY13-AO171: Kim Kimin Adayı?

"Siyaset bu, bunda yok yok!"


Adayların sahneye çıkmasına kısa bir süre kaldı. Hangi parti kimi aday gösterecek, Erdoğan'ın rakibi kim olacak siyasetin ana gündemi.

Bahçeli'nin 'Cumhur İttifakı' çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'a destek vereceklerini açıklamasının ardından muhalefetin Erdoğan'ı alt edebilecek aday aday arayışına girmesinden nasıl bir sonuç çıkacak merak konusu.

SA6018/ÇY11-HK6: Seçim Heyecanı Sokağa Taştı

"Peki, alınan bu erken seçim kararı seçmen tarafından nasıl karşılanıyor? Vatandaş erken seçimi ve partiler arasındaki ittifakları nasıl yorumluyor? Bu soruların cevabını sokaklarda aradık; vatandaşlara seçim hakkındaki görüşlerini sorduk."


Türkiye, 24 Haziran 2018 Pazar günü sandık başında olacak. Erken seçimin gündeme gelmesi, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında '2019 yılında yapılacak genel seçimleri erkene çekelim' önerisiyle başladı. Hükümetten gelen “değerlendirilir” açıklamasıysa erken seçim yapılması ihtimallerini kuvvetlendirdi. 


Ankara’da hareketliliğe neden olan bu açıklamalar sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli’yle bir görüşme gerçekleştireceklerini söyledi. Yapılan ikili görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan bir basın toplantısıyla erken seçim teklifine olumlu yaklaştıklarını, 24 Haziran Pazar günü seçim yapılmasına karar verdiklerini duyurdu. Böylece Türkiye, 61 gün sonra yapılacak genel seçimde hem milletvekillerini hem de Cumhurbaşkanını seçecek.

SA6017/Sonsuz Ark-YD96: Kendimizi Neden Gıdıklayamayız ve Gıdıklanma Neden Dayanılmazdır?

"Gıdıklandığımızda gülmemizin arkasında; bir acı beklentisi, korku ve endişe vardır."


Bilimciler yıllardır, oldukça eşsiz bir eylem olan “gıdıkla(n)mak” hakkındaki merak edilenleri kesin olarak açığa kavuşturmaya çalışıyorlardı. Gıdıklama nedir? Neden rahatsız edicidir? Neden gülmemize sebep olur? Bu sorulara ilişkin çok fazla teori var ancak henüz kimse tam olarak neden gıdıklandığımızı bilmiyor.

Bildiğimiz gibi iki tip gıdıklama vardır: hafif, hoş bir türde ve ağır, dayanılmaz bir türde. Hafif olan bu gıdıklama knismesis olarak bilinir. Knismesis; hafif hareketten kaynaklanan bir histir, tıpkı; birisinin parmaklarını derinizin üzerinde hafifçe gezdirmesi gibi. Bu durum birçok şeyden daha kaşındırıcıdır ve bu hareketi kendi kendinize yapabilirsiniz.

SA6016/KY37-AZ274: Fethullah ve “Tevbe”; Susacak mıyız?..

"Erdoğan-Bahçeli ikilisinin verdikleri amansız mücadeleye destek olmak mı istiyorsunuz, o zaman yanlışı söyleyin, dengelerin değil, doğru bildiği yolda kimseye borcu olmayan insan olarak yürüyün…"


Kısa özgeçmişine şöyle bir baktım. 1938’de Hendek’te doğmuş, küçük yaşta eğitim aldığı Hasırcılar Kur’an Kursu’ndan biriktirdiği ilimle vaizlik ve imamlık yapmış, üniversite eğitimi, İstanbul Hukuk… Uzatmayayım, 1980’de profesör oluyor, ABD’de uzun yıllar yaşamışlığı da var…

AKİT yazarı Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı’dan söz ediyorum. Belli, mütefekkir bir insan, kızlarından biri, Merve Kavakçı  28 Şubat rüzgarındaki Bülent Ecevit’in başörtüsü nedeniyle Meclis’ten kovmaya çalıştığı dönemin milletvekili, diğeri, halen AK Parti İstanbul Milletvekili Revza Kavakçı Kan…

SA6015/KY69-EY83: Erhan Yalvaç; Çizgilerin Dili


SA6014/KY38-SevDur139: Zaman Aşımı Tehlikesi



Takdim

28 Şubat davasında nihayet karar çıktı. Çıktı ama kimseyi tatmin etmedi. 103 sanıktan aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Halil Kemal Gürüz’ün de bulunduğu 21 kişiye müebbet hapis cezası verildi. Cezaya çarptırılmalarıyla tahliye edilmeleri bir oldu. 

Mahkeme, sanıkların yaş ve sağlık durumları ile ölçülülük ve orantılılık ilkelerini de birlikte değerlendirerek, adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkışlarını yasakladı, ayrıca her ayın ilk günü ikametlerine en yakın güvenlik birimlerine imza verme şartı getirdi. 

24 Nisan 2018 Salı

SA6013/SD959: Zaman'ın Tanıklığı; Gül Aday Olacak mı?

"Gül aday olsa da olmasa da artık halkın gözündeki değeri, Gül'ün hayal ettiği gibi olmayacak.."


Erdoğan ve Gül arasındaki ilk çatlağın ne zaman çıktığını dışarıdan tesbit etmek güç, ancak 17-25 Aralık 2013 FETÖ Yargı-Emniyet Darbesi sonrası Başbakan Erdoğan, FETÖ'nün Cumhurbaşkanı Gül'ü de dinlediğini söyledikten sonra Gül'ün, Erdoğan'ın verdiği bu bilgiyi yalanlaması dışarıya yansıyan ilk işaretti.

10 Mayıs 2014'de bir başka şey oldu. Danıştay’ın kuruluşunun 146. yıldönümü törenleri sırasında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun yaptığı haddini aşan konuşmaya tepki gösteren Başbakan Erdoğan'ın ayağa kalkarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le vedalaşmak için elini uzatması ve sonra eliyle çıkalım şeklinde Gül'ü davet etmesi dikkatlerden kaçmamıştı. Feyzioğlu'nun haddini aşan konuşmasına Cumhurbaşkanı Gül tepki göstermesi gerekirken tepki göstermemiş ve Erdoğan'ın salondan çıkma davetine muhalefet etmeyerek destek olmuştu.

SA6012/SD958: ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR) Başkanı Richard N. Haass ve Türkiye Karşıtı Arap-PKK Koalisyonu

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız metin bir analiz değildir, ABD Başkanı Trump'ın yapıp ettiklerini denetleyen ve ona ne yapması gerektiğini emreden direktifler bütünüdür ve ABD dış politikasını belirleyen, aynı zamanda Başkanları denetleyen (Suriye'den çekilmeyi düşünen Trump'ın avukatının bürosunu basan FBI'yı da yöneten) Dış İlişkiler Konseyi (CFR)'nin başkanı Richard N. Haass tarafından yazılmıştır. Suriye'den çekilmek bir yana ABD'nin Suriye'deki askerî varlığını arttırmayı, Mısır’ı, Suudi Arabistan’ı, Birleşik Arap Emirlikleri’ni ve Ürdün'ü Suriye'de güç bulundurmaya zorlamayı, PKK-YPG ilişkilerini derinleştirmeyi ve Türkiye'nin tepkisini azaltmak için Türkiye'deki ABD üslerini kullanmaktan vazgeçmeyi emretmektedir. Türkiye bu gerçeği bilerek stratejilerini yeniden gözden geçirmek zorundadır... Çünkü Suriye'de IŞİD-DAEŞ artık kalmamıştır ve ABD'nin oluşturacağı Arap koalisyonu ve PKK/YPG Türkiye'ye karşı savaşacaktır.
Seçkin Deniz, 24.04.2018

Missile Strikes Are Not a Syria Strategy
 "Füze Saldırıları Bir Suriye Stratejisi Değildir"

"Son ABD, İngiliz ve Fransız füze saldırılarının Beşar Esad rejimini zayıflatmak için tasarlanmadığını vurgulamaktadır. Büyük ölçüde Rus ve İran desteğinden dolayı, Esad sıkı bir şekilde kontrol altındadır ve öngörülebilir bir gelecekte bu şekilde kalacaktır."

 “Mükemmel bir saldırı… Daha iyi bir sonuç olamazdı. Görev tamamlandı.” ABD Başkanı Donald Trump, yüzlerce Amerikan, Fransız ve İngiliz seyir füzesinin, Suriye'de kimyasal silah üretimi ile ilişkili olduğuna inanılan üç bölgeyi çarpmasından birkaç saat sonra böyle tweetledi.

Seçkin Deniz Twitter Akışı