27 Nisan 2018 Cuma

SA6027/KY48-SY51: Portre Çalışmaları-III "Seyirci"

"Seyirci, bu cefakâr dev sürüngen, gün geçtikçe semiriyor. Halkı, insanları yutup sindiriyor ve bakıyor: Sadece bakıyor."

 

11 Mayıs 2000, Perşembe

"Kitlelerin İsyanı"nı 1930''larda yazmıştı Ortegay Gasset. Kitabında sıkışan, bunalan, bilgilenen kitlelerin eski bağlarını koparıp atacağını ve derinden gelen bir manevi başkaldırıyla, dünyayı artık eski dünya olmaktan kurtaracağını öngörmüştü ünlü yazar. Hani ne oldu -hiç! Bırakın Ortega Amcayı, James Dean''ın 1954''te ateşlediği "Sebepsiz Başkaldırı" (Rebel without reason), Boris Vian, Albert Camus, J. Paul Sartre gibi Fransız yazarların ve Jack Kerovac, Allen Ginsberg, Bob Dylan, Joan Baez gibi ABD''li yazar şair ve müzisyenlerin dalgalandırdıkları isyan da şişemeden patlayan birer balon gibi içe çekildiler ve hepsi de, ısırmış olanın, bir daha ve bu kez daha derinden ısırmasının yolunu açtılar. 

Ortegay Gasset''in kitabının üzerine Avrupa çapında faşizmin okyanusu kapandı. 50, 60 ve 70''lerin özgürlüğü ise, başta ABD olmak üzere, dünyanın her yanında Yeni Liberalizm denen canavarın vahşi güdülerini dürttü! Paul Valéry''nin bir broşür olarak yayımlanan "Avrupa''nın Manevi Kriz"i, insanın sağır bir vahşete teslim oluşu süreciyle kapandı. Kapatıldı. Üzeri örtüldü: Kitle tarafından!

Türkiye''de ben, hâlâ "kitleler"den bir şey uman, ümitli dost-kardeş-ağabeylerime gıpta ile bakıyorum. Onların ümitlerini destekliyorum elbette; ama o ümidi derimin altında duyabilmem, sanırım imkânsız artık. Sağda olsun solda olsun, toplumun geneline müteallik herhangi bir hareketlilik, (salak olmadan) kıpırdanmış herhangi bir sosyal sorumluluk, beni müthiş heyecana getiriyor.

Ancak sonra, derin bir bezginlik ve karamsarlık, heyecanımın her dalını budağını düşman bir sarmaşık gibi sarmalayıp yutuyor. Televole seyircisi, 657''ye tâbi memurlar, bütün diğer köleler gibi saat 08.30 mesaisine yetişmeye çalışırken bir yandan da dün akşamki bilmem ne dizisindeki bilmem hangi hödüğün sözlerini değerlendirenler, sendika liderlerinin smokinlerinin altından sırıtan kirli iç çamaşırları, ağızlarında kâh birer cesetle, kâh birer cikletle konuşan spikerler, dj''ler, vj''ler insanın gelecekte yeşereceğine ümit bağladığı fideleri, sürgünleri kırağı gibi örtüyor. Süne zararlısı gibi altından girip üstünden çıkıyor ve kevgire çeviriyor...

Seyirci, bu cefakâr dev sürüngen, gün geçtikçe semiriyor. Halkı, insanları yutup sindiriyor ve bakıyor: Sadece bakıyor. Bu sürüngenin kafatası, bir miğferin serseri kurşun için ortaya koyduğu direncin tamamını yeni ve "sıradışı" bir fikir için gösteriyor, ortaya koyuyor. Kurşun işlemiyor...

Ortegay Gasset, o zamanlar "kitle"yi köylü ve şehirli ahaliden peydah olmuş yeni ve bilinçli, dolayısıyla uyanık ve hakkını aramaya mütemayil olarak tasvir etmişti. Artık, var mı öyle bir şey? Tüketim ekonomisi ve televizyon, onun acemi "uyanıklığının" canına okuyan bir uyuşuklukla doldurdu damarlarını. O şimdi otistik bir performansla seyrediyor! Tüketiyor ve yalnızca seyrediyor..


Selahattin Yusuf, 27.04.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Yolda
Selahattin Yusuf Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf Beyefendi'nin 2006'den geriye doğru yayınladığımız yazılarının büyük bir kısmını Şimdiki Zamanın İzinde adlı kitabında bulabilirsiniz.




Sonsuz Ark'ın Notu: Selahattin Yusuf  Beyefendi'ye, 'tamamen hür, tamamen geniş nefesler alarak' yazdığı yazıları bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz... Seçkin Deniz, 15.04.2016



İlk yayınlandığı yer: Yeni Şafak




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı