22 Mayıs 2020 Cuma

SA8601/AŞ111: Şeytan’ın Dişleri’ni Sökeceğiz

"Sorunun nefretle ilgili olduğunu görmemek için kör olmak lazım. Avrupa’nın Müslümanlara karşı nefreti, salgın korkusuyla yumuşuyor, ancak CHP’nin ve ortaklarının desteklediği zihniyet Müslümanlara ve Allah’a karşı nefretini kusmaya devam ediyor."


İnsan denen karmaşanın tutarsızlıklarla dolu hayatını inceliyorum bir süredir. Herhangi bir insan seçiyorum bazen, bakıyorum ona. Kendini her şeyin merkezinde görüyor; kendisinin istekleri önemli her an. Doğumundan ölümüne kadar bir vakum gibi çekiyor çevresindeki her varlığı ve kendisine uygun hale getirmeye çalışıyor. Allah’ın üflediği bu ruhun kendine özgü karmaşıklığının en berrak tarafı bu; esir de olsa zihnindeki fırtınalara hiç kimse müdahale edemiyor. İçe kapanıyor; bu kez etrafına aşılmaz bir duvar örüyor. Nefret üretiyor.

Nefret, yalnızlığın en doyurgan besini. İnsanı besledikçe de kötülüklerin o sırnaşık, arsız sızıntıları yavaş yavaş etrafa dağılıyor. İnsan insana saygı duymuyor kolayca, ama nefret edebiliyor. Allah’ın gönderdiği bütün peygamberler insanın içindeki nefreti dizginlemek için bir nevi. İnsan kendisini yaratan Allah’tan da nefret ediyor; onun emirlerinin tümüne karşı çıkmasının başka bir açıklamasını bulmak mümkün değil. Sanki kendisini yarattığı için Allah’tan nefret ediyor ve Allah’ın yarattığı her şeye karşı bu nefretle davranıyor.

Demokrasiler içindeki nefreti dizginlemek zorunda olan insanların bulunduğu sistemler. Toplumların büyük çoğunluğu tarafından dizginlenmiş bir insanla karşılaştığımda, ruhundaki tutarsızlıkları daha açık bir şekilde gördüğümü söyleyebilirim. İletişim kanallarında yüzlerce irin var. En küçük fırsatta bu irini etrafa saçacak kadar da tarihin her noktasından taşınmış, birikmiş.

Bunları düşünmemin çok sebebi var, ancak gündelik sebebi İzmir’de Müslümanların camilerinin ses sistemine sızarak ateistlerin marşlarını ve  Selda Bağcan'ın şarkılarını yayınlayan zihniyet insan denen karmaşanın daha da dikkatli bir şekilde incelenmesi gerektiğini dayatıyor. Çünkü artık insandan ayrışmış bir varlıktan söz ediyoruz. Bütün tespitlerimizi bir kenara koyarak yeniden düşünmeliyiz. Şimdiki sorunumuz insan değil; şeytanlaşmış insan.

İzmir’de bazı camilerin hoparlörlerinden ‘Çav Bella’ şarkısının çalındığı videosunu sosyal medya hesabından paylaşan CHP üyesi Banu Özdemir'in gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yapan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, "AKP, 18 yıldır partisinin kürsüsü olarak kullandığı camilerden ve Diyanet’ten elini çekilmelidir. Aksi takdirde AKP’nin verdiği bu tepki siyaseten 'ev sahibi rahatsız oldu'dan öteye geçmez." diyerek tepki verince CHP'nin bu çirkin provokasyonu nasıl sahiplendiğini görüyoruz.

Twitter hesabından 'Kamuoyuna Duyuru' başlığı ile açıklama yapan Selda Bağcan, "İzmir'de cami hoparlörlerinden benim şarkılarımı dinletmişler. Tamamen provokatif bir eylem, ülkeyi bir yerlere çekmeye çalışıyorlar. Şiddetle kınıyorum." konunun ne olduğunu açıklıyor.

Türkiye’de Covid-19 salgınının yayılmasına karşı alınan tedbirler doğrultusunda bir süredir camiler ve mescidler cemaatle kılınan namazlara açık değil; ancak insanların topluca ibadet edememelerinden kaynaklanan huzursuzluklarını gidermek için yatsı ezanından sonra merkezi yayın sistemine bağlı minare hoparlörlerinden dualar okunuyor.

Müslümanlara karşı nefret seviyesine varacak kadar kısıtlayıcı davranan Fransa, Belçika, Almanya ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde bile tarihte ilk kez cami dışına taşacak şekilde ezan okunması için izin veriliyor. Çünkü oralarda da salgın nedeniyle ibadethanelerde topluca ibadet edilmesi yasaklanmıştı. Covid-19 salgını nedeniyle tedirgin olan Müslümanlara moral vermek amacıyla hoparlörden ezan okunması uygulaması yaygınlaşarak devam ediyor.

Sorunun nefretle ilgili olduğunu görmemek için kör olmak lazım. Avrupa’nın Müslümanlara karşı nefreti, salgın korkusuyla yumuşuyor, ancak CHP’nin ve ortaklarının desteklediği zihniyet Müslümanlara ve Allah’a karşı nefretini kusmaya devam ediyor. Okunan dualardan rahatsız olan ve ezanlardan sonra okunan dualar için "Bana kalırsa ben bu bir 'bid'at'tir. İnsanları nefret mi ettiriyoruz yoksa insanların dini duygularını daha mı canlı tutuyoruz?" diyen Bülent Arınç gibi isimlerin de dahil olduğu tartışma, açıklaması güç bir maskeler imparatorluğunda yaşadığımızın göstergesi.

Bu nefretin nedenlerini insanın ruhundaki karmaşada bulabiliriz, ancak bulduğu ilk fırsatta içindeki şeytanî irini Müslümanların üstüne boca eden zihniyetin ‘temel insan’ olgusundan çok uzakta konumlandığını ve kendiliğinden oluşmadığını düşünüyorum. Bu tam olarak Şeytanî bir planın uygulanması.

Ne elde edebilecekler? Üstümüze boca ettikleri nefret, alışkın olmadığımız bir nefret değil. Satanist masonluğun dünyanın her yerinde yaydığı, terör, savaş ve dehşetle, kanla, tecavüzlerle, ölümlerle ve ahlaksızlıklarla bezeli bir kaosla uzun süredir karşı karşıyayız. Bunlar Şeytan’ın emirleri için savaşan fedailer, bunlar insanlığa ihanet eden, Allah’tan nefret eden insanlıktan çıkmış yaratıklar.

Elde edebilecekleri şey, öfke; bunu sağlamaya ve Türkiye’de iç savaş çıkarmaya çalışıyorlar yüzlerce yıldır, zaman zaman bunu başardılar da, ama şimdi, 2002’den sonra her bir şeytanın dişlerini söke söke ilerlediğimiz ve şeytanî planlarını tek tek yok ettiğimiz için kuduruyorlar.

Hayır; satanizmin nefretine yenilmeyeceğiz; öfkelenmeyeceğiz, aksine daha sakin olacağız ve bu şeytanları, yargının karşısına çıkararak hesabını soracağız. Onların bize yasakladığı hukuku onlara tanıyacağız. Bir gün yaptıklarından pişman olmalarını beklemiyoruz, amacımız sadece her an her fırsatta bir tarafımıza sapladıkları Şeytan’ın dişlerini sökmek; bize zarar vermelerini engellemek; en azından tapındıkları Avrupa kadar insan olmalarını sağlamak.

Allah’ın izniyle bunu da başaracağız, ne kadar çok nefret ederlerse etsinler onlara benzemeyeceğiz.



Arif Şahin, 22.05.2020, Sonsuz Ark, Şaşkınların Tarihi 111


 Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.




Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı