6 Kasım 2020 Cuma

SA8932/KY1-CÇ745: Liste

 Sonsuz Ark/ Evrensel Çerçeveye Yolculuk

"Ve işte adam önde kadın arkada parktan çıktılar. Ve Pazar kalabalığına karıştılar."

Karnı ağrıyan herkes yahut uykudan mustarip olan herkes yahut dişi sızlayan herkes yahut midesi kaynayan herkes yahut aritmisi olan herkes bu devran deyişsin diye ayaklanır, “yıkılsın bu dünya!” diye haykırır. Sağlıktır istendik olan. Rahattır arzulanan. Huzurdur. Rahat batar mı? Batmaz elbet! Huzur huzursuzluğa yol verir mi? Vermez elbet. Heyhat Ona rahat batıyordu, Onda huzur huzursuzluğunun kaynağıydı. Evet, böyleydi. Ve rahatlık batıyordu. Ve cüretkârdı. Ve inatçıydı da. Ve tek ayağı üzerinde hiç düşünmeden ve hiç teklemeden ve hiç beklemeden ve hiç çekinmeden yalanları bir bir ardına sıralardı. Ve elinden ve dilinden kan damlardı ve kem sözlüydü ve art bakışlıydı ve kıskançtı ve hasetliğini saklamazdı. Ve habisçe işlerden büyük bir haz duyardı. Ve bu canlı varlığa insan diyorlardı. 

Ve bir gün yani dün yani Salı günü – Salı günleri semtin pazarı kurulurdu- rahatın içine ediverdi. Oysa her şey tam bir ahenk içindeydi. Pazar listesi yapılmış, gözden kaçan bir şeyler var mı diye sıkı sıkıya incelenmişti liste. Ve işte bu inceleme esnasında kök söktürmenin yolunu bir çırpıda buluvermişti adam. Liste kaçıncı kez paramparça edilmiş, yeni baştan çizilmiş umurunda değil, duracak mı? Pazara listesiz mi gidilecek? Hayır! Bir başka liste.. gel gelelim her yeni liste sil baştan düzenlemelere, yeni düzeltmelere gebe. İlk listede patates az diye çıngar çıkaran son listede patates var diye ortalığı elli altıya verdi. Ve ilkindeki itirazını inkâr etti. Ve münkirliğine yeni veriler ekledi. Ve adını kimsenin bilmediği ve kendisinin de ilk kez bir reklamda gördüğü ve dahi adını telaffuz edemediği kendisince sebze olduğu kesin birkaç isim ekletti son listeye. Ve bu ekleme fiilinde bağırmaktan imtina etmedi. Ve konu komşu ne der, diye düşünmedi. Sesi en uzak semtlerden duyulmuşsa şaşmamalı. Ve halı silkeleyen üst komşu başını salladı. Ve çay demleyen alt komşu dudaklarını büktü ve balkona -yönetimin tüm ikazlarına karşın-  çamaşır asan sağ yan komşu kulaklarını dikti ve bulaşıkları durulayan sol yan komşu elindeki son çay bardağını durularken adamın ses debisi yüzünden mutfağın mermer zeminine düşürdü ve kırıldı bardak. Ve işte bizim ki yine de tınmadı. Tınmayı bırak daha bir yüksek perdeden salıverdi sesini. Ve buna insan diyorlardı. Ve insan demişlerdi. 

Ve kadın, “Ben bunu insan evladı bilmiştim! İnsan evladı sanmıştım! İblis çıktı içinden!” dedi içinden. Ve yanıldığını ikrar eyledi yine içinden. Ve ikrarını attalara götürmek için yine içinden kavilleşti. Ve fakat başkalarına söylemekle ne elde edecekti ne edebilirdi? Ve işte adı dedikoducuya çıkmaz mıydı kadının? Ve hiç kuşkusuz yine kötü olan kendisi olmayacak mıydı? Ve yine kendisine alttan almalarını salık vermeyecekler miydi attalardaki yakınları, tanıdıkları, selam verip selam aldıkları? Ve işte yine “abartıyorsun, her evde olan şey!” demeyecekler miydi? Ve diyelim her evde oluyor oluşu bu evde de olmasını mı gerektiriyordu? Ve bu evde olmasa olmaz mıydı? Ve bu olan olmasa ev evlikten mi çıkardı? Ve işte bu sorular yanıtsız kalıyordu çünkü kadın bu soruları bir türlü -dilinin ucuna kadar gelmesine karşın- soramıyordu. Sormuyordu. Ve işte yine sormayacaktı. Ve işte yine sadece sızlanacaktı. Ve yarasına bir merhem aradığı sanısını uyandırmak için uğraşacaktı. Ve işte boşuna bir uğraştı. Ve kadın bunu kendi de biliyordu. Ve belki de bu yüzden ona 'insan' diyorlardı. 

Ve çıktılar evden ve suratları asıktı her ikisinin de. Ve Pazar yerine vardıklarında durup baktılar bir bir yüzlerine. Ve liste kem sözlünün elinde. Ve son dakika bir falso olmasın için göz gezdirmekte listeye. Ve bu gürültü ve bu mahşeri kalabalıkta gözden kaçan olur korkusuyla boş parka doğru yürüdüler mutat olduğu üzre. Ve burada son kontrolü yapılacaktı listenin. Ve kadın başını kaldırıp gökyüzüne baktı vardıklarında parka. Ve işte kara bulutlar toplanıyordu ve işte eli kulağındaydı yağmurun. Ve hale bakın ki şemsiye dahi almamışlardı yanlarına. Kendisi alırdı kendisine kalsaydı. Ve alacaktı da adam alay etmiş evham diye bastırmamış olsaydı. Ve işte şimdi yağmur yağsa ne olacaktı? Hadi kendisini dinlememişti içinden iblis çıkan ve fakat meteorolojinin uyarılarını niye ciddiye almıyordu? Ve işte her zamanki gibi ıslanacaklardı. Allah vere de listeye bakmayı uzatmasaydı. Ve işte uzatıyordu. Ve işte dudak büktü. Ve işte basını salladı. Ve işte müstehzi bir eda ile bakıyordu kadına. Ve işte  “Hangi iblis böyle bir liste yapar ki?” deyiverdi, kendisinin yaptığını unutarak. “Hiç yemeklik yok bu listede!” dedi adam. Ve "Aronia’yı niye yazdırdın?" Dedi. Ve “Tamam.. mürdüm eriğini anladım da portakal yahut mandalina yerine neden greyfurt?” diye sürdürdü itirazlarını. Ve kadın ne diyeceğini düşünür gibi yaptı. Bu adam ciddi miydi? Gerçekten portakalı mandalinanın üzerini çizip greyfurtu yazanın kendisi olduğunu unutmuş olabilir miydi? Ve işte unutmuştu ki soruyordu. Tane tane okumasını sürdürdü adam listede yazılanları “Kapya Biberi-Brokoli-Avokado-Yer Bademi-Yamı.. hay Allah bu lanet şey de ne?” dedi şaşkınlıktan gözleri iri iri açılmış kadına. Ve işte kadın omuzlarını silkti. Ve kadın ilk kez duymuştu bu adı. Yazan kocaydı. Ve işte bu türe insan diyorlardı. Ve işte adam gülüyordu. Ve neden kime güldüğünü bilmeden. “Kereviz.. bildiğim bir şey.. dur bakayım.. deniz teresi.. hımm..nopal! böyle bir sebzede mi var? Aha.. manyak mı?” kaşlarını çatıp kadına baktı. Kadın itiraz etti. “Manyak değil manyok.. tapyoka da deniyormuş ya! Yazarken söylemiştin.. ben sormuştum!” Ve işte istemediği şeyler söylüyordu. Ve işte adam hiç duymadı söylediklerini. Ve, “Bu liste olmamış! Listesiz alış veriş yapacağız.. patates var mıydı? Patates alalım. Portakal. Ispanak yahut pırasa.. neyse.. ha.. en önemlisi maske.. bir kutu, yok, iki kutu da maske alalım!” dedi ve listeyi yırtıp attı. Ve işte adam önde kadın arkada parktan çıktılar. Ve Pazar kalabalığına karıştılar.


Cemal Çalık, 06.11.2020,  Konuk Yazar, Sonsuz Ark, Öykü

Facebook 



Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark manifestosuna aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.
  4. Sonsuz Ark Yayınlarının Kullanımına İlişkin Önemli Duyuru için lütfen tıklayınız.


Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı