19 Haziran 2016 Pazar

SA3062/KY1-CÇ275: Pazar Yazıları 30

"Sevgili kârîlerimin (okuyucularımın) inanılmaz baskıları karşısında yelkenleri indirip yazmam isteklerine boyun eğdiğimi itirafla:)"


PAZAR YAZILARI -30-

Not 1- Rüzgârlı bir ortamda oturursan boşaltım sisteminde oluşacak arızaları da göz almışsın demektir.
Not 2- …
Not 3- Bir sineğe üçüncü bir kanat eklediğinde sineğin uçuş hızında artış değil, uçmasında eksiklik olacaktır.
Not 4- Kâhin kehanetinin arkasında durmak zorundadır, tevil takipçilerinin yapacağı şeydir, kendisinin değil.

İKİNCİNİN ÜÇÜNCÜ OLMASININ ENGELLENEBİLMESİ ÜZERİNE KİMİ NAİF ÖNERİLER
- ya da; görmesen de gördüğünü biliyorum ve bunun da seni daha bir çıldırttığını biliyorum-

Bir kavl-i fülana mebni (filancanın sözünden ötürü/dolayı) ortaya çıkan yahut oluşan yahut neşv-ü nema bulan yahut zihnimizde hazır bulunan şablona muvafık ve fakat hakikatin hilafına olup-olmadığına bakılmadan onaylanan hükümlerin çok geçmeden tuzla buz olmasından çekinmeden paylaşıldığının ilanı yahut onaylandığının dile getirilmesi zannımızca bunalım çağlarının tipik bir karakteridir. Ez an cümle (o cümleden olarak) hakikate ram olmayı zül bilmek dahi mezkûr karakterin göstergelerindendir.

SA3061/KY35-YTK95: Türkmen Dağı veya Suriye’nin Geleceği

"Bir viraj daha yaklaşıyor anlaşılan Suriye'de, bakalım ne olacak ve en önemlisi daha ne kadar sürecek…"


Haberlere bakılırsa Türkmen Dağı bir kere daha ama bu sefer çok daha zor bir dönemden geçiyor. Geçtiğimiz sonbahar ayının bitiminde ilk defa düşmesi ihtimali beliren, zorluklarla belli ki desteklerle tutunan bölge hızla ve neredeyse birden düştü bu sefer sanki.

Rejim kuvvetlerinin, tepelerinde ağır Rus bombardıman desteğiyle önemli toprak kazandığı bütün ajanslardan geçiyor şu saatlerde.

SA3060/KY37-AZ88: Osmanlı’yı Yeniden Kurabilir miyiz?

“Batı Roma”nın “küresel sistem” adı altında geri dönüşünün, Soğuk Savaş başkenti Moskova’nın kendini “alternatif-Doğu Roma” olarak konumlandırma çabalarının Türkler’i, “Osmanlı refleksine” götürmesi normaldir. Akıllı ve birikimli bir millet, güçlü devlet geleneğine sahip. Ayasofya’da okunan Kuran-ı Kerim’in kimleri rahatsız edeceğini de iyi biliyor.


Son sözü baştan söyleyelim: Kuramayız. Pekiyi, aynı coğrafyada farklı bir paradigma yaratarak bölge halklarının eşitlikçi zeminde barışı ve sürdürülebilir kalkınması için yeni bir yapılanmanın yolunu açabilir miyiz, evet, bunu yapabiliriz. Ama önce, dünyaya hakim güçlerin kendi aralarındaki Batı-Doğu Roma çelişkisini çözmelerini bir süre beklememiz gerekecek.

Fantastik bir dünyada yaşadığımızı kabul etmemiz önkoşul,  bugüne kadar kabul ettiğimiz tüm varsayımları bir kenara bırakıp, bu dünyanın koşullarında yolculuk etmemiz gerekiyor.

SA3059/KY20-MEK38: Sömürgeleştirme Operasyonu'nda Kürt ve Rus Lejyonu'na Dair

"Bu toprakların kadim değerlerinden neşet eden büyük ve kapsayacı irade olarak Yeni Türkiye, Kürtleri ne Türkiye’de ne Suriye’de ne Irak’da ne de başka bir yerde Batı’nın kiralık lejyonlarına terk edemez."



“Biz artık Akdeniz’de şimdiye kadar taşıdığımız bütün politik yükü taşıyacak, hatta bu bölgenin diplomatik kontrolünde başlıca rolü üstlenecek kadar kuvvetli değiliz. Fakat Fransa’nın da yardımı ile Birleşik Devletler ve Britanya, üçümüz, örneğin Mısır problemi ve Süveyş Kanalı’nın savunulması sorunu ile baş edecek kadar güçlü oluruz.” Churchill Nisan 1951.

Britanya’nın, Alman İmparatorluğu’nu, yeni oluşacak fırsatlardan uzak tutmak için ustaca kurguladığı ve Rusların Çanakkale Boğazı’nı ele geçirip sıcak sulara ulaşmak hayallerini kışkırtarak çıkacak savaşın bütün maliyetini onların sırtına yüklediği yüzyılın başındaki gelişmeler, öngörüsüz liderlerin elinde onmilyonlarca insanın kaybına ve dünyanın derin acılar çekmesine neden oldu.

18 Haziran 2016 Cumartesi

SA3057/KY27-ŞT48: Bir Milletin Destancısı, Bir Kuruluş Romancısı; M. Necati Sepetçioğlu

"Bugün için klasik M.Necati Sepetçioğlu okurları ekseninde daha çok yaşı 50’yi bulan birinci kuşakla 40’a merdiven dayamış ikinci kuşak için sözkonusu edebileceğimiz nostaljik bir misyonu var M.Necati Sepetçioğlu romanlarının…"


Şimdilerde kısa kesilmiş, jöleli amerikan traşlı saçlarıyla okul dışındaki meşgalelerine dershane, bilgisayar v.s gibi ek meşgaleler ekleyerek yorgun düşen genç kuşaklar,bir moda gibi kapıldıkları fantastik ve metalik okumalarından fırsat bulup M.Necati Sepetçioğlu’nu okuyorlar mı bilmem… 

Eğer okuyanlar var ise; herhangi bir ön okuma düzeyi için oldukça ustaca tasarlanmış bir kurgu eşliğinde ağlayışı ‘Sarı Hoca’ tarafından pepezlenerek engellenen Türk boyunun gözbebeği ‘Alparslan’ın kaba kuvvetle açamadığı paslı ‘Kilit’i ‘Bismillah’ anahtarı ile nasıl da açabildiğini görerek düşünmeye başlamışlar demektir. 

SA3056/KY26-CA60: Faiz Savrulmaları

"İktidarda olmakla muhalefette olmak arasındaki farkın en belirgin imtihanı da bu alanda yaşanıyor. Ve kuşkusuz bütün dünya Müslümanlarını ilgilendiren bir dert bu: Faizsiz bir ekonomiyi kendi aramızda bile özel bir muameleye dönüştüremedik." 


Son zamanlarda üst üste iflas haberleri duyuyorum. Kadim bir komşumuzun iflas sebebi ölçüsüz kredi kullanımı. Bu noktaya nasıl geldiğini kimsenin fark edememiş olması tuhaf mıydı? Kredi kullanımı konusunda kılı kırk yaran biri olduğunu sanıyorduk, ne zaman değişmiş?

Anlattıkça efendi kişiliğinin bir parçası gibi gelen sessizliğinin ardında gizlediği dertleri açığa çıkıyor. Aslında anlatmaya mecbur kaldı, daha fazla saklayamayacağı kadar borç batağı içinde. “Büyüme fırsatını kaçırıyorsun” şeklinde bir uyarıya her zamanki mantığıyla yaklaşmaktan nasıl vazgeçti?

SA3055/KY32-YR50: Avrupa’da Müslüman Kadınlar ve Entelektüel Temizlik

"Bütün bunlara rağmen Müslüman kadınlar ne konuşacaklarına, ne istediklerine kendilerinin karar verdiği bir gündem belirlemeye çalışıyorlar. Avrupa’da Göçmen Kadın: Kurbanla Özne Arasında Deneyimler başlıklı oturumu yöneten Belçika milletvekili Mahinur Özdemir’göre ise iki tarafta da hatalar var. "


Geçtiğimiz hafta Hazar Derneği İstanbul’da Avrupa’da Kadın Olmak üzerine önemli bir sempozyum gerçekleştirdi. Kadın olmak üzerinden Müslüman kimlikle varolmanın güçlükleri ele alındı. İslam ve Feminizmin Buluşma ve Ayrılma Noktaları oturumunda, İngiltere örnekliği Üzerinden Avrupalı Müslüman Kadının Kadın Hakları ve Din Algısı, Almanya’da Dindar Kadınların Örgütlenmelerinde Egemen Söylemin Cinsiyeti gibi başlıklar açıldı. 

17 Haziran 2016 Cuma

SA3054/TG196: Amerika ve Humeyni Arasındaki Gizli İlişkiler-II

Sonsuz Ark'ın Notu:
Sonsuz Ark, Tamer Güner'in yaptığı çevirileri yayınlayarak Humeyni ve İran Devrimi'nin masonlarla olan ilişkisini ortaya koymuş, İslam Devrimi diyerek maskelenen ABD ve İsrail kuklası bir yönetim demek olan Humeyni ve Ayetullahlar yönetiminin bütün müslümanların umutlarını çalmak ve müslümanların parçalara ayırarak yönetilebilir ve sömürülebilir olarak kalmasını sağlamak için inşa edildiğini iddia ve ispat etmiştir. Aşağıdaki analiz Humeyni-ABD ilişkisine dair daha somut kanıtlar sunmaktadır.
Seçkin Deniz, 17.06.2016

Two Weeks in January: America's secret engagement with Khomeini
Kambiz Fattahi/BBC Persian Service

Ocak 1979’da Humeyni artık harekete geçmeye hazırdı ancak, CIA tarafından 1953 darbesiyle Şah’ın yeniden iktidara getirilmesine benzer bir son dakika Amerikan müdahalesinden de çok korkuyordu.

Bu arada Şah’ın yeni başbakanı Şahpur Bahtiyar tarafından Humeyni’nin Ocak ayı sonunda geri dönüşünü engellemek amacıyla havaalanına askerlerin ve tankların yerleştirilmesiyle durum oldukça tehlikeli bir hal almıştı. 

SA3053/KY33-YO106: Bir Zamanlar Türkiye’de...

"14 yıl önceki Türkiye, ordunun “Genel Politik Durum” başlıklı belgeleri olmasını kimsenin tuhaf bulmayacağı bir Türkiye’ydi."


OEYTS;  “Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo”nun kısaltması.

Her şey 12 Aralık 2002 günü Birinci Ordu Komutanlığı’nın, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na Mart ayında yapacağı Plan Semineri’nde “Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo”yu oynayacağını bildirmesiyle başladı.

Birinci Ordu’nun aynı zamanda altındaki tümen ve tugaylara gönderdiği emrine OEYTS ile birlikte “Genel Politik Durum” başlıklı başka bir yazı daha eklenmişti.

SA3052/KY36-CK78: Sokak Siyaseti'nin Sonu

"Sokağa inme stratejisi Türkiye'de geçmişte olduğu gibi bugün de muhalefeti marjinalleştirmek dışında bir siyasi sonuç üretmiyor."


1968 ABD tarihinin dönüm noktalarından biri oldu.

İkinci Dünya Savaşı sonrası bir refah toplumu içine doğmuş Amerikan gençliği siyaseten anne ve babalarından farklıydı. Bir yandan Amerikan toplumunun muhafazakâr yapısına, diğer yandan dönemin güncel siyasi meselelerine olan itirazları onları Amerikan tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde sokaklara döktü.

SA3051/KY28-ATA175: AB ve TC Koordinasyon Ofisi

"Ülkemizde korunması gereken bir egemenlik varsa, bunu hile ile ayak oyunları ile AB içinde çevrilen entrikalarla ele geçirmeye çalışan Rumlara karşı korumalıyız…" 


24 Nisan 2004 tarihinde Annan Planı Referandumu yapıldıktan ve Rumlardan “Hayır” oyu, Türklerden de “Evet” oyu çıkınca, Avrupa Birliği, İşlevsiz Kıbrıs Cumhuriyeti 1 Mayıs 2004 tarihinde Avrupa Birliğine katılıncaya kadar geçen 7 günlük zaman dilimi içinde AB Konseyi, Yeşil Hat Tüzüğü’nü onayladı. (866/2004 sayılı ve 29 Nisan 2004 tarihli Konsey Tüzüğü). 

Kişiler ve malların yeşil hat üzerinden hareketlerini düzenleyen Tüzük, her yıl Komisyon tarafından onaylanan ve Konsey’e gönderilen bir rapor hazırlayan, Bölgesel ve Kentsel Politikalar Genel Müdürlüğü Kıbrıs Türk toplumu Görev Gücü tarafından yönetilmekte.

16 Haziran 2016 Perşembe

SA3050/SD461: Seçkin Deniz Twitter Günlükleri 87 (06-10 Ekim 2012)

“Tarih, yazanların değil yorumlayanların toprağıdır.”

  (Lütfen Twitter tweet akış grafiğine göre, aşağıdan yukarıya doğru okuyunuz)



(06-10 Ekim 2012)  ( 243 Tweet)

10 Ekim
41.349. @GulerDeniz Kur'an insanların iradelerini sıfırlayan bir kaderden bahsetmez, bu israiliyattır ve tasavvufun akıl dışı ezberidir

10 Ekim
El Cezire, Davutoğlu'nun beyanlarını verirken alt yazıda Davutoğlu değil de Oğlu yazıyor. Biri şu cehaleti düzeltsin

10 Ekim
@meryemgayberi farkına varamayacağı kadar o 'şey'e gömülü olduğu için

SA3049/KY1-CÇ274: Düşlerin İsyanı/ Roman-Bölüm 6-VI

"Yaşamım düş kurmakla geçti ya!"

"Şehvet ahırı değil yeryüzü
Domuz ahırı değil yer toprak"
C. Zarifoğlu

Bölüm Altı
-VI-

Şekercinin odası önünde dikildim, içeriden sesler gelmekteydi; kulak kabarttım.. Bana şiir gibi geldi, ne tuhaf, dedim, herkes burada bir garip olmaya başladı, Mabetin sahibi görse ne der sonra? Boş ver, dedim, derdi sana mı düştü.. hem üstelik beni ne ilgilendirir? Kulağımı yine de kapıdan alamadım, kulağımın pasını silen o sesler! Şekerci'nin konuşmalarına bir anlam veremesem de oradan hemen ayrılamadım.. 

SA3048/KY35-YTK94: Yakamızı Bırakmayan Bir Dünya

"Dünya, bu iletişim çağında üstümüze devrilmeye devam ediyor."


ABD'de bir eşcinsel kulübünü basıp makineli tüfeklerle insanları tarayan şahıs 50 kişinin ölümüne bir o kadarının yaralanmasına neden oldu. Katliamdan önce acil servis telefonuna Işid'e bağlılığını bildiren, ailesi Afgan göçmeni eylemcinin bir güvenlik şirketi çalışanı çıkması günün ilerleyen saatlerindeki sürprizdi. 

Dahası geçtiğimiz iki yılda FBI kendisini iki kere sorgulamış. Bir aydır da gözetimde tutulan Ömer Sadık Metin bütün bu duruma rağmen yasal ve legal yollarla otomatik tüfek satın alıp bu cinayetleri işleyebildi.

SA3047/KY29-YA64: Egemenlik Öyle Gitmez, Böyle Gider!

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, bu doğru. Ama KKTC’ye inanmayan ve her fırsatta bunu dile getirmekle kalmayıp teslimiyetin her dilinden konuşan bu kişilerin bu söylemlerinin samimiyetinden kuşkuluyum. Zira öyle olsaydı bugün Rum basınında çıkan her açıklamanın KKTC Meclisini 16 saat meşgul etmesi gerekirdi."


Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurtdışı Koordinasyon Ofisinin kurulması ve faaliyetlerine ilişkin anlaşma ortalığı ayağa kaldırdı. Sabah 10’da başlayan ve ertesi gün 3’e kadar süren 15 saatlik maratonda Meclis oturumunda neredeyse sadece bu konuşuldu. 

Ustasının (Mehmet Çakıcı) rekorunu egale etmeye çalışan TDP milletvekili Zeki Çeler 8 saat kadar kürsüde kaldı, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “bekleyin, bir daha görüşelim” dedi, kapı önündeki marjinal gruplar bastırdı ama sonunda 27 kabul, 17 retle onaylandı.

15 Haziran 2016 Çarşamba

SA3045/KY28-ATA174: Bankalar Yasası ve Faiz Mağdurları

"Benim değerlendirmeme göre bankalar kendi ayaklarına kurşun sıkmaktalar açıkçası. Bir müddet sonra bu uygulama ile kredi verecek iş insanı ve vatandaş bulamayacaklar."


Bankalardan aldıkları kredileri enflasyon, yüksek faiz, yan ödemeler, birleştirilmiş faiz ve diğer beklenmeyen giderler nedeni ile ödeyemeyen borçluların ve “Faiz Mağdurları”nın sesine kulak vermek gerekiyor. 

Bankaların yasalara uygun sermayelerine ilaveten kasalarında bulunan paranın, “vatandaşlarımızın parası olduğu” ve bunların da kredi olarak verilirken çok dikkatli olunması gerektiği zaten bankacılığın temel taşı ve ilk kuralı.

SA3046/KY38-SevDur14: Maryland Külliyesi Mimarı Hilmi Şenalp Röportajı: "Amerikalılar İslam Mimarisine Hayran Kaldı"

"Bu külliyenin, Amerika’nın çok kültürlülüğü içerisinde, medeniyetimizin temsili açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum."


Takdim

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla açılışı yapılan ABD’deki Maryland Külliyesi’nin mimarı Hilmi Şenalp’le Külliyeyi ve İslam mimarisini konuştuk. Amerikalıların hayret ve takdirleriyle karşılaştıklarını söyleyen Şenalp ayrıca Ataşehir’deki Mimar Sinan Camii ve Altunizade’deki İlahiyat Camii'nin de mimarı.

Geleneğin yeniden üretilmesinin taklit etmekle arasındaki farka dikkat çeken Şenalp, “Bizim yaptığımız, kaybolmaya yüz tutmuş, tarzı ve üretim şekli unutulmuş mimari mirasın yeniden yorumlanmasıdır” diyor. Mimar Sinan’ı anlamamızın yolunun, aynı dönemde yaşayan zirve şahsiyetleri tanımaktan geçtiğini vurgulayan Şenalp, tarihimizi bile doğru düzgün bilemezken Koca Sinan’ı anlayamayacağımızı ifade ediyor.

SA3044/KY37-AZ87: Haseki Hastanesi’ndeki Yaralıların ‘Gazi Duruşu’

"Bu, aslında, sosyologların, sosyal-psikoloji ile ilgilenen akademisyenlerin araştırma alanı."


Yaşanılan “Vekalet Savaşı” döneminde, tariflere ihtiyacımız var. Tarifin iyi yapılması, tedavinin başlangıç noktasıdır. Eğer, çağın önümüze koyduğu yeni riskleri, geçmişin tarifleriyle karşılarsak, yürümekte olduğumuz yolun dikenlerle kaplandığını görürüz. Toplum gibi, onu etkileyen tüm kavramlar, bizim irademiz dışında değişir. Nasıl, bundan 20 yıl önce toplumun sinir uçlarını harekete geçiren bir cümle, bugün, mahalle kahvelerinin sohbetlerinde bile yerini bulamıyorsa, tarifi yapılmış kavramların da artık, bilindik yüzlerinden farklı bir noktaya savrulduğunu düşünmek zorundayız.

Haseki Hastanesi ziyareti neyi gösterdi?

SA3043/KY13-AO77: Türkiye'nin Medya'yı Kullanabilme Becerisi

"Türkiye, medyayı bu şekil kullanabilme becerisini elde edemez ve aynı tip insan ve programların esiri olmayı sürdürürse inanın bir süre sonra mızrak çuvala sığmaz.."


Ülkemizde televizyon izleme oranları Avrupa'ya göre oldukça yüksek. İnternetle birlikte çeşitlenen mecralara rağmen insanımızın televizyon izleme merakında ciddi bir azalma görünmüyor. Bu nedenledir ki, televizyon medya mecraları içerisinde hala en etkin araç olma özelliğini sürdürüyor.

Televizyon programları arasında en çok izlenen programların sıralamasına bakıldığında diziler ve fındık kabuğu doldurmayan türden programlar başta olsa da, haber izleyicileri, tartışma programı izleyicileri de azımsanmayacak derecede fazla. Birçok kişi bu programlar aracılığıyla bilgileniyor, fikir ediniyor ve düşüncelerini bunlar üzerine inşa ediyor. 

SA3042/KY36-CK77: Kürt Siyasetinde Yeni Arayışlar Dönemi

"Mevcut tabloda Suriye veya Türkiye'de kurulacak alternatif bir Kürt oluşumunun ne kadar başarılı olabileceği bir muamma."


2010 yılında üç sene kaldığı hapishaneden çıkarken muhtemelen evinin önünün Esad'ın zindanlarından daha tehlikeli olabileceğini düşünmüyordu.

Mişel Temo, 2011 yılının Eylül ayında bir suikast girişiminden sağ kurtulmayı başarmıştı. Ancak onu öldürmeyi kafasına koymuş katilleri kararlıydı. Bir ay sonra, 7 Ekim 2011'de, Kamışlı'da evinin önünde öldürülecekti.

Seçkin Deniz Twitter Akışı