9 Ekim 2021 Cumartesi

SA9395/TG354: Eski CIA Afganistan İstasyon Şefi: "Amerika'nın Afganistan'da Hesap Verebilirliğe İhtiyacı Var"

   Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, 15 yıldan fazla bir süre çeşitli ulusal güvenlik ve liderlik rollerinde görev yapmış, IC, Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD Kongresi, ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD Savunma Bakanlığı ve yabancı ortaklarla birlikte çalışan, şu anda kuantum hesaplama ve algılama şirketi ColdQuanta'da Ulusal Güvenlik Çözümleri Kıdemli Direktörü olarak çalışan, CIA Genel Merkezinde ve yurtdışında çok sayıda uluslararası görevde hassas CIA programlarını yöneten eski bir CIA vaka memuru ve Afganistan Üs Şefi Laura E. Thomas'a aittir ve ABD'nin Ağustos 2021'de Afganistan'dan bir gecede kaçışı sırasında terk ettiği ve gönüllü olarak tanımladığı, kendisi dahil eski CIA ajanlarının kullandıkları, kurtardıkları, kurtarmaya çalıştıkları ve geride bıraktıkları Afganlılara ve ABD yönetiminin hatalarına odaklanmaktadır. Türkiye'deki (Terör örgütleri FETÖ-PKK ve ABD Başkanı Joe Biden'ın 'muhalefet' diyerek desteklediği siyasi partiler) ve dünyanın diğer ülkelerindeki CIA muhbiri ya da siyasetçi, bürokrat, mühendis, hukukçu, memur, mafya ve terörist olarak ABD işbirlikçiliği yapan vatan hainlerinin Afganistan'dan çıkaracakları temel ders, ABD'nin vatanlarına ihanet etmeleri için vaat ettikleri ABD vatandaşlığı, para ve makam dahil her şeyin, ABD'nin çıkarları söz konusu olduğunda herhangi bir anlam ifade etmediği gerçeğidir. ABD artık hainleri koruyacak bir güce sahip olmadığını Afganistan'da kanıtlayarak, dünyanın geri kalan ülkelerindeki ABD işbirlikçilerinin umut ışığı olmaktan çıkmıştır.
Seçkin Deniz, 09.10.2021


America Needs Accountability on Afghanistan

Geçen hafta, transatlantik bir uçuştan sonra, Dulles havaalanı uluslararası dış hatlar geliş terminaline girerken soğukkanlılığımı kaybettim. Genellikle yurtdışındaki CIA görevlerinin ardından sayısız kez yaptığım gibi Amerika Birleşik Devletleri'ne girerken çok sayıda Afgan mülteci ile karşılaşmıştım. Bu Afganlar kesinlikle yorgun, büyük ihtimalle fakir ve birbirine sokulmuş bir kitle halindeydi.

Birçoğu, yeni bir topluma entegre olurken karşılaşacakları muazzam zorluklara rağmen, şanslı bir azınlığı temsil ediyorlar. ABD vatandaşları ve ABD Yeşil Kart sahipleri de dahil olmak üzere birçok Afgan müttefiki, Taliban'a ayrılmalarına izin vermesi için baskı yapmazsak ABD Hükümeti'nin güvenilirliğiyle birlikte Afganistan'da kalmaya devam edecek.

Amerikalılar, oradaki resmi ABD varlığının son günlerinde Afganistan'da olanlar hakkındaki gerçeği bilmelidir. Sorun hakkında konuşmayı, sorunu çözmekle aynı şekilde değerlendiremesek de, bu gerçeği söylemek, ABD liderliğini ve Taliban'ı sorumlu tutmanın ilk adımıdır. Yanlış yaptığımızı kabul etmek, ona boyun eğmek anlamına gelmez. Sorumluluk önemlidir. Sorumluluk olmaksızın, aynı eski düşünce ve eylemleri tekrar ederiz. Bununla birlikte, politika ve planlama eksikliklerimizi gidermek için ileriye doğru zor ve karmaşık adımlar atabilir ve bunun sonucunda, Amerika Birleşik Devletleri için yaptıkları çalışmalardan dolayı Taliban tarafından yakalanma ve idam edilme riskiyle karşı karşıya kalan Afganların yerlerini değiştirmek için kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler tasarlayabiliriz.

Gerçek liderlik, başkalarının hesap verebilirliğini, ama en önemlisi, öz hesap verebilirlik gerektirir. Eski bir meslektaşım, bu sorumluluk eksikliğini kısa ve öz bir şekilde şöyle tanımlamıştı: "Tüfeğini kaybeden bir ABD askeri, geri çekilmemizi planlamaktan sorumlu siyasi ve askeri liderlerden çok daha fazla sonuçla karşılaşacaktır." ABD Hükümeti'nin, resmen geri çekilmenin önünü açacak şekilde bu kadar çok Afgan'ı bu kadar kısa süre içerisinde kurtarmayı başarması, hem olumlu hem de şaşırtıcı bir olaydı. Ancak bunu bir “başarı” olarak takdim etmek, sahadaki olayları, buna yol açan politik kararları ve geride kalanları temize çıkarmak anlamına gelir.

Taliban, ABD'nin geri çekilmesinden bu yana Amerikan vatandaşlarının en azından bir uçakla ayrılmasına izin vermiş olsa da; ABD Hükümeti’nin, bunun gücünü konsolide etmek ve dış yardım almak isteyen Taliban'ın bir vitrin çalışması olmadığından emin olması gereklidir. Sözlerinden vazgeçerek bir sonraki haber döngüsü dünyanın dikkatini başka yöne çevirdiğinde intikam alma ihtimalleri de bulunmaktadır.

Geride bırakılan binlerce Afgan'a yardım etmezsek, düşmanlarımıza, önümüzdeki yıllarda hem alenen hem de gizli olarak bizi bir iyi gün dostu ve müttefiki olarak göstermeleri için mühimmat sağlamış oluruz. Bu güvenilirlik kaybı, ABD Hükümetinin kalıcı stratejik tehditlerle yüzleşmek durumunda kaldığında gelecekte ihtiyaç duyacağı kaynak ve müttefiklerin kaybına işaret ediyor.

CIA'de görev yaptığım zaman, yabancı kaynakları benimle ve ABD Hükümetiyle çalışmaya motive eden şey çoğunlukla, (ABD’nin) geçmişteki ve günümüzdeki birçok sistemik başarısızlığına rağmen, nihayetinde çocukları için kendi ülkelerinden daha iyi bir yaşam ve daha adil bir adalet duygusu sunan Amerika Birleşik Devletleri idealiydi. Amerika Birleşik Devletleri şüphesiz bu ideali sunma konusunda yalnız değil. Bununla birlikte, ABD Hükümeti'nin ek gücü, kararlılığı ve kalıcı varlığı, ister fiziksel yardım isterse koruyup gözetme anlamında olsun, kaynakları hayatlarını riske atmaya motive etti.

Benim gibi Afganistan'da orta düzeyde görev yapan çoğu kişi için, Afgan Hükümeti'nin hızlı düşüşü şok olmadı. ABD Hükümeti kaynaklarının geri çekilmesi ve daha uzun vadeli stratejik tehditlere kaydırılması gerekliydi. Çekilmenin gerçekleştirilme şekli değil. Herhangi bir stratejiyi düşünürken, eylemlerimizin korumaya çalıştığımız şeyi yok etmediğinden emin olmalıyız.

Afganistan'da son birkaç haftadır sahada gerçekleşen olaylar, burada ABD'deki söylemi de etkilemeye başladı. Durumu hayal etmek zor, ama umarım bunu yaparsınız. Çocuğunuzu 28 Ağustos 2021'de Kabil havaalanı kapısına, insan yığınları arasına, önceki günlerde 180'den fazla insanı öldüren izdiham ve intihar bombası riskinin içine, daha fazla intihar bombası tehdidi mevcutken getirdiğinizi düşünün. Ardı ardına kalkan uçakları izliyorsunuz; her bir uçak, sizin ve aileniz için bir kaçış ihtimalinin daha yok olduğuna dair baş gösteren umutsuzlukla sarılı bir umut ışığı.

Amerikalı bir gönüllü tarafından telefonla, havalimanı yerleşkesinin giriş kapısının yanında 30 saatten fazla oturduğunuz bunaltıcı bir otobüse yönlendirildiğinizi; kapının açılıp Taliban'ın nihai kontrolü ele geçirmeden ve hayatınızı tehlikeye atmadan önce son ayrılma şansınızı kaçıracağınızdan korkarak, bir dakikalığına bile ayrılmak istemediğiniz bu yerde aç ve susuz beklediğinizi hayal edin. Bir kalkış uçuşu için işlenmek üzere belirli bir havaalanı giriş kapısına gitmeniz gerektiğine dair resmi bir ABD Hükümeti mesajı aldığınızı hayal edin. ABD pasaportunuza ve çocuklarınıza, bunun nihayet sizin şansınız olduğu duygusuyla bakıyorsunuz.

Şimdi, günlerce süren riskli ve başarısız denemelerden sonra siz ve çocuklarınız havaalanına yaklaşırken önünüzde oluşan sahneyi hayal edin. ABD Hükümeti anlaşmalarına göre Taliban'ın kapıyı koruduğunu görüyorsunuz. Size ve çocuklarınıza tüfeğini doğrultup küfrederek sizi ve onları öldürmekle tehdit eden Taliban askerine ABD pasaportunuzu uzatıyorsunuz ve “Bu ülkeyi şimdi biz yönetiyoruz, ne tür pasaportunuz olduğu umurumuzda değil” cevabını alıyorsunuz. En iyi ihtimalle, Taliban sizi geri çevirir. Büyük olasılıkla, bu süreçte sizi çocuklarınızın önünde döverler. En kötü ihtimalle, belgelerinizi yırtarlar ve adınızı muhtemelen bir ölüm listesine eklerler. Bu, ABD'nin çekilmesinden önceki haftalarda tekrar tekrar gerçekleşti. Bu kişilerden bazılarıyla Taliban kontrol noktalarına yaklaşırken telefonla görüştüm. Çok korkmuşlardı ve benden onlara yardımcı olmamı istiyorlardı.

Taliban'ın Kabil'e girmesinden kısa bir süre sonra ve ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinden hemen önce; diğerleriyle birlikte, Afgan müttefiklerinin ve ABD vatandaşlarının, Kabil havaalanındaki giriş kapılarından geçmeleri ve ardından uçaklara binmelerine yardımcı olmak için gece gündüz çalıştım. İstihbarat uzmanları olarak, sahadaki gerçekleri araştırarak, başkalarını değerlendirip yargılamadan ve abartılı gerçekleri açık yalanlardan ayırarak nasıl çalışıyorsak, aynı yolla güvenilir bazı Afganlara kefil olarak onların sızmasına yardım edebildik. Bunların arasında Amerikan vatandaşı olan çocuklar da vardı.

16 Ağustos - 31 Ağustos tarihleri arasında Kabil'de kaos hüküm sürdü. Dışişleri Bakanlığı, sayısız Afgan-Amerikalının deneyimlediği gibi, sahadaki gerçeklerden kopmuş Amerikan vatandaşlarına defalarca talimat gönderdi. Ben - ve diğer eski istihbarat ve ulusal güvenlik yetkilileri - bu geri bildirimi hemen üst düzey Beyaz Saray yetkililerine ilettik. Görünüşe bakılırsa, havaalanındaki ABD'li yetkililer kötüleşen koşullarda kahramanca hareket ederken, okyanus ötesindeki ABD'li yetkililer önceden belirlenmiş bir anlatıya odaklanmıştı.

Krizlerde hizmet ettikten ve politika sürecini gördükten sonra, ABD yönetiminden hemen geri dönüşler beklemiyordum. Ancak takip eden günlerde Beyaz Saray, Pentagon ve Eyalet basın açıklamaları, Kabil'deki Amerikan vatandaşlarının yüz yüze olduğu sahadaki gerçekler ile siyasi konuşma noktaları arasındaki keskin farkı daha da büyüttü. ABD Hükümeti, Taliban'ın tüm ABD vatandaşlarına ve Yeşil Kart sahiplerine havaalanı kapılarından geçmelerine izin vereceğine ve halihazırda vermiş olduğuna dair güvence vermiş olmasına rağmen, Taliban bunu yapmamıştı., ABD vatandaşları ve yasal daimî ülke sakinleri, Taliban tarafından defalarca geri çevrildi ve bu süreçte sıklıkla fiziksel şiddete maruz kaldı. Havaalanındaki Taliban askerleri, zaten dolup taşan bir havaalanının işgal edilmemesini sağladı. ABD hükümetinin, Taliban muhafızlarına ve birçok durumda tutmadığı sözlerine güvenmek zorunda kalması, temel planlama ve karar verme hataları yaptığımız anlamına geliyor.

Geçen hafta uçaktan Dulles havaalanına inmek, beni Amerikan politikasının başarıları ve başarısızlıklarının hem ince hem de genellikle bulanık çizgisiyle yüz yüze getirdi. Adsız insanların oluşturduğu denizde, Dulles'taki Afganların yüzlerini görünce soğukkanlılığımı yitirdim çünkü zihnimde orada olmayan sadece üç tane yüz canlanıyordu. Bu yüzler, buraya gelmeyi başaramayan altı yaşından küçük üç çocuğa aitti. Tam yedi gün önce, ABD Yeşil Kart sahibi olan babaları, Kabil havaalanı giriş kapısının hemen dışında çekilmiş, doğrulama için elinde tuttuğu Yeşil Kartı da gözüken bir aile fotoğrafını bana göndermişti. Diğerleri gibi, ailesiyle birlikte kaçmak için can atıyordu, ancak Taliban tarafından defalarca havaalanına girmesine izin verilmedi.

Kapılar kapanmadan ve ABD'nin resmi hareketinden iki gün önce ABD güçleri, dış çevreyi Taliban'a teslim etmeden önce üç küçük çocuğu olan bu aileyi yerleşkeye almak için yeterince hızlı çalışamamıştım. Bu üç çocuk, sahip olduğum çok daha büyük bir isim listesinin parçası ve resmi görevi olmayan çeşitli Amerikan vatandaşları, Yeşil Kart sahipleri, Özel Göçmen Vizesi sahipleri ve Afganistan'da kendi istekleri dışında kalan başvuru sahipleri tarafından tutulan daha büyük listelerin bir parçasıydı. Hâlâ oradalar ve onları dışarı çıkarmalıyız.

Birçok gönüllü, bu aileler için başka sızma seçenekleri bulmaya yöneldi. Ve Amerikalı gönüllülerin yardım ettiğini görmekten gurur duymamın yanı sıra iyi niyetli ancak yanlış yönlendirilmiş tavsiyeler tehlike de oluşturuyor. Amerikalı gönüllülerin, sahadaki bir Afgan'ın Afganistan'ı onlardan çok daha iyi bildiğini unuttuğunu gördüm.

Kendi dillerini, kültürlerini ve etnik farklılıklarını en iyi Afganlar bilir. Yaşadıkları deneyimler, herhangi bir gönüllünün bir kitapta okuyabileceğinden veya Afganistan'da birkaç tur sırasında deneyimleyebileceğinden çok daha fazlasını anlatıyor. Aynı zamanda, kaostan sızarak kurtulmak isteyen bir kişi hemen hemen her şeyi yapmaya isteklidir. CIA'den eski bir meslektaşım bunu bazı gönüllüler için çok iyi bir şekilde şöyle karakterize etmişti: “Bir Amerikalı iseniz, Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçmak için can atan krizdeki insanlarla yaptığınız bir telefon görüşmesinin diğer ucundakiler için sesiniz güçlü bir ağırlık taşır. Sen onların tek umudu olabilirsin, bu yüzden ne şekilde yol gösterdiğine dikkat et.”

Bu gönüllüler, yüzlerce, hatta binlerce Afgan'ı güvenli bir yere almaktan sorumluydu. Ancak bazı gönüllüler, hatalı tavsiyeler ve yanlış bilgilerle onları Kabil'in her yerine yönlendirerek Afganları daha fazla riske attılar. Bu Afganlar, kendi kaçış planlarını tasarlamak için kullanabilecekleri değerli zamanlarını kaybettiler. Gönüllüler, Google Haritalar ile sınır geçişlerinin haritasını çıkarıyor ve ezilen etnik azınlıkları Taliban'ın kalelerine gönderiyordu. Gördüğüm olaylar hem güzel hem de yıkıcıydı. Yaşananlar, bir yandan insanlığımıza diğer yandan cehaletimize hitap ediyordu.

Nihayetinde bu, bir sivil toplum örgütü gönüllüleri ordusu değil, ABD Hükümeti liderliğindeki bir girişim olmalıydı. John Maxwell'in dediği gibi, "her şey liderliğe bağlı olarak yükselir ve düşer." Son birkaç hafta içinde, mevcut ve eski ABD Hükümeti yetkililerinin genç ve orta düzeylerdeki liderliklerine tanık oldum; ancak ne yazık ki, en üst düzeylerde liderlikten ziyade yapmacık tavırlar vardı.

CIA binasının girişindeki duvarda "Ve Sen Gerçeği Bileceksin ve Gerçek Seni Özgür Kılacak" yazılıdır. Gerçeği bilin ve liderliğimizin kendisini sorumlu tutmasını ve geride kalan binlerce Afgan'ı terk etmemesini talep edin.

 Laura E. Thomas, 13 Eylül 2021, The Cipher Brief

(Laura E. Thomas, CIA Genel Merkezinde ve yurtdışında çok sayıda uluslararası görevde hassas CIA programlarını yöneten eski bir CIA vaka memuru ve Afganistan Üs Şefidir. Ulusal güvenlik ve gelişen teknolojinin kesişiminde konu uzmanlığına sahiptir. 15 yıldan fazla bir süredir çeşitli ulusal güvenlik ve liderlik rollerinde görev yapmış, IC, Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD Kongresi, ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD Savunma Bakanlığı ve yabancı ortaklarla birlikte çalışmıştır. Şu anda kuantum hesaplama ve algılama şirketi ColdQuanta'da Ulusal Güvenlik Çözümleri Kıdemli Direktörü olarak görev yapmaktadır.)

Tamer Güner, 09.10.2021, Sonsuz Ark, Stratejik Araştırma, Çeviri




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.



Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı