17 Mart 2020 Salı

SA8434/SD1642: Korona Krizi Çağımızı Tanımlayacak

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini yayınladığımız analiz, Schibsted Medya Grubu'nda kamu politikası direktörü ve WAN-IFRA Medya Özgürlüğü Kurulu başkanı, İsveç'in önde gelen haber dergisi Fokus'un kurucusu ve İsveç Sosyal Demokrat Partisi mazisi bulunan Karin Pettersson'a aittir ve Coronavirus-Covid-19'un ürettiği krizin bireyden topluma, ekonomik ve politik sistemden güçlü devlete kadar farklı boyutlarına odaklanmaktadır. Analist'in en etkili düşünceleri, çağımızın, satanist neoliberal ve emperyal Batı eliyle nasıl şekillendirildiğinin vicdanlı Batılılar tarafından da fark edildiğini görmemize yardımcı oluyor: "Bu sorun ne etik erdemlere ne de yatırım ihtiyacına indirgenebilir. Bununla birlikte söylenebilecek olan şey, krizin kısa görüşlü, sömürücü, hiper-bireyci zamanlarımızın kusurlarını göze çarpacak şekilde odağa sokmasıdır. Hepimizin 'birbirimize bağlı olmadığımızı ve benim yaptığımın sizin geleceğinizi gerçekten etkilemediğini' iddia ettiğimiz tuhaf dönemimiz. Küresel düzeyde, bulaşıcı hastalıklar ve salgın hastalıklar hakkındaki araştırmalarda onlarca yıldır yetersiz yatırım yaptık. Bu yatırım, anksiyete ve erektil güçlendiricilerle uğraşan, kalp hastalığı araştırmalarına yatırım yapmayı tercih eden tıp şirketleri için hızlı kârlar ve artan hisse fiyatları üretmez. Halk sağlığı yatırımları geç kapitalizmde ticari olarak uygun değildir." 'Corona-Covid-19 Krizi, Batı'nın ürettiği bir virüsün neden olduğu bir kriz midir yahut doğadaki dengesizliklerin ya da doğanın yeni dengelenme süreçlerinin bir parçası mıdır?' gibi sorular cevap gerektirdiği halde, burada asıl önemli olan insanların, satanist neoliberalizmin temeli olarak tanımlanabilecek bireyselleşmenin olağan sonucunun vahşi ve bencil yaklaşımlar edinmelerinin 'insan için' iyi olmadığı gerçeğinin salgın hastalıklar karşısında açığa çıkmış olmasıdır. Güçlü bir devlet olarak Coronavirus-Covid-19'a karşı aldığı tedbirlerle dünyanın en güvenilir ülkesi olduğunun kanıtlanması ve en keskin muhaliflerin de bu hususta müteşekkir olması, Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin insan sağlığı ve refahı ile ilgili son 18 yılda katettiği dev aşamalarla dünyanın en ileri ülkesi olduğunu göstermektedir. (Lütfen,' Seçkin Deniz'in Notu'na bakınız.)
Seçkin Deniz, 17.03.2020

The corona crisis will define our era
"Karin Pettersson, salgının kısa görüşlü ve hiper-bireyci sosyal sistemin kırılganlıklarını vurguladığını yazıyor."

Mike Pence dua ederek başını eğdi. Dünyanın en önemli bilim adamlarından bazılarını Beyaz Saray'da etrafına toplamıştı.


26 Şubat'ta ABD başkan yardımcısı ve bilim adamları, koronavirüs salgını için ya da daha doğrusu duada birleştiler.  Pence Indiana valisi iken, halk sağlığı finansmanı ve HIV testine erişimde ciddi kesintiler yapılmasını sağladı. Bu, kendi ülkesinde en büyük enfeksiyon salgınlarından birine katkıda bulunmak demekti.


2016 seçimlerinden bu yana, Donald Trump yönetimi pandemi (salgın) önlemek için ayrılan federal fonları kesiyor. Başkan ülkenin önde gelen uzmanlarının kamuoyuna yorum yapmalarını yasakladı. Tüm açıklamalar Başkan yardımcısı Pence yoluyla yapılıyor.

Çift (başkan ve yardımcısı) bilimi rehin tutuyor. Bu son derece aşağılayıcı ve iç karartıcı bir manzara.


Soru, 200.000 Amerikalı virüsten öldüğünde Trump’ın propaganda makinesinin durumla nasıl başa çıkacağıdır? Fox News, enfeksiyonun göçmenler tarafından yayıldığını iddia edecek mi?


Çok Büyük


Financial Times, bunun büyük, çok büyük bir kriz olduğunu yazıyor. 2020 yılının çağımızı tanımlayacak bir yıl olduğuna inanıyorum. 2008 mali kriziyle karşılaştırılabilir.  O kriz durgunluk ve kitlesel işsizliğe yol açtı, ancak yüz binlerce insanın ölümüne yol açmadı.


Halk Sağlığı Kurumu'na göre, İsveç'te durum her geçen gün daha da ciddi hale geliyor. Ancak, tepkinin dini fanatikler veya kısa görüşlü halkın dikkatini çeken politikacılar tarafından değil, uzmanlar tarafından yönetildiğine güveniyor. Ve bu yönetim biçimi, gerektiği gibi kamuya açık olarak inceleniyor, sorgulanıyor ve tartışılıyor.


Yine de bu sadece başlangıç. İlk olarak kriz gelir. Sonra keder gelir. Sonra düşünme zamanı gelir.


Güçlü devlet


Bununla birlikte, bunu zaten biliyoruz: bu tür bir hastalıkla bireysel düzeyde etkili bir şekilde savaşılamaz, ancak toplum olarak savaşılabilir.. Hazırlık, koordinasyon, planlama ve hızlı kararlar alma ve çabaları büyütme becerisi gerektirir. Güçlü bir devlet.


Fakat devlet de yeterli değil. Durum kişisel sorumluluk, görev duygusu, komşusu için endişe gerektirir. Bir risk grubuna ait değilseniz, sorumluluğunuz kendinizi korumak için değil, sizi kişisel rahatsızlıklara itse bile başkalarını korumaya dikkat etmektir.


Yine de evde kalmayı göze alamazsanız ne yapacaksınız? İsveç'te yasadışı olarak (diyelim), yetkililerden saklanıyor veya ABD'de düzenli maaşsız bir 'gig' çalışanı, elden ağza (sokakta) yaşıyorsanız? Bir kamu alanı olarak sağlığı sürdürmek, belirli bir eşitsizlik ve güvensizlik düzeyinde imkansız hale gelir.


Tuhaf zamanlar


Bu sorun ne etik erdemlere ne de yatırım ihtiyacına indirgenebilir. Bununla birlikte söylenebilecek olan şey, krizin kısa görüşlü, sömürücü, hiper-bireyci zamanlarımızın kusurlarını göze çarpacak şekilde odağa sokmasıdır. Hepimizin 'birbirimize bağlı olmadığımızı ve benim yaptığımın sizin geleceğinizi gerçekten etkilemediğini' iddia ettiğimiz tuhaf dönemimiz.


Küresel düzeyde, bulaşıcı hastalıklar ve salgın hastalıklar hakkındaki araştırmalarda onlarca yıldır yetersiz yatırım yaptık. Bu yatırım, anksiyete ve erektil güçlendiricilerle uğraşan, kalp hastalığı araştırmalarına yatırım yapmayı tercih eden tıp şirketleri için hızlı kârlar ve artan hisse fiyatları üretmez. Halk sağlığı yatırımları geç kapitalizmde ticari olarak uygun değildir.


Bu, maruz kaldığımız güvenlik açıklarının sadece bir örneğidir. Ekonomistler buna 'piyasa başarısızlığı' diyorlar. Bu ifade gerçekten her şeyi söylüyor.


2008 mali krizi herhangi bir yeniden değerlendirmeye yol açmamıştır. Aksine. Kimse bu kez bireysel ve kolektif düzeyde hangi sonuçları çıkaracağımızı bilmiyor. Gençlerin, otoriter Çin'in krizde özgürlükler diyarı ABD'den daha iyi ele aldığını düşünmeye başlayıp başlamayacaklarını merak ediyorum.


İtici güçler


Geceleri uzandığım fakat uyuyamadığım yatakta kafamda çeşitli senaryolar oynuyor. Aşırı kalabalık hastane koridorlarında insanlar, borsalar çöküyor. Ama çoğunlukla, hemen umursadığım insanları, risk grubundaki ailelerimi ve arkadaşlarımı düşünüyorum; 


Kişi kendini yeni hastalıklara karşı koruyamaz. Yapılması gereken, muhtemel ve mümkün olayları azaltmak ve yönetmek. Pandemi tehdidi (ve iklim krizinin sözde devrilme noktalarına hızla ilerlediğimiz gerçeği) iyi bilinmektedir. Fakat ekonomik ve politik sistemimizin kısa görüşlülüğünün arkasındaki itici güçler o kadar güçlü ki, bilinen risklerin bile yönetilmesi imkansız.


Nakit üç ayda bir akmaya devam etmelidir. Kaza gelene kadar.


Karin Pettersson, 16 Mart 2020,  Social Europe


(Karin Pettersson, Schibsted Medya Grubu'nda kamu politikası direktörü ve WAN-IFRA Medya Özgürlüğü Kurulu başkanıdır. Harvard'da 2017 Nieman-Berkman Klein üyesidir. Eskiden İskandinavya'nın en büyük günlük gazetesi Aftonbladet'te siyasi editör olarak görev yapıyordu . İsveç'in önde gelen haber dergisi Fokus'u kurdu ve İsveç Sosyal Demokrat Partisi'nde çalıştı.)


Bu makale Social Europe ve IPS-Journal'ın ortak yayınıdır   Aftonbladet'te İsveççe bir versiyonu çıkmıştır.




Seçkin Deniz, 17
.03.2020, Sonsuz Ark, Çeviri, Çeviri ve Yansımalar
Takip et: @Seckin_Deniz


Not: Çeviri programları kullanılarak İngilizce'den çevrilmiştir.


Seçkin Deniz'in Notu:


 (1) Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: "Sıkı tedbirlerle bu sorunu aşacağız", 16.03.2020, Anadolu Ajansı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bakanlık Bilkent Yerleşkesi'nde düzenlenen Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

Son birkaç buluşmada bugünü öngörmüşçesine bir beyanda bulunduğunu ifade eden Koca, koronavirüs tehlikesine karşı verilen mücadelede en güçlü ortaklardan birinin medya mensupları olduğunu belirtti. 

Dezenformasyonun karşı karşıya oldukları ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Koca, şunları kaydetti:

"Güçlük, sosyal medyanın sorumluluktan uzak unsurlarıyla ilgilidir. Bugün yaşadığımız örnek dikkat çekiciydi. Sabah sahte bir 'belge' üretilip yayıldı. Kamuoyuna 'gizli' diye sunuldu. Amacı güven kaybına yol açmaktı. Tümüyle uydurmaydı. Ciddi haber organlarının bu gibi sahteliklere itibar etmesi söz konusu değildir. Halkımızdan haber kaynakları konusunda çok dikkatli olmalarını istirham ediyorum. Paniği amaçlayan yalan haberlerle mücadele, virüsle mücadelenin bir parçasıdır." 

Bakan Koca, salgın vakalarında olayların kontrolden çıkmasının belli başlı faktörlerinden birinin panik olduğuna dikkati çekerek, "Panik, duygusaldır, akla uygun değildir. Panik, toplumu kaçınacağı riske iter. Sağduyulu olmalıyız. Duyguyla değil, akılla hareket etmeliyiz. Unutmamalıyız, tedbir ve panik birbirinin zıddıdır. Bugünler böyle sürüp gitmeyecek, çok geçmeyecek, normal hayatlarımıza döneceğiz." ifadesini kullandı. 

"Sıkı tedbirlerle bu sorunu aşacağız"

Koronavirüse karşı verilen mücadelede devletin gece gündüz eylem halinde olduğunu, bu tedbirlere en sıkı şekilde uyularak sağduyuyla destek verilmesi gerektiğini dile getiren Koca, şöyle devam etti:

"Halkımızın sağduyusu devletimizin organizasyon gücü kadar önemlidir. Dünyanın büyük kısmında tablo bir salgın tablosudur. Türkiye'deki tablo, diğer ülkelerdeki tabloyla özdeş değildir. Pek çok ülke kontrolü kaybetmiş durumda. Açıklanan yeni vaka sayıları yüzlerle ifade edilmektedir. Artık pozitif tanılardan çok kaybedilen hasta sayısı öne çıkmaktadır. Biz genel tabloya kıyasla şanslı durumdayız. Tedbirlere uyarsak hastalığın yayılımını kontrol altına alabiliriz." 

Yeni tip koronavirüse karşı yapılması gerekenlerin vatandaşlar tarafından bilindiğini, devlet olarak yaşamı durdurmadan alınacak tedbirleri aldıklarını aktaran Koca, "Düşmanımızı iyi tanıyoruz. Sağlık altyapımız hızlı ve yaygın. O halde emin olmalıyız. Sıkı tedbirlerle bu sorunu aşacağız." dedi. 

"Laboratuvar sayısı artırılacak"

Bilim Kurulu'nda alınan yeni öneriler olduğunu ifade eden Koca, koronavirüs tanı testlerinin sayısının artırılacağı belirterek, "Laboratuvar sayımızı, şu dönemde 6 olan sayımızı, erken dönemde hafta sonuna kadar 16'ya, devamında bu sayıyı bütün büyük şehirlerde çalışmaya,. ayrıca hızlı sonuç veren antijenden geliştirilmiş olan kiti ise ülkenin bütün illerine vererek, burada hızlı sonuç almanın önemli olduğunu bildiğimiz için bunu hızla gerçekleştirmiş olacağız. Getireceği faydalar, test daha çok sayıda şehirde yapılacak, test daha çok şüpheliye vakit kaybı olmadan uygulanacak." bilgisini verdi. 

Umreden gelen 5 binin üzerinde vatandaşın gözleme alındığını anımsatan Koca, "Özellikle yükseköğrenim yurtlarında bu vatandaşlarımızı 14 gün süre boyunca gözlem altında tutmuş olacağız. Bu dönemde, sağlık durumları da yakın takip edilerek Bilim Kurulu'nun önerisi doğrultusunda muhtemelen 7 veya 8'nci gün bir taramadan geçirmemiz planlanıyor." dedi. 
             
"184 Korona Hattı"

Bakan Koca, Sağlık Bakanlığı İletişim Hattı'nın (SABİM) "ALO 184 Korona Danışma Hattı" olarak hizmet vermeye başladığını ifade ederek, "Vatandaşlarımız şikayetleri olması durumunda, bu hat üzerinden hizmet alabilecekler. Uzman hekimlerimizin de görev aldığı bu rehberlik hizmetiyle bazı ön hizmetleri geniş kitleye vereceğiz. Vatandaşlarımızın destek hattımız sayesinde mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarını, temasa geçtikleri kişi sayısını asgaride tutmalarını istiyoruz." şeklinde konuştu. 

"Uçuş yasağı uygulanan ülke sayısı 20'ye çıktı"

Ulusal ve uluslararası, bilimsel veya ticari, açık ya da kapalı toplantı, kongre, konferans, fuar ve benzeri tüm etkinlikleri durdurulduğunu hatırlatan Koca, şöyle konuştu:

"Bilim Kurulumuzun önerisi, Bakanlığımızın talebi sonucunda Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bugün itibarıyla İçişleri Bakanlığımız eğlence mekanlarının, tiyatro, sinema, konser salonu, kahvehane, kıraathane, nargile salonları, internet kafeler, yüzme havuzları, hamamlar, oyun salonları, spor salonu gibi mekanların faaliyetini askıya aldı. Müze ve kütüphanelere ziyaret ve kullanım kısıtlamaları getirildi. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiri ile Diyanet İşleri Başkanlığımız, cemaatle kılınan namazlara belli bir süre ara verilmesine karar verdi. "

Koca, uçuş yasağının bugüne kadar 14 ülkeye konulduğunu dile getirerek, "Bu yasak ülkelere 6 ülke daha ilave edilmiş oldu. Yarın 08.00 itibarıyla İngiltere, İsviçre, Suudi Arabistan, Mısır, İrlanda ve Birleşik Arap Emirlikleri ile uçuşları yasaklıyoruz. Böylece uçuş yasağı uyguladığımız ülke sayısı 20'ye çıkmış oldu. 

"Pozitif vakalar var"

Bakan Koca, dün akşam yeni vakaların olduğu bilgisini paylaştığını, dün için hasta sayının toplam 18 olduğunu anımsattı.

"Şu anda pozitif çıkan yeni vakalarımız var ancak henüz analiz edilmekte olan numunelerimiz mevcut." ifadesini kullanan Koca, bu akşam topluca pozitif çıkan günlük rakamı açıklayacağını bildirdi.

Koca, yeni tip koronavirüsle mücadelenin bugüne kadar sıfır vaka başarısıyla sürdürüldüğünün altını çizerek, "Dünyadaki gidişat bunun böyle kalamayacağını gösterdi. Şimdi mücadelenin yeni bir safhasındayız. Bizi riskten koruyacak tedbirlerde ciddiyetimiz daha da artmalı. Yaşlılara ve kronik hastalığı olanlara karşı dikkatli olalım, virüsün bulaşması halinde durumu en hassas grup bu gruptur." diye konuştu. 

"Normal hayatlarımıza döneceğiz"

Virüse karşı ilk mücadelenin sınırlarda verildiğini belirten Koca, şöyle devam etti:

"Bu mücadele devam edecek. Zaaf gösteremeyiz. Yurt dışında olanları 83 milyon adına uyarıyorum. Yeni gelişlerle risklere yeni riskler eklemeyin. Türkiye'ye dönmekte lütfen ısrarcı olmayın. Her şeye rağmen dönen, ilk 14 gün kendinin gözetim altında tutulacağını bilsin. Her birimiz sorumluyuz. Virüsle temas ihtimallerini sıfırlamak zorundayız. Bu savaşta dayanışmanın şartı araya mesafe koymaktır. Unutmamalıyız. Bugünler böyle sürüp gitmeyecek. Çok geçmeden normal hayatlarımıza döneceğiz."

"Şu ana kadar herhangi bir can kaybı söz konusu olmadı"

Koronavirüs testi pozitif çıkan vakalar arasında can kaybının olup olmadığının sorulması üzerine Koca, "Şu ana kadar herhangi bir can kaybı söz konusu olmadı. Bu olmayacağı anlamına gelmez. Çünkü bu süreçte solunum sıkıntısı olan hastalarımızın olduğunu söylemek istiyorum. Bunun dışında biz vakaların seyrinin dünya örneğinde görüldüğü şekliyle nasıl seyredeceğini aşağı yukarı biliyoruz. Hızlı bir yayılım içinde olacağını, önümüzdeki iki üç hafta haftanın bu anlamda çok çok önemli olduğunu biliyoruz. O nedenle de bu dönemde hızla tanı, devamında temas grubunun taranması, hastanede tedavi ve yoğun bakım şartlarında olan hastaların takibi önem arz ediyor." yanıtını verdi.

Bu dönemde bulaşıcılığı en aza indirme ve süreci daha uzun zaman dilimine yaymama yönünde çaba gösterdiklerini belirten Koca, vatandaşlardan uyarılarını dikkate almalarını istedi. 

Koca, telaşlanılmaması ve mümkün olduğunda diğer vatandaşlarla temas edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hastalık bulgusu görülmesi halinde "Alo 184" hattının aranabileceğini söyledi.

"Bundan sonra sorunların yaşanacağını düşünmüyorum"

"Bu anlamda panik havası oluşturmadan bilgiyle, akılla, sağduyu ve birliktelikle hareket edilirse ben erken dönemde bu sorununun aşılacağına inanıyorum." diyen Koca, tespit edilen vakalarla ilgili, "(Koronavirüs tanısı konulan) 18'in içinde bildiğiniz gibi bir tane umre vakası vardı. Diğer vakarlar ağırlıklı Avrupa vakasıydı. Bugün açıklayacağımız ve analizleri devam eden tetkiklerin sonuçları ile birlikte dağılımı net rakamlarla söylemiş oluruz." ifadelerini kullandı.

Bakan Koca, bazı hastanelerde hizmetlere ara verildiği yönündeki bir soruyu ise şöyle yanıtladı: 

"Biz özellikle yoğunluğu daha fazla olan ama bu dönemde üçüncü basamak olup özellikle ihtiyaç olabileceğini düşündüğümüz birtakım hastanelerimizde efektif dediğimiz vakalarla ilgili daha sonra yapılabilirliği söz konusuysa böyle bir yaklaşımı sürdürebiliriz. Ama hiçbir kurumumuzda acil veya polikliniğe gelen hiçbir hastamızı geri çevirme noktasında bir yaklaşım içerisinde olmayız, olamayız." 

Umreden gelen vatandaşların karantina şartlarıyla ilgili bir soruya Koca, "Gelen yolcularla ilgili baştan birtakım sorunlar yaşandığını biliyoruz. Bugün ilgili bakan arkadaşlarımızla da bir araya gelmiş olduk. Bundan sonraki süreçte izole edilebilirlik şartlarını daha net oluşturan, sağlık takiplerinin nasıl yapılması gerektiğini daha netleştiren, otelcilik hizmetiyle de ilgili nasıl verilmesi gerektiği ve kimin sorumluluğunda olduğu konusunda da planlama yapıldı. Bundan sonra sorunların yaşanacağını düşünmüyorum." cevabını verdi. 

"Bugün yapılan açıklamalar son derece talihsiz"

Sağlık Bakanı Koca, sağlık personeline yetecek kadar bile maske olmadığı şeklindeki açıklamalara dair şunları kaydetti:

"Bugün yapılan açıklamalar son derece talihsiz. O açıklamalarla ilgili çok şey söyleyebilirim. Bu dönemde birlik içinde vatandaşımıza mesaj verme hassasiyeti içindeyiz. Bu algıyı farklı bir noktaya çekebilecek davranışı maksatlı buluruz. O nedenle bu ana kadar ülkenin birikimine ve bu anlamda yetkin olan kimlerin önerisi varsa biz buna açık olduk. Bundan sonraki süreçte de bu böyle olur. Şeffaf davrandık. Bilim Kurulu'ndaki arkadaşlarımızın hepsi ya bir üniversitede ya da bir hastanede çalışan, bir sorun varsa bunu bize yansıtan ve çözüm geliştirme noktasında da gayret içinde olduğumuz arkadaşlarımız. Maske ve hızlı kit, hastanelerimiz ve üniversitelerimizde ücret talep etmeden yeterli miktarda olacak. Bizzat kendim, ilgili firmalarla geçen haftadan bu yana görüşerek bu konuyu netleştirdiğimizi ifade etmek isterim. Bu konuda bir telaşa kapılmayalım."


Koca, umreden gelenlere ilişkin soru üzerine, "Bulunduklar bölgede aile hekimleri ve toplum sağlığı hekimlerimizle onları yakın takibe alma, şüpheli olanları da taramadan geçirme noktasında bir yaklaşım içindeyiz." ifadelerini kullandı.

(**)Türkiye, corona virüse karşı hangi tedbirleri aldı? Anadolu Ajansı 26.02.2020 - 09:27

Tüm dünyayı tehdit eden yeni tip corona virüs, Türkiye için de büyük risk oluşturuyor. Virüsün komşu ülke İran'a sıçraması dikkatleri, Türkiye'de ölümcül corona virüse karşı alınan tedbirlere çevirdi.

Kısa süre içinde Japonya, Tayland, Güney Kore, ABD, Singapur, Vietnam, Almanya, Fransa, İtalya, İran ve Tayvan da dahil 30'dan fazla ülkede görülmeye başlayan ve önceleri "gizemli hastalık" olarak belirtilen, zatürreye benzetilen yeni bir corona virüsün, Pekin kaynaklarınca 20 Ocak'ta insandan insana bulaştığı doğrulandı.

Virüsün ortaya çıktığı Vuhan karantina altına alındı ancak virüsün yayılması önlenemedi. Üst solunum yolu hastalığı olan ve zatürre belirtilerine yol açan virüs, ağır tablolara ve ölümlere yol açtı.

Yeni tip corona virüsün yol açtığı hastalık, dünyada küresel bir tehdit oluşturması nedeniyle endişeye neden oldu. 23 Ocak'ta Avrupa Birliği (AB) kurumlarından Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), Çin'de ortaya çıkan yeni tip corona virüs salgınının AB ülkelerine ulaşabilme riskini "düşükten" "orta" seviyeye yükseltti.

Dünya Sağlık Örgütü, yeni tip corona virüs salgınıyla ilgili, 30 Ocak'ta "uluslararası kamu sağlığı acil durumu" ilan etti. Dünyadaki gelişmeler üzerine hastalık henüz tanımlanmadan "Küresel Grip Salgını" kapsamında "olası salgın" hazırlıkları yapıldı.

TÜRKİYE, TEDBİR ALMADA İLK HAREKETE GEÇEN ÜLKELERDEN BİRİ OLDU

Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Türkiye, yeni tip corona virüsün Çin'in ardından çeşitli ülkelerde görülmesiyle birlikte ilk harekete geçen ülkelerden biri oldu.

Virüsün ortaya çıkmasıyla 21 Ocak'ta Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü ekipleri, Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan "gizemli hastalık" nedeniyle İstanbul Havalimanı'ndan bu ülkeye sefer yapan hava yolu ve yer hizmetleri şirketlerini önlem almaları konusunda uyardı.

Şüpheli bir yolcu gördüklerinde hemen kendilerinin bilgilendirilmesini isteyen yetkililer, bu konuda yapılacak işlemleri şirket görevlilerine anlattı. Virüsün ortaya çıkmasıyla Sağlık Bakanlığı bünyesinde tecrübeli akademisyenlerin yer aldığı ve corona virün ele alındığı Bilim Kurulu toplantısı 22 Ocak'ta yapıldı.

DSÖ ve Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda adımlar atıldı ve gelişmelere ilişkin düzenli basın toplantıları yapılarak kamuoyunun bilgilendirilmesi sağlandı. DSÖ'nün tavsiyelerinden önce harekete geçen Türkiye, dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek alınan tedbirlerin kapsamını genişletti.

Bu çerçevede virüsün Türkiye'ye girişini önlemek için 13 Ocak'ta ilk ölüm vakasının bildirilmesinin ardından Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından "2019-nCoV Hastalığı Rehberi" hazırlanarak 14 Ocak'ta yayımlandı.

22 Ocak'ta Çinli bir havayolu firması tarafından yapılan Vuhan-İstanbul uçuşları durduruldu.

ÇİN'İN VUHAN KENTİNDEKİ TÜRK VATANDAŞLARI TÜRKİYE'YE GETİRİLDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda, 31 Ocak 2020'de yeni tip koronavirüs salgınının yaşandığı Çin'in Vuhan kentindeki Türk vatandaşlarını Türkiye'ye getirecek, ambulansa dönüştürülen askeri kargo uçağı, Etimesgut Askeri Havaalanı'ndan Çin'e hareket etti.

Bu kapsamda, 1 Şubat'ta Türk vatandaşlarını yurda getirmek üzere Çin'in Vuhan kentine giden askeri uçak 42 kişiyi alarak saat 21.00 sularında Etimesgut Havaalanı'na indi. Uçakta bulunan 42 yolcu ile mürettebat, teknik ekip ve sağlık personelinden oluşan 61 kişi, alandaki işlemlerin tamamlanmasının ardından 17 ambulans ile Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesine sevk edildi ve 14 gün süreyle hastanede takip edildi.

Sevk işleminin tamamlanmasının ardından hem uçak hem de ambulanslar arındırma işleminden geçirildi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 3 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Zekai Tahir Burak Hastanesinde tutulan 61 kişiden corona virüs için alınan numunelerin sonuçlarının tamamının "negatif" çıktığını bildirdi.

Bunun yanı sıra sadece hava limanlarında değil, deniz ve kara giriş kapılarında da gerekli tedbirler alındı.

ÇİN'DEN GELEN TÜM UÇUŞLAR DURDURULDU

Bilim Kurulu'nun önerisiyle 5 Şubat'tan itibaren Çin'den gelen tüm uçuşlar durduruldu.

Aktif olan 19 uluslararası hava limanında yurt dışından gelen bütün yolculara 6 Şubat'tan itibaren termal kamera kontrolü başlatıldı. Uçuşlar sırasında bilgilendirme anonsu yapıldı, hastalık hakkında bilgilerin yer aldığı broşür dağıtıldı ve yolcu iletişim bilgi kartı alındı.

TÜRKİYE-İRAN HUDUT KAPILARI KAPATILDI

Virüsün İran'da da görülmesi üzerine sınırda da gerekli tedbirler alındı. Bu kapsamda, 23 Şubat'ta Türkiye ile İran arasındaki kara hudut kapıları saat 17.00 itibarıyla kapatıldı.

İran'daki yeni tip corona virüs salgınının ardından İçişleri Bakanlığınca 81 ile "hudut kapılarında alınması gereken tedbirler" ile ilgili genelge gönderildi. Genelgeye göre, İran ile Türkiye arasındaki kara hudut kapıları saat 17.00 itibarıyla kapatıldı, İran üzerinden hava yoluyla doğrudan Türkiye'ye girişler ise saat 20.00'de sona erdi.

Başka ülkeler üzerinden hava yoluyla Türkiye'ye gelen İran vatandaşları sağlık birimlerine yönlendirildi. Türkiye'deki uluslararası havalimanlarına gelen vatandaşlar ve yabancı uyruklu yolcuların son 15 günde Çin ve İran'a seyahat gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri kontrol edildi.

Türkiye'den İran'a gitmek isteyen İran vatandaşlarına ilişkin herhangi bir kısıtlama uygulanmadı.

Öte yandan İran'daki Türk vatandaşları 25 Şubat'ta Türkiye'ye getirildi. Uçakta bulunanlar, Dr. Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gözetim altına alındı. Burada, 14 gün boyunca gözetim altında tutulacak yolcular ve mürettebattakilerin detaylı sağlık kontrolleri ve tahlilleri yapılmaya başlandı.

ÖĞRENCİLERE YÖNELİK BİLGİLENDİRMELER YAPILDI

Bunun yanı sıra tedbirler kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Kredi Yurtlar Kurumuna Çin'den gelmesi muhtemel öğrencilere yönelik bilgilendirmeler yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, üzerinden turizm bölgeleri ve tur operatörlerine yönelik alınması gereken önlemler aktarıldı. Ayrıca, halka yönelik kolay anlaşılabilir sunumlar hazırlandı, bu amaçla sosyal medya etkin olarak kullanıldı.

VAKA GÖRÜLMESİ HALİNDE GEREKLİ EYLEM PLANI HAZIRLANDI

Türkiye'de vaka görülmesi halinde gerekli eylem planı da tamamlandı. Bu kapsamda tüm sağlık teşkilatı bu konuda bilgilendirildi ve hazır duruma getirildi. Hastanelerde gerekli tedbirler alındı, referans hastaneleri belirlendi.

Bu hastanelerde izolasyon odaları oluşturuldu. Olası salgın durumuna karşı sahra hastaneleri kullanılabilecek duruma getirilerek hazırlandı. Tedaviye yönelik antiviral ilaç stoku yeterli hale getirildi. Vatandaşların hastalıktan korunmak için kullandığı maske ve sağlık personeli için tıbbi donanım ve kıyafetleri tedarik stoklandı.

Kovid-19 için yerli tanı kiti geliştirilerek, 90-120 dakika arasında sonuç alınabilmesi sağlandı. Ayrıca yerli tanı kitinin ticarileştirilerek ihraç edileceği belirtildi. Öte yandan Türkiye, tahliye için Çin'e giden uçakla tıbbi malzeme göndererek Çin'e yardım yapan ilk ülkelerden oldu. Geçtiğimiz günlerde de bu ülkeye ikinci yardım paketi yollandı.




Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz.

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı