13 Şubat 2017 Pazartesi

SA3970/KY20-MEK60: Rüya

"Herkesi endişeye boğuyorlar küçük mavi mujik tulumlu bebeler..."


Kararlı ve ama sakin, harsız, ama inatçı kömür ateşinin süreğen hararetiyle uzun uzun ısıtılmış, çokça buğulu, tonozlu yapılar içinde, zamana aldırış etmeme erdemiyle soluk alıp vermeyi, yaşamı buğunun içinde ara sıra beliriverip sonra yiten birbirine ulanmış manasız, uzun cümleler gibi kuran…

Uzun, yeleli saçları ile yaşar ve diğerleri,

Kızlar, çocuklar, aileler pembeleşen yüzleri ile nice insan,

İçeride, süreli ve emanet, ücreti ödenmiş her hizmet gibi bitecek olan, hemen birazdan bitecek olan buhar odasından katı yemek saatlerine, çıkış saatinden bir kaç dakika sonrayı gelir kapısı yapan komik Rus lobi memurlarına ve daha onlarca ara durağın yarattığı, biriken telaşın izlerinin sık sık gezindiği gözler,

Buğunun içindeki belirsiz yaşama tezat bir katılıkta insanı endişeye boğan bir şimdi.

Küçük mavi arabalar geliyor hızla,

Tıpkı hamam binalarının tonozları gibi,

Eski zaman otobüsleri gibi,

Erdal'ın babası döneminden, rahmetli Sofi'nin önde bir kasnak ve çevirme kolu ile çalıştırılan boğuk sesli, gürültü, kamyonetten bozma minibüsünü anımsıyorum, rengi mavi mi idi,

İçinden hemen her yaştan bebeler iniyor peşpeşe, içinden ne kadar çok bebe iniyor.

Karnı kocaman mavi bir mağara, doymayan ürkünç sonsuz bir mağara gibi, tek bir taraftan açılan kanatlı mavi kapıların içinden tombul, zayıf, ince ve bul, Kel ve Kambur,

Yüzlerine, özellikle burun deliklerine, hatta dudaklarına, göz altlarına abartılı kırmızı siyah makyaj yapmış çocuklar, çoğu erkeksi, ama tamamı çocuk olan oldukça sert ve kararlı pozlar takınan çokça mutsuz ve tehlikeli,

İniyorlar biteviye,

Hiç tereddüt etmeden,

Yön konusunda, mekanlar konusunda, buraların öz sahibi edası ile, iddia ile, güven ile çamurlu kaygan patikadan hızla yukarıya doğru tırmanıyorlar.

Her biri bastığı yer ile adeta kavga ederek kötü ve rahatsız edici, endişe uyandıran bir elektrik ile dolduruyorlar bütün tümsek odaları, tonozlu yapıları, harsız ateş dolu hamamları, terli sakin hafta sonu teyzelerinin alınlarını, emekli ve romatizmadan müzdarip mutsuz kel amcaların yorgun göbeklerini ve tabi ayrımsız bütün gözleri.

Herkesi endişeye boğuyorlar küçük mavi mujik tulumlu bebeler,

Birazdan bir aslan tonozun dibinden fırlayacak, kükreyerek bu abartılı faşizan töreni, bu tek renk, bir biçim insan bedenlerinden yapma komik siyasayı, bu endişe yaratan belirsiz beklentiyi dağıtacak, buhar dağılacak, insan ve insan tekrar bütün haşmeti ile, güven veren, varlığı kararlı ve süreğen bir yapıya dönüştüren suhuleti,

Ay sonu taksitlerini,

Oğlanın çürük dişlerinin yarattığı acıyı,

Uzayan tırnakları kesmek lazım, biraz da törpü belki,

Kahvaltıda keşke biraz Hakkari balı olsaydı

Arabanın sağ arka tekeri biraz inik mi idi,

İşte böyle...

Yeniden rutine dönecek hayat,

Aslan kükreyecek ve hayat yeniden buğunun içinde ki suhulete erecek,

Bir daha ki mavi mujik tulumlu bebelerin tekrar sahneye çıkacakları kışkırtılmış ergen mutsuzluğunun temerküzü ile,

Bir başka şeytani endişe saldırısına değin,

Kolay gelsin efendim,

Hayırlı sabahlar Şükrü Amca,

Emriniz oluruz müdürüm.



Mustafa Ekici, 13.02.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar 



İlk Yayınlandığı Yer: Haber 10

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı