20 Kasım 2017 Pazartesi

SA5194/ÇY4-DB108: Matematik Hiç Tarafsız Olmadı

"Üstünlük fırtınası bizi 2017'deki öfkeye yönlendirmiyormuş gibi, tam insanlıkla yüksek başarıyı karıştırıp, yüksek başarılı dediğimiz çocuklar ve yetişkinlerden de bu kadar düşük beklentilere sahibiz."

Math Was Never Neutral

Son zamanlarda, sağ kanat sitelerinin matematik topluluğuna yaptığı burs provokasyonu hakkında yazdıklarıyla profesör ve matematik eğitimcisi Dr. Rochelle Gutiérre tartışmanın merkezi haline geldi (bunları birbirine bağlamıyorum). Aslında, o -haklı olarak- matematik pedagojisinin beyazlığı ayrıcalıklı kıldığına inanıyor. Bataklık, e-postasına ve sosyal medyasına kadar ulaştı. 

Cevapların çoğu alt-sağ jargonundan çıkarak onu "kızım"/ "tatlım" olarak adlandırıyor ve ona "İngilizce konuşmasını" söylüyor. Aklıselimin amaçları doğrultusunda, iki argüman üzerinde uzlaşmak istiyorum: 

1. Matematik ırk, sınıf ve cinsiyet konularında tarafsızdır

2. Irk konusunda endişelenmemiz gerekmez çünkü "cebir" kelimesi Arapçadır, bu nedenle beyazlık merkezde değildir.

[Yan not, ama gerçekten değil: Bütçesinde Gutiérrez'i destekleyen açıklamalarla çok sayıda organizasyon çıkması da kayda değer. Hakaret ve sarı gazetecilik açısından insanı ve eserini ayıramayacağımız için, ona yapılan ırkçı, cinsiyetçi, sınıfçı ve senofobik saldırıları da açıkça azarlamalıyız. Lütfen her ikisini de ele alalım.]

Bir ülke olarak hikayeleri bir bütün olarak öğretme yaklaşımımızın sevecen yollarını tanımamız bizim için önemlidir. Gençler olarak, öğretmen olarak ülkede herkesin farkında olduğunu düşündüren öyküler ve pedagojilerle donatılmış durumdayız. Bu çerçevedeki öğrenciler, didaktik hilelerimizin alıcılarıdır. Zamanla toplumumuz anlatıları karmaşıklaştırarak ve çatışmanın çatlaklarını derinleştirerek hikaye anlatımını karmaşıklaştırmayı bekler hale geldi.

Yetişkinler olarak, müfredatımız olan güvenlik battaniyesinden uzaklaştıkça, bu bilgiyle ne yapmaları gerektiğine dair değer kaybı yaşarız.  Gençler daha iyi bir dünya kurmak için sunduğumuz çerçeveye itaat mi etmeliler yoksa statükoyu korumak için yanılgıların oluşmasına izin mi vermeliyiz? 

Bu sorunun cevabı karmaşıktır ve mevcut genel görüşümüzün belirttiği gibi çatallı değildir. Ancak doğru olan şey, bir yol seçmeden önce bile, çoğumuzun ileride gelişme sürecimizde bu karmaşık gerçekleri görüyor olmamızdır. Bir kiraz ağacı hakkında yalan söyleyemeyen aynı çocuğun ülkedeki ilk başkanımızın en güçlü köle sahibimiz olduğumuzu anladığımız gibi, öğrencilerimize açıkladığımız matematiğin temelden ayrıntılara kadar açık ve kapalı mesajlar dan oluştuğunu anlayabiliriz.  

Pisagor (ve takma ismi alan ekip), Eratosthenes ve Roma rakamları aklımıza Mayalar'dan ve Mısır'dan önce gelirler. Bilgisayar bilimleri ve astronomi alanlarında uzmanlaşmadıkça Ada Lovelace ve Katherine Johnson'u anlayamayız. Benjamin Banneker'in hayatı, sanki kurucu babası Thomas Jefferson'un kölelere yapılan ırkçı teorilerini çiğnemek için görevini kullanmamış gibi, basit bir bilim adamına indirgenir.

Cebir kelimesinin, Muḥammed ibn Mûsâr-Khrārizmī adlı bir Fars aliminden geldiği gerçeği ortadayken, bu meydan okumamızı müfredatımızdaki renkli çocukları soyutlama yoluyla nasıl değerlendiririz? "Asyalıların matematikte iyi" olduğunu hem anekdot yoluyla, hem de araştırmalarla biliyor olabiliriz, fakat matematiğin beyazlığın başarı vurgusu olarak  merkezlendiğini düşünmekten vazgeçmiyoruz. Siyah çocuklara standart testlerde yüksek puanlar elde ettiklerinde şaşıyoruz ve okulların onların test puanlarına ulaşmaları için baskıcı yöntemlerle "herhangi bir yolla gerekli" çarpıklıklar üretiyoruz.

Stand and Deliver gibi filmleri seviyoruz ancak bu öğrencilerin atalarının, takvimleri güneş sisteminin geri kalanıyla mükemmel şekilde senkronize eden güzel bir matematik yorumu yaptıklarını fark etmiyoruz. 

Bu kavramlar yabancı değildir, ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin matematik yorumu, pek çok öğrencimiz için akademik kazanım ve başarıyı yabancı kılmaktadır.

Matematik asla tarafsız değildi. Konu alanı olarak matematik, belirli bir eğitim sisteminin mimarları tarafından yayılan değerlerin ve hikayelerin bir yansımasıdır. Mimarlar gerçekten marjinalize olmuş insanların öykülerini değerlendirseydi, bu öğeleri çocuklarımızın tüm ders kitaplarında ve dijital araçlarında erkenden görmüş olurduk. Cebir II'nin STEM alanları için kapı bekçisi olarak öğretilmesi gerekip gerekmediğini tartışmak zorunda kalmazdık, çünkü herkes müfredata adil bir şekilde erişebilir ve öğrenciler kendi başlarına adil bir seçim yapabilirdi. 

Gerçekten de, Gutiérrez'e söylenen aşağılayıcı sözlerin çoğu onun haklılığını kanıtlıyor. Kimsenin ona başka bir ülkeye gitmesini söyleyerek, bu profesörü "tatlım" diye küçümseyerek veya ters ırkçılık suçlamalarıyla kendisine hakaret ederek muhalefet etmesine gerek kalmazdı. Bu insanlar onun kişiliğine saldırdıkça, matematik öğretmenin yolunu söyleyen renkli bir kişi ile ilgili rahatsızlıkları hakkında daha fazla mesaj gönderiyorlar. Başka bir deyişle, tarafsız bir konu olarak matematik bir yalandır ve bu miti sürdüren kişiler kendi rahatlıkları için yalan söyler. Matematik, çoğunlukla düz beyaz erkeklerin ve onların şemalarına inananların başarısını merkezileştirmiştir. 

Elbette, bununla ilgili öğretmenlik mesleğini çeşitlendirmek ve matematiğimizde beyazlardan daha fazlasını da içeren birkaç çözümümüz var. Ayrıca bir meslek olarak öğretmenlik statüsünü de yükseltebiliriz, çünkü öğretmen maaşı, bu işte çalışan bu kadar çok kadına verildiğine göre feminist bir konudur. Fakat temel seviyede, öğrenciler için yaratmaya çalıştığımız artan değişikliklerin yalnızca standart test puanları ve kaynaklarındaki boşluklara değil, topluluğumuzun onlara ne sağladığına da dikkat çekmek isteriz. Başarı ile ilgili fikirlerimiz, renk ve kariyer aramayan patronlarla, öğrenciler için hoş ortamlar yaratmayan kolejler üzerinde yoğunlaşmaktadır. 

Aslında matematiğini yapsaydık sonuçların gelir kadar önemli olduğunu ve gelirlerimizin ırk ve cinsiyet çizgileri boyunca katmanlaştığını göreceğiz. Siyah ve kahverengi çocukların kendi matematiklerinde yetenekli ve zeki olduklarına inanmıyor ve ülkemiz standartlarına uymayan standartlara mahkum ediyoruz. Çocuklarımızı tam insanlar olarak değerlendirmiyoruz.

Üstünlük fırtınası bizi 2017'deki öfkeye yönlendirmiyormuş gibi, tam insanlıkla yüksek başarıyı karıştırıp, yüksek başarılı dediğimiz çocuklar ve yetişkinlerden de bu kadar düşük beklentilere sahibiz.

Bir ortaokul eğitimcisi olarak, çocukların dünya için benim jenerasyonum ve ondan öncekilerden daha iyi çözümlere sahip olduklarını umuyorum.

Yanınızdayız, Dr. Gutiérrez.

Jose Wilson, 29 Ekim 2017, Medium


Derya Beyaz, 20.11.2017, Sonsuz Ark, Çırak-Çevirmen Yazar, Çeviri 





Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz

Yorum Gönder

Seçkin Deniz Twitter Akışı