18 Mayıs 2019 Cumartesi

SA7682/SD1382: Kiralık Özel Mossad- Private Mossad for Hire- (III)

Sonsuz Ark'ın Notu:
Aşağıda çevirisini seri hale getirerek yayınladığımız analiz, ABD'de yayın yapan  New Yorker'dan Adam Entous ve Ronan Farrow'un ortak çalışmasıdır ve Kaliforniya'da küçük bir hastane yönetimindeki yolsuzluklardan yola çıkarak MOSSAD'ın dünya üzerinde kurduğu, Trump'ın seçim kampanyası dahil, illegal ağa ve kirli ilişkilere projektör tutmaktadır. Kiralık Özel Mossad şirketlerinin sloganı “Shape Reality-Gerçeği şekillendirmek” ve teknikleri hedeflerini manipüle etmek için ayrıntılı sahte kimliklerin kullanılmasını içeriyor ve sınır ve hukuk tanımaz bir şekilde para veren herkesin amaçlarının gerçekleşmesine hizmet ediyorlar. Dünyanın bunları bilmeye ihtiyacı var.
Seçkin Deniz, 18.05.2019

Private Mossad for Hire III
"Amerikan seçimlerini etkileme çabası küçük bir kasabadaki yarıştan başlıyor."
Gizli Eylem Yıllıkları, 18 & 25 Şubat 2019 Sayısı

Annals of Covert Action

February 18 & 25, 2019 Issue

Psy-Group faaliyetlerini gizlemek için büyük çaba harcıyordu. Çalışanlara, zaman zaman firmayla bağlantıları izlenemeyen “beyaz” adı verilen bilgisayarları kullanabilecekleri kütüphanelere veya internet kafelere gitmeleri talimatı verilmişti. Genellikle bir görev için kullanılan sahte Gmail hesapları oluşturdular ve sonra işe başladılar. Özellikle hassas operasyonlar için, Psy-Group, orada çalışmak isteyen sahte ön şirketler ve avatarlar yarattı ve daha sonra Psy-Group’un kendilerine müşterileri için teklif verdiklerini söylemedikleri 'gerçek dış müteahhitleri' işe aldı. Psy-Group çalışanları bazen yerel yüklenicilere nakit olarak ödeme yaptı.

Burstien, bir toplantıda, bir Avrupa ülkesindeki parlamento seçimlerinden önce, çalışanlarının sahte bir düşünce kuruluşu yarattığını söylemişti. Operatörler, avatarları kullanarak, kurdukları sahte düşünce kuruluşu için çalışmak üzere yerel analistler kiralamış ve daha sonra şirketin müşterinin siyasi kampanyasını desteklemek ve rakiplerini itibarsızlaştırmak için yalan haberler yayınlamışlardı. 


Psy-Group yetkilileri, başka bir toplantıda, kurumsal bir müşterinin Avrupa'da yasal onay kazanmasını sağlamak için bir avatar yarattıklarını söylediler. Bir süre sonra, avatarlar sektörde o kadar iyi yerleşmişti ki, genel basında çıkan haberlerde ve hatta Avrupalı ​​parlamenterler tarafından bu avatarlardan alıntılar yapılır hale gelmişti.

Eski bir Psy-Group çalışanı, Burstien'in stratejisi için “Yasal görünmek zorunda” diyordu. Psy-Group çalışanlarının çoğu şirketin sahibi Joel Zamel hakkında çok az şey biliyor ya da hiçbir şey bilmiyorlardı. Kıbrıs’ta yayımlanan kurumsal belgelere göre, Joel Zamel 1986’da Avustralya’da doğmuştu. Zamel daha sonra, terörle mücadele ve iç güvenlik konularında uzmanlık derecesiyle devlet, diplomasi ve strateji alanında yüksek lisans derecesi kazandığı İsrail’e taşınmıştı. Zamel'in babası madencilik sektöründe bir servet kazanmıştı ve Zamel yetenekli bir ağ oluşturucuydu.  

Zamel, Ronald Reagan ve George W. Bush’un dış politika pozisyonlarında görev yapan ve Psy-Group’un danışma kurulunda yer alan Newt Gingrich ve Elliott Abrams da dahil olmak üzere ABD’de yüksek profilli Cumhuriyetçiler ile ilişkiler geliştirmişti. (Trump yönetimi kısa bir süre önce, ABD’ninVenezüella’ya yönelik politikalarını denetlemek için neo-con Elliot Abrams’a özel temsilcilik görevi verdi.) Belgeler, Zamel'in Psy-Group'u kontrol eden ioco adlı Kıbrıs merkezli bir şirketin direktörü olduğunu gösteriyor. (Zamel’in avukatları ve Burstien, Zamel'in ioco’da sahiplik hissesinin ne kadarının elinde bulunduğunu  ya da bu girişim için başka kimlerin fon sağladığını söylemeyi reddettiler.) Kıbrıs'ı bir cephe olarak kullanmak, Psy-Group'un İsrailli şirketlerle fazla çalışmayan Arap ülkelerinde hizmetlerini satmasını kolaylaştırmaktaydı.

Başlangıçta, Psy-Group, Terrogence'ın yaptığı gibi, cihat ağlarını araştırarak para kazanmayı umuyordu. Konseptin ilk testinde, bir Psy-Group operatörü Madison adlı bir avatar için bir Facebook hesabı oluşturdu. Burstien’in fikri Madison’ı sanal bir bal tuzağı olarak kullanmaktı. Avatar’ın Facebook sayfası, Madison’ı Chicago’daki bir Hıristiyan aileden ortalama bir genç Amerikalı olarak gösteriyordu. Madison adlı genç kadın Justin Bieber hayranıydı ve liseden mezun olduktan sonra bir hediyelik eşya dükkanında çalışmıştı. Din hakkında Facebook mesajları yayınlıyor ve İslam hakkında daha fazla şey öğrenmeye ilgi duyduğunu söylüyordu. Sonunda, Casablanca'dan bir Facebook üyesi Madison'u online olarak Fas camilerinden iki imamla tanıştırdı; bu iki imamdan biri Müslüman olma sürecinde kendisine rehberlik etmeyi teklif etti.


Madison’ın dinî dönüşümü Skype aracılığıyla gerçekleştirilmişti. Bir kadın Psy-Group çalışanından Madison rolü oynaması ve din değiştirme anlamına gelen Kelime-i Şahadet'i, şirket ofislerindeki bir masadan söylemesi istendi. "Nihayet! Ben bir müslümanım,”dedi Madison Facebook'ta. “Evde hissediyorum.” ve Cümlenin sonuna gülen bir yüz ifadesini ekledi. 


Dönüşümünden sonra, Madison daha radikal inançları destekleyen Facebook üyeleriyle temasa geçmeye başladı. Yeni arkadaşlarından biri Suriye Rakka'da yaşayan bir IŞİD-DAEŞ savaşçısıydı ve onu bir IŞİD-DAEŞ gelini olmaya teşvik ediyordu. Bu noktada, Burstien, şirketin inandırıcı “derin” avatarlar yaratma kabiliyetini gösterdiğini hissettiği operasyonu durdurmaya karar verdi.

Kısa bir süre sonra, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerine “radikalleşmeyi ve işe alım zincirini durduracak” başarılı "Madison’ın katılımı”nı modelleyen bir etki kampanyası için saha görevlileri gönderdi. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri bu teklifle ilgilenmedi.


Psy-Group, zengin bir Yahudi-Amerikalı bağışçı için Project Butterfly adında bir operasyon yapma konusunda daha başarılı olmuştu. Operasyon, Psy-Group’un “İsrail’i karşıtı” aktivistler olarak tanımladığı ve ABD’deki boykot, Elden Çıkarma, Yaptırım hareketini destekleyen ve B.D.S olarak bilinen, İsrail’i Filistinlilere yönelik uygulamaları nedeniyle baskı altına almak için şiddet içermeyen protestoyu bir yol-yöntem olarak gören, İsrail'i insan hakları ilgili olarak suçlayan B.D.S. hareketini hedef seçmişti; B.D.S. İsrail hükümetinin çok ateşli destekçilerini lanetliyordu.


New York'ta bağışçılarla yapılan ilk toplantılarda, Burstien, etkili bir BDS karşıtı kampanya yürütmenin anahtarının İsrail ve Yahudi-Amerikan topluluğunun bu çaba ile ilgisi yokmuş gibi görünmesini sağlamak olduğunu söyledi. 2017 tarihli şirket belgesine göre, Butterfly’ın hedefi “İsrail karşıtı hareketleri içeriden dağıtmak ve engellemek” idi. 


Psy-Group operatörleri İnternet’i, sosyal medya hesaplarını ve İnternet’in “derin” Web’ini taradı. BDS aktivistleri hakkında aşağılayıcı bilgiler, Google gibi arama motorları tarafından indekslenmez. Bir öğrenci dindar bir Müslüman olduğunu iddia ediyorsa, örneğin, Psy-Group operatörleri o öğrencinin alkol almak ya da bir ilişki yaşamak gibi birçok dindar Müslüman için kabul edilemez davranışlarda bulunduğunu gösteren fotoğraflarını arıyordu. Psy-Group daha sonra bulduğu bilgileri şirkete veya bağışçılarına geri izlenemeyen avatarları ve Web sitelerini kullanarak online olarak dağıtıyordu.


Project Butterfly 2016 yılının Şubat ayında başlatıldı ve Psy-Group, 2017'de yapılacak faaliyetler için 2,5 milyon dolar bağışta bulunan destekçilerine, “İsrail'in geleceğine yatırım yaptıklarını” söylediler. Eski bir şirket çalışanı, bazı durumlarda, bağışçıların Psy-Group’tan oğullarının ve kızlarının çalıştığı üniversitelerdeki B.D.S üyesi eylemcileri hedeflemelerini istediklerini söylüyor.



“Bence başka insanlar olmalıyız.”

Proje, on kadar üniversite kampüsüne odaklanacaktı. 2017 Mayıs ayında bağışçılara gönderilen bir güncellemeye göre, Psy-Group iki “ana eylem gösterisi turu” düzenledi ve kampanyanın adında olmayan “ortakları” ile bir araya geldi. Psy-Group çalışanları kısa süre önce Washington’a giderek, BDS hareketi ile ilgili araştırmalarının bir kısmını paylaşan Demokrasileri Savunma Vakfı (The Foundation for Defense of Democracies-FDD) adlı bir düşünce kuruluşundaki yetkilileri ziyaret etmişlerdi. 


Burstien'in katıldığı bir sonraki toplantıda, Psy-Group, FDD'ye Kaliforniya Üniversitesi Berkeley'de bir öğretim görevlisi de dahil olmak üzere dokuz aktivist hakkında oluşturduğu dosyaları nasıl derlediğini açıklayan gizli bir not verdi. Notta, Psy-Group kuruluştan gelecekteki hedefleri belirleme konusunda rehberlik istiyordu. Bir FDD görevlisine göre, vakıf “onlarla sözleşme yapmak zorunda kalmadı ve onların araştırması, kendilerini geliştirmek için çok az işe yaradı."

Burstien, projeye yardımcı olmak için eski Mossad müdür yardımcısı Ram Ben-Barak'ı işe aldı. İsrail Stratejik İşler Bakanlığı’nın genel direktörü olarak 2014’ten 2016’ya kadar çalışan Ben-Barak, devletin B.D.S  hareketi ile mücadele etmesi için bir plan hazırladı, ama bu plan asla uygulanmadı. Ben-Barak, Butterfly operasyonu için hevesliydi. B.D.S.'ya karşı mücadele "'Bir savaş' gibiydi" diyordu, B.D.S. aktivistleri için “Onları öldürmeyeceksin ama onlarla başka yollarla uğraşmalısın.”


Başbakan Benjamin Netanyahu'nun eski bir ulusal güvenlik danışmanı olan Yaakov Amidror, aynı zamanda Butterfly Psy-Group'a da danışmanlık yaptı. Amidror, pozisyonu kabul etmeden önce, Psy-Group’un dış ilişkiler müşaviri Daniel Reisner ile Netanyahu da dahil olmak üzere beş İsrail Başbakanına tavsiyede bulunmuştu.  Amidror, “Danny, yasal mı?”sorusunu hatırlıyor. Reisner yasal olduğu yanıtını vermişti. İsrail’in aktif istihbarat teşkilatının ABD’yi gözetmesi gerekmediği halde, Amidror, eski İsrail istihbarat subaylarının Amerikan kolej öğrencilerine karşı operasyonlarda bulunma konusunda uygunsuz hiçbir şey görmediğini söyledi. Amidror omuz silkti. “Yasal ise, herhangi bir sorun görmüyorum” dedi. “İnsanlar finanse etmeye hazırsa, tamamdır. Ben varım."


22 Nisan 2017'de Benzeevi Tel Aviv'e geldi. Şehrin sahilindeki yürüyüş yolunun karşısındaki Dan Hotel'e giriş yaptı. İsrail'deki ilk tam gününün başlangıcında, Psy-Group’un Amerikalı müşterilerini yöneten eski avukat Scott Mortman’ın “Evine hoş geldin!” e-postasıyla karşılandı. E-posta, gün içindeki programlarına dair bilgi içeriyordu. Öğle yemeğinde Mortman, Benzeevi'ye Psy-Group’un teklifleri hakkında brifing verdi. Ardından Benzeevi, Kumar'ı hastane yönetim kurulunda tutmak için şirketin önerdiği kampanya boyunca çalışacak olan Burstien ile bir araya geldi. Burstien ve Mortman, tecrübeli iki ekip arkadaşıydı. Eski bir meslektaş, “Royi, 'pelerin ve hançer' hikayesini anlatırdı ve sonra Scott gelirdi ve “Yaptığımız şey tamamen yasaldır”ı ayrıntılayan “İzci” hikayesini  anlatırdı.” demişti.


Benzeevi, zaten şifre korumalı ve “ayrıcalıklı ve gizli” olarak işaretlenmiş bir e-postada yer alan bir Psy-Group savaş planı taslağını aldı. Teklif, Benzeevi'ye Psy-Group’un faaliyetlerinin kendisiyle ve hastane yönetim şirketiyle “tamamen bağlantısı kesileceği” konusunda güvence veriyordu.  


Burstien anlaşmayı tamamlamak için kiraladığı en büyük silahlardan biri olan Ram Ben-Barak'ı aradı. Lanky ve karizmatik Ben-Barak, Mossad'ın merkez çalışanlarından birine benziyordu. Eski bir şirket çalışanı Benzeevi'nin “Mossad'tan birinin kendi tarafında olacağı fikrinden hoşlanıyor gibi göründüğünü” söyleyecekti.

Kaliforniya'ya dönmeden önce Benzeevi'ye, Psy-Group'a, Tulare operasyonun iki yüz otuz bin dolarlık ücretini gönderebileceği bir banka hesap numarası verildi. 8 Mayıs'ta, Senovia’nın Cinco de Mayo partisinden sadece birkaç gün sonra Benzeevi’nin şirketi, Zürih’te bir bankaya yönlendirilen üç ödemeden ilkini yaptı. Operasyon başlamıştı ve 'Mockingjay' olan kod adı 'Katniss' olarak değiştirilmişti, yeni kod adı “Açlık Oyunları” romanının kahramanı Katniss Everdeen'e atıfta bulunuyordu.


ABD seçim pazarına girmek için Psy-Group’u kurmaya karar verdiğinde, Kaliforniya'nın merkezinde küçük bir hastane yönetiminde yapılacak bir seçimle ilgilenmek, Burstien'in düşündüğü bir şey değildi. 2016'nın başlarında, Başkanlık yarışı hızlanırken, O ve Zamel daha büyük oyunculara ulaşmaya çalıştılar. Ana seçim kampanyalarından biri tarafından işe alınmak, başlangıçta, hizmetleri yasa dışı olmasa bile riskli görünen belirsiz bir yeni şirket için uzun vadeli bir şans gibi görünüyordu. New York ve Washington'daki firmalardaki avukatlar Psy-Group'la ilgili sorular sordular, ancak çoğu şirketle sözleşme imzalamak için çok dikkatliydi. Ancak Trump'ın seçim kampanyası onlara bir fırsat sundu.

2016 yılının başlarında, İsrail hükümetiyle bağları olan bir Cumhuriyetçi danışman, Psy-Group'u kıdemli bir Trump kampanya yetkilisi olan Rick Gates ile temasa geçirdi. Potansiyel olarak kazançlı bir projeyi korumaya istekli olan Burstien, önce Cumhuriyetçiler arasında, sonra genel seçimlerde, Trump'ı tanıtmak ve rakiplerini baltalamak için bir istihbarat ve etki kampanyası çerçevesinde planlar yaptı.


İlk olarak Times'ın haberleştirdiği Project Rome adlı teklifte, Psy-Group'ın adaylar için kullandığı kod adlarına göre, Trump 'Lion' ve Hillary Clinton 'Orman'dı. Psy-Group ayrıca, çalışmalarını yasal olarak gözden geçirmek için Washington'lu hukuk firması Covington & Burling'i tuttu. Eski Psy-Group yetkilileri, gözden geçirme sonrası ortaya çıkan 'not'un şirketin ABD’de hizmet sunmaya başlamasına yeşil ışık yaktığını söylüyorlardı. (Covington & Burling sözcüsü, firmanın müşterilerin tavsiyelerini görüşemediğini söyledi.)


Zamel genellikle Burstien'den bağımsız olarak faaliyet gösteriyordu ve ikisinin ne kadar yakın bir şekilde koordine oldukları belirsizdi, ancak her ikisi de Trump'ın seçim kampanyasını potansiyel bir müşteri olarak görüyordu. Trump’ın İsrail’e yönelik sözlü desteği ve İran’la ilgili sert görüşleri Zamel’in yolunu açtı ve Zamel, Trump’ın iç çevresine ulaştı.


Mayıs 2016 başlarında Zamel, Tring’in şansını artırmak için sosyal medyayı kullanacak güçlü araçlar sağlayabileceğini söyleyerek Gingrich’e bir e-posta gönderdi. Zamel, konuyu daha fazla tartışmak için Washington 'da bir toplantı önerdi. Gingrich, e-postayı Jared Kushner'e iletti ve kampanyanın bu öneri ile ilgilenip ilgilenmeyeceğini sordu. Kushner, Web işlemlerini yürüten Brad Parscale de dahil olmak üzere kampanyadaki diğer kişilerle birlikte öneriyi inceledi. Bir tanıdığa  göre, Parscale Kushner'a Zamel'in yardımına ihtiyaç duymadıklarını söyledi. (Bir 2016 kampanyası görevlisi, “Hizmetlerini kullanmadık” dedi.)


Ayrıca aynı yılın baharında Zamel, BAE lideri Mohammed bin Zayed ve Körfez'deki diğer güçlü figürlerle bağları olan Lübnan asıllı Amerikalı George Nader ile tanıştı. 1959'da doğan Nader, Zamel'in neredeyse iki katı yaşındaydı. Her iki adam da sahne arkasında çalışmayı tercih ediyordu, ancak bağlantılarını üst düzey politik isimlere yönlendiren yoğun ağ kullanıyorlardı. Bazıları Nader'i etkileyici bir satıcı olarak görüyor; diğerleri, uzun yıllar boyunca Orta Doğu’daki yüksek riskli müzakerelere yakından katıldığını söylüyorlardı. (*)


Clinton ve Obama'nın Ortadoğu meseleleri danışmanı ve şimdi Dış İlişkiler Konseyi (The Council on Foreign Relations- CFR)'nde seçkin bir danışman olan Martin Indyk, “George'un en az üç istihbarat servisinden para aldığı konusunda şakalaşırdık; Suriyeli, İsrailli ve İranlı.” diyor.


2016 yılının Haziran ayında Nader, Zamel kendisine yaklaşıp bir toplantı talep ettiğinde Rusya'nın St. Petersburg kentinde düzenlenen uluslararası bir ekonomik foruma katılıyordu. Nader'in temsilcisine göre, Zamel Nader’e Trump’ı destekleyen bir sosyal medya kampanyası için para toplamaya çalıştığını söylemişti; Nader'in Körfez bağlantılarının finansal olarak katkıda bulunmakla ilgilenebileceğini düşünüyordu. Nader temsilcisine göre, Nader, Zamel'in teklifini dinledi, ancak  herhangi bir taahhütte bulunmadı. (Zamel’in temsilcileri, Trump’a yardım için Zamel'in St. Petersburg'da Nader’le görüştüğünü reddetti.)


Zamel, 2016 Ağustos ayının başlarında, Blackwater  adlı güvenlik firmasının kurucusu Erik Prince'in Trump Tower'da Zamel, Nader ve Donald Trump, Jr.'la yaptığı toplantıda işlerini yürütmek için bir fırsat daha buldu. (Kız kardeşi Betsy DeVos, Trump’ın Eğitim Sekreteri olan Prince, büyük bir Trump bağışçısıydı ve ekibinin üyelerine erişime sahipti.) Toplantıda Zamel, Trump Jr.'a babasının kampanyasını desteklediğini ve Psy-Group’un etki operasyonları hakkında konuştuğunu söyledi. (Zamel'in avukatı Marc Mukasey, Zamel'in toplantı sırasında resmi bir teklifte bulunmadığı konusunda ısrar etti.)


Burstien, Trump kampanyası ile ilgili görüşmelerinin herhangi bir sonuca ulaşmadığını söyledi; Zamel'in temsilcisi, müvekkilinin seçimlerle ilgili herhangi bir faaliyette bulunduğuna dair iddiaları reddetti. Ancak, Nader'in temsilcisine göre, Zamel seçimlerden kısa bir süre sonra Nader’e Trump’ın zaferinde etkili olan gizli bir kampanya yürüttüğünü söylemişti. 


Zamel, Nader'e operasyonun nasıl çalıştığı hakkında bilgi vermeyi de kabul etmişti. Bu konuşma sırasında, Zamel Nader’e Trump’a yardım etmede avatarların, botların, sahte haberlerin ve onaylanmamış Web sitelerinin rolünü açıklayanlar da dahil olmak üzere birçok analitik rapor göstermişti. Nader'in temsilcisine göre Zamel, Nader'e, “İşte Trump'ın seçilmesine yardımcı olmak için yaptığımız çalışma” demişti.

Nader, Zamel'e iki milyon dolardan fazla para ödedi, ancak raporların kopyalarını asla almadığını söyledi. Zamel'in bir temsilcisi Nader'e, 2016 yılı seçimlerinde Trump'a yardım etmek için kendisinin veya herhangi bir çalışanının müdahil olmadığını söylemişti. Nader bu izlenimden kurtulmuş görünüyorsa da, temsilci yanıldığını söylüyordu. Temsilci, "Nader Zamel'e raporun ne zaman, nasıl veya neden oluşturulduğunu bilmeden ödeme yapmış olabilir, ancak erişim ve yeni işler elde etmek için onu kullanmak istedi" diyordu. “Aslında, sosyal medya'da (genel olarak) kampanyayla bağlantılı olarak nasıl kullanıldığını göstermek için halka açık materyaller kullandı.”


Bilgi savaşı, savaşın kendisi kadar eskidir. Sun Tzu “Savaş Sanatı” nda “bütün savaşların aldatmaya dayandığını” söylüyor. Modern zamanlarda, hem Sovyet istihbaratı hem de Amerikalı mevkidaşı, diğer tarafı istikrarsızlaştırmak için bir ikna aracı ve bir silah olarak dezenformasyonu kullanmıştı. 


Moskova, sosyal medyanın ortaya çıkmasından çok önce, AIDS virüsünün Amerikan hükümetinin bilim adamları tarafından biyolojik bir silah olarak üretildiğine dair fevkalade söylentilerin yayılmasını sağlamıştı. C.I.A., Kremlin liderliğini kızdıracağı ve Sovyet karşıtı düşünceleri ülke içindeki muhalif çevreler arasında derinleştireceğini bildiği etkili birer muhalif olan olan Boris Pasternak ve Aleksandr Solzhenitsyn gibi yazarların Sovyetler Birliği'nde yer altı kitaplarının yayınlanmasını desteklemişti.


1991 yılında, Sovyetler Birliği'nin çökmesiyle ABD hükümeti, Soğuk Savaş sırasında karşılaştığı zorlukların birçoğundan arınmış olduğuna ve bilgi savaşına duyduğu ilginin azaldığına kendisini ikna etti. Ordunun özel kuvvetleri bilgi savaşındaki boşluğa girdi. PsyOps'ta uzmanlaşmış Austin Branch, “Bu alanda faaliyet göstermemiz gerektiğini biliyorduk” diyor.“Bilgi çağıydı. Yol haritamız yoktu.” 


Austin Branch, doksanlı yılların başlarında ordunun ilk “bilgi işlem” görevlilerinden biri oldu. O ve diğer uzmanlar, Orta Avrupa ve Kuzey Afrika'daki okuyucuları hedefleyen deneysel web siteleri oluşturdu. Siteler bağımsız haber kaynaklarına benzemek için tasarlandı; ABD ordusunun bu sitelerdeki rolü yalnızca daha derin tıklayan okuyucular tarafından anlaşılabiliyordu. Psikolojik operasyonlarda uzman olan eski bir askeri görevli “Kimin kim olduğunu gizlemedik, ancak bulmayı kolaylaştırmadık” diyordu.




<<Önceki II                    Sonraki IV>>



Adam Entous, Ronan Farrow, 18-25 Şubat 2019,  New Yorker

(Bu makale, 18 & 25 Şubat 2019 tarih ve baskı sayısında, “Deception, Inc.” başlığı ile yer almaktadır. Adam Entous, The New Yorker'da çalışan bir yazardır. Ronan Farrow The New Yorker'a katkıda bulunan bir yazar ve “ Barışa Savaş: Diplomasinin Sonu ve Amerikan Etkisinin Çöküşü ” adlı kitabın yazarıdır)




Seçkin Deniz, 18.05.2019, Sonsuz Ark, Çeviri, Çeviri ve Yansımalar





Not: Çeviri programları kullanılarak İngilizce'den çevrilmiştir.

(*)

Kanıtlar serisi:

Hilede BAE izi

Haber Merkezi   21 Mayıs 2018, 04:00  Yeni Şafak

ABD’de Trump’ın başkanlık koltuğuna oturduğu seçime yönelik ‘hile’ soruşturmasında BAE ve İsrail’in izlerine rastlandı. Seçimden 3 ay önce Trump’ın oğlu Donald Trump ile gizlice görüşen BAE temsilcisi George Nadir ve İsrailli Joel Zamil’in ‘seçime müdahale’ teklifinde bulunduğu belirtiliyor. Zamil, sosyal medyada manipülatif içerik üreten bir şirkete sahip.

ABD’de savcı Mueller tarafından yürütülen başkanlık seçimlerine müdahale soruşturmasında BAE ve İsrail’in de seçimlerde parmağı olduğu ortaya çıktı.

ABD’nin Ortadoğu politikalarını şekillendirmek üzere ülkede lobi faaliyetleri yürüten BAE ve İsrail’den danışman ve uzmanların Trump’ın oğlu Donald Trump Jr. ile seçimlerden önce Trump Tower’da gizli bir görüşme gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.

ABD’de özel savcı Robert Mueller tarafından yürütülen ABD seçimlerine müdahale soruşturması, seçimlerde Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail bağlantılı kişi ve kurumların bağlantısının bulunması ile yeni bir dönemece girdi. The New York Times’ta yer alan habere göre, 2016 ABD Başkanlık seçimlerinden 3 ay önce, Trump’ın büyük oğlu Donald Trump Jr, New York’taki Trump Tower’da küçük bir grupla gizli bir görüşme yaptı.

Donald Trump Jr Trump Tower’da buluştular

Yapılan gizli toplantıda Ortadoğu’da birçok karanlık işin içerisinde yer alan paralı asker şirketi Blackwater’ın eski sahibi Erik Prince, Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayed ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın temsilcileri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin fiili yöneticilerine danışmanlık yapan George Nadir ile İsrailli Joel Zamil vardı. Sosyal medyada manipülatif içerik üreten bir şirkete sahip olan Zamil’in şirketinde sosyal medyadan bilgi toplama konusunda uzman İsrail istihbaratının eski mensuplarının çalıştığı biliniyor. Toplantıda Nadir ve Zamil’in Trump’a seçimlere müdahale etme teklifinde bulundukları öğrenildi.

Milyon dolarlık çalışma


Joel Zamil’in toplantıda sunduğu milyon dolarlık sosyal medya çalışmasının kabul edilip edilmediği kesin bir şekilde bilinmese de, Trump’ın oğlunun teklifi kabul ettiğine dair güçlü işaretler bulunuyor. Toplantıya Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayed’i temsilen katılan George Nadir’in, bu süreçten sonra Jared Kushner ve Michael Flynn’le de bağlantı kurduğu biliniyor. George Nadir’in, İran’ı istikrarsızlaştırmak için Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’la ortak hazırladıkları gizli bir planı da toplantıda gündeme taşıdığı belirtiliyor. Nader’in ayrıca seçimden sonra Joel Zamil’e 2 milyon dolar ödediği belirtiliyor. Özel Yetkili Savcı Mueller, bir süre önce soruşturma kapsamında George Nadir ‘i sorguya almıştı. Ayrıca bir süre önce de Abu Dabi yönetiminin, İsrail lobisinin çalışma tarzını kopyalayarak ABD’de politikacılar, düşünce kuruluşları, uzmanlar ve sosyal medya trollerinden oluşan bir ağ kurduğu ortaya çıkmıştı.


Sonsuz Ark'tan
  1. Sonsuz Ark'ta yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. 
  2. Sonsuz Ark linki verilerek kısmen alıntı yapılabilir.
  3. Sonsuz Ark yayınları Sonsuz Ark Manifestosu'na aykırı yayın yapan sitelerde yayınlanamaz

Hiç yorum yok :

Seçkin Deniz Twitter Akışı