14 Kasım 2016 Pazartesi

SA3640/KY23-NN24: Çin'in Global Yükselişi: Avrupa Birliği ve Amerika Koordine Bir Strateji İzleyebilirler mi?

Sonsuz Ark'ın Notu:
Çin yeni masonik merkezdir...  Batılı enstitüler saldırır gibi yapıp güçlendirecektir, çünkü Batı, toplumlarındaki sosyolojik diyagram içeriğinin kalite ve kantite zenginliğindeki kaybı yönetememiş ve Çin'i ucuz üretim manipülasyonu ile geleceğin merkez ülkesi haline getirmek için küresel çaptaki şirketleri ile finansman ve yatırım desteği vererek Çin'i ekonomik bir dev hâline getirmiştir, Batı'nın çöküşü sonrası Masonik Merkez, ABD'den Çin'e taşınmaktadır. Aşağıda bu taşınmanın rasyonalizasyonuna ustalıkla hizmet eden bir analizin giriş kısmını bulacaksınız.
Seçkin Deniz, 14.11.2016
***

"Var olan uluslararası düzenin yerini almak gibi bir gayesi olmadığı konusunda ısrar etse de, Çin, değişen güç realitelerinin küresel kurallarda değişiklik yapılmasını gerektireceğini ileri sürmektedir."


Brookings Editörü'ünün Notu: 
Bu yazı, bilim adamlarının Asya-Pasifik bölgesinin karşı karşıya kaldığı büyük sorunları değerlendirmek ve dış politika uygulayıcılarına tavsiyeler sağlamak amacı güttükleri Kaos Asya Çalışma Grubu'nun Brookings Order'ın da bir bölümüdür.

Çin'in global ekonomik güç olarak doğuşu ve uluslararası düzene entegrasyonu, Avrupa ve Amerika'nın 21.yüzyıl başlarında karşılaştığı en temel politik direnişlerden birisidir. Dünya Ticaret Organizasyonu'na (WTO) 2001'de girdiğinde, zaten büyüyen bir güç olan Pekin, global koşullarda sınırlı öneme sahip bir ekonomik aktördü. 15 yıl sonra, Çin'in değişimi, iktisadi tarihe benzer değildi. 

13 Kasım 2016 Pazar

SA3639/Sonsuz Ark-YD37: Gagauz Yeri Başkanı'ndan Prof. Dr. Ata Atun’a “Şükür Belgesi”

Gagauz Yeri başkenti olan Komrad’ta, 9 Kasım Çarşamba günü, Gagauziya’da (Gagauz Yeri) düzenlenen törenle Prof. Dr. Ata Atun’a, Gagauziya Yeri Yönetiminin onur belgesi olan “Şükür Yazısı” verildi.


Prof. Dr. Ata Atun, Gagauzya ve Gagauz Türklerine verdiği destekten ötürü, Şükran Belgesi'ne layık görüldü. Gagauzya Cumhurbaşkanı İrina Vlah Ata Atun’a teşekkür ederek, KKTC ve Gagauzya arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi adına ortak çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

Gagauz Yeri başkenti olan Komrad’ta, 9 Kasım Çarşamba günü, Gagauziya’da (Gagauz Yeri) düzenlenen törenle Prof. Dr. Ata Atun’a, Gagauziya Yeri Yönetiminin onur belgesi olan “Şükür Yazısı” verildi.

SA3638/KY28-ATA226: KKTC ve Türkiye’de İzini Bırakan Babam Hakkı Atun

"Allah’ın rahmeti üzerinden hiç eksik olmasın, mekanın Cennet’te nurlar içinde yat baba, seni çok özledim."



Rahmetlik Babam Prof. Dr. İbrahim Hakkı Atun bundan tam 7 sene evvel ebediyete göç etti. Kendisi gitti ama Kurucusu olduğu Van 100. Yıl Üniversitesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Elazığ Veteriner Enstitüsü, Pendik Veteriner Enstitüsü gibi bilim yuvaları ve KKTC’nin Üniversiteler adası olmasının fikrini ortaya atması ve kıvılcımını çakması gibi eserleri bu dünyada kaldı. Belli ki uzun bir müddet daha kalmaya da devam edecek. 

Herkesin babası kendine kıymetli ve özel ancak benim babam yokluk yıllarının Kıbrıs’ında, canını dişine takarak tek başına yollara düşmüş bir adam… Kıbrıslı bir Türk olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin yatılı bursunu kazanıp üniversite eğitimi için Kıbrıs’tan çıkıp Türkiye’ye gittiği yıl 1936. 

SA3637/KY1-CÇ322: Penisilinya’da Bir Çiftlik (Tek Perde-Üç Sahnelik Oyun)


-Kişiler: Birinci Şakirt, İkinci Şakirt, Hüngürdek Mustafi Vaiz-


(Sade döşeli bir salon.. sağ tarafta bir kapı.. sol tarafta yukarı çıkan ahşap bir merdiven.. duvarlarda sıra sıra tv.ler. her tv. Bir ülkeden haber kanallarını göstermekte.)


Sahne Bir
Birinci Şakirt

(Perde açıldığında 1. Şakirt tedirgin bir şekilde salonda dönüp durmaktadır. Arada sırada kendini tokatlar..)

1. Şakirt – (Sızlanarak) ne olacak şimdi.. şimdi ne olacak.. nasıl söyleyeceğim.. kahretsin.. kesin bu kere bastonla kafamı parçalar.. taştemiyse min vetbunin eşiymin... akşin akşin.. kuşin.. katişin.. meklişin.. bhifzi ve hidmati ve kadai.. tüh.. kaç kere okuyacaktık la biz bunu.. bu halde mümkün mü hatırlamak arkadaş.. tutturdu ille hileri ille hileri.. paralar da gitti.. giden paraya mı ağlarsın.. yenilecek dayağa mı.. taştemiyse min vetbunin eşiymin... akşin akşin.. kuşin.. katişin.. meklişin.. bhifzi ve hidmati ve kadai.. (İki eliyle kuvvetle yanaklarını vurur..)

SA3635/KY35-YTK133: Diğer Şişenin İçindeki

"Hayatımızı, geleceğimizi, bölgenin kaderini doğrudan etkileyecek tarihî bir eşikteysek ister istemez kendi yapacaklarımız ve potansiyelimiz kadar sonuçları nedeniyle ciddiye alınmak zorunda kalınan aktörlerin eylemleri de sonuçta belirleyici olacak."


Ünlü fıkradır, bilirsiniz.

Bektaşi'nin önüne iki şişe şarap koyup sormuşlar, “Sen bilirsin hangisi daha iyi?” diye.
Bektaşi şişenin birini alıp bir yudum içtikten sonra henüz tadına bakmadığını gösterip “Bu daha iyi” demiş.

İlk içtiğinden daha kötü olmayacağından daha denemeden kararını vermiş.

Amerikan seçimlerinin nasıl sonuçlanması gerektiğine dair en azından Ortadoğu'ya, Libya'ya, onca ülkedeki darbelere bakıp fıkradaki Bektaşi gibi iki adaya bakıp “Clinton hariç herkes olur” diyen çoktu.

12 Kasım 2016 Cumartesi

SA3634/SD561: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 128 (06-10 Mayıs 2013)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(06-10 Mayıs 2013)  (374 Tweet)


10 Mayıs
63.628. @EgemenBagis ama başkasının fonksiyonlarındaki değişken olmaktan kurtulmuş değil...

10 Mayıs
heç:) @DoganEbubekir @MD_sutcuimam

10 Mayıs
ayak da bir organdır; bas tekmeyi geç gitsin:) @DoganEbubekir @MD_sutcuimam

10 Mayıs
@MD_sutcuimam bir kere ben pesimist değilim ağzını topla; gerçekçiyim:)) @DoganEbubekir

SA3633/KY20-MEK44: Bese Brêmın!

"Nasıl becerebiliyordu akıl işi değil, bu kadar çok övgüyü, takdiri, hayranlığı, sevgiyi, dostluğu, güveni ve insanın gönlünü okşayan ne varsa hepsini sadece iki kelimenin içine nasıl sığdırabiliyordu, o ses tonlarının var/yok belirsizliğinde ki ton farklarının daracık yarıklarına bu kadar çok duyguyu bu kadar coşkun bir şekilde saklayabilmek sadece Memedali’'nin becerebildiği bir şeydi."


Sonradan birbirlerine bu kadar derin, çıplak ve içli düşkünlüklerine bir açıklama bulamadığım bu altı kardeş, Beyaz’ın dokunaklı yetimleri, köyün içinde herkesin biraz içleri kıyılarak baktığı, özellikle kadınların gözlerini kaçırdıkları bu sert yüzlü ciddi çocuklar için birbirlerine tutunmaktan, birbirlerini sevmekten, birbirlerinden korkmaktan başkaca bir yolları da yoktu aslında.

Zaman hızlıca evrildi, sonbahar rüzgarıyla, insanın etinin altına işleyen ıslak, karlı soğuğuyla, yokluğuyla gelip çöktü içine köyün. Beraberinde, zaten yaşadıkları, zaten omuzlarına yüklü gerçekliğin sert ve yabanıl yüzünü de getirip bıraktı orta yere.

SA3632/KY27-ŞT68: Kitap Günlüğü 2/ S. Zizek, İslam Arşivleri ve Tanrı Üzerine

Bu bağlamda Zizek okumak oldukça düşündürücü, ama bir o kadar da eğlendirici bir boşunalık duygusunu da yanında getiriyor sürekli. Çünkü en yıkıcı yorumundan sonra bile çaresizlik içinde şöyle söylüyor Zizek; ' Bastırılan yasak arzular veya hazlar değil, yasakların ta kendisidir...' 

Kitap Günlüğü(*)

17 Temmuz 2016 - 002

Yukarıda 'Tanrı Üzerine' diye yazmam benim tercihim, oysa Zizek' e göre bu ifadenin tamamı 'Acı Çeken Tanrı' üzerine olmalı. S. Zizek, Paralaks, ahlaktan yoksun etik ve perspektif derken aklıma gelen bir başka Zizek katkılı çalışma oldu 'Acı Çeken Tanrı'. 

Sel Yayıncılık'tan çıkan Arda Çiltepe çevirisi bu kitap Zizek'in Boris Gunyeviç'le birlikte hazırladığı bir kitap. 'God in Pain: Inversions of Apocalypse' adlı bu kitapta ise Zizek bu seferde Gunyeviç'le beraber bir bakıma kıyamet olgusuna kaydırılmış bir perspektiften bakarak kıyameti tersyüz etmenin ne demeye geldiğini açmaya çalışmış. 

SA3631/KY26-CA95: Kosova’nın Kaynağa İhtiyacı Var

"Görkemli kamu binaları, sıkışık toplu konutlar, geniş bulvar ve meydanlar… Mimarisinde sosyalizm döneminin izleri baskın görünen bir şehir Priştine. Hıristiyanlığın sembolleri, kurtarılışın ardından bir fırsatın tecessümleri gibi yerleştirilmiş, halkının % 98’inin Müslüman olduğu ülkeye."


Kosova, acılarıyla baş etme ve haysiyetli bir şekilde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Kurumlar ve kişiler çaba gösteriyorlar, fakat uluslararası platformda bir tanınma engeli ufkunu kapatıyor, 2008’de bağımsızlığını ilan eden ülkenin.

Prizren’e varır varmaz Boşnak Devlet Bakanı Rasim Demiri’yle ve Yunus Emre Enstitüsü’nün Kosova temsilcisi Mehmet Ülker’le birlikte dağların tepelerinde bulunan Jupa bölgesindeki Boşnak köylerine gittik. Bu bölgede bulunan 12 Boşnak köyünden biri olan Gorne Lubinye’de yaşayan Kaplçani Ailesi’nin koruduğu Osmanlı emanetleriydi, ziyaret sebebi.

11 Kasım 2016 Cuma

SA3630/KY28-ATA225: Kıbrıslı Türklerin Rum Devleti'ndeki Olası Hakları

"Kıbrıs adası bir gün, aramızda yaşayan ve fırsatta Rumların çıkarına çalışan Rum destekçileri sayesinde Rumların egemenliği altına girerse, Kıbrıslı Türklerin hakları da “AB standartlarında ve müktesebatında belirtildiği” kadar, aynen Yunanistan’da uygulandığı gibi olacaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın."


Anastasiadis’in ve Kıbrıslı Rum siyasi parti liderleri ile Rum Kilisesi Başı Başpiskopos Hrisostomos’un, 49 yıldır sürdürülmekte olan müzakereler sonunda Kıbrıs adasında kurmayı planladıkları (üniter Rum) devlet şeklinde ağızları dola dola söyledikleri “Kıbrıslı Türklerin hakları AB standartlarında ve müktesebatında belirtildiği gibi olacak”, tanımının günümüz Rum politik anlayışına çevirisi “Kıbrıslı Türklerin hakları aynen Yunanistan hudutları içindeki Batı Trakya bölgesinde yaşayan Müslüman azınlığın hakları ile tıpa tıp aynı olacak” şeklindedir.
  
Kıbrıslı Rumların bize layık gördükleri vatandaşlık hakları, AB müktesebatında belirtilen azınlık hakları olacak ve Batı Trakya’da yaşayan soydaşlarımızın haklarından daha fazla olmayacak, ama bol bol eksiği olacak. 

SA3629/KY33-YO144: İntihar Bombacıları Neyiniz Olur?

"Nefes alamadığınızı yazdığınız atmosferi işte böyle zehirlediniz."


E.A. İstanbul’da yaşayan, ünlü bir reklamcı ve yönetmen. Pop şarkılarına klipler çekiyor, Türkiye standartlarının çok üstünde filmler yapıyor. İyi bir hayatı var, Boğaziçi mezunu, Amerika’da master yapmış. 70’lerden itibaren Birikim Dergisi çevresinde yer almış. Aşçı, çevreci bir sosyalist…

Twitter hesabında kısa bir gezinti yapınca Türkiye’nin faşizme gittiğini düşündüğünü, onun gibi bir avuç iyi kalpli, demokrat, hümanist insan dışında yığınların da bu suçların ortağı olduğunu düşündüğünü anlıyorsunuz. Çok karamsar, nefes alamıyoruz mesajları paylaşıyor sürekli.

Ama acaba E.A. nefes alamadığını söylediği o atmosferin zehirlenmesinde katkısı olduğunu biliyor mu?

SA3628/KY36-CK119: ABD’nin Yeni İstanbul Başkonsolosu Jennifer Davis'e Bazı Sorular

"Türkiye ile ABD arasındaki iletişim sorununu çözmenin yolu belki de kamuoyundaki hassasiyetleri komplo teorisi diyerek geçiştirmektense, şeffaf ve doyurucu açıklamalar getirmek ile sağlanabilir..."


Geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesinde, İstanbul'a atanan ABD'nin yeni İstanbul Başkonsolosu Jennifer Davis ile bir mülakat yayınlandı. İpek Yezdani imzalı röportajda Davis'in renkli kişiliğine dair detayların olması yanı sıra, Türkiye-ABD ilişkilerine dair görüşlerine de yer veriliyor. 

Davis genç ve başarılı bir diplomat. Hillary Clinton'ın yakın çalışma ekibinde. Kritik bir zamanda, önemli bir pozisyona atanması, Davis'in parlak kariyerine dair ipucu veriyor.

10 Kasım 2016 Perşembe

SA3627/KY35-YTK132: Songüz

"Eskiden bugün yani 8 Kasım'da başlayıp ta Hıdrellez yani 6 Mayıs'a kadar süren altı ayın tümüne birden Kasım denirmiş."


Basın üzerine söyleşi yaptığımız zamanlarda genellikle hayatımızı şu üç şeyin çok etkilediğini söylerdim:

Medya, hukuk ve sağlık. Bu üç sektör günlük hayatımızı en çok etkileyen, yöneten kurumlara dönüşüyor gittikçe. 

Sağlık ne yiyip içeceğimizi, nasıl yaşamamız gerektiğini biz uysak da uymasak da dayatmaya, dikkatimizi çekmeye devam ediyor.

SA3626/KY49-İTIĞLI21: Afrika’da Gazeteci Olmak

"Gazeteciler Afrika’da genellikle hep birilerinin adamı olmuşlar, farklı amaçlar için gazeteciliği kullanmışlardı. Fakat Türkiye’nin gönderdiği gazeteciler bu imgenin dışına çıkarak, sadece haber yapmak gibi görevleri olduğunu diğer gazetecilere de hatırlattılar."


Son bir yılda Afrika’da 40’tan fazla gazeteci hayatını kaybetti. Bu gazetecilerin önemli bir bölümü bombalar ve kurşunlara maruz kalırken, gözetim ve hapishane koşullarında ölenler de var. Gazeteci ölümleri diğer kıtalara göre oldukça yüksek. Bunun en önemli nedeni kara kıtadaki iç karışıklıklar ve savaşlar olmasına rağmen, gazetecilerin birçok Afrikalı tarafından düşman olarak algılanması.

Beyaz sömürgeci Avrupalılar Afrika’ya önce kâşif olarak geldiler. İspanyollar, Portekizler, Hollandalılar, İngilizler, Fransızlar ve Almanlar neredeyse Afrika’nın girilmedik yerini bırakmadılar. Ormanları, geleneksel yapıları, Afrika medeniyetleri bu kâşifler tarafından yağma edildi. Daha sonra ise Afrika’ya misyonerler geldi.

SA3625/KY26-CA94: Akdere Nasıl Böyle Duru Kalabilir?

"İnsan unutsa da tabiat ve hayatların sindiği binalar hatırlatıyor. Duru Akdere, helal kazancın aynası. Visar ile Akdere kıyısında yürümeye devam ederken, yer yer Üsküdar’da, Beykoz’da, Konya’da bir sokakta olduğum hissine kapılıyorum."


Biraz kaybolayım dedim Prizren sokaklarında, olmadı. Girdiğim her sokağın sonunda ırmağın sesine ulaştım. Seyrine durdum, dokundum yer yer ve merak ettim duruluğunun sebebini.

Akdere ırmağı (Bistritsa) Kosova’nın güneybatısından doğuyor ve Prizren’i ikiye bölerek ilerliyor. Şar dağlarının kuzey yamaçlarındaki köylerden geçiyor. Yeşili hakim kılıyor dokunduğu yerlerde. İnsanları çevresine topluyor.

9 Kasım 2016 Çarşamba

SA3624/TG212: Nükleer Silahların Kontrolü ve Yeni ABD Yönetimi

Brookings Entstitüsü'nden sorular:
"ABD’nin, denizaltıdan ateşlenen balistik füzeler, kıtalararası balistik füzeler ve bombardıman uçakları konusundaki tutumunu sürdürmesi gerekli midir?"


Nuclear arms control choices for the next administration

Silah kontrolü meselesi 1960’lardan beri Washington ve Amerika’nın gündeminde bulunuyor. Art arda gelen Amerikan yönetimleri, silah kontrolü düzenlemeleri ile alakalı müzakereler yürüttü. Bundaki amaç; Sovyet/Rus nükleer silahlarının sayısını sınırlandırmak ve azaltmak, stratejik istikrarın genişletilmesi, şeffaflık ve öngörülebilirliğin artırılması, nükleer güçlere yönelik maliyetlerin azaltılması ve nükleer silahların yayılımını önleme itimatnamesini desteklemekti. 

ABD-Rusya arasındaki ilişkiler Soğuk Savaş’ın sonundan beri en düşük seviyesindeyken ve nükleer silahların kontrolü noktasında ABD-Rusya arasındaki diyalogun devam ettirilmesi yönünde pek fazla umut yokken, yeni ABD başkanı Ocak 2017 tarihinde göreve başlayacak. Bu konuda iyimser olmak için çok az sebep olsa da yeni başkan Moskova’nın konuya olumlu yaklaşma ihtimalini de göz ardı etmemelidir.   

SA3623/KY29-YA75: Kırımoğlu: “AB’nin Garantisi Garanti Değildir”

Türkiye’nin garantörlüğünün sürmesi gerektiğine vurgu yapan Kırımoğlu, “Kırım Türkü hala daha eza içindedir. Mecburi Rus vatandaşı olmanızı istiyorlar, can güvenliği tehlikede, evlerde arama yapıyorlar. Serbest konuşma yoktur, can güvenliği yoktur. Türkiye gibi bir desteğimiz olsaydı bunları yaşamazdık” dedi.


AB’nin garantörlüğüne güvenmenin büyük bir hata olacağına vurgu yapan Kırım Tatar Meclisi eski Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, tarihi bir gerçeği açıklayarak şu tavsiyelerde bulundu: 

“Kıbrıslı Türkler, AB garantörlüğü’ne güvenmesin. Hatırlarsanız, 1994 yılında Budapeşte Anlaşması imzalandı. İngiltere Rusya ve Amerika garantörlerdi. Bizim toprak bütünlüğümüzü koruyacaklardı. Garantörlerden birisi toprağımızı aldı, kendi toprağına ekledi. Diğerleri de hiçbir şey yapmadı. AB’nin garantisi hiçbir zaman garanti değildir.”

SA3622/KY36-CK118: Kürt Meselesine Dair Çöken Tezler ve Yeni Bir Paradigma İhtiyacı

“Ne çok nefret, ne çok öfke biriktirmişler, ne çok acı yaşatmışlar, ne çok ev bark yıkmışlar da Diyarbakır'da kimse parmağını bile kaldırmadı” şeklinde özetliyor Diyarbakırlı bir müteşebbis olan Şehadet Çitil durumu.


“Demirtaş'ın tutuklanmasının Kürt meselesinde bir 'kıyamet günü' olacağını düşünürdüm hep” diyor Diyarbakırlı bir kanaat önderi; “Ancak olmadı. Hatta bir kopuş bile yaşanmadı.”

“HDP'li vekillerin tutuklanmasından sonra Diyarbakır'da neredeyse kimse parmağını bile oynatmadı, belediyenin önünde 50 kişilik bir gösteri dışında bir tepki olmadı” diye ekliyor.

HDP'li vekillerin tutuklanmasının doğru veya yanlış olduğu, çözüme hizmet edip etmediği ayrı bir soru ve elbette tartışılması gereken bir husus. Lakin Diyarbakır'da hissiyat Kürt meselesine dair liberal öngörülerin çöküşünü simgeliyor.

8 Kasım 2016 Salı

SA3620/SD559: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 127 (01-05 Mayıs 2013)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)

(01-05 Mayıs 2013)  (600 Tweet)

5 Mayıs
63.254. Bir saat... tam bir saat futbol hastalarının tıkadığı 5 dakikalık yolu alamadım... Zavallısınız gerçekten...

Bill Postmus @billpostmus
5 Mayıs
François Hollande's first year in office: interactive timeline: Hollande's first year... adf.ly/OTJiS via @uknewsdepot #france

 5 Mayıs
@mahfiegilmez IMF... soygunun en büyüğünü yapıyor Mahfi Bey... iyi biliyorsunuz bunu:)))

SA3619/SD558: "yük deposu" /29.12.2005/ 430. patika


...yükleriniz...
...zamanın her minik parçasında büyüyen yükleriniz...
...idrakinize yahut duyularınıza temas eden her insan, her olgu, her olay ve her varlık, size kendi özeline dair olan, olmayan her şeyi sizin o ağır yüklerinizin üstüne boca eder...
...zihniniz mevcut yüklere rağmen, farkında olup olmamanıza bakmadan, o yükleri alır ve içinde boza hışmınca pişirir...
...pişirebilirse tabi...
...pişmemiş yeni yüklerin size ağır bir buhran olarak döneceğini, idrakinizden duyularınıza taşacağını unutmamalısınız...
...yani, yani..
...her yeni şey size bir ek yük olarak katkıda bulunacaktır yahut katkılanmış mevcutlarınıza zehir damlası olacaktır...

Seçkin Deniz Twitter Akışı