1 Mart 2017 Çarşamba

SA4037/KY38-SevDur45: Yazıcıoğlu’nun Katilleri ByLock’tan Çıktı

"Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesinden bir buçuk saat sonra “Yazıcıoğlu yaşıyor, bacağı kırık, ambulansla hastaneye götürülüyor” şeklinde bilgi notu hazırlayan Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Emniyet Amiri Dursun Özmen, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutuklanmıştı. O bilgi notunu Kayseri Emniyet Müdürü’ne aktaran Kayseri İstihbarat Müdürü Ali Orhan Dinç’in de ByLock kullandığı tespit edildi. Şimdi gözler Yazıcıoğlu dosyasında FETÖ’nün parmak izlerinde."


Takdim

“Ölüm, inançsız insanlar için korkunç bir sondur; ama inananlar için ne kadar zevkli bir başlangıçtır.” diyerek sekiz yıl önce o özlediği başlangıca doğru uğurlandı Muhsin Yazıcıoğlu. Sevenlerinin hitabıyla Muhsin Başkan. “Ümitlerin bittiği yerde abdest al ve sabahı bekle” öğüdü de kulaklara küpe oldu. Ve nihayet ümitlerin bittiği bir dönemde, o elim hadisenin bir kaza değil suikast olduğuna dair deliller birer birer ortaya çıkmaya başladı.

25 Mart 2009 tarihinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını taşıyan helikopterin düştüğü kazadan kimse sağ kurtulamadı. Bu vahim olayın bir kaza olduğuna dair ortaya koyulan deliller yetersiz ve çelişkili bulunduğu için suikast ihtimali üzerinde duruldu. Tam 7 yıl boyunca soruşturulan davadan bir sonuç alınamayınca, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı 29 Haziran 2016 tarihinde dosyada bulunan 132 şüpheli hakkında takipsizlik kararı verdi ve dosya büyük oranda kapanmış oldu. Ancak, 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı öldürmek amacıyla hareket eden ekipte Astsubay Aydın Özsıcak ve Yarbay Davut Uçum’un da yer alması, Yazıcıoğlu dosyasını bambaşka bir noktaya taşıdı. Çünkü Özsıcak ve Uçum, 7 yıl önce Yazıcıoğlu’nun helikopterinden hava hareketliliğini ve uçuş bilgilerini kaydeden cihazları çalmışlardı.

ByLock’çular iş başında 

FETÖ kapsamında incelenen Yazıcıoğlu dosyasında gizlilik kararı olduğu için, soruşturmanın henüz hangi aşamada olunduğu bilinmiyor. Ancak davada kaydedilen gelişmeler var. Helikopterin düşmesinden bir buçuk saat sonra “Muhsin Yazıcıoğlu yaşıyor, bacağı kırık, ambulansla hastaneye götürülüyor” şeklinde bilgi notu hazırlayan Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Emniyet Amiri Dursun Özmen, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası tutuklanmıştı. 

O bilgi notunu Kayseri Emniyet Müdürü’ne aktaran Kayseri İstihbarat Müdürü Ali Orhan Dinç’in de ByLock kullandığı tespit edildi. Sadece Dinç değil, Kayseri Emniyet Müdürlüğünde görev yapan ve meslekten ihraç edilen 17 personel de ByLock kullandıkları belirlenerek gözaltına alındı. FETÖ’nün delil karartma uzmanları birer birer teşhis edilirken, birçok olay gibi Yazıcıoğlu suikastı da aydınlanmayı bekleyenler arasında. 

Gülen’in iade dosyasına eklenmeli 

15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte Yazıcıoğlu suikastında ibre FETÖ’ye yönelince, Fetullah Gülen’in şifreli mesajları da incelemeye alındı. Fetullah Gülen, 30 Mart 2009 tarihinde (olaydan 5 gün sonra) “Alperenler ve Liyakat” başlıklı konuşmasında şunları söylemişti:

“Aldansanız bile kimseyi aldatmayın çünkü aldatma günahtır. Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir Perşembe akşamı vefat edersiniz, bir Cuma günü cenazenize ulaşırlar.”

Gülen, aynı konuşmada arama kurtarma faaliyetlerinin ne kadar başarılı olduğunu vurgulamayı da ihmal etmemişti:

“Yine sivil inisiyatif bu mevzuda bir şey yapmadı. Asker vazifesini yapmadı dediler. Ben o kanaatte değilim, ben yaptığına kaniiyim yani. Hakikaten herkes seferber olmuş, herkes elinden geleni yaptı.”

Fetullah Gülen kendinden o kadar emindi ki zihinlerde “Arama kurtarma faaliyetlerini bizzat mı yönetmiş?” sorusu doğmuştu. Nitekim bu açıklamalarından dolayı dosyaya suçlu olarak eklendi. 

Dosyanın avukatı Selami Ekici, Gülen’in Amerika’ya sunulan iade dosyasına Yazıcıoğlu dosyasının da eklenmesi gerektiğini savundu. 

Ramazan Akyürek organize etti

Ali Orhan Dinç’in de FETÖ’cü çıkmasının bu suikastın örgütlü bir yapı tarafından gerçekleştiğinin delili olduğunu söyleyen Yazıcıoğlu’nun avukatı Selami Ekici, savcıları bu dosyayla ilgili de tutuklama yapmaya çağırıyor:

“Dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici ‘Yazıcıoğlu yaşıyor’ bilgi notunu aktardığında saat 17:00 civarındaydı.  Ancak Dursun Özmen’e bilgi notu 17:41 itibariyle geçildiği tespit edildi. Emniyet istihbarat, jandarmayı dinlerken bu bilgiyi alıyor. Resmi olarak değil yani. Ali Orhan Dinç ise 17:00 civarında bu bilgiyi Orhan Özdemir’e iletiyor. Bu bilgi basına düştükten sonra da bunu resmiyete döküyorlar. Bunu organize eden de Ramazan Akyürek. Ali Orhan Dinç tanık olarak bizim dosyada ifadesi alındığında kısmen bir şeyler söylemek istedi. Aslında konuşsa olay aydınlığa çıkacak, Ramazan Akyürek’in bu işleri organize ettiği de teyit edilecek. Çünkü Ali Orhan Dinç, kilit isimlerden biri. 

48 saat sonra Muhsin Başkan’a ulaşıldığında kaburgası ve ayağı kırık bulundu. Demek ki o bilgi notu doğruydu, yani birileri oraya gitmişti. Oraya ilk olarak jandarmanın gittiğini biliyoruz, daha sonra birileri gelip ‘bırakın ölsün’ demiş olabilir. Ramazan Akyürek, Ali Orhan Dinç ve Dursun Özmen’le ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ama bugüne kadar herhangi bir şey yapılmadı. Bu dosyadan tutuklanan da yok. Savcılara buradan seslenmek istiyorum, bu kişiler itirafçı olup çıkabilirler. Bizim dosyadan da tutuklanmaları lazım. 

Helikopteri düşür, delilleri karart, dosyayı kapat 

Delil karartmada etkili olan emniyet istihbarattan birçok kişinin FETÖ’cü olduğu ortaya çıktı. Hava kuvvetleri var işin içinde, çünkü helikopteri jetler düşürüyor. Hava kuvvetlerinden de birçok kişinin FETÖ’cü olduğunu biliyoruz. Kaza kırım ekibinin hava kazalarında savcı kadar yetkileri var. Orada olan şahıslardan Mehmet Sevdim’in de FETÖ’cü olduğunu Kilis’te bir gizli tanık ifşa etmişti. 

Aslında fotoğraf net olarak oturuyor. Hava kuvvetleri düşürüyor. Emniyet istihbarat bu işi örtbas ediyor. Sivil havacılık ayağıyla dosyayı kapatıyor. Bizim dosyada bir konuşmasından ötürü Fetullah Gülen de şüpheli olarak geçiyor. FETÖ’nün iade dosyalarına Muhsin Başkan’ın dosyasının da eklenmesi gerekir.  

11 Mart 2016 tarihli celsede, devlet içindeki paralel yapılanmayla ilgili bizim dosyada da inceleme yapılması talebinde bulunmuştum. Mahkeme kabul etmişti. Fakat haziran ayında bozdu. Nedim Şener C5 Büroda bu konuyla ilgili bilgi ve belgeler olduğunu yazmıştı. Bunları talep ettiğimizde çok eften püften şeyler gönderdiler. Suikasta ilişkin bilgiler göndermediler. Muhsin Başkan’ın Adli Tıp Raporunu hazırlayanlardan birisi de FETÖ’cü çıkmıştı. Öyle her bilgiye ulaşmak kolay değildi. Taş da ellerinde kuş da ellerindeydi. Şimdi işler değişti. Hepsi tespit ediliyor artık.”

Hatıra olsun diye çalmışlar 

Muhsin Yazıcıoğlu suikastının perde arkasını aralayan “Kanlı Çukur” kitabının yazarı Köksal Akpınar, helikopterdeki hayati cihazları çalanların 15 Temmuz’da tespit edilmesiyle beraber dosyasının yeniden açılmış olmasının son derece önemli olduğuna dikkat çekiyor. Akpınar, önümüzdeki günlerde soruşturmada çok ciddi gelişmelerin olacağını da vurguluyor:

“Düşen helikopterin en hayati cihazlarını neden çalmış olabilirler? Çünkü olayın başından beri şüpheli konumda olan, helikopter düşerken havada olan jetlerin uçuş bilgilerini gizlemek için çaldılar. Bunun başka bir açıklaması olamaz. Çalanlar ifadelerinde ‘Hatıra olsun diye çaldık’ demişlerdi. O halde o hatıraları gözaltına alındıklarında adli makamlara getirselerdi, getiremediler. 

Aydın Özsıcak’ın FETÖ bağlantısı Erdoğan’ı öldürmeye giden ekibin içinde yer almasıyla sınırlı değil. 15 Temmuz sonrası tutuklanan Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ekrem Gök’ün kendisine 100.000 TL para aktardığı da tespit edildi. Gök ile birlikte 17 şüphelinin evinde yapılan aramalarda F serisi dolarlar ve ByLock kullandıkları da belirlendi.

Millete bomba yağdıranlar mı? 

Ortaya çıkan bu bağlantı nedeniyle 9 Ağustos 2016 tarihinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı olayda FETÖ bağlantılarını ortaya çıkarabilmek için yeni bir soruşturma başlatarak Astsubay Aydın Özsıcak’ın ifadesinin alındığını biliyoruz. Ancak dosyada gizlilik kararı olduğu için savcılığın FETÖ şüphelileri hakkında ne gibi çalışma yaptığını bilmiyoruz. Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümüyle sonuçlanın olayda, helikopter düşerken havada olan F-16’ları kullanan pilotların tespit edilip sorgulanması gerekir. Çünkü o pilotların 15 Temmuz gecesi millete bomba yağdıran pilotlar olup, olmadığını bilmiyoruz. Helikopterin sert iniş yaparak 6 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan en büyük etken, havadaki jetlerin helikopterin motorunu oksijensiz bırakmış olma ihtimalidir. Geçmişte buna benzer örnekler yaşanmıştır. O jetleri kullanan pilotların kim oldukları bellidir. 

Kimlerin parmağı varsa hesap vermeli

Helikopter düştükten bir buçuk saat sonra Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğünde görevli Dursun Özmen tarafından hazırlanan bilgi notu 10 ilin emniyet müdürlüğüne ‘yazılı’ olarak gönderildi. 

Dursun Özmen 15 Temmuz sonrası FETÖ bağlantısı nedeniyle tutuklandı. Hazırladığı bilgi notuyla ilgili yargılaması sürüyor. Ancak kaynağını hiçbir zaman açıklamadı. Bu bilgi notuna paralel olarak geçtiğimiz günlerde Muhsin Yazıcıoğlu suikastını örtbas eden dönemin Kayseri Emniyet İsth. Şub. Müd. Ali Orhan Dinç de yakalandı. Dinç’in ByLock kullandığı da belirlendi. Yazıcıoğlu dosyasıyla doğrudan veya dolaylı olarak bağlantısı olan bu kişilerin mutlak surette ifadeleri alınıp, bağlantıları ortaya çıkarılmalıdır. Bu işte kim veya kimlerin parmağı varsa adalet önünde hesap vermelidir.

Soruşturma 2 Mart 2011-6 Mart 2014 tarihleri arasında Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütüldü. 3 yıl içinde özellikle Helikopterin düşme anında tepesinde olan F-16’ların pilotlarıyla ilgili Genelkurmaya yazılı soru göndermekten başka hiçbir işlem yapmayan savcılar Özden Doğan ve Şeref Gürkan da FETÖ üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklular.”  

Bilgi notunu Dinç geçmişti 

İsmi kamuoyunda “Yazıcıoğlu yaşıyor bilgisini veren vali” olarak bilinen dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, umreye gittiğinde Allah’a bu işin temize çıkması için çok dua ettiğini söylüyor:

“Benim temize çıkacak bir şeyim yok da, insan yine de çok üzülüyor ismi geçtiği için. Benim bu konuda söyleyecek fazla bir şeyim de yok. Kazanın yaşandığı dönemde Kayseri Valisi olarak görev yapıyordum. Şimdi ByLock’tan tutuklanan Ali Orhan Dinç, Kayseri Emniyet Müdürü Orhan Özdemir’e Yazıcıoğlu’nun yaşadığı ve bacağı kırık olduğu notunu geçmişti. Olay günü Orhan Özdemir arayıp o bilgi notunu bana ilettiğinde bu habere çok sevindim. Dönemin BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu arayıp sorduğunda ona da teyit edilmediğini söyleyerek bu bilgi notunu aktardım. Öğrendiğim kadarıyla onun yanında gazeteciler varmış. Bu konuşma basına ‘Kayseri Valisi'nden açıklama’ olarak lanse edildi. Aradan on-on beş dakika geçince bu haberin doğru olmadığı ortaya çıktı. Bu olayı araştırması için birisini görevlendirdim. Bilgi notunu bilgisayar çıktısı olarak hazırlayıp yazılı olarak getirdiler. Ben de onu Bakanlığa gönderdim. Şimdi birer birer ortaya çıkıyor gerçekler ama biz bunların FETÖ’cü olduğunu zaten biliyorduk. Kurdukları kumpasların da farkındaydık. Ama ispatlayamıyorduk.”



Sevda Dursun, 01.03.2017, Sonsuz Ark, Konuk Yazar, Röportaj, Eleştiri

Sevda Dursun Yazıları



Sonsuz Ark'ın Notu: Sevda Dursun Hanımefendi'den çalışmalarının yayınlanması için onayı alınmıştır. Seçkin Deniz, 12.09.2015


İlk yayınlandığı yer: Gerçek Hayat





Sonsuz Ark'tan



  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Seçkin Deniz Twitter Akışı