28 Nisan 2026 Salı

SA11967/KY20-MEK119: Menaşe'nin Çocukları; Kısa Yoldan 'Yahudi' Olmak

  Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"1951'de, bir kabile ileri geleni rüyasında halkının vatanının İsrail olduğunu görmüştür. Bu masalı temel alan Amishav örgütü ve başındaki Haham, sefalet içindeki topluluğu, büyük ve parlak vaatlerde bulunarak Yahudi olduklarını kabule davet etmiştir. Yahudileştirme propagandasından önce, topluluğun tamamı Hristiyan'dı."


Menashe's Children: Becoming ‘Jewish’ the Easy Way

Her şeyi gibi nüfusu da çalıntı ve ithal olan Filistin’deki işgalci Yahudi Kolonisi İsrail, bu aralar Hindistan’dan nüfus ithal ediyor. Ortalıkta Yahudi olduğu savıyla ithal edilecek nüfus kalmayınca 'Kayıp Kabile' masalları yeniden devrede. 


23 Nisan 2026, Ben Gurion Havalimanı, İsrail. AFP.

Filistin’de bir sömürge kolonisi olarak kurulan İsrail’in, daha kuruluş yıllarından beri en büyük sorunu nüfustur. İsrail, tarihteki her sömürge kolonisi gibi yerlilerle ilişki kuramayan, komşu olamayan, ticaret ve iş birliği geliştiremeyen ayrıksı, köksüz ve düşman bir sömürgeci güçtür. Her sömürge kolonisi gibi kapalı bir gettoda sıkışık, geleceği kabuslarla dolu, sadece dışardan gelen destekle kısmi bir güvenlik hissi yaşayan istikrarsız bir güç. Böyle şizofrenik bir siyasi varlığın, İsrail’in önde gelen şeflerinden Moşe Dayan’ın deyimi ile ‘kuduz köpek’ gibi davranması kaçınılmazdır. Bu haliyle de İsrail’in, abartılı siyasi iddialarına koşut yeterli büyüklükte bir nüfusu bir araya toplaması, hatta topladığı nüfusu koruyabilmesi her zaman ciddi bir sorundur, olmaya devam edecektir. 

İşte İsrail, bu stratejik nüfus açığını giderebilmek adına, 1918’den beri 'Aliya' operasyonları sürdürmektedir. Çoğu zaman Yahudilerin bulundukları ülkelerde güven hislerini zedeleyen olayların, bu saikle Siyonist liderler ve Mossad eliyle gerçekleştirildiği iddia edile gelmiştir. Gerek Almanya gerekse Rusya’da Yahudilere yönelik baskı ve şiddetin arkasında Siyonist liderler olduğuna dair mebzul miktarda iddia, belge, bulgu mevcuttur. 

Öyle ya da böyle, İsrail, Nazi Almanya’sı ve ardından Rusya’daki gelişmeleri kullanarak önemli miktarda beyaz/batılı nüfusu Filistin topraklarına getirmeyi başarmıştır. Ancak neredeyse kurulduğu günden beri sürekli çatışma ve savaş durumunda olan bu şizofrenik devletin sık sık nüfus kaybettiği de vakıa. Batıda ve münhasıran ABD’de refah içinde yaşayan Yahudi nüfusu Filistin topraklarına taşıyamayan İsrail ve Yahudi şeflerin bunu çözmek için buldukları sihirli bir yol var: 'Kayıp Kabile'. 

Yahudi masallarına göre; M.Ö 722’de Asur İmparatorluğunun sürgün ettiği ve zaman içinde izleri kaybolan 10 Yahudi kabilesi bulunmaktadır. Geriye doğru yazılan her tarih anlatısında olduğu gibi bu kurgusal tarih anlatısı da tarihî, arkeolojik, antropolojik her tür bilimsel veriyle çelişik, hülyalı bir masaldır. İşte şimdilerde söz konusu 'Kayıp Kabile' masalı, sömürge kolonisi İsrail’in stratejik nüfus sorununa çözüm için kullanılmaktadır. 

Her kayıp kabilenin bulunması(!), Yahudiliğe ikna edilmesi, endoktrinasyonu ve Filistin’e taşınması, İsrail toplumuna uyumu, vs., bütün bunlar yüksek bütçeli birer projeye konu olan karmaşık, kârlı ve devlet için stratejik birer iş ve ticarî girişimdir aynı zamanda.

Daha evvel aynı 'Kayıp Kabile' masallarıyla Etiyopya’dan, Irak’tan, Fas’tan ve daha birçok yerden nüfus ithal edilmiştir. 1984/91 arasında 80.000 siyahi (çoğu Hristiyan, Müslüman hatta Animistler'den oluşan) Habeş köylüsü Filistin’e taşınmıştır. 'Beta Israel' adıyla taşınan bu grup şimdi 'Falaşa' diye üçüncü sınıf insan muamelesi gören ve beyaz Yahudi'nin (Aşkenaz ve Sefarad) ayak işlerini yapan, yaranmak için Yahudi'den beter zulüm işleyen bir grup olmuştur.

Sürekli çatışma halinde olan şizofrenik bir devlet ve toplum olarak İsrail’in stratejik nüfus açığı can yakıcıdır. Gerek asker gerek iş gücü ama daha da önemlisi Arapların sürekli artan nüfusuna karşı Yahudi nüfusu sayısal olarak dengede tutma endişesi, artık beyaz, eğitimli ve zengin batılıdan umudu kesen İsrail’i kayıp kabile masallarına ve bu masallara ciddi para yatıran fonlara ve insan kaçakçılarına bel bağlamaya yöneltmektedir. Bu karlı yatırımcılardan en bilineni Amishav adlı organizasyondur.  

Amishav, (anlamı; evime dönüyorum) dünyada 'Kayıp Kabile' üyesi olarak pazarlanabilecek ve Yahudiliğe monte edilebilecek uygun topluluklar arama ve oluşturma işi için kurulmuştur. Örgütün yöneticisi Haham Eliyahu Avichail’dir.

Haham Eliyahu Avichail, 1980’lerin başında Hindistan'da 'Shinlung' olarak bilinen bir grupla, bölgede pazarlamacılık yapan bir şahıs üzerinden temas kurdu. Hindistan, Bangladeş, Myanmar sınırında yaşayan, Tibet ve Burma dili konuşan farklı kabile kökenlerine sahip bu karışık topluluğa 'Kayıp Kabile' soyundan geldikleri ve Yahudi oldukları propagandası yapılmaya başlandı. 

İsrail’deki organizasyonların yaptıkları gen karşılaştırmaları, bu iddiayı destekleyen hiçbir bulgu sağlamamasına rağmen, söz konusu kârlı yatırım uzun yıllar devam etmiş ve nihayet 2005 yılında, Sefarad Haham Shlomo Amar’ın verdiği bir fetva ile bugünlerde kesin bir sonuca ulaşmış bulunmaktadır. Haham bu fetvasını bir şarta bağlamıştır: topluluk İsrail’e geldiğinde Yahudiliğe resmi olarak ihtida (conversion) etmelidir, çünkü Yahudi olmadıklarını zaten bilmektedirler. 

Topluluğun Yahudiliğe ilgisi için, hiçbir gerçekliği olmayan uydurulmuş bir masala göre, 1951'de, bir kabile ileri geleni rüyasında halkının vatanının İsrail olduğunu görmüştür. Bu masalı temel alan Amishav örgütü ve başındaki Haham, sefalet içindeki topluluğu, büyük ve parlak vaatlerde bulunarak Yahudi olduklarını kabule davet etmiştir. Yahudileştirme propagandasından önce, topluluğun tamamı Hristiyan'dı. Amishav örgütünün 'Bnei Menashe' (Beni Menaşe, yani Menaşe'nin Çocukları) olarak adlandırdığı topluluğun yaklaşık 10.000 üyesi bulunmaktadır.

Yahudi yerleşimini güçlendirme amacıyla İsrail, 23 Nisan 2026, perşembe günü Hindistan'dan 'Bnei Menashe' topluluğuna mensup yaklaşık 250 kişiyi ülkeye getirdi. Bu, 2030 yılına kadar 6.000 kişiye ulaşmayı hedefleyen ve her yıl 1.200 Hint vatandaşını ülkeye getirmeyi öngören, 90 milyon şekel tutarındaki devlet destekli planın ilk aşamasını oluşturuyor. (İlk kez 2013'te 38 Hint vatandaşı getirilmişti.)


Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Şimdi muazzam fonlara sahip küresel Yahudi Aliyah örgütlerinin sınırsız desteğiyle bu topluluk Filistin’e taşınıyor. Her birine Filistin’in Müslüman hakkından çalınan evler verilecek, Yahudilerin vahşi hayvan gibi avladıkları Müslüman Filistinli çocukların yerine bu haramilerin veletleri yerleşecek okullarına, başta ABD olmak üzere dünyanın her yerinden akan fonlarla bunlara maaşlar ödenecek, müreffeh bir hayat yaşamaları sağlanacak. 

Karşılığında ise her gün Filistinli çocuk öldürmek, kadınlara tecavüz etmek, milletin malını, toprağını çalmak.

Kısaca, 'Yahudi' olmak. 


Dr. Mustafa Ekici, 28.04.2026, Sonsuz Ark, Konuk Yazar 



Takip et: NSosyal @mustafaekici

mustafaekici@hotmail.com

Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.

Seçkin Deniz Twitter Akışı