17 Kasım 2018 Cumartesi

SA7136/KY60-ES91: Diyanet Deizm'e Kısa Filmlerle Cevap Verecek




Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Huriye Martı, gençlik çağının kendine has bir dönem olduğunu bildiklerini ve gençlere ulaşmak için onların yoğun şekilde kullandıkları sosyal medyada ve internet ortamında var olmaya çalıştıklarını söylüyor. Prof. Martı, gençlerin zihninde soru işaretleri oluşturan ve sosyal medyada yaygın şekilde propagandası yapılan deizm, ateizm gibi akımlara ait iddiaları cevaplandırmak için de kısa videolar ve kitapçıklar hazırladıklarını ifade ediyor.

Geçtiğimiz yıllarda Peygamber Efendimizin dünyayı teşriflerinin yıl dönümü Kutlu Doğum Haftası olarak adlandırılıyor ve Peygamber Efendimizin doğum günü 20 Nisan olarak kabul edilerek, 14-20 Nisan günleri arasında kutlanıyordu. Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl Peygamberimizin doğum gününü Mevlid gecesinin olduğu haftaya çekerek Milad-i Nebi haftası olarak kabul etti. Artık Hicri takvime göre kutlanacak Mevlid-i Nebi haftasının her yıl bir ana teması olacak. Bu yılki tema Peygamberimiz ve Gençlik olarak belirlendi. Kendisi de bir eğitimci olan Diyanet İşleri Başkan Yardımcı Prof. Huriye Martı ile Peygamberimiz ve Gençlik teması çerçevesinde gençlerimizi konuştuk.

Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl ilk kez Mevlid-i Nebi haftası kutluyor. Mevlid-i Nebi deyince ne anlamalıyız? Neden haftaya bu isim verildi?

Mevlid-i Nebi, bildiğiniz üzere, Peygamber Efendimizin doğum günü anlamına geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı 1989 yılından beri Kutlu Doğum haftalarında Resul-Ekrem’in dünyayı teşrifini, insanlığa örnekliğini, onun siret ve sünnetini toplumumuza daha yakından anlatabilmek amacıyla programlar yapmaktaydı. Yapılan bu programlar, hicri takvime göre içinde Mevlid gecesinin bulunduğu haftaya çekildiği için bu haftanın ismi de Mevlid-i Nebi haftası olarak belirlendi.

Sorunlara sünnetten çözüm üretmeye çalışacağız

Haftanın ana teması neden “Peygamberimiz ve Gençlik” olarak belirlendi?

Gençliğin problemlerinden sıklıkla bahsettiğimiz, gençliğin önemini ve geleceğimiz açısından anlamını dile getirdiğimiz günümüzde; Peygamberimizin gençlerle iletişiminden, gençlere gösterdiği özenden ve verdiği değerden bahsedeceğimiz, gençlik sorunlarına sünnet-i seniyyeden üretilebilecek çözümleri müzakere edeceğimiz bir gündem oluşturmak istedik. Bu gerçekten son derece önemli bir adım. Zira gençliğin post modern çağda karşı karşıya kaldığı sorunlara İslami referansları kullanarak çözüm üretmek, aslında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hizmet alanlarından birisine tekabül ediyor. Kanaatimiz o ki, bu gündem, sadece Başkanlığımızın değil, gençliğin anlamını ve geleceğimiz açısından taşıdığı misyonu bilen herkes açısından kıymetli açılımlara vesile olacaktır.

Gençliğe gençlerle ulaşmaya çalışıyoruz

Günümüzde gençlere ulaşma noktasında kendi anne ve babaları bile zorlanıyor. Bir Z kuşağından bahsediliyor. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gençlerin dilini, frekansını yakalamak için nasıl bir yol izliyorsunuz? Onlara yönelik ne gibi çalışmalarınız var?

Elbette her çağın kendine has özellikleri, beklentileri ve öncelikleri var. Gençlik çağının da kendine özel yetenekleri, duyguları, düşünceleri ve yaşayışları olan bir dönem olduğunu biliyoruz. Fakat hayatın hızla akışı içerisinde kuşaklar arasındaki farklılıkların derinleştiği ve bugünün gençlerine dair pek çok niteliğin daha önceden tecrübe edilmemiş olduğu gerçeğiyle de karşı karşıyayız. Bu açıdan bakıldığında, genç gönüllere girmek, genç zihinlere rehberlik etmek, ulaştırmak istediğimiz mesajları ya da hissetmelerini istediğimiz güzellikleri onlara iletmek istiyorsak, dillerini ve dünyalarını keşfetmemiz elzem görünüyor. Bizler Diyanet İşleri Başkanlığı olarak öncelikle bütün il ve ilçelerimizde birer gençlik koordinatörü belirleyerek işe başladık. Böylelikle gençlik çalışmalarını sistematik ve eşgüdümlü hale getirmeyi amaçladık. Bu kapsamda gençlik koordinatörlerimiz hem lise hem de üniversite gençlerimizle çeşitli sosyal ve kültürel aktiviteler, kitap okuma günleri, söyleşiler, sohbetler, sorulu cevaplı istişare ve müzakere oturumları düzenleyerek onların zihinsel ve duygusal gereksinimlerine cevap vermeye çalışıyorlar. Bu hizmetlerle gençlerimize aynı zamanda din görevlilerimiz aracılığıyla bir model sunmayı, manevi destek ihtiyaçlarını karşılamayı ve günlük hayatın telaşı içerisinde yanlış yöne savrulmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Elbette gençlerin yoğun olarak kullandığı mecralarda, özellikle sosyal medyada ve internet ortamında görsel ve işitsel materyallerle var olmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda gençliğin gerek edebi gerekse fikri donanımını güçlendirmek açısından, dini bir zeminden beslenen kitaplar, tv ve radyo programları hazırlıyoruz. Bilhassa çalışmalarımızı genç arkadaşlarla yürütmeye özen gösteriyoruz. Bu sayede kuşaklar arası mesafeyi daha çabuk kapatabileceğimize inanıyoruz.

Sahih dini bilgiden beslenen rehberlik gerek

Siz aynı zamanda bir eğitimcisiniz. Gençliğin en büyük sorunu ne? Gençlerin doğru bilgilerle donanması için neler yapılmalı?

Kanaatimce gençliğin en ciddi sorunu modernizmin etkisiyle dini, ahlakı ve maneviyatı öteleyen bir yaklaşımın onların değer dünyaları ve din algıları üzerinde aralıksız tahribatta bulunma çabası. Bir diğer deyişle, gençliğimiz inancını, öz değerlerini, hayata kendisini bağlayan sarsılmaz ve değişmez ahlaki ilkeleri hedef alan ağır bir bombardımanın altında yaşıyor. İnandıklarını ve dine dair öğrendiklerini günlük hayata aktarmada zorlanıyor ve bocalıyor. Bu hususta insan olarak varlığının anlamını, yeryüzünün en şerefli varlığı olarak yüklendiği mesuliyeti, herhangi bir ayrıştırmacı yaklaşıma hiçbir şekilde fırsat vermeksizin kız olsun erkek olsun ırkı, dili, rengi ne olursa olsun sahip olduğu onuru ve sorumluluğu fark etmesi gerekiyor. Gayesiz, menfaate ve haza dayalı, bencil, adaletsiz bir yaşam tarzının kendisine her iki dünya hayatında da vereceği zararı idrak etmek için bizlere ihtiyaç duyuyor. Bir diğer husus da gençliğin son derece hızlı ve değişken olan bilgi akışında doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini birbirinden ayırt edebilecek yeterli bilgi düzeyine sahip olmamalarından dolayı karşılaştıkları bilgi kirliliğinde ne yöne eğileceklerini ya da hangi referanslara güvenebileceklerini bilmemeleri. Bu hususta da onlara sağlam dini referanslardan, sahih dini bilgiden beslenen rehberlikler yapmak gerekiyor. Diğer yandan gençlerimizin Peygamberimizi sevdikleri oranda tanımadıkları ve onun sünnetini bugün yaşanılır kılma konusunda yeterince örneğe ve pratiğe sahip olmadıkları da bir gerçek. Bu konuda gençlerimizin zihinlerindeki boşluğu, tedirginliği ya da arayışı hesaba katmamız icap ediyor.

Deizm, Ateizm gibi akımlar günümüzde sıkça gündeme geliyor ve genelde hep gençler üzerinde etkili oluyor. Bu gibi yapılardan gençleri korumak için nasıl bir yol izlenmeli? Sizin bu konularda çalışmalarınız var mı?

Bu tarz din karşıtı akımlar, az önce de belirttiğim gibi teknolojik imkânların da çoğaldığı günümüzde farklı iddiaları ve din aleyhine farklı söylemleriyle sıklıkla gençlerimizin karşısına çıkabiliyor. Aslında bilginin yerküreyi bu kadar çabuk dolaşabildiği ve insanların birbirleriyle her ortamda çok rahat iletişim kurma imkânına sahip oldukları günümüzde, gençleri meraklandıran, şaşırtan, dikkatlerini çeken, ilgi ve alakalarını cezbeden farklı söylemlerin daha görünür hale gelmesi gayet olağan bir durum. Bu hususta bizim de aynı hızda, dinamik ve etkin yöntemlerle cevap üretmemiz gerekiyor. Çünkü gençler aslında hem soruyu görüyor hem de ona kısa, sade, net ve sağlıklı bir cevap arıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gençlerin zihninde soru işaretleri oluşturan ve bilhassa sosyal medyada yaygın bir şekilde dolaşan söz konusu akımlara ait iddiaları cevaplandıran eserler hazırlamaktayız. Bu eserler bu yılsonu hem kısa videolar hem de kitapçıklar halinde gençlerimizin bilgisine sunulacak. Gençlik koordinatörlerimiz de üniversite öğrenci yurtlarında, kredi yurtlar kurumuna bağlı birimlerde ve imam hatip liselerinde sürdürdükleri çalışmalarla aslında birebir bu alana hizmet üretmekte. Alanda yaptıklarımızı iki başlıkta özetleyebiliriz. Birincisi, söz konusu akımlarla mücadelede ortaya atılan yanlış savları ve İslam’a yöneltilen haksız suçlamaları cevaplandırmak. İkincisi ise, İslam’ın çarpıtılarak ya da istismar edilerek kirletilen kavramlarının doğrularını, İslam’ın temel ilkelerini, İslam’ın insandan beklentilerini ve insana çizdiği sınırları sağlıklı bilgilerle gençlerimize ulaştırmak. Yani konunun bir boyutu hatayla mücadele diğer boyutu ise doğruyu takdim etme şeklinde gençlik çalışmaları kapsamında sürdürülüyor.

İslami kavramlarının gerçek yüzünü anlatmalıyız

FETÖ, DEAŞ gibi yapılar hep gençleri hedef alarak geniş yandaş kitleleri buldu. Gençleri dini görünümlü terör örgütleriyle mücadeleden nasıl koruyacağız?

Söz konusu terör örgütleri aslında gençlerin hem merakını hem de enerjisini kullanarak kendi bâtıl iddialarını beslemeye ve taraftar kitle oluşturmaya çalıştı. Halen de yayılım sağlamak ya da güç devşirmek isteyen, hatta şiddete meyleden terör yapılarının yoğun biçimde gençlere yöneldiğini biliyoruz. Bu hususta gençlerde bulunan heyecanı, dinamizmi, atılganlığı, azmi, kararlılığı hatta biraz da gözü kara ve cesur hâli doğru yönlendirmek, sağlıklı zeminlerde İslam’ın barış, adalet ve merhamet eksenine kanalize etmek gerekiyor. Bizler öncelikle gençlerin kabullenilmeye, anlaşılmaya ve sorumluluk üstlenecek yetkinlikte görülmeye ihtiyacı olduğunu fark etmeliyiz. Bizim yapabileceğimiz belki de en önemli iş, istismar edilerek anlam dünyalarından kopartılan ve bir ideolojinin tesisi için kullanılan İslami kavramların gerçek yüzlerini gençlerle buluşturmak olmalı. Bir diğer deyişle, bizim ısrarla ve kararlılıkla İslam’ın temel prensiplerini, Kur’an ve sahih sünnetten beslenerek insanlığa sunduğu yaşanılır bir dünya idealini ve Peygamber Efendimizin şahsında hayat bulan örnek insan modelini anlatmamız gerekiyor. Doğru bilginin sağlıklı, güçlü, etkin ve hızlı bir şekilde yayılma imkânı bulduğu her yerde, batıl, zail olmaya mahkumdur. Bu açıdan bakıldığında yükseköğrenim yurtlarında başlatmış olduğumuz Din İstismarıyla Mücadele Seminerlerini son derece anlamlı ve değerli buluyorum. Benzer şekilde çeşitli STK’ların gençlik kollarıyla, gençlere hizmet eden resmi kurum ve kuruluşlarımızla dini istismar eden yapılara karşı gençliğimizi bilinçlendirmede işbirliği çalışmalarımız devam ediyor. Bu noktada başkanlığımızın, toplumumuzun farklı kesimlerine bilhassa da gençlerimize yönelik kuşatan ve kucaklayan faaliyetleri her geçen gün son derece olumlu cevaplar bulmakta.

Peygamberimizin dünyayı teşrifini genç bir pencereden kutlayacağız

Mevlid-i Nebi haftası kapsamında ne gibi etkinlikler gerçekleştireceksiniz?

Mevlid-i Nebi haftası çerçevesinde daha önce Kutlu Doğum haftalarında gerçekleştirdiğimiz faaliyet çeşitliliğinin aksamadan hatta zenginleşerek devam etmesini hedefliyoruz. Yurt içi ve yurt dışında toplumumuzun bütün kesimlerini Peygamber Efendimizle ve şerefli sünnetiyle buluşturan çalışmalar yapacağız. Bu kapsamda bilgi yarışmaları, söyleşiler, sergi ve konserler gibi bilhassa gençlere yönelik faaliyetlere bu yıl ağırlık vereceğiz. İlk defa uluslararası çapta bir Mevlid-i Nebi sempozyumu düzenleyerek Peygamberimiz ve Gençlik konusunu farklı açılardan ele alacağız. Genç sahabiler, Asr-ı Saadet’e genç gözüyle bakış, Peygamber Efendimizin gençlerle sürdürdüğü iletişimin metotları ve incelikleri, Kur’an-ı Kerim’in gence verdiği değer ve insanlığa sunduğu genç modelleri, gençlerimize ulaşmada karşılaştığımız sorunlar ve gençlik problemlerine çözüm önerileri gibi pek çok konuda sunumlar yapacağız. İlk defa gençlerin sanatında peygamber sevgisini işleyen bir klasik sanatlar sergisini Ayasofya’da ziyaretçileri ile buluşturacağız. Gerek televizyon gerekse radyo yayınlarımızla ayrıca bütün müftülüklerimizde organize edilen programlarla Sevgili Peygamberimizin dünyayı teşrifini genç bir pencereden bir kere daha kutlamaya çalışacağız.


Emeti Saruhan, 17.11.2018, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Hayatın Sıcak Yüzü, 
Emeti Saruhan Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Emeti Saruhan Hanımefendi'ye çalışmalarını bizimle paylaştığı için teşekkür ederiz. Seçkin Deniz, 06.07.2017


İlk yayınlandığı Yer: Gerçek Hayat





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Seçkin Deniz Twitter Akışı