5 Temmuz 2016 Salı

SA3129/SD473: Değirmenler/ Kiler 32 (Doğmak ve Üç Soru)

    Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Size sormadılar, "Nasıl yaşamak istersiniz?", diye..."


Size sormadılar, "Doğmak ister misiniz?", diye... Sorulamazdı çünkü; varlık bilinciniz yoktu...

O olmayınca, karşıda bir muhatap bulunmayınca, önce o muhatabı oluşturmak gerekti...

Siz oluşmaya başladınız annelerinizin içinde... Sâhip olacağınız şekille birlikte varlık bilincinizin altyapısı hazırlandı...

SA3128/SD472: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 92 (01- 05 Kasım 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)



(01-05 Kasım 2012)  (491 Tweet)

5 Kasım
43.847. @sevdauner @U_A_G_S @deryalinaz @pnrcal @KIRMIZI____ @AFRO_Liz @TaradenizSu @vakitSeher iyi geceler size de))

5 Kasım
@ruhavi @IsinElicin adres: sonsuzark.blogspot.com

5 Kasım
@ruhavi bekleriz:) @IsinElicin

5 Kasım
@ruhavi biz de amatör köyümüze bekleriz sizi:) @IsinElicin

4 Temmuz 2016 Pazartesi

SA3127/KY13-AO83: Osman Gazi Köprüsü ve 'İstemezük' Zihniyetliler

"Türkiye gibi engebeli, denizlerle çevrili yerlerde mesafeleri kısmak ve çok yönlü tasarruf sağlamak için çok daha fazla ve daha nitelikli köprülere ihtiyaç var."


Daha öncekilerde olduğu gibi "istemezük" zihniyetliler Osmangazi Köprüsü'nün yapımcı firmaları zengin eden, vatandaşı kazıklayan bir proje olduğunu öne sürüyorlar. Bunlara göre yapılan her şey vatandaşı soymaya, kimi müteahhitleri zengin etmeye yönelik.

Peki neymiş gerekçeleri; Müteahhit firmalar öz sermayeleri yerine bankalardan kredi kullanmışlar ve devlette kredi borcunu kapatmayı garanti edecek kadar geçişi garanti ediyormuş.

SA3126/KY1-CÇ282: Kumpas/ Roman - Bölüm III-2

"Bu hekat ölümü, ölümleri kutlayan değil yaşamayı ve yaşatmayı seçenlerin hekatıdır. Bu hekat bir dirilişin sessiz çağıltısıdır."


Bölüm Üç
-2-

Bu kente, kentteki bu muhite bayılıyorum. Hem kent olarak Korintos’tan daha tenha hem denizi Korintos’tan daha berrak. Burayı istemiyor görünmemin nedeni Ramiz’in beni buraya sık sık göndermek istemesi için. Her defasında bir bahane bulup beni buraya gönderir. Güya beni rahatsız ederek mevcut tembelliğimden kurtarmaya çalışır. 

Ramiz’e göre eğer tembel olmasam yeryüzünde hemen her alanda tüm madalyalar benim olur. Ancak olmuyor, çünkü tembelim. Oysa gerçeği ben biliyorum. Arkadaşımın değil abarttığı kadar, yüzde biri kadar bile bende olduğunu sandığı şey yok. Çapım bu kadar.

SA3125/KY33-YO110: Çankırı’dan Londra’ya Bir Türkiye Hikâyesi 1

"Halbuki Ali Kemal’in istifa ettiği gün kaleme alınmış başka bir mektupta Ali Kemal İngilizlere şikâyet edilmekteydi. Hem de Paris’teki İngiliz delegasyonuna."


“Büyük Britanya’yı Avrupa Birliği’nden çıkaran adam” Boris Johnson, 2008 yılında Londra Belediye Başkanı seçilmesinden birkaç ay sonra ilginç bir ziyaret için İstanbul’a gelmişti. Gelir gelmez, Süleymaniye’deki Kirazlı Mescit Sokak’a gitti. Onu kuzeni Sinan bekliyordu. Bu sokak onları birleştiren hikâyenin başladığı yerdi...

Bundan tam 141 yıl önceye Süleymaniye’nin, sabah namazlarının ardından Süleymaniye Camii’nde Gülistan’dan hikâyelerin okunduğu dindar, orta sınıf tüccarların yaşadığı bir semt olduğu günlere gidiyoruz.

SA3124/KY36-CK84: Terörle Mücadelenin Bedeli

"Türkiye geçtiğimiz sene içinde terörle mücadelenin bedelini daha fazla terör ile ödüyor."


IŞİD, Suriye ve Irak'ta büyük bir yenilgi içinde, toprak kaybediyor.

Atatürk Havaalanında gerçekleşen saldırıdan önce, IŞİD ile mücadele konusunda çalışan üst düzey bir yetkiliye bunun Türkiye'yi nasıl etkileyeceğini sordum. 

Cevabı olacaklara dair bir öngörü içeriyordu.

"IŞİD toprak kaybediyor, evet. Ancak bu IŞİD'i daha az tehlikeli bir hale mi getiriyor? Hayır. Aksine, IŞİD kaybettikçe daha ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor."

SA3123/KY28-ATA182: Rum Mahkemeleri Ne Kadar Güvenilirdir?

"Son 60 yıldır, bir Rum ile bir Türk’ün arasında geçen bir olayda, Türklerin haklı Rumların da haksız bulunduğu bir davayı hiç görmedim."


2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın 26 Mart 2014'te Limasol'da düzenlenen bir konferansa katıldığı sırada konferans salonunu basan ve olay çıkardıkları için yargılanan ELAM üyesi üç kişiden ikisinin, polisin açtığı amme davasının görüldüğü Limasol Rum Kaza mahkemesi tarafından suçsuz bulunması hiçte sürpriz olmadığı gibi, gayet normal geldi. 

3 Temmuz 2016 Pazar

SA3122/KY1-CÇ281: Pazar Yazıları 32

"Sevgili kârîlerimin (okuyucularımın) inanılmaz baskıları karşısında yelkenleri indirip yazmam isteklerine boyun eğdiğimi itirafla:)"


PAZAR YAZILARI -32-


Not 1- İçimden geldiği gibi söylediğimin tanığıdır her bir yazılan
Not 2- Yalan ya da alaca olana kapılmak insanın doğasında elbet vardır ve fakat kurtuluş için kendi özünde imkânları taşıdığı da bir gerçekliktir
Not 3- İnat ne sana ne bana yakışıyor.. ikimizde de iğreti duruyor.
Not 4- Azıcık insafın kimseye zararı olduğuna dair bir bilgi bende mevcut değil.
Not 5- !
Fecr-i Kâzib
-ya da sinek kâğıdına kapılmışlığın ayırdında olmayanın hali pür melali-

İlkesel bazda söylenmeyen, ilkesel bazda temellendirilmeyen her duruş aktüel olanla sınırlıdır. Bu dahi bizi sınırlandırır. Ve güneşin, günün bilgisinden bizi uzaklaştırır. Hatta böyle bir bilginin dolaşımda olmasının önüne geçilmeye çalışılır, zira zannınca o bir sapıştır. Fecr-i Kâzib'i asl bilen için öyledir. Güneşin gelişi, günün belirişi karanlıktan bir sapıştır. Bizce sapış olmasa da. Doğal olan olsa da çarpılmış zihin bunu öyle algılayacaktır.

SA3121/KY37-AZ92: BREXIT: 2030 Dünya Paylaşımı'nın İlk Adımı...

"Bu, kuşkusuz günümüzdeki oligarkların sonuna kadar direneceği hayli çalkantılı bir dönem..."


Eğer, İngiliz halkının Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararını bir, “Avrupa içi” hesaplaşma adımı olarak görür, üstelik bir de Türk-AB ilişkisini bu gelişmeye göre yeniden belirlemeye kalkarsak büyük yanılgı yaşarız. 

Konunun AB’nin ötesinde, şimdiden kendini gösteren “2030 yılı küresel paylaşım mücadelesiyle” bağlantısı var. 2030 yılı itibariyle yeniden yapılanacak dünya ekonomi sisteminin öncü dalgasını yaşıyoruz, asıl büyük fırtına 2020 yılında başlayacak...

SA3120/KY35-YTK97: Cinnet Cenneti

"Dünyada olup bitenleri sadece din, inanç, mezhep, etnik çatışmalara indirmek arkada aslında ne olup bittiğini anlamayı zorlaştıran temel arızalardan."


Geçen hafta oradan geçtiğimde iftar saatini bekliyordu gencecik çocuklar. Masada güvercinler gibi hareketli kıpır kıpırlardı. Ezan okundu mu diye onlara sordum, kendilerini ayıran perdeyi açıp hatta. Okunmamıştı. Ama biri şaka yapıp duruyordu diğerlerine okunmuş gibi.

Şimdi kaçı hayatta değil bilmiyorum. Kaçı bir daha o şakaları yapamayacak iftar sofrasında, kaçı duyamayacak… Dünyanın bir uçtan diğerine savrulduğuna dair işaretler çoğaldığına ilişkin yazının üzerine geldi Atatürk Havaalanı saldırısı.

2 Temmuz 2016 Cumartesi

SA3118/KY26-CA62: Kültür'ün Güzeli, Güzellik Kültürü

"Denetim mekanizmalarımızdan yoksunluğumuzda hangi kıymet ölçüleri düşecek önümüze?"


Bakışımızı en çok yanıltan ve aklımızı karıştıran sebep, güzellik. Hayran eden, uğraştıran, büyülenmeye ve acı çekmeye, mutlu olmaya ve yoldan çıkmaya sebep olan bir etkisi var güzelliğin. Öyle ki etkisi oranında tanımlaması her zaman zor. Güzel olan kalbe daha yakın geliyor, güzellik işe alımlarda bile imtiyaz sağlıyor. “Güzel” denilen bazen de özellikle bize öyle geliyor.

Dünyayı güzelliğin kurtaracağını söylemişti Dostoyevski. İhtişamın bakışımızda olduğunu öne sürdü Şeriati. Beğeni dolu bakışlar ya da tersi; hayatın ilk eğitimleri. Güzel kadın için hayatın daha kolay olduğuna inanılıyor. Yanıltıcı yanları var bu inancın elbet. Güzelliğine vurgu ola ki özüne dönük güvenini artırırken çeşitli potansiyellerini açığa çıkarma konusunda üşengeç kılıyor övgülere boğulan genç kızı.

SA3117/KY32-YR52: Filistinli Ömer

"Ömer filmi işgal altında bir ülkede doğup büyümek ve gündelik hayatı bile gözetim altında sürdürmek neye benzeyebilir sorusuna görsel dille açıklık getirmeye çalışıyor. Film birbirlerinin çocukluk arkadaşı olan Ömer, Emced ve Tarık’ın direnmekle direnememek arasında gidip gelen başkaldırılarının bumerang gibi tekrar onları vurmasının hikayesi."


Filistin filmi neden izlenir. Her şeyden önce eğer Filistin topraklarında çekilmesi mümkün olmuşsa biraz hasret gidermeye yarar sinema. Filistin hakkında en çok konuşulan, yazılan toprak olmasına rağmen hakikati en az bilinen bir halkın adıdır aynı zamanda.  

Filistin işgal haritasına bir saniye bakmak insanın ruh halini tarumar etmeye yeter. 1947’de Güney ucu Kızıldeniz’e uzanan, Batı yüzü boylu boyunca Akdeniz’e bakan muhteşem ülke bütünüyle Filistin’dir ve yemyeşil boyanmıştır. Burada Yahudi halkı ve Hristiyanlar da yaşamaktadır barış içinde kardeşçe. Sonra 1967’de sadece Ramallah kalmıştır yeşil, gerisi tamamen beyaza boyanmış ve İsrail’e aittir. 2000’de ise işgal edilmemiş bir nokta bile yoktur, Filistinliler evlerinden çıkarılıp sürülmüş, sadece benek ya da leke şeklinde görülen bazı yeşil serpintilerde varlıklarını sürdürmektedir. Harita bu.

SA3116/KY27-ŞT50: Dünyanın En Büyük Müzesi: Türkiye

‘Müzelerimiz’ konulu inceleme ve araştırmalara baktığımızda, Türkiye’nin kültürel zenginliğinin nasıl bir enginliğe sahip olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz.


İster 1987 basımı, Ekrem Akurgal’ın Anadolu Uygarlığı adlı kitabına bakalım isterse 1946 basımı Remzi Oğuz Arık’ın Türk Müzeciliği adlı başvuru kaynağı niteliğindeki kitabını okuyalım; ulaşacağımız gerçek tartışmasız biçimde Anadolu’nun dolayısıyla Türkiye’nin, dünyanın en büyük ve en önemli tarih ve kültür merkezlerinden biri olduğu gerçeğidir.

1 Temmuz 2016 Cuma

SA3115/TG198: İsrailli STK Regavim'in Brexit'teki Etkisi ve İsrail’de STK Şeffaflık Yasası Tartışmaları

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıdaki haber, İsrail'in STK-Sivil Toplum Kuruluşları adı altında kurduğu kamu destekli yapılanmaların İsrail'in çıkarlarına 'iyi' gelecek herhangi bir dış gelişmeye müdahil olmak ve yönlendirmek, yapılacak her türlü operasyonla kamuoyu oluşturmak adına nasıl çalıştığını göstermesi açısından önemlidir. İngiltere’nin AB’den ayrılması ile ilgili referandum öncesinde, daha zayıf bir AB’nin İsrail’in menfaatine olacağı savunulmuş, bu doğrultuda İsrailli Regavim isimli STK-organizasyon tarafından “Brexit” lehinde bir kampanya başlatılmıştı. İsrail, STK'ları birer istihbarat ve algı operasyon aracı olarak kullanmaya alışkın olduğu için İsrail'de faaliyet gösteren yabancı STK'ların kaynaklarının şeffaflaştırılması için yasa çıkardı. Çünkü
Adalet Bakanı Ayelet Shaked, İsrail’in kendi ülkesi içinde yer alan bir STK’yı fonlaması ile yabancı devletlerin İsrail’deki organizasyonları fonlaması arasında fark olduğunu çok iyi biliyor ve bunu ifade ediyordu. Türkiye'nin, yabancı ülkeler tarafından finanse edilen  ve 2013 Gezi Terörü gibi etnik parçalanma dahil her türlü kaotik organizasyonu planlayan ve uygulayan Alman, İngiliz, Amerikan, İsrail, İran, vs orijinli ya da destekli vakıfların kaynaklarında şeffaflık istemesi, İsrail temelli bakıldığında gecikmiş bir koruma perspektifi olacaktır.
Seçkin Deniz, 01.07.2016

NGO transparency bill moves towards final vote


İsrail’de yer alan ve mali kaynaklarının yarıdan fazlası dışarıdan gelen STK’lar için daha fazla şeffaflık getirecek olan tartışmalı kanun tasarısı Knesset Anayasa, Kanun ve Adalet Komisyonu’ndan Pazartesi günü geçti ve muhtemelen önümüzdeki hafta içinde oylamaya sunulacak. 
  
Adalet Bakanlığı’nın önerisi ve Bayit Yehudi partisinden Milletvekili Bezalel Smotrich ile Yisrael Beytenu partisinden milletvekili Robert Ilatov’un çabaları ile oluşan kanun tasarısına göre; mali kaynaklarının yarıdan fazlası yabancı politik oluşumlardan gelen kar amacı gütmeyen kuruluşlar,  bu durumu seçilmiş yetkililere veya ilgili memurlara bir belge veya mektup aracılığıyla bildirmekle yükümlü olacaklar. 

SA3114/KY50-FER1: Dar-Dar, Zanga-Zanga(*) Libya; Libya Günlüğü-Bölüm 1

“Yanımdan geçti koşarak yaşlı bir adam. Elinde baston... Çocuklar yolumu kesti. Dillerinde özgürlük marşları... Yeni yetme gençler var etrafımda. Omuzlarında mavzerler... Ömer Muhtar'ın torunları hepsi."


Şubat ayının son günlerinde Kudüs’ten ayrıldıktan tam 33 saat sonra ulaştık Mısır-Libya sınırındaki Sallum[1]  girişine. Mısır taksilerinin bagajlarını işgal eden lpg tüpleri nedeni ile onca malzeme ile birlikte balık istifi ulaştığımız sınır Somali’de ki mülteci kamplarından farksız görünmüştü bize.

Yalvaran gözler ve yarım yamalak İngilizceleri ile ışık etrafında dönen kelebekler gibi zifiri karanlığı aydınlatan kameramız peşinde koşan Bangladeşli mülteciler ülkedeki son durumu bizden öğrenmenin peşindeydi. Oysa biz olup bitenleri onlardan öğrenmek istiyorduk. 

SA3113/KY13-AO82: Türkiye-İsrail İlişkileri Gelecekte Nasıl Olur?

"Hazır ol cenge sulh-u salah istiyorsan."


Ak Parti iktidarının ilk yıllarıydı. "Cemaatle etle/kemik olan iktidarın bir süre sonra kavgaya tutuşacağını, buna da İsrail'le ilişkilerin neden olacağını" yazmıştım. 

Bu öngörümün dayanağı; Ak Partiyi oluşturan üst kadronun oldum olası İsrail politikalarından rahatsız olan bir kadro olduğunu, cemaatin ise varoluşundan beri içeride ve dışarıda ana güç olarak gördüğü güçlerle işbirliği yaparak varlığını pekiştirdiğini, o nedenle daha güçlü karşısında daha zayıf gördüğünü yolda bırakarak yoluna devam etmek isteyen bir anlayışa sahip olmasıydı.

SA3112/KY33-YO109: Leviathan Böyle İstedi

"Sonuçta müzakereler yıllarca sürdü, İsrail Türkiye’den özür diledi ve tazminat ödemeyi kabul etti. Ama üçüncü maddede somut bir kazanım elde edilemedi. Bunda şaşılacak, ayıplanacak bir durum yok."


31 Mayıs 2010 günü gece yarısından sonra İsrail sahil güvenliği Mavi Marmara gemisiyle bir telsiz görüşmesi yaptı:

"İsrail Sahil Güvenlik: Mavi Marmara. Deniz ablukası altındaki bölgeye yaklaşıyorsunuz. Gazze kıyıları ve limanı bütün deniz trafiğine kapalıdır. İsrail hükümeti Gazze’ye insani yardım sağlamaktadır. Sizi Aştod Limanı’na girmeye çağırıyoruz. Malzemeleriniz kurallar çerçevesinde karadan ulaştırılacaktır."

SA3111/KY28-ATA181: Politik Dengeler Altüst Oldu

"Son bir hafta içinde bölgede yaşanan politik olayların içindeki en önemli gelişme ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Cumhurbaşkanı Putin’e uzattığı dostluk eli. İsrail-Türkiye ilişkilerinin normalleşmesinden belki de çok daha önemli bir gelişme."


Her ne kadar İngiltere’de 23 Haziran’da gerçekleştirilen referandum sonrası çıkan Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı İngiltere’yi bağlayan bir konuysa da, Haziran ayının ikinci yarısında yaşanan politik olaylar bir birine ulanınca, Orta Doğu’daki siyasal ve güç dengeleri adeta alt üst oldu. 

26 Haziran’da Roma’da mutabakata varılan İsrail ve Türkiye'nin ilişkileri normalleştirme görüşmeleri, 2010 yılında yaşanan Mavi Marmara olayının Türkiye’nin ortaya koyduğu koşullarda tatlıya bağlandı. Buna gerçekte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 29 Ocak 2009 yılında gerçekleştirilen Davos Ekonomi Zirvesi'ndeki “One Minute” çıkışının, 7 sene sonra Roma mutabakatını ve Türkiye-İsrail yakınlaşmasını getirdi de diyebiliriz.   

SA3110/KY36-CK83: Türkiye-İsrail Anlaşması Neden Gecikti?

"Bu anlaşmanın arka planında ilginç bir nokta var. Müzakerelerin neden bu kadar uzun sürdüğü herkesin merak ettiği konulardan biri."


Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşmanın, Türkiye açısından bir diplomatik başarı olduğu muhakkak. Türkiye müzakere masasından kendi taleplerini kabul ettirerek kalktı. En temel talepleri özür, tazminat ve Gazze meselesinde istenilen tavizleri elde etti. 

Bu anlaşma Filistinli gruplar tarafında da memnuniyetle karşılandı. Aylar önce, Hamas üst düzey yetkililerinden politbüro üyesi Usama Hamdan ile yaptığım mülakatta, kendisi İsrail ile ilişkilerini geliştiren bir Türkiye'nin Filistin halkına daha etkin yardım edeceğine inandıklarını söylemişti. Ayrıca bu anlaşmanın sonuçlarının Gazze için son derece faydalı ve önemli olduğunun altını çizdi.

Sonsuz Ark 4. Yaşında; Yayınlar, İstatistikler ve Analiz/ 2015-2016 Raporu

Sonsuz Ark, yayınladığı manifestosuyla, yeni bir düşünme biçimi/biçemi, 
hayat ve gerçek algısı oluşturma iddiasında DÖRT YIL geride bıraktı.

  
Klasik medya araçlarına alışmış, ancak yıpranmış, yorulmuş algıların internetin bilgi bombardımanına cevap vermesi gittikçe zorlaşıyor. Bilgiye olan talep de geçmiş yüzyıla oranla katlanarak artıyor. Arz-talep ilişkisine bağlı olarak da hem bilgi enflasyonu oluştuğunu hem de ilginin aşırı bilgi bombardımanı altında evrilerek genel bir duyarsızlığa neden olduğunu görüyoruz. İnsanlık için bir geçiş dönemi olduğunu düşündüğümüz mevcut zamanda bilgi kaynakları güvenilirlikleri oranında diğer kaynaklardan ayrışıyor.

Sonsuz Ark bu anlamda kendi çerçevesini ve hedeflerini oluşturmuş olmanın özgüveniyle hızla yol alıyor. Allah’ın her şeye şahit olduğunu bilen ortak bir aklın ürettiği, bireyden topluma, toplumdan uluslar arası ilişkilere uzanan çizgide psikolojik, sosyolojik, dinî, politik, ekonomik, edebî ve felsefî perspektiflerle yapılan analizlerin, sanat değeri yüksek çalışmaların ve kendi alanlarında kanaat oluşturabilecek çevirilerin oluşturduğu bir arşivin, gelecek zaman için olduğu gibi, şimdiki zaman için de iddialı içeriklere sahip olması, özgüvenimizi olumlu etkiliyor. Doğal olarak bu özgüven okuyucularımıza da sirayet ederek büyük bir sinerji oluşturuyor.

Seçkin Deniz Twitter Akışı