17 Ağustos 2021 Salı

SA9331/SD2162: Can Sıkıntısı- İnsan Zihni (Terapi)

Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"...üç boyutlu sarmal bir 'içiçelik'tir bu."

Canım sıkılıyor ya... Psikoloci'ye göre şimdi ben narsist miyim, kırk yılda bir oluyor ama:) 

(Demek ki canı sıkılan herkes narsist, kolay can sıkılması zor can sıkılması ayrımını kim nasıl yapacaksa artık :) psikoloci kafayı sıyırmış) [Psikiyatrist Prof. Dr. Erol Göka'nın "Doya doya “canım sıkılıyor” da diyemeyeceğiz bu gidişle:)) Narsistlerin canı daha kolay sıkılıyormuş... Why Are Narcissists So Easily Bored?' şeklindeki paylaşımına yaptığım atıftır.]

Pintilerin bana, "Müsrif misin?" diye sorduklarına şahit oldum 2 kez. Ben ne lazımsa onu; en kaliteli en ucuz ve en uzun ömürlüsünü alıyorum sadece. O kaliteyi görünce pintinin aklına israf geliyor sanırım, oysa bana göre ucuz, kısa ömürlü ve kalitesiz şeyler aldığı için asıl müsrif o.

Gelecekte bir gün size bugüne dek anlattıklarımın ne anlama geldiğini anlayacaksınız; öyle demişti biri 10 yıl önce: "Seni ancak 2035'te anlarız..."  "Ama şimdi anlatıyorum," demiştim, o da "Seni anlayacak kapasitede değiliz." demişti de tuhaf tuhaf bakmıştım yüzüne.

Ben bazen sizi anlamıyorum; kusura bakmayın, anlamamanızı anlamıyorum.... beni uzaydan gelmiş gibi algılamanız tuhaf geliyor... öyle mi sanıyorum, vehim mi, hayır değil, bunu defalarca söylediniz, yine anlamadım... hepimiz insanız değil mi? 

Her neyse... şarkı, türkü söylemeyi sever misiniz bilmem, ama ben anlık güfteler yapmayı severim, ezbere bildiğim şarkı türkü yoktur.... mükemmel bir zihinsel anafor ve dinginlik oluşturuyor... deneyin isterseniz:)

Size bu can sıkıntısı vaktinde insan zihninin nasıl çalıştığını anlatmak isterdim, ama kendi kendime konuşacağımı düşündüğüm için bu kısmı atlamayı seçiyorum... 

Siz tastamam zihninizde olup biten şeylerden oluşuyorsunuz... düşünceden başka bir şey değilsiniz... düşünceniz durduğunda da ölüyorsunuz... ilginç gelmez bu size, ama emin olun bu bugüne dek insan için söylenebilecek en kesin şey olarak tarihe geçecek:)

Tamam bu konuyu da geçtim.... hiç keçileri incelediniz mi? Sanmıyorum, ama hayvanların içinde huyu insan huyuna benzeyen tek hayvan keçidir... bu da ilginç gelmedi ise bir şey bilmiyorsunuz demektir:) 

Ben aranızdan çekip gittiğimde, çektiğim restleri, attığım fırçaları, gerçeği cascavlak anlatma biçimimi, analitik ya da çok katmanlı geçişlerle yaptığım akıl yürütmeleri hatırlayacaksınız... size kompakt bir insanlık tarihi portresi çizmek istedim.... Adem'le aynı yaştayım çünkü.

Havva'nın durumunu sormayın bana; öncelikle onun adının Havva olduğunu düşünmüyorum, buna dair Kur'an'da bilgi yok; ama kadın olmasaydı erkeğin zihninin yarısının yok olacağını, erkeğin yarım kalacağını söyleyebilirim, kadın için de öyle; bunu da ezbere biliyorsunuz, ama öyle değil.

Erkek ve Kadının zihinsel geçişleri çok fazla... doğal olarak zihnin hangi yarısının nasıl ve ne şekilde diğer cins tarafından oluşturulduğunu birbirinden ayırmanız imkansız; bu şimdilik kuantal bir tanımlama ile yer edinebilir aklınızda... üç boyutlu sarmal bir 'içiçelik'tir bu.

Erkek ve Kadın zihninin, çocukken, cinsiyet ayırdı gelişmemişken ortak bir temelle inşa edildiğini, kadın ve erkek cinslerden gelen yansımaları edindiğini söyleyebilirim... cinsiyet ayırdı gerçekleştiğinde de büyük sancılar ortaya çıkar, her iki cins de acı çeker, sonra genetiğinin emrine girer...

Erkek ve kadın zihni ortak inşa süreçleri sonrası cinsiyet genetiğinin emrine girdiğinde insan artık karmaşık düzlemin bir parçasıdır, iki sayı tarafından konumu tespit edilen bir noktadır... ve etkilendiği diğer noktalarla (Analitik) düzlemde gezinmeye başlar...

Belasını bulmuştur artık erkek ya da kadın... kendisi noktanın birinci ya da ikinci bileşeni ise, diğer bileşen sıfır olduğunda zihni tek düze bir şekilde sağa sola ya da yukarıya aşağıya akmaya başlar... bu bir tür ölümdür; yani zihniniz ot gibidir, çünkü diğer bileşen sıfırdır.

İşte şair, filozof, bilim adamı, sanatçı erkekler bu tek düze akışta ortaya çıkar... buradaki esas ilginç gerçek budur; diğer bileşenle birlikte yol alan noktaların bu tür bir zenginliğe ulaşması imkansızdır; erkek kadın bileşenden zihnini ayırdığında keşfetme yeteneğini kullanır.

Kadın bileşen erkek bileşen yokken şair, filozof, bilim kadını, sanatçı olmaz; tam aksine insan oluşunun derin merhametini keşfeder, kuşatır, kollar, besler ve hayatın kaynağı olduğunun farkında olarak bunu doğrudan yansıtır.

Bilemiyorum artık, katman katman buraya aktardığım şeylerle insanın zihninden oluştuğunu size anlatabildim mi? 2045'i mi bekleyeceksiniz anlamak için?:)

Can sıkıntım yine geçmedi.... ne yapsam.... en iyisi zihnimin dinginleşeceği yazılar yazmak, ama onu da yapmak istemiyorum şimdi... galiba yine serbest akış tekniğine başvuracağım... sıkıldıysanız gidebilirsiniz, yarın başınızın ağrımasını benden bilmeyin...

İnsan suçlamayı sever, dedikodu yaparak kendini aklamaya hastadır... hele hele şikayet etmeye başladığı zaman bilin ki tıkanmıştır, zihni çöplüktür, kendisi de çöptür... ondan uzaklaşın.... ciddiyim, felaket kokar... rahatsız eder...

21. yüzyılın en belalı hastalığı da budur; nasıl başa çıkarız bilmiyorum, hiçbirimiz çöp olma olasılığından uzakta değiliz... size tavsiye veremeyeceğim bu konuda; ama bir işi bitirdiğinizde diğer işe girişmenizi öneririm Kur'an'ın (İnşirah Suresi) önerdiği gibi.. Allah yarattığı malı iyi biliyor.


Not: Bu yazı 27 Temmuz 2021 tarihinde Twitter'da serbest akış tekniğine uygun olarak yazdığım cümlelerden oluşmaktadır; her cümlede ilgili Twitter linki bulunmaktadır.


Seçkin Deniz, 17.08.2020, Sonsuz Ark, Terapi
Terapi







Sonsuz Ark'tan

  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı